AnasayfaAlaturka OnlineAmerika Kıtasını İlk Piri Reis mi Keşfetti?

Amerika Kıtasını İlk Piri Reis mi Keşfetti?

Amerika Kitasini Ilk Piri Reis Mi KesfettiAmerika Kıtasını İlk Piri Reis mi Keşfetti? Elbette Amerika kıtasını ilk Piri Reis keşfetmemişti. Mahmut Ekenel yazdı.

Amerika Kıtasını İlk Piri Reis mi Keşfetti?

Elbette Amerika kıtasını ilk Piri Reis keşfetmemişti, ama Amerika kıtasının da yer aldığı haritası yıllarca bilim adamlarını ve tarihçileri düşündürecekti.

Aslında Amerika kıtasının keşfinin en büyük sebebi Türklerin 1453 yılında İstanbul’u almasıydı. Uzak Doğu ile olan ticaret yollarının kesileceğinden korkan Avrupalılar, farklı ticaret yolları aramaya başlamışlardı.

Hatta 1455 yılında Papa V. Nicholas İstanbul’un fethinden hemen sonra alternatıve yolların bulunması için fetva bile vermişti. 1492 senesinin sıcak bir Ağustos ayında Christopher Columbus’un Atlantik Okyanusunda sefere çıkmasının amacı da buydu; sürekli batıya gidilince Çin’e ulaşılacağını, Avrupa ile Çin arasında hiçbir kıtanın bulunmadını varsaymıştı. Hatta ulaştığı Bahama adalarını Asyanın bir parçası sanmış, çizdiği haritalarda burasını Asya olarak göstermişti. Yani aslında Columbus Amerika kıtasını keşfetmemişti, Bahama adalarını Asya sanıp dönmüştü. Ta ki 1499 yılında Amerigo Vespucci varılan yerin aslında Asya olmadığını, yeni bir kıta olduğunu anlayıncaya kadar.

Gelelim bizim Gelibolu’da doğmuş Türk denizcimiz Piri Reis’e. Aslında bu yazıya sebeb olan olaylar 1929 yılında başlar. 1929’da Topkapı Sarayında envanter tespit çalışmaları sürerken tesadüfen bir harita bulunur. Harita ceylan derisi üzerine çizilmiş, 90 x 60 cm boyutlarındadır. Büyük bir haritadan yırtılıp ikiye ayrıldığı çok bellidir.

İkinci kısmı bulunamamıştır. Ortaçağ haritalarından sıkça rastlanan portolan tarzında yapılmıştır, yani enlem ve boylam çizgileri yerine anahtar noktalarda yönleri gösteren pusula gülleri ve bunlardan işinsal olarak yayılan yön çizgileri vardır. Harita üzerince bol miktarda not bulunmuştur.

İlk not, bu haritanın Piri Reis tarafından Mart-Nisan 1513 tarihinde çizildiğini belirtmiştir. İkinci bir notta ise, bu haritanın yaklaşık 20 haritanın bir birleşimi olduğu yazılıdır. Hatta notta bu haritaların bazılarının M.S. 300’u yıllara kadar uzandığı da anlatılmıştır. Piri Reis yüksek rütbeli bir Osmanlı denizcisi olduğu için Osmanlı Arşivlerini kullanmada tam yetkiye sahip olduğu bilinmektedir. Yani onun giremediği bir arşiv odası yoktur. Onaltıncı yüzyılda Osmanlı Arşivlerinin dünyanın en büyük arşivleri olduğu bilindiği için, hatta bazı kaynakların M.S. 300’lu yıllarda dünyanın en büyük kütüphanesi olan İskenderiye Kütüphanesinden kaldığı bilgisini de göz önünde tutarsak, Piri Reis’in elinde çok fazla döküman olduğunu düşünebiliriz.

Buraya kadar herşey normal. Gururumuz Türk Denizcisi Piri Reis zekasını, araştırmadaki yeteneğini, denizcilik tecrübesini kullanıp bir harita yapmış. Haritasında Atlantik Okyanusunu, Batı Avrupa ve Afrika kıyılarını, ve Güney Amerika kıtasının doğu kıyılarını göstermiş.

Olay haritanın 1929 yılında bulunması ile başlıyor. Yüzyıllardır Columbus’un kayıp haritalarını arayan tarihçiler ilk kez Amerika kıtası ile Afrika kıtası arasındaki boylam farkını doğruluğa çok yakın bir şekilde gösteren çok tarihi bir harita bulunduğunu farkedince harita birden ilgi çeker.

Ama asıl hikaye, Von Daniken adlı yazarın “Tanrıların Arabası” kitabında Piri Reis’in haritasından bahsetmesinden sonra ivme kazanır. Hemen sonrasında Graham Hancock, “Tanrıların Parmak İzleri” isimli kitabında Piri Reis’in haritasına geniş yer vermesi büyük bir tartışmayı da beraberinde getirir.

