AnasayfaAlaturka Onlineİkinci ısırık ve/veya "Patron, Fransız Horoz'u"?!

İkinci ısırık ve/veya “Patron, Fransız Horoz’u”?!

Sular yükselince de karınca yuvalarını basar, balıklar da suyun üzerindeki karıncaları yer... Yaz gelince hava ısınır, sular buharlaşmaya, göl kurumaya, susuz kalan balıklar da ölmeye başlar.İkinci ısırık ve/veya “Patron, Fransız Horoz’u”?! Hayrullah Mahmud yazdı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘çağdaş eser’ini de hangi yapılar’a tasfiye ettirmeye çalıştıkları bilmeyen, duymayan, görmeyen kaldı mı?!

İkinci ısırık ve/veya “Patron, Fransız Horoz’u”?!

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov,’un “Zeytin Dalı Harekatı bittiğine göre, Türkiye, Afrin’de kontrol’ü Esad güçlerine bırakmalı” argümanı bağlamında, ‘yeni dönem’in ilk keskin viraj’ı!

“Ya Esad’lasın ya da Trump’la!”

“Ya NATO’ylasın ya da ŞİÖ’yla!”

Ortası yok.

Kızıl Sultan’ın “Denge Siyaseti”ni tekrarlayan Ankara için karar anı:

Med & Cezir?!

KIL’DAN İNCE KILIÇ’TAN KESKİNCE

Nitekim…

Kutup’laşan Dünya, Erdoğan’ı ‘net tercih’e zorluyor:

Ya NATO ya da ŞİÖ; ya İsrail ya da İran; ya Rusya ya da ABD gibi.

Moskova üzerinden Ankara’ya yapılan ‘uyarı atışı’nı, ‘büyük resim’de 1 Mart Tezkeresi’nden mülhem eski ABD Başkanı Bush’un kurmay heyet’inden “ilk’bahar buse’si” diye okumak mümkün.

“Nerede kalmıştık?!”

Bush ekibi ile Putin aynı hat üstünde!

2006 ve/veya 2007 ilk’baharını aratmayan enstantaneler yansıyor gazete sayfalarına.

40 katır mı 40 satır mı?!

2018 real-politik kapsamında, Ankara’nın önündeki kıl’dan ince kılıç’tan keskin’ce tarik (yol) ortada.

Dilemma ve/veya iki uç’u BOP’lu değnek.

Eskilerin deyişi ile yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal.

Erdoğan’ın, Fransa’ya meydan okuyan söylemi, Trump’ın öncesinde Suriye bağlamında Macron ile anlaşması ve eş’zamanlı Türk Medyası’ndaki Paris orijin’li dönüşüm.

Çan’lar çalıyor, zangoç’u tarif etmeye herek var mı?!

KAPTAN FRANSIZ HOROZ’U

Ki…

Değişen konjonktür çerçevesi’nde üst başlık:

“Patron, Fransız horoz’u!”

“Deizm” temalı polemiklerin “perde arkası”nda, Paris üzerinden şiddetini artırarak esmeye devam eden, radikal laik rüzgar var.

Meteo: 28 Şubat çift vites’li ve süreç vites yükseltmeye devam ediyor.

Kaldı ki, BOP’ta ‘ılımlı islam’ın hem Türkiye’de, hem bölge’de, hem de Avrupa’da hangi güvenlik açıklarına yol açtığı ayan beyan ortada.

“Arap Baharı” örnek’lerden yek’i.

Diğer’i; 15 Temmuz’da, Erdoğan’ı hedef alan “BOP’un Ilım İslam procesi”nden mülhem, “Vatikan’la Diyalog” yapan Gülen’ist (CIA) kalkışma’nın ulaştığı nokta, bir başka çıkmaz sokak değil mi?!

Demek ki, beş vakit namaz’ında olmak, himmet adı altında pkk gibi esnaf’ı, işadamı’nı haraç’a bağlamak, devlet katında ikiz yöneticiler (İmam) atamak, saf Müslüman olmak için yeter sebep değil’miş.

Put’a tapar gibi ibadet şehvetine kapılıp şeyh’e, hoca’fendilere tapılır ise Allah ile kul arasına istihbarat’lar sokulur ise bir başka Kıyamet.

“Müslüman terörist” denildiğinde ayak’a kalkanlar, 15 Temmuz kalkışması kapsamında “FETÖ” üst başlığı üzerinden Gülen’cilere “Terörist” dedi ise so what?!

Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de şöyle yazar:

“Gevşemeyin, endişe etmeyin, inancınız sağlamsa, mutlaka başarırsınız!”

“Dinsizin hakkından imansız gelir” ise tarih’ten süzülüp gelen ata’sözü, BOP’un final sahnesinde, “deist kalkışma”nın içi de dışı da boş değil.

Hayır’daki şer ve/veya şer’deki hayır.

İngiliz’lerin deyişiyle “rüzgar” eken’in final’de ne biçtiği ortada!

KOMPLO’YA CANSUYU AKITMAK

Nüans?!

2007 öncesinde (2005) asker’in güncel’lediği “irtica”, kökü dışarıda olan, yabancı istihbarat servis’leri tarafından yönlendirilen yapılar için kullanılıyor.

“Başörtüsü” gündemden düşünce, irtica’nın içinden FETÖ’cüler çıkmadı mı?!

Şekil’e aldanmak, bütün’ü şekil’den ibaret zannetmenin marazları bunlar.

Osmanlı tasfiye edilirken, Müslüman diye yandaş zannedilen yapılar’ın hangi güç merkez’leri ile iş tuttuğu sır değil!

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘çağdaş eser’ini de hangi yapılar’a tasfiye ettirmeye çalıştıkları bilmeyen, duymayan, görmeyen kaldı mı?!

Hal böyleyken…

Tekrar’a gerek yok!

1 Dünya Savaşı’nın hangi komplo üzerinden çıktığı ders kitap’larında yazılı.

II. Dünya Savaşı’nın da Hitler’in hangi kurmacasına binaen yol aldığı…

11 Eylül ikiz saldırısı sonrasında Saddam’ın baş’ına gelenler, Arap Baharı’ndaki Davutoğlu katkısı, acem’i, barzan’ı yükselten süreç vb.

Ankara’nın, Afrin kapsamında, “tekbirler eşliğinde güvenlik ürettik” diye başlıkladığı süreç, moda şarkıda olduğu gibi söyleyecek olursak, “Zeytin Dalı gevrek çıktı”.

İlk stres testinde “çıt”.

Görünen ve anlaşılan o ki, mevcut oyun planı’nda her şey “Neo Sevr değirmeni”ne su taşıyor; büyük barzan devleti’ni ayak’a kaldırıyor.

Seçim’e dönük zafer arayışlarının getirdiği keskin uçurum!

Büyük Savaş’ta mayınlı sahanın tam orta yerindeyiz!

MİT’in Hocası Mahir Kaynak’ın deyişiyle, “Suriye’de büyük bir tezgah kuruldu, önce mayınlı sahanın içine çekecekler, sonra Türkiye’nin üstüne dörtbir koldan çullanacaklar, çok sert pataklayacaklar.”

Kanmak istemeyeni hiçbir mantık kandıramaz olsa da, Ