HANGİ MÜSLÜMAN / GÜL, TÜRKİYE’NİN İLK MÜSLÜMAN CUMHURBAŞKANI İSE NEDEN MAHKEMEDE HESAP VERİP, KUL HAKKI YİYEN AKP’LİLERE ÖRNEK OLMUYOR YA DA ÇEHOV’UN “DUVARDAKİ TÜFEK”İNİN PATLAMA VAKTİ YAKLAŞIRKEN VEYAHUT ERDOĞAN’DAN ÖNCE, BLAIR, BUSH’A IRAK İÇİN “EASY/KOLAY HALLEDERİZ” SÖZÜ VERMİŞ?!
Hangi Müslüman?!
“Eğer duvardaki bir tüfekten söz ediyorsanız, öykünün sonunda mutlaka patlamalıdır!”
Anton Çehov
…………….
Galileo Galilei…
İtalyan fizikçi, matematikçi, gökbilimci!
Son nefesine kadar, dünyanın “yuvarlak” olduğunu söyledi!
Bu yüzden bağnaz klise tarafından Engizisyon Mahkemesi’nde yargılandı!
Engizisyon Yargıçları, mahkemede Galileo’ya şu teklifte bulunurlar:
“Dünyanın ‘tepsi gibi düz’ olduğunu söyle, seni giyotine yollamayalım, hayatını bağışlayalım!”
Bunun üzerine modern bilimin babası “Peki, tamam, dünya düzdür” der ve giyotine gitmekten kurtulur.
Ne var ki, tam mahkeme kapısından çıkarken yanındakilere dönüp fısıldar:
“Ama dünya yine de yuvarlaktır!”
AKP & Gülen iktidarı da, Engizisyon Yargıçları’ndan farksız!
Ya koşulsuz AKP’ye biat edip, hırsızlıklarını, ihanetlerini, hukuksuzluklarını görmezden geleceksin, buna binaen aş ve iş bulanacaksın!
Onlardan olduğun için de sana dokunulmayacak!
Ya da “Dünya yuvarlaktır, AKP de taşeron bir siyasi partidir, karşı devrim yapmaya çalışıyor” demeye devam edeceksin, AKP & Gülen iktidarının Engizisyon Yargıçları da seni
“terörist” diye yaftalanacak!
Buna binaen Silivri’de kurulmuş mahkemede, evrensel hukuk kuralları hiçe sayılarak, itirafçı, terörist vb ne idüğü belirsiz adamların iddialarına binaen yargılanacaksın!
Aşsız, işsiz, evsiz barksız bırakılacaksın!
Sözün özü:
Galileo, AKP & Gülen iktidarında yaşıyor olsaydı, muhakkak onu da yargılarlardı!
Çünkü, “Dünya yuvarlaktır” diyenlerin hepsi ya içerde ya da gözetim altında!
Onun için diyorum ki, bırakın birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü yol tartışmalarını bir kenara, kafalar berrak olsun!
Soru basit:
“Dünya yuvarlak mı değil mi?!”
“AKP demokrasiyi bir araç olarak kullanıyor mu kullanmıyor mu?!”
Nokta!
………………..
Abdullah Gül’ün İçişleri Bakanı Beşir Atalay, yeni bir şey söylemedi, diyenler var!
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/13485171.asp?gid=233
Yanlış!
Söyledi!
İsrail’e diz çöktürmüş bir hükümetin üyesi olarak, “Açılım”a yani “Neo Sevr Procesi”ne kaldıkları yerden devam edeceklerini söyledi!
Nokta!
……………..
İsrail Cumhurbaşkanı Peres konuştu!
Mesaj net:
“Türk Milleti’ne karşı yapılan bu operasyonun arkasında biz yokuz! AKP ile danışıklı dövüş yapmıyoruz! Atatürk Türkiyesi bizim için vazgeçilmezdir!”
Ardından Debka açıklama yaptı!
Mesaj net:
“AKP, güvenliğimizi tehdit ediyor!”
İsrail ile AKP iktidarı arasında yaşanan “kurgu alçak koltuk krizi”nin arkasında İsrail Devleti yok!
Operasyonu yapan İngilizler (MI6)!
Neden?!
Sözde demokratik açılımlar üzerinden köşeye sıkışan AKP’ye can suyu akıtıp, “İsrail’e diz çöktüren parti” imajı vermek için!
İşte netice ortada!
Operasyonun hemen ardından, Abdullah Gül’ün İçişleri Bakanı Beşir Atalay beklenen açıklamasını yaptı:
“İngilizler ile birlikte Atatürk Türkiyesi’ni bölüp parçalamak için Neo Sevr planına kaldığımız yerden devam ediyoruz!”
Fazla söze ne hacet!
Nokta!
…………….