Tartışma, Piri Reis’in gerekli teknik aletlerin icadından çok önce haritada Afrika ile Amerika arasındaki boylam farkını mükemmele yakın seviyede çizmiş olması değildir. Ya da Brezilya kıyılarının 1513 yılında havadan bakılmadan bu kadar doğruluğa yakın olarak çizilmiş olması da değildir. Tartışma, o zamanlar bilinmeyen Antartika kıtasının haritada olup olmadığıyla ilgilidir.

Bazı araştırmacılar, haritanın alt kısmında bulunan kara parçasının Antartika kıtası olduğunu iddia etmişlerdir. Olayı asıl ilgi çekici yapan ise, Piri Reis’in haritasının Antartika kıtasını buzullar kaplamadan önceki halini gösterdiği iddia edilmesidir.

Ama Antartika en son buzsuz olduğu zaman yıl M.Ö. 13,000’i gösteriyordu. Bu iddiayı A.B.D. Deniz Kuvvetleri komutanlığı Harita Departmanının bir raporu da tetiklemiş. Bu raporda, 1953 yılında Türkiye tarafından incelenmesi için gönderilen haritanın alt kısmında bulunan kara parçasının Antartika buzullarla kaplanmadan önceki haline çok benzediğini belirtilmiş. Ama kim M.Ö. 13,000’li yıllarda burayı görüp çizmişti bu haritayı? Ya da Piri Reis bu eski haritayı nerden bulmuştu?

piri reis

Aynı şekilde Sahara çölünde Piri Reis, varlıkları çok sonradan bulunacak kurumuş gölleri göstermesi de bu tartışmaya tuz biber olmuştu. Acaba Piri Reis, bu yüzyıllar önce kurumuş gollerin varlığını nerden biliyordu? Bu kara parçasının haritada buzlu görünmemesi, Sahra çölünde ise gollerin görünmesi yüzünden Von Daniken, Hancock ve en son Hapgood, Piri Reis’in kullandığı kaynaklar arasındaki bir haritanın, dünyanın onbin yıl önceki, ikliminin günümüzden çok farklı olduğu bir dönemine ait olduğunu öne sürmüştür. İddiaya göre Piri Reis, tarih öncesi çağlarda yaşamış bir medeniyetten kalma bir haritadan ya da uzaylılardan yararlanmıştır.

Ancak, bu görüşler bazı bilimsel çevrelerderde destek bulmamışlardır. Birçok tarihçi, haritada Güney Amerika kıyılarının doğuya doğru döndüğünü iddia etmişlerdir. Onlara göre Güney Amerika’nın doğru çizilmesi halinde haritanın üzerine çizildiği kıymetli ceylan derisinde yer kalmayacağıdır.

Bu görüşe göre Piri Reis, haritaya bir ekleme yapıp onun güzelliğini bozmaktansa Güney Amerika kıyılarını haritasının alt kısmına yatay olarak kaydırmıştır. Bunu destekleyen delil ise, eğer Piri Reis’in haritasının altındaki kara parçası Antartica ise, haritada görülemeyen 1200 km’lik bir Arjantin kısmının kayıp olduğudur. Mantığa çok yatkın değil mi? Bir diğer delil ise Piri Reis’in bir notudur. Bu notta Piri Reis Antartika olduğu sanılan yer üzerine: “Bu adalar işsizdir, burda bahar çoktur, büyük yılanlar vardır” yazmıştır. Ama bu sefer de bu iddiayı doğrulamaya çalışanların karşısına büyük bir soru çıkmıştır. Haritada Güney Amerika olduğu iddia edilen yerin en sonunda görünen iki kara parçası arasındaki boğaz, 1520 yılında keşfedilecek Magellan Boğazına tıpa tıp uymaktadır. Acaba Piri Reis bu boğazın varlığından yıllar önce nasıl haberdar olmuştur? Hangi harita, Magellan bu boğazı keşfetmeden çok önce buranın varlığını bildirmiştir? Oraları kimler ve ne amaçla ziyaret etmişler ve haritasını yapmışlardır.

Piri Reis’in gizemlerle dolu haritasını anlatmaya çalıştım. Ne olursa olsun, Piri Reis haritası büyük bir tarihi belgedir. Birçok haritayı referans alarak gerçeğe çok yakın çizilebilmiş en eski dünya haritalardan biridir. Ayrıca, bunca malzemenin bir elde toplanabilmesi Osmanlı Bahriyesinin ve Osmanlı arşivlerinin o yüzyıldaki gücünün bir göstergesi olarak görülebilir.

Piri Reis ise, eğitimini, zekasını ve tecrübesini kullanarak Dünya’da çığır açabilen bir Türk dahisidir.

Mahmut Ekenel / Los Angeles

1 YORUM

Yorum Yap

Lütfen yorumunuzu girin!
İsminizi Buraya Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

501,873BeğenenlerBeğen
89,710TakipçilerTakip Et
3,552TakipçilerTakip Et
7,662TakipçilerTakip Et
58,900AboneAbone Ol

Kaçırmayın