MAKARA KUKARA AKP / CHP OPERASYONUNU KİM YAPTI YA DA ERDOĞAN’IN “MİT, DIŞ İSTİHBARATA BAKACAK” SÖZLERİ NE ANLAMA GELİYOR VEYAHUT “FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER” DOSYASI ÜZERİNDEN ÇİLLER’DEN HESAP SORMAK VARKEN, ERDOĞAN “NEDEN, NİÇİN, NİYE” TANSU HANIM’A “ŞANTAJ” YAPIP, MEHMET METİNER’İ BOŞ YERE ÜZÜYOR?!Makara kukara?!
“Hiçbir zaman cahil bir insanla tartışmayı kazanmadım.”
Hz Ali
——————–
RAP… RAP… RAP…
————————-
27 Mayıs’ın “sene-i devriyesi”nde “demokrat” kesilen, “sivil darbeci” ve/veya F Tipi Medya “hedef şaşırtmaya”, “Avanak demokratlar” üzerinden “sivil darbe” sürecini gizlemeye, gözlerden ırak tutmaya çalışıyor.
Nitekim…
Bu bağlamda “bilinç yarılması”na gerek yok!
Bugün 27 Mayıs!
Ama 1960 değil, 2010!
İktidarda da DP değil, AKP var!
Menderes’in ayak izleri üzerinden yürüyen Erdoğan var!
DP gibi devleti tepeden tırnağa ele geçirmiş bir AKP var!
Hülasa, sonunun Menderes’e benzemesini istemeyen siyasi yapı, cemaat önderi, “demokrasi”yi bir “araç” olarak kullanmaz!
Kullanan ile yanyana poz vermez!
Verir ise de bedeline katlanır!
Ki…
27 Mayıs’ın sene-i devriyesinde Horoz’a sormuşlar:
“Yumurta mı ‘Tavuk’tan çıkar, yoksa ‘Tavuk’ mu ‘Yumurta’dan!”
Horoz, fazla düşünmeden cevabı yapıştırmış:
“Polemiğe girmem, s. ve/veya öper geçerim!”
Sözün özü:
Askeri darbe, ihtilal bir sebep değil, sonuçtur!
Nokta!
——————–
RAP… RAP… RAP…
————————-
Medyada cevabı aranan güncel soru şu:
“CHP operasyonu kim yaptı?”
Bu anlamda değişik tahminler var.
İşte onlardan birkaçı:
a- CIA
b- MOSSAD
c- MI6
d- CHP’li muhalifler
e- AKP Özel Örgütü & MİT, Özal!
Doğru cevap, “E” şıkkı olmalıydı!
Neden, niçin, niye?!
Elcevap, Özal’ın da, Erdoğan’ınki gibi bir “özel istihbarat teşkilatı” vardı.
Tansu Çiller de Özal’da gördüğü yapının bir benzerini, yani “Çiller özel istihbarat servisi”ni, kendi başbakanlığı sırasında kurdurmuştu.
Turgut Özal zamanında da, ANAP koridorlarında, “TSK, Turgut Silahlı Kuvvetleri oldu” türünde tatsız şakalar yapılırdı.
Erdoğan zamanında da, benzer espriler yapıldı, “TSK; Tayyip Silahlı Kuvvetleri oldu” diye…
Şimdi diyeceksiniz ki, “CHP’den bu noktaya nasıl geldik?”
Anlatayım:
Özal’ın oyları, “siyasi yasakların kaldırılması” ile ilgili “referandum”un ardından hızla düşmeye başladı.
Özal da, SHP’nin yükselişini önlemek için partinin içine elini attı.
Önce, “özel istihbarat teşkilatı”ın planladığı bir operasyonla, SHP’nin içini karıştırdı.
“İnönü ile bu iş olmaz, iktidar olunacak ise ancak seninle olunur” diye SHP içinde öne çıkan kim varsa, hepsini medyada öne çıkartma operasyonu yaptı.