Peres: Yanlış İsrail’in değil Ayalon’un
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/13483002.asp?gid=0&srid=0&oid=0&l=1
(…)
Musevi lobisinden Türk hükümetine suçlama
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/13482991.asp?gid=200
(…)
İsrail’in derin sesi “Debka”: “İsrail, Türkiye’ye boyun eğdi!”
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/13482994.asp?gid=0&srid=0&oid=0&l=1
(…)
Kamhi, AKP iktidarında “dinleniyorum” diye savcılığa başvurdu!
https://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=13472514&tarih=2010-01-14
(…)
Kamhi: ‘Mösyö Jak’ değil Türkiye’nin bir parçasıyım!
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/13483077.asp?gid=233
(…)
Fikret Bila: Türk İsrail ilişkileri ağır yaralı!
(…)
“Kurtlar Vadisi Filistin”, 2010 sonbaharında vizyonda!
https://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1185370
(…)
Sedat Ergin: Hepatit-B hastası bir Ergenekon sanığının sağlık serüveni
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13482567.asp?yazarid=308&gid=61
(…)
………………
Dün sormuştuk:
“AKP’li beyaz yakalı gözü dönmüş vandallar, Atatürk Türkiyesi’ni iddia ettikleri üzere ‘İslam devrimi’ni gerçekleştirmek için mi yağmaladı, kul hakkı yedi yoksa ‘Müslümanlık’ı, hırsızlıklarına kalkan olarak kullanıp, haksız yere zenginleşmekte için bir araç olarak mı kullandı?!”
Bugün, aynı noktadan hareketle bir başka soru:
Erdoğan’ın “kardeşi” Abdullah Gül, Türkiye’nin ilk Müslüman Cumhurbaşkanı!
Bu görüşe katılmak mümkün değil!
Velev ki, öyle olsun!
Hal böyleyken yazmak farz oldu:
Gül, Türkiye’nin ilk Müslüman Cumhurbaşkanı olduğuna göre, artık bu topraklar da “Darülislam” demektir!
Tamam!
AKP iktidarında, Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’nda, Atatürk Türkiyesi “Darülislam” oldu ise cevabı aranması gerekli soru şu olmalı:
Deniz Feneri’nde ayrı, Ergenekon’da neden ayrı “hukuk” ortaya koyuyorsunuz?!
Kayıp trilyon davasında, Abdullah Gül de ifade vermelidir diyen Sincan Hakimi Kaçmaz’a neden baskı, cebir, şiddet uyguluyorsunuz?!
“Ak vurgun, yolsuzluk” davalarından sanık milletvekillerinin dokunulmazlık zırhının ardına saklanmasına neden göz yumuyorsunuz?!
(Rahmi Turan: 523 dokunulmazlık dosyasının suçlara göre dağılımı!
https://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=13471895&yazarid=228)
İsrail’i Lübnan’da yaptıkları nedeni ile eleştirirken, neden Sudan’ın El Beşir’i başta olmak üzere, muhaliflerinin üzerine giden İran’ın Ahmedinecad’ı, Rusya’nın Putin’ini vb devletleri de kınamıyorsunuz?!
AKP’ye yanlışlarını gösterenlere terörist, AKP’ye yaltaklananlara neden badem gözlü muamelesi yapıyorsunuz?!
Terörle mücadele eden komutanlara terörist muamelesi yapıp, en küçük doktor isteklerini bile “gatagulli” diye alaya alırken, neden Öcalan’ın hücresi için seferber oluyorsunuz?!
Neden, PKK’lıları Çankaya Köşkü’nde ağırlayıp, bu vatan için canını dişine takmış kahramanları içerde yatırıyorsunuz?!
Vs vs vs…
Bu sizin adaletiniz?!
Bu mu sizin Müslümanlığınız?!
İsmet Paşa’nın deyişi ile “Hadi canım sen de!”
Sözün özü:
AKP’nin “Cola Turka”cı yani “Bendensin”ci anlayışı, ne çağdaş hukuka uyuyor ne de İslam hukukuna!
Müslümanlığa!
Şimdi istedikleri hacı hocaya “fetva” verdirsinler bakalım, yaptıkları hırsızlıkları, yolsuzlukları, ihanetleri, kula kulluk ettikleri gerçeğini gizleyebilecekler mi?!
Mümkün değil!
Nokta!
…………..
Mustafa ‘Koç’un gemisi’, Boğaz’da ‘şamadıra’ya çarptı!
(…)
Güngör Uras: “Enerjide Rusya’ya bağımlı hale geliyoruz!”
(…)
Türkiye – Rusya, artık “stratejik ortak!
(…)
“Kriz, Almanya’ya, II. Dünya Savaşı sonrasının en büyük darbesini vurdu!”
https://www.hurriyet.de/haberler/ekonomi/480677/alman-ekonomisinde-cokus
(…)
Kanal D: “Tehlikeli randevu”!
https://www.yayinakisi.com/program/29440/tehlikeli-randevu.html
(…)
Hurşit Güneş: “Ekonomide kesin tedavi şart!”
