HANÇER OPERASYONU / SÜPER NATO’DAN, “AKP’YE EŞEK ŞAKASI” YA DA FEHMİ KORU’NUN “DOSTU”NUN (!) YANLIŞ BİLDİĞİ “BÜYÜK OPERASYON”UN ARKA PLANI; “SÜPER NATO, 28 ŞUBAT PARANTEZİNİ KAPATIYOR; RAP… RAP… RAP…” VEYAHUT 2010 KONJONKTÜRÜNDE “THE İMAM”IN “2 Y”Sİ İLE “GANDİ KEMAL” İKTİDARA GELEBİLİR Mİ?!Hançer Operasyonu?!
“Üç şey gizlenemez; duman, aşk ve parasızlık!”
Arap atasözü—————–
RAP… RAP… RAP…
————————
Durum analiz:
Erdoğan, Gül, Arınç, BOP operasyonu bağlamında “iktidar”a gelebilmek için Erbakan Hoca’yı önce “hançer”ledi sonra da “sattı”.
Kemal Kılıçdaroğlu, Önder Sav ikilisi ise “iktidar”a gelme umudu ile Deniz Baykal’ı önce “hançer”ledi sonra da “sattı”!
Bu anlamda, derinliği olan birkaç satır yansıtayım…
—————–
RAP… RAP… RAP…
————————
1980 öncesi, siyasi tablo:
Türk siyaseti “Sağ” ve de Sol” adı altında iki kampa bölünmüştü.
O iki kamp da, kendi içinde değişik renk tonlarından oluşuyordu.
Bu süreç, askeri bir “ihtilal” ile son buldu!
28 Şubat süreci ya da 2002 sonrası siyasi tablo:
Laik / Antilaik…
Kürtçü / Türkçü…
Ulusalcı & Millici / Turkuaz Ülkücü…
Atatürk Türkiyesi / Turkuaz AKP & Gülen Cemaati…
Vb kamplardan oluşuyor!
Hülasa, 2010 Türkiyesi’nde sol / sağ oy kümeleri yok.
Bilakis, her anlamda keskin bir kamplaşma var.
Bunca satırı alt alta sıralamamın sebebi, Kılıçdaroğlu’nun yüzde 40 hedefinin somut altyapısı olmadığını göstermek için…
“Merkez sağ”ın özenle çökertildiği bir ortamda, hangi iktidara yürüyen “merkez sol”dan bahsediyoruz?!
Sözün özü:
Kılıçdaroğlu Başkanlığı’ndaki CHP’nin “oy”ları bu “söylem” ile bıraktım artmasını, aksine düşer!
—————–
RAP… RAP… RAP…
————————
Neden?!
Niçin?!
Niye?!
Elcevap, Kılıçdaroğlu genel başkanlığındaki CHP, “diyet yemeği” gibi!
Hardalsız, haşlama et yemek gibi!
Kılıçdaroğlu, karşı kamplara selam sarkıtabilmek için cinsiyetsiz, renksiz bir “CHP” yaratmaya çalışıyor.
Tabiri caiz ise AKP’nin CHP versiyonu ya da Erdoğan’ın yerine Kılıçdaroğlu versiyonu!
BOP operasyonu bağlamında, AKP’yi, Türk siyasi yaşamına iliştirenler, Kılıçdaroğlu’nun şimdi kullandığı jargonu Erdoğan’a kullandırmışlardı.
Neydi, o sloganlar hatırlayalım:
1- Yolsuzluğa son!
2- Yoksulluğa son!
3- Yasaklara son!
Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın siyasi söylemini, bir eksikle yani “yasaklar” kısmı hariç tekrarlıyor.
Aynı nehirde iki defa yıkanılamayacağı bir fizik kuralıdır.
O halde, Kılıçdaroğlu’nun, “Neo Erdoğan” söylemi içinde CHP’nin başına gelmesi, iktidar yolunu açar mı?!
Sanmam!
Mümkün değil!
Ki, “laik”liği dışlamış bir CHP oy kazanmaz, kaybeder!
Ki, “rejim kaygıları”nı yok sayan, Fatih Çekirge’nin klavuzluğunda ilerleyen bir CHP kazanmaz, kaybeder!
Ki, “rejim”in “sivil dikta”ya doğru sürüklenmekte olduğu, Atatürkçü aydınların Ergenekon adı verilen operasyonda “evrensel hukuk kuralları” yok sayılarak içeride tutulduğu, “andıç”landığı, “terörist, darbeci, çeteci” vb diye “yafta”landığı bir ortamda, “yolsuzluk” ve “yoksulluk” üzerinden siyaset yapmaya çalışan “Turkuaz CHP”, olsa olsa sadece AKP’yi, Erdoğan’ı aklamaya yarar,
—————–
RAP… RAP… RAP…
————————
Neden?!