Sonra, ABD’de kiralanan, kasasına para konulan “think tank”lere, SHP’nin önde gelen isimleri davet edilerek, “ANAP yeni dönemde olmayacak, ABD, Özal’ı desteklemiyor, iktidara siz gelebilirsiniz, yeter ki, genel başkanınızı değiştirin, şu dediklerimizi yaparsanız, destek sizin olur” diye egosu kulaklarından fışkıran genel başkan adayları amiyane tabirle gaza getirildi.
Özal’ın zokasını yutan, arslan sosyal demokratların kerameti kendinden menkul lider adayları, o dönemde ANAP’tan, Özal’dan ziyade kendi parti genel başkanlarını hedef aldı.
Özal’ın DSP’nin önünü açtığı, hazine yardımından faydalandırdığı o günleri hatırlayın…
Sözün özü:
O gün Özal, nasıl SHP’yi, ABD üstünden yaptığı operasyon ile oyuna getirdi ise bugün de Erdoğan ve/veya AKP Özel Örgütü benzer bir operasyon yapıyor.
Ki, şimdi AKP’li olan Ertuğrul Günay gibi kendine aşık “arslan sosyal demokratlar”ın beyanatlarına bakanacak olursanız, bu ülke için en tehlikeli isimler solun başındaki isimler; yalnız bir farkla, eğer kendisi genel başkan olursa, hem ülke hem de sol rahata kavuşacak!
Demem şu deme:
Kılıçdaroğlu’nun medyada cilalayan, parlatan MİT, AKP Özel Örgütü!
Kılıçdaroğlu’nun medyada hırpaladığı ya da hakkında yolsuzluk dosyası açıkladığı isimlerin hepsi, Erdoğan’ın parti içinde rahatsız olduğu isimler.
Yani, Erdoğan, parti içinde rahatsız olduğu isimleri Kılıçdaroğlu üzerinden tasfiye etti!
“CHP Operasyonu” bir yönü ile MOSSAD, diğer yönü ile CIA izleri taşısa da, AKP Özel Örgütü’nün eseri!
AKP’nin, Gülen Cemaati’nin parası çok!
Erdoğan’ın, Özal gibi kasasına para koyduğu, ABD’de bazı (?!) “think thank”ler var!
——————–
RAP… RAP… RAP…
————————-
Turkuaz CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu:Askeri darbe kesinlikle savunulamaz, 27 Mayıs’ı yapanlar bugün utanıyor!
(…)
Aslı Aydıntaşbaş: MİT’te CIA & FBI dönemi!
(…)
Mehmet Tezkan: Baykal’a komplo İsrail işi mi?
(…)
Melih Aşık: Kaset komplosunu kim düzenledi?
(…)
——————–
RAP… RAP… RAP…
————————-
Denilebilir ki, “Bu operasyonu AKP yaptı ise amacı ne olmuş olabilir?”
Elcevap: AKP rejimi dönüştürmek istiyor!
“Büyük resim”de İran var, AKP bunun farkında!
İsrail’den ekseni İran’a kaydırmak istiyor!
Türkiye’nin “referandum”a gitme hazırlığı yaptığı bir ortamda, önünde iki engel kaldı!
1- TSK
2- Yüksek Yargı, Anayasa Mahkemesi!
Baykal’ın başında olduğu CHP, referandum sürecinde Cumhuriyetçi, Atatürkçü kesimi, Cumhuriyet Mitingleri’nde olduğu gibi meydanlara dökme tehlikesi var!
AKP & Gülen iktidarı bundan rahatsız!
Ki, öncesinde Doğan Medyası da, milyar dolarlık vergi cezası üzerinden AKP tarafından “rehin” alındı!
MHP deseniz, İngiliz, Gül ekseninde!
BBP deseniz, Gökçek, AKP ekseninde!