(…)
Tv 8: “İsyan”!
https://tvrehberi.milliyet.com.tr/%C4%B0syan/Yabanci_Sinema/TV8/303701/tv/index.htm
(…)
Ülke borçları için “küresel kriz”in tehlike çanları çalıyor!
https://www.milliyet.com.tr/kuresel-kriz-canlari-caliyor-/ekonomi/sondakika/15.01.2010/1186335/
(…)
Cumhurbaşkanlığı seçiminde “5+5’te eksik çok!”
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/13472512.asp
(…)
Rahmi Turan: 523 dokunulmazlık dosyasının suçlara göre dağılımı!
https://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=13471895&yazarid=228
(…)
Türkiye’de deprem endişesi!
(…)
……………..
“Kuvva-i İnzibatiye”ci Taha Akyol, yazısında kendini tarif etmiş!
Üslubu beyan ayniyle insan!
AKP’yi aklayacağım derken, ecdadımıza küfretmiş!
İsmet Paşa’ya İngilizler ile gizli anlaşma imzaladı diye iftira atmış!
Halt etmiş!
Dış güçler ile istişare etmek başka bir şey, o güç merkezi adına vatanı peşkeş çekmek başka şey!
Eğer yabancı düşmanı olsaydık, hiç Osmanlı 600 yıl cihana hükmedebilir miydi?!
Savaşın en yoğun olduğu anda dahi, düşman ve/veya çarpıştığınız güç merkezi ile konuşur, neyi ne kadar kaybedebileceğinizi ortaya koyar, sonra da sorarsınız; “Siz neyi ne kadar kaybetmeye hazırsınız?!” diye…
İsmet Paşa’nın İngilizler ile gizli anlaşma yaptığını ispatlamayan şerefsizdir, alçaktır, namerttir!
Eğer öyle olsaydı, II. Dünya Savaşı’nda tarafsız kalmaz, İngiliz’lerin adına savaşa dahil olurdu!
AKP’ye gelince…
Mahkeme’de verdiğim ifadeyi yalanlamak için çalışma yaptıklarını biliyorum!
Buna rağmen gerçeği saklayamazlar!
Ki, daha önce yazdım; “Neo Hamal’ım, İmece usulü bir vatan mücadelesi bu, yüküm uluslararası” diye…
AKP “yalanlama yapacağım” diye ter akıtırken, İngiltere üzerinden doğrulama geldi:
“Blair, Bush’a mektup yazıp, Irak’ı ‘işgal’ için destek sözü vermiş!”
https://www.milliyet.com.tr/blair-isgal-sozu-vermis/dunya/haberdetay/14.01.2010/1185801/
Aynen “Wolfowitz mektubu”nda olduğu gibi!
O vakit de, etki ettikleri bir isim üzerinden, bu mektubu “asit”lemeye çalışmışlardı!
Daha sonra ortaya çıkan başka yazışmalar mektubu doğrulamıştı!
Mehmet Eymür zamanını daha “milli” mevzulara ayırsa, kendisi hakkında daha hayırlı olur!
Kaldı ki, “yüksek siyaset” liginde belgeler en son konuşur!
Belgeler ya operasyon yaparken çıkar ortaya ya da ip çekme vakti gelmiş ise!
Bu bakımdan, öylesi görüntüler var mı yok mu diye çok merak ediyorlar ise kendilerine de özel bir gösterim yapabilirler muhakkak!
Nokta!
…………….
Ve…
Son olarak…
2010 ilk çeyreğinde…
“Enerji savaşları” devam ediyor!
“İstihbarat savaşları” suyu bulandırıp, tüm hızı ile kaosu derinleştirmeye devam ediyor!
III. Dünya Savaşı’nın arifesindeyiz!
“Finansal tsunami”de ikinci dalga geliyor!
İsrail, ABD’yi yanına alıp İran’ı vurmak için geriye doğru gün sayıyor!
AKP, İngilizler ile arka kapı diplomasisi yapıp, Azrail’le son randevusunu ertelemeye çalışıyor!
Ama nafile!
Filmin sonuna geldik!
Görünen o ki, AKP tercihini yapmış!
İran’a doğru ekseni kaydırmakta kararlı!
Bu bağlamda cevabı aranması gerekli basit soru:
Apo paketlenip Türkiye’ye teslim edilince, sandıktan DSP çıkmış, Ecevit Hükümeti de Sezer’i Çankaya’ya taşımıştı! 2001 ekonomik krizinin ardından, Bahçeli’nin ani seçim kararı ile sandıktan AKP çıkmıştı!
2010 konjonktüründe, “Kurgu alçak koltuk krizi” üzerinden Gül, koltuğunu, AKP oylarını, Erdoğan da dokunulmazlığını koruyabilir mi?!
Nokta!
Sevgiler
15 Ocak 2010
Hayrullah Mahmud Özgür
