Eğer siz de ünlülerin modacısı olmak istiyorsanız uygulamanız gereken en etkili büyü aşağıdaki gibidir..
Bu yol uzun ve meşakkatli bir yol olabilir ama söylenmeyi bi kenara bırakıp oturun kıçınızın üzerine ve çalışın(bu cümle çelişki yarattı biliyorum)… Haybeye elalem Tom Ford olmuyo…
1- Öncelikle Nur Yerlitaş’ın Speedo marka yüzücü mayosuyla tramplenden 3’lü saltosunu atarkenki atlayışında, saltonun 2. si esnasında çekilmiş bacakları kıvrık fotoğrafı
2- Yeşil plastik mezuranın uçları ipliklenmesin diye tutturdukları metal sıkıştırgaç ile 100 cm’lik ölçünün 52 ila 56. santimetreleri arasındaki o müstesna 4 santimetrelik mesafe bıçakla kesilmek suretiyle bütünden ayrılmalıdır.
3- Uçları üzerlik otuyla tütsülenmiş, başlarında kırmızı parlak toplar olan 5 adet toplu iğne
4- Büyükannelerin, zamanında yorgan kaplamak için kullandığı, yeşil beyaz dikine çızıklı -ki dikine & enine dediğin tuttuğun yöne bağlı bişi fark etmez yani- mis çarşafın tam merkez noktasından orantılı kesilmiş 7 cm çapında bir parça
5- Manola Blohnik marka dore bir iskarpinin sağ tekinin topuk lastiği
6- Bir zeytin ağacının, Temmuz ayının 2. hafta başında edindiği yeşil tonunu kumaş boyasıyla yakalayıp, o boyayla bir “ebruuu –ki hep böle söylemek geliyo içimden- sanatçı teknesinde D&G logosu çizip, o logoyu ipek bir kumaşa basıp elde ettiğiniz kumaştan, bel ve bilek kısmı 10 cm. şerit lastikli tiril bir mont yapıp onu Nuri Alço’ ya giydirin.
7- Herhangi bir gazlı içeceğin açma halkasını P.K. 57 Paris Hilton adresine iadeli taahhütlü gönderin, işlemin gönderim belgesini 4 eşit parçaya bölüp karışıma ekleyin.
8- London – Paris – NY üçgeninin turistik dükkânlarından toplanmış üzerinde adı geçen şehirlerin çizimleri bulunan 3 adet yüksük
9- Gözünüzden sakındığınız büyük büyük anneannenizden kalan tahta sürgülü çekmeceli dikiş kutusunun son çekmecesini açmanızı sağlayan küçük tutamacı “her genç kızın rüyası zetina dikiş makinesi “ sloganını iyi niyetinizle ihtiyacınız kadar tekrarlayıp kazana atın
10- 1996 yılının Ekim ayının herhangi bir pazar kurulan gününde Bodrum pazarından kimliği belirsiz kişilerce satın alınmış “geniş en “ bir buldan bezini Cengiz Abazoğlu’nun başı üzerinden 3 kere dönderip, her dönderişte de “ allaaam ünlülerin modacısı oliim yarebbim “, “allaaam ünlülerin modacısı oliim yarebbim” , “allaaam ünlülerin modacısı oliim yarebbim” demek suretiyle hazır edip karışımın üzerine kapatıp 32 saat boyunca demlenmeye bırakın. Yalnız 32 saat boyunca her 1,5 saatte bir buldan bezini aralayıp niyetinizi karışıma okuyun… İlk bakışta el alırmış gibi görünen bu eylem büyümüz etkisini gösterdiğinde elde edeceğiniz affedersiniz ama doğumunuza yardımıcı olan hanımefendinin kadınlık organı kadar kabarık banka hesabı ve şöhreti göz önünde bulundurduğunuzda “ amaaaan alt tarafı 32 saatte 21.333333333 kere örtüyü aralayıp niyet tekrarı yaptım ha ha haaayt nooolcak ki! “ duygusuna kapılmanıza sebep olacaktır
11- Karışımımızın bulunduğu kap elinizde olmak suretiyle büyülü Mudurnu ilçemizin meydanında bulunan haşmetli horoz heykelinin etrafında, ileride sizinle başarılara imza atacak olan overlokçu ve kalıp ustanızla beraber 4 tur atıp –ki dikkat ederseniz ekibinizde bu hareketle belirlenmeye başlıyor- 2 şer katı yumurta yiyip, yumurtaların kabuklarını eksiksiz olarak karışıma ekleyin
12- Tüm bunlarla birlikte – ekibiniz şekillenmeye başlıyor dedik ya- kurumsal kimliğinizi de şimdiden düşünmeye başlayın ve bu konuyu teslim edeceğiniz, konusunda profesyonel kişiyi bulun… Onun alnının ortasına The Rolling Stones grubunun logosunun bulunduğu bir sticker yapıştırın ve o halde 3 tam gün işe gidip gelmesini sağlayın.
Ha yalnız tüm bunları yaparken üzerinizde rahmetli Belgin Doruk’un “ Guççük Hanımefendinin Şoförü “ adlı filminin arabadan inme sahnesinde giydiğini görmüş olduğumuz – film siyah-beyaz olduğu için rengini tam olarak kestiremediğimiz ama olsun burda renk önemli değil – bebe yaka bolerosunun bir örneğinin gözünüzde nazlı bir Cemil İpekçi bakışıyla olmasına dikkat ediniz.
13- Veee son olarak da tüm zamanların moda ikonu sanat güneşimiz sevgili Zeki Müren’ in 50 kişilik seçkin saz topluluğu eşliğinde, 30 Ağustos Zafer bayramı şerefine İzmir Fuarı Manolya bahçesinin döner sahnesinde Ege’lilere “ uzaydan gelen prens “ namıyla kıvançla sunduğu programın afişinde giydiği altın renkli efsane kostümünün altına kullandığı, diz altına kadar bantları olan, platform topuk ayakkabılarından elde edilen altın tozundan göz kararı ama bir avucu geçmeyecek kadar ekleyin.
Tüm bunları yaptıktan sona karışımımız etkisini göstermeye ve siz ufak ufak cemiyet sayfalarında yanınızda tasarımınızı giymiş bir şöhretli sima ile görününceye kadar ve elbette ki el maharetiniz paslanmasın diye, mahallenizdeki, evliliğinin 5. yılını henüz doldurmuş tüm komşularınızın misafir odalarında bulunan koltuk takımlarının köşeleri için kendi ellerinizle kırlent dikiniz ve görünüz bakınız neler oluyor…
Fakat bu kadar şöhrete karakter olarak hazır olup olmadığınızın muhasebesini yalnız bir ortamda kendi kendinize yapınız. Çünkü malum çok isterseniz oluverir görürsünüz ebe hanımı… Macera başlıyor…
Bu arada Bedri Baykam cenazelerde tabutun ön sağ kolunun başı olurdu genelde ama epeydir yok… E noooldu ki??? Hayır olsun herkes öldü mü yoksa Bedri’ye bi haller mi oldu???
KadınMedya.com | Romina Özipekçi
