Kokuşmuş Düzen Utanmazları Konuşturuyor. Adnan Sungur yazdı. Oysa Türk futbolunun da, Trabzonspor’un da geldiği iflas noktasının en önemli nedeni AKP’li Cumhurbaşkanı.
Kokuşmuş Düzen Utanmazları Konuşturuyor
Trabzonspor iflasın eşiğinde…
Bu iflas süreci Atay Aktuğ yönetiminin ikinci dönemindeki uygulamalarla start aldı.
Nuri Albayrak‘ın gereksiz ve sayısız transferleriyle ivme kazandı.
Sadri Şener’in futbolla ilgili hiçbir şey bilmemesine rağmen, her şeyi bilen tavrıyla birlikte hızlandı, İbrahim Hacıosmanoğlu isimli sahte kabadayı ile doruğa çıktı ve Muharrem Usta gibi laf ebeliğinden başka bir şey bilmeyen kişinin elinde de teslim bayrağını çekme noktasına geldi.
Acı olan ne biliyor musunuz?
Bordo-Mavili kulübü batağa götüren sürecin baş aktörleri Sadri Şener, İbrahim Hacıosmanoğlu ve Muharrem Usta mevcut süreçte en çok konuşan, sözde çözüm öneren, ya da başkalarını suçlayan kişiler. Her biri sütten çıkmış ak kaşık gibi kendinden sonrakilere saldırıyor ve toplum tarafından da bunların sözleri dikkate alınıyor.
Kokuşmuş düzenin utancından evlerinden çıkmaması gerekenleri konuşturuyor ve kimse de bunlara ağzının payını vermiyor.
Bir başka acı olay da Trabzonspor’da kendilerini aklı başında insanlar olarak sunan camianın önde gelenlerinin büyük bölümü de yeni kurtarıcı olarak Nuri Albayrak ismini öne çıkıyor. Albayrak da, “İstemezük” havası estiriyor.
Yine kendini aklı başında gören insanlar, Trabzonspor’un son 15 yılında tüm çıkışlarında karşısında bulduğu en önemli güç olan Recep Tayyip Erdoğan’dan medet umuyorlar. Oysa Türk futbolunun da, Trabzonspor’un da geldiği iflas noktasının en önemli nedeni AKP’li Cumhurbaşkanı…
Bu camia bunu bile göremeyecek kadar kör ne yazık ki…
Özgürlüğünü kaybedenlerin, hiçbir değerini koruma hakkı ve gücü yoktur. Bu nedenle Trabzonspor‘un özgürlüğünü kaybetmesinde rol alan kim varsa hepsine lanet olsun…
Aslında yukarıdaki paragraf başlıklarının her biri ayrı ve çok uzun birer yazı konusu…
Uzun uzadıya yazmaktansa özetin özetini çıkardım.
Trabzonspor umarım bugünkü seçkinci, elitist ve halkı küçük gören, bu nedenle de çareyi sürekli çaresizliği üretenlerde görmeyen insanlardan kurtulur.
Ve ona gönül verenlerinin uyanışıyla kendini var eden devrimci ruhu keşfeder, ayağa kalkar, yeni bir şahlanışa imza atar…
Özgürlüğünden ödün vermeyen ve tüm kurumlarla, diğer insanların da özgürlüğünden yana olan dostlara selam olsun…
Adnan Sungur