Rahşan Ecevit deseniz, Londra üzerinden kontrol ediliyor!
Emniyet’i geçtik…
MİT deseniz, Findan’ın ataması ile artık resmen AKP’li oldu!
——————–
RAP… RAP… RAP…
————————-
Kılıçdaroğlu genel başkanlığındaki CHP’ye gelince…
Erdoğan’ın, AKP’nin taklidi!
Taklit her zaman aslını yaşatacağına göre, Erdoğan, CHP operasyonunda amacına ulaşmış demektir.
Diyebilirsiniz ki, Avrupalı sosyalistlerden olumlu tepki geldi!
İshal Alaton, Kılıçdaroğlu’na destek verdi!
Türkiye’deki Yahudiler kazdıkları kuyuya düştüler, AKP iktidarında AKP’ye rehin konumdalar!
Yani Alaton’u, can korkusu üzerinden böyle konuşturan Erdoğan, AKP Özel Örgütü!
İlk döneminde de, Erdoğan’ın “A Takımı” içinde yer alan Alaton, Erdoğan’ı böyle konuştururdu.
İngiliz ve Alman linki ile Erdoğan ve Gül’ün “özel ilişkileri” var.
Onun için Avrupa içinden gelen “ses”ler sizi yanıltmasın!
Tamamen iddiasız bir şekilde diyorum ki, ABD’den Kılıçdaroğlu’nun iktidara gelmesi ile ilgili bir destek beyanı yok!
Bilakis, AKP, CHP’nin içini, “ABD, küresel güç merkezleri arkanızda, Erdoğan’ın yerine Kılıçdaroğlu”nun gelmesi ile iktidar olma yolunuz açıldı” diye önce karıştırdı, “2 Y” üzerinden dezenforme edip “Turkuaz CHP”yi meydanlara saldı.
Yani Özal’ın bir zamanlar SHP’ye, DSP’ye yaptığını yaptı!
Unutmayınız ki, “AKP Özel Örgütü” bizim kaportacılık tabiri ile toplama bir örgüt!
Yani her istihbarat teşkilatından adam var içerde!
ABD, İsrail, bu operasyonu görmezden geldi ise sebebi, “büyük resim”de son tahlilde kendi işine yarayan bir operasyon!
Kılıçdaroğlu’nun varoşlara el atması, önümüzdeki dönemde, CHP’nin oylarını patlatmaz ama varoşları ajite etmesinden, tüketemediği için öfkeli milyonların, cahil ya da işsiz gençlerin “zengin” görülen semtleri basması, büyük isyanlar, yağmalama görüntüleri yaşanabilir.
“Neo Patrona Halil İsyanı!”
Bu bağlamda, CHP operasyonundan ilk etapta Erdoğan mutlu!
Çünkü; “Yandaş Medya”nın yanına “Yoldaş Medya” fotoğrafı koyup kendi tabanını rahatlattı, basın özgürlüğü tartışmalarını CHP’li gazeteciler enstantanesi ile sosladı!
“2 Y”, “garibanizm”, “varoşlarda oy avcılığına çıkan Kılıçdaroğlu” fotoğrafı üzerinden, parti içindeki tabanını daha da kuvvetlendirdi, Kılıçdaroğlu ile Hacivat & Karagöz üslubu içinde atışarak moral buldu!
Baykal’ı referandum sürecinin dışına itekledi!
Fakat, tüm “win & win” oyunları bir kenara, bu kaotik sürecin yönetilemediği ve/veya yönetilmesinin imkansız olduğu ortada!
Görünen o ki, AKP’nin sonu Menderes ve Özal’ınkinin bir karışımı olacak!
Kazdıkları tüm kuyulara, kendileri ve kendileri ile danışılı dövüş yapanlar düşecek!