Niçin?!
Niye?!
“Step by step” AKP’nin iktidara geliş süreci…
28 Şubat süreci sonrasında, BOP operasyonu bağlamında, okuduğu “şiir” üzerinden “mağdur” (!) edilen bir “tüccar” kasaba politikacısı, “Erdoğan portresi” vardı gündemde.
Hem de belgeli olarak yolsuzluktan, organize suç örgütü kurmaktan yargılandığı halde!..
3 Kasım 2002 seçimleri sonrasında, Edelman’ın YSK’yı ziyareti ve Baykal’ın onayı ile Erdoğan’ın yasağı kalktı.
Öncesinde ise büyük bir ekonomik kriz, ardından da siyasi kriz yaşanmıştı!
Ve bu süreci başlatan, “büyük resim”de asılı 11 Eylül terör saldırısı ve Afganistan, Irak saldırıları…
CHP’nin iktidara geldiklerini zannettikleri süreçte ise…
Mağdur edilen Kılıçdaroğlu değil, her hali ile kurmaca olduğu belli olan bir CD operasyonu üzerinden Baykal!
Kılıçdaroğlu ve onun arkasında duran Sav ise “fırsatçılık” yapan, hançer çeken konumunda!
Hadiseye bir de bu açıdan bakınca, Kılıçdaroğlu & Sav ikilisinin başkanlığındaki “Turkuaz CHP”nin iktidara yürümediği anlaşılıyor.
Ki, Kılıçdaroğlu “tırnak içi” ifadeleri üzerinden değerlendirilecek olursa, Erdoğan’ın çok kötü bir kopyası olduğu ortaya çıkıyor.
Ki, Erdoğan’n hatipliği Kılıçdaroğlu’nda yok!
Parti içinde “iktidara geliyoruz” heyecanı yaşayanlar ise bürokraside atama yapmak, işe adam yerleştirmek gibi sorunlarını çözebilecekleri için mutlu olduklarını söylediler, kurultay salonundan ekranlara yansıtılan söyleşilerde.
Bu sözler dahi, AKP’nin icraatlarını tersten aklayan sözler, beklentiler!
Kaldı ki, AKP karşıtı bazı gazetecilerin “CHP yönetimi”nde görev almış olması, aynı zamanda AKP’nin “yandaş medya” salvolarından kurtulması ve/veya nefes alması anlamına gelmez mi?!
“Turkuaz CHP” iktidar olmaz ama AKP’nin elini seçmen nezdinde rahatlatır.
Sözün özü:
“Mağdur” olan Kılıçdaroğlu değil, Baykal!
Ekonomik ve siyasi kriz kapıda!
“Büyük resim”de ise İran var!
So what?!
—————–
RAP… RAP… RAP…
————————
Baykal ekibine tasfiye!
https://www.milliyet.com.tr/yeni-yuzler/siyaset/haberdetay/24.05.2010/1241761/default.htm
(…)
Fatih Çekirge: Şeyh uçmaz müritler uçurur!
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/14817096.asp?yazarid=174&gid=61
(…)
Aslı Aydıntaşbaş: Ak Parti Gandi’ye nasıl bakıyor?
(…)
Ali Kılıç neden tasfiye edildi?
https://www.odatv.com/n.php?n=ali-kilicin-sucu-ne-2405101200
(…)
Baykal, ilk kez konuştu: Komployu kuranlardan da, satanlardan da hesap sormak için döneceğim!
https://www9.gazetevatan.com/yine-siyaset-yapacagim/307320/9/Manset
(…)
Gökçek Tv yayında!
https://www.milliyet.com.tr/gokcek-medyaya-girdi/ekonomi/haberdetay/24.05.2010/1241746/default.htm
(…)
Melih Gökçek’ten Aziz Yıldırım’a ağır suçlama!
https://www.habervaktim.com/haber/123318/gokcekten_yildirima_agir_suclama.html
(…)
Obama’dan yeni politika: Müttefiklere dönüş!
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/14816904.asp?gid=200
(…)
Türk & ABD ilişkileri gerilebilir!
https://www.turktime.com/default.asp?page=haber&id=95636
(…)
İngiliz gazetesi Guardian: İsrail’de nükleer silah var!
(…)
Avustralya’da İsrail’e darbe!
https://www.habervaktim.com/haber/123281/avustralyada_israile_darbe.html
(…)
Taraf: Başbuğ’u danışmanı CHP yönetiminde!
—————–
RAP… RAP… RAP…
————————
Cevabı merak edilen bir başka soru:
“CHP’li yöneticilerin yüzleri neden gülmüyor?!”
Kazandıkları halde, neden kaybetmiş, satmış gibi mutsuzlar!
Lisan-ı münasiple tekrar anlatalım.
