Doğu Anadolu’ya ilk adımlarını Ön-Türkçe damga ve yazılarıyla basanların Ön-Türkler olduğunu pek çok kereler yazmıştık.
Onlar ,
– Anadolu’ya İlk adımı, İ.Ö. 13(onüç) binlerde atmışlardı. Bu konuda,
– Doğu Anadolu’da
– 13 binden 1000 yılına kadar-şimdilik- 26 kaya ve mağara yazıtı keşfedilmiştir.(Prof.A.Erzen)ve onlar Ön-Türkçe okunmuşlardır.(K.Mirşan)
Bu yazıda Ahtamar adasını inceleyeceğiz; Ada,
– üzerinde inşa edilmiş olan bir Ermeni kilisesiyle tanınmıştır.
– Kilise İ.S. 1000 yılına aittir.(Kâmuran Gürün, Le Dossier Armenien)
Fakat adanın batıya bakan ufak körfezinde, otlar arasında ayağıma takılmasıyla keşfetmiş olduğum
– Yazılıtaş, adanın ilk sahibinin Ön-Türkler olduğunu ispat etmektedir; Taşın,zamanın Kültür bakanı N.K. ZEYBEK tarafından VAN müzesine kaldırılması emri verilmişti.
– Bu taşın en üstünde Ön-Türkçe bir cümle vardır. Kâzım Mirşan tarafından okunması beklenilmektedir.
– Taşın dört bir yanı, ortasında alt alta dizilmiş İKİ büyük OQ damgası, yani haç şekli ve 4 noktayı içeren karelerle çevrilmiştir, anlamı ölümsüzlüktür.
Haç şeklinin yani OQ DAMGASININ aynini Profesör Muvaffak Uyanık,
– Van ile Hakkâri arasındaki ÇİLGİRİ köyünde bulmuştur ve tarihini İ.Ö 7bin olarak tespit etmiştir. Bu kıyaslama yoluyla
– Ahtamar haçları ile Çilgiri haçlarının aynı tarihte olmaları gerçeği ortaya çıkar ki bu da bize
– Ahtamar yazılı taşının İ.Ö.7bin tarihini taşıdığını gösterir. Demek ki,
– Ahtamar kilisesinin inşasından 8bin yıl önce bu adada Ön-Türkler oturmaktadırlar, tapusu onlara aittir.
– Ahtamar kilisesinin giriş kapısının iki yanındaki haçlar
– OQ damgasıdır ve de örneği Ön-Türklerin otlar arasında kalmış olan, bu türde yazıları içeren Yazılı taşından ya da yazılı taşlarından alınmıştır.
– İddia ettikleri Ermeni soykırımını ifade eden anıtları da, bu Ahtamar haç’ıdır. OQ damgasının anlamı, günahsız olma ya da yeryüzü kişisidir ;
– Vatikan’a İ.S. 4.y.y.’da geçmiştir.
Erzurum, CUNNİ mağarasındaki yazılar, Doğu Anadolu’ya yazılarıyla gelmiş olan Ön-Türkler’in varlığının bir öteki yazılı belgesidir.
Doğu Anadolu’nun tarihine daha yakın zamanlarda yani, İ.Ö.2.000’lerde göz atarsak bu yörenin tapusunun ikinci bir kere URARTU’lara ait olduğu ortaya çıkar.
– Urartular, kuzeyde Orta Asya’da egemen olan AT-OY BÏL’in UÇ DEVLETİ’dir.
Urartular ülkelerini
– BİA diye adlandırırlar. (Boris Piotrovsky, Ourartou, Nagel, 1970, Genéve, Paris, Münich)
– BİA, UB-İA’dır. Ön-türkçe sözcükler orta doğuya indiğind başatki sesli harf düşmüş ya da başına (H) ilâve edilmiştir örnek : Alay, (H)alay olduğu gibi… UB-İYA’da ise (U) düşmüş (BİA)kalmıştır.
UB=Yüce , İA = sahip olmak , ülke….Anlam, YÜCE ÜLKE olarak ortaya çıkar.
BİANİ, BİYA’lı demektir…VAN adının BİAN’dan geldiği aynı eserde anlatılmaktadır.Bu – son zamanlarda “Araştırmacı Yazar” unvanını kendi kendine vermiş olanlar gibi, kulakla sözcük ürettiğimi iddia edip mizah konusu yapanlara cevap olarak- Boris Piotrovsky’ini yazmış olduğunu bir kere daha hatırlatırım..
– Ufak bir ilâve: VAN adının, dış kaynakların “monte ettikleri tarihle ileri sürülen
– WAN olmadığı da ortadadır.
Bu gerçekleri
– BATI MERKEZLİ TÜRK TARİHİ’nde (Sinan Meydan’ın ortaya koyduğu gibi)
– eksik , yanlış ya da
– Batının çıkarlarına göre yazılmış resmî tarihte görmemize imkân yoktur.
Halûk Tarcan