Bu arada, hala kendilerini AKP’den bağımsız zanneden Doğan Medyası’na bir not:
Son operasyonda Doğan Medyası’nı, milyar dolarlık vergi cezası şantajı üzerinden Erdoğan kullandı. ABD değil! Siz hala kendinizi özgür, bağımsız mı zannediyorsunuz?
Hürriyet, Milliyet, Vatan vb gazetelerdeki CHP’li yazarların tasfiye olma süreci!
Kılıçdaroğlu’na not:
Yolsuzlukların üstüne gidecek isen bırak AKP’nin eline sıkıştırdığı dosyaları bir kenara, Telekom üzerinden yürü bakalım, o vakit gömleğini hediye ettiğin Uğur Dündar seni kendi ekranında ağırlayabilecek mi?!
Çekirge’ye bir not:
Çekirge bir zıplar, iki zıplar, üçüncü de üstüne basarlar!
Nokta!
——————–
RAP… RAP… RAP…
————————-
Erdoğan dedi ki, “MİT, dış istihbarata bakacak!
https://www.milliyet.com.tr/savunmada-degilim/siyaset/haberdetay/27.05.2010/1243126/default.htm
Bu sözlerin simultane tercümesi yaklaşık olarak şöyle olacak:
“Bu yaz çok sıcak geçecek! Bu bağlamda hem rejimi dönüştürmeyi hem de ekseni batıdan doğuya kaydırmayı hedefledik. AKP olarak, MİT’ten isteğimiz şudur: Siz rejimle, iç tehditle falan ilgilenmeyin, gidip dışarıda oyalanın! Sözün özü, ‘MİT, gölge etmesin başka ihsan istemez!’ Vs… vs… vs…”
Öte yandan Fidan’ın MİT’in içine ekilmesi ile başlayan yeni süreçte olan ya da olması muhtemel gelişmeler şu:
1- MİT, dış istihbarata bakacak, yani “sivil darbe” sürecinde “kızak görev”!
2- MİT’in boşalttığı ve/veya boşaltacağı alanı AKP Özel Örgütü dolduracak! Yani, düne kadar “illegal” olan bir yapılanma, eski İstanbul Valisi Muammer Güler’in “Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı” görevine atanması ile “resmi” bir hüviyete (!) bürünmüş olacak!
3- AKP Özel Örgütü, MİT, Emniyet, bu süreçte ortak hareket edecek! AKP, NATO’dan çıkma denemeleri yapacak! NATO’nun Türkiye’de kullandığı gazeteci, yazar, siyasetçi, kamuoyu önderlerini hedef alan yıpratma, suikast vb operasyonlar yapacak!
Sözün özü:
1- AKP, sıcak yaz ortamında “sivil darbe” sürecini tamamlamaya çalışacak!
2- İsrail’i dışlayıp, İran’la kucaklaşma kararlılığını ortaya koyacak!
——————–
RAP… RAP… RAP…
————————-
DP’nin Genel Başkanı Cindoruk!
AKP’ye, Erdoğan’a muhalif!
Menderes’i savunuyor!
Erdoğan ise Menderes’in ayak izleri üzerinde yürüyor.
Rahmetlinin hatalarını aynen tekrarlıyor!
Hal böyleyken…
Cindoruk’un, “Neo Menderes” olma iddiasındaki Erdoğan’ı eleştirmesini kim neden ciddiye alsın?!
İşte buna “sosyal-psikoloji”de “zihinsel çelişki” denir.
Detayları uzun…
Özetle demeye çalıştığım şu:
Cindoruk’un başında bulunduğu DP, mevcut “vücut dili” ile AKP’ye muhalif değil, bilakis koltuk çıkıyor!
Cindoruk muhalif bir üslup benimsemiş olsa da, netice bu!
Görünen köy klavuz istemez!
Sözün özü:
DP, merkez sağı toplayamaz.
Gizli AKP destekçisi konumunda!
Ezcümle ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol!