Baykal’a “Komplo CD” operasyonu sonrası CHP’de olan şu:
Pazar akşamı KanalTürk’te “Şakacı” isimli bir program vardı.
Programda, şakaları hazırlayan raydan çıkmış fani (Mustafa Karadeniz), garibanın tekini mealen şu sözleri söyleyerek tuzağa düşürdü:
“Yandaki mobilya mağazasında, usta bir oyuncu var, bizden biri! Onun için rahat ol! Sen şimdi içeri girip, her 5 saniyede bir, onun yüzüne tokat atıp puanını yükseltmeye çalışacaksın. O da sana tokat vurdurmamak için uğraşacak ama sakın vazgeçme. Sana verilen sürede yeteri kadar tokat atmayı başarır isen 50 bin lira kazanacaksın!”
Sorgusuz sualsiz evet deyip, zokayı yutan şansız adam, mobilya mağazasından içeri girip, kendisinden boy ve kalıp olarak büyükçe olan mağaza sahibine tokat atmaya başladı.
Her şeyden habersiz mağaza sahibi ise adamı hasta zannederek, kibarca anlamaya çalışsa da, para kazanma hırsı içindeki yarışmacı kah zıplayarak kah yalvararak tokat atmaya çabalıyordu.
En sonunda mağaza sahibi de dayanamayıp yarışmacıya vurmaya başlıyor.
Uzunca bir süre yarışmacı tokat atıp puan almaya çalışıyor, mağaza sahibi de kendini savunmak için vurdukça vuruyor.
Yarışmacı kendisine söylenenleri tekrarlasa da, nafile!
Netice, gizli kamera ile kaydedilen görüntülerde, iki adam birbirini uzunca bir süre tokatladı.
Yumruklaştı, alt alta üst üste kavga etti.
Aşağılıkça eşek şakaları yapıp yayınlayan bir programcının ihtirası yüzünden gerçeklerden habersiz iki insan birbirini yumrukladı.
Programın sonunda, tezgahı kuran sunucu ortaya çıktı ve gergin bir konuşmanın ardından durumu anlattı ve eşek şakası yaptığı iki adamın arasına girerek hep birlikte kameraya el sallamaya davet etti.
(Bu arada çekim gizli kamera ile yapıldığı için mağdurlar şikayetçi olabilir ve RTÜK uyuyor mu?)
Neyse…
CHP’nin başına gelen de işte bu!
Düne kadar “rejim elden gidiyor” ya da “AKP, sivil dikta rejimi kuruyor” veyahut “laiklik elden gidiyor” diye kamuoyu oluşturan, salı konuşmalarında iktidarı kürsüden ağır hırpalayan Baykal’ın CHP’si, komplo “CD” operasyonu sonrasında ağız değiştirdi…
CHP’li yöneticiler uzatılan “yüzde 40 oy ile iktidar oluyorsunuz” havucuna kanarak, Baykal’dan da, “rejim”den de, “laik”likten de vazgeçip, Erdoğan’ın “2 Y”sinin ipine sarıldılar.
Kılıçdaroğlu & Sav ikilisinin peşinden yanlış yöne gittiler.
“Şakacı” programında olduğu gibi birbirlerini gereksiz yere tokatladılar, onlar bunu daha sonra öğrenecekler, biz şimdiden kayda geçirmiş olalım.
Görünen hali ile “Turkuaz CHP” operasyonundan, şimdilik kaydıyla tek karlı çıkan AKP!
Medyada esen “CHP tsunamisi”ne gelince…
İlk olarak şu hususun altını çizelim:
Kılıçdaroğlu’nda, salı günleri kürsüden konuşacak kadar birikim yok, onun için Çekirge rahat olsun!
Daha önce de yazdığım gibi olan şu:
Medya üzerinden “domuz gribi” haberlerinde olduğu büyük bir haber kampanyası başlatıldı.
Hangi taşı kaldırsan altından CHP’li fışkıracakmış gibi bir hava yaratıldı.
Bu kampanya geçmişte, 28 Şubat süreci’nde de yaşanmıştı.
Ergenekon operasyonu sırasında da…
Türkiye’yi kurtaran adam Kemal Derviş operasyonunda da…
Sözün özü:
Medya üzerinden yürütülen operasyon aynı operasyon!
“Domuz Gribi” haberleri ne kadar gerçek ise Kılıçdaroğlu ile CHP’nin oylarının patladığı ve/veya patlayacğı haberleri de o kadar gerçek!
Şakacı”nın yaptığı gibi birileri CHP’ye eşek şakası yapıp, Baykal’a kurulan komplo üzerinden “Baykal’ı satın iktidar olacaksınız” diye birbirlerini tokatlattı.
Programdaki yarışmacı 50 bin lira havadan para kazanacağını zannederek bu “eşek şakası”na alet oldu, Kılıçdaroğlu & Sav ikilisi ise iktidar oluyoruz, yüzde 40 oy alıyoruz hayali ile…
Bu bağlamda bir Türk atasözü şöyle der:
“Halamın sakalı olsa amcam olurdu”!
—————–
RAP… RAP… RAP…
————————
Ve…
Son olarak…
Fehmi Koru, Kanal 7’de, CHP’deki değişimin büyük bir oyunun parçası olduğunu iddia etti.
Dostlarının (Çankaya’daki mi?!:)), bu oyunu kurgulayanların, CHP’nin başına DP’den gelme Süheyl Batum’u düşündüklerini söyledi.
Mı acaba?!
Quo vadis?!
“Sol” / “Sağ” seçmen kitlesine dayalı sistem, terörize olan ortam ve İran’daki Humeyni karşı devriminin ardından askeri müdahale ile son buldu.
12 Eylül 1980 sonrası kurulan “siyasal sistem” ise siyasi yasakların kaldırıldığı “referandum” sürecine kadar, Özal ve Evren arasında (12 Eylül Konseyi) kurulan, koalisyon ile yönetildi.
Özal uzlaşmadan Çankaya’ya çıkmayı denedi, öldü!
28 Şubat süreci ile AKP’nin önü açıldı, BOP operasyonu bağlamında…
2002 sonrasında ise tüm siyasi eğilimler, CHP hariç, AKP çatısı altında temsil edildi.
(SP, DSP, Siyasal Kürt, Ülkücü, merkez sağ, ANAP, DYP, dini cemaatler vb…)
Şimdi yaşanan ise şu:
BOP operasyonu sonrasında, Rusya yeniden ayağa kalktı, yanında Çin var!
İran ise İsrail’e kafa tutuyor, ortadan kaldırmak ile tehdit ediyor.
ABD, AB büyük bir finansal kriz yaşıyor.
AKP de İran’ın yanında ya da ekseni kaydırıyor!
Hal böyleyken…
Olan şu:
Süper NATO da, AKP’nin “eksen”ini kaydırma operasyonu yapıyor.
AKP’nin eli ile AKP’yi tasfiye operasyonu yürütüyor!
AKP’yi ayakta tutan tüm “koltuk değnekleri”ni ve/veya destek noktalarını tek tek altından çekiyor.
Buradan çıkartılabilecek en önemli sonuç şu:
“Türkiye, hızla, siyasi ve ekonomik kaosa sürükleniyor!”
Uzlaşmadan cumhurbaşkanı seçme ile başlayan süreç, dalga dalga ülkenin dörtbir yanına yayılıyor!
Görünen ve anlaşılan o ki, BOP operasyonu bağlamında, “28 Şubat süreci” ile “mağdur” edilip iktidar yapılan AKP, küresel arka planın aldığı “28 Şubat parantezinin kapatılması kararı” ile “zalim” edilip “delik”e doğru itekleniyor.
Rahmetli Menderes’in dediği gibi “tezekle yapılan sidikle yıkılıyor!”
Hülasa, yaşananları, AKP’nin söz verip tutmadığı, sattığı, eksen kaydırdığı küresel güç merkezleri, AKP’ye “eşek şakası” yapıyor diye değerlendirmek de mümkün!
Ezcümle, “Neler oluyor, ne geliyor?” diye soranlara, son sözüm kulaklarını yere yaslayıp dinlesinler bakalım, hangi sesi duyacaklar?!
—————————
RAP… NEO 12 EYLÜL SÜRECİ… RAP… RAP…
————————————
Not
: “Hançer” lakabını taktığım sevgili Mesut ağabey, lafım sana değil! Kimse senin gibi hançer çekemez, tepsi ile dinleme yapamaz, selamlar!:))
Sevgiler
25 Mayıs 2010
Hayrullah Mahmud Özgür

Küçük dev adam!
Tamam; kimse benim gibi hançer çekemez de…Herhalde kimse de senin gibi çakamaz!
Hani bu kadar aydını, bilim adamı, yazarı, profu vs olan sol(!?) Kemal Kılıçdaraoğlu’na kaldıysa yandı keten helva gülüm.
Bu işte bi bit yeniği olduğu her haliden belli.Baykal’ın gitmesini planlayanlar Kılıçdaroğlu’nun gelişini de çoktan belirlemişler.Yoksa CHP’de bu işler bu kadar patırtısız olmaz bilirsin.
Sabır, sağlık temennisi ve selamlarımla…
‘ YOLSUZLUKPAŞA’
“Böyle bir soygun olur mu ? ”
https://www.youtube.com/watch?v=FoOafC8iey8
Gaziosmanpaşa değil, ‘YOLSUZLUKPAŞA’