——————–
RAP… RAP… RAP…
————————-
“Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı”na eski İstanbul Valisi Muammer Güler atandı!
https://nethaber.com/Toplum/145307/Kamu-Duzeni-ve-Guvenligi-Mustesarligina
(…)
MI6 & AKP Özel Örgütü, “Saddam haberi” üzerinden diyor ki, “Baykal’a komployu biz kurduk, hedef şaşırtmaya çalışıyoruz”!
https://www.cafesiyaset.com/haber/20100527/Saddama-escinsel-iliski-kasedi-duzenlemis.php
(…)
——————–
RAP… RAP… RAP…
————————-
Erdoğan’ın medyadaki gölgesi Mehmet Metiner, ekranlarda “demograsi” adına esip gürlemeye devam ediyor.
Geçen gün katıldığı bir tartışma programında, güneydoğuda hesabı sorulamayan faili meçhulleri askerin sırtına yükleyip, neden araştırma yapılmasına izin verilmiyor, diye yeri göğü inletiyordu.
İşin iç yüzünü bilmeyen de doğru söylüyor zannedecek!
Eskilerin deyişi ile “Okumak cehaleti alır ama eşeklik baki kalır!”
Neden, niçin, niye?!
1- Güneydoğudaki faili meçhul cinayetlerin hesabının sorulmasını istemeyen asker değil, AKP’nin ta kendisi!
2- Başbakan Çiller’in yazılı talimatı olmadan o bölgede herhangi bir operasyon yapılmış olabililir mi?!
3- Çiller Özel Örgütü bu operasyonlarda rol aldı mı?!
4- Çiller onun için mi kurşun yiyen de sıkan da bizdendir, vb laflar etti?!
Sözün özü:
Metiner, sorduğu sorunun doğru cevabını arıyor ise hiç kıvırtmasın, yapışsın Erdoğan’ın yakasına ve şu basit soruyu sorsun:
Neden Çiller’den hesap sormak varken koruyorsunuz?!
Yoksa, Çiller’e faili meçhul cinayetler dosyası üzerinden şantaj yapıp, DP ya da merkez sağın ayağa kaldırılmasını önlemeye mi çalışıyorsunuz?!
Sayın Başbakan, acılı ailelerin gözyaşları ne olacak, siyaset bu kadar kirli olmak zorunda mı?!
Mehmet Metiner isimli zat’a son olarak diyeceğim şudur:
Dönemin Cumhurbaşkanı Demirel, hayatta!
Dönemin Başbakanı Çiller, hayatta!
Dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş de hayatta!
Devrin AKP’li Cumhurbaşkanı, AKP’li Başbakanı, AKP’li TBMM Başkanı da hayatta!
Yani, “un” da var, “yağ” da, “şeker” de!
Madem canınız çok “helva” çekti, o halde ne duruyorsunuz, adamsanız, maçanız yiyorsa hesap sorsanıza!
Ki, hesap sormazsınız, çünkü adam değilsiniz, Çiller üzerinden “merkez sağ”ı çökertme, baskı altında tutma operasyonu yapıyorsunuz!
Nokta!
——————–
RAP… RAP… RAP…
————————-
Ve…
Son olarak…
Erdoğan ile Kılıçdaroğlu, sokağa ne kadar yakın olduklarını ispatlamak için aralarında “argo” kelime kullanma yarışı yapıyorlar.
Erdoğan bu bağlamda, “Hakara makara” diye sokaktan bir söz kullandı.
https://www.milliyet.com.tr/savunmada-degilim/siyaset/haberdetay/27.05.2010/1243126/default.htm
Erdoğan’ın kullandığı sözün doğrusu “makara kukara” olacak!
Ne anlama geldiği konusuna gelince…
Erdoğan’ın, AKP’nin yaptığı işlere, alicengiz oyunlarına bakın, ne anlama geldiğini anlarsınız.
Sevgiler
27 Mayıs 2010
Hayrullah Mahmud Özgür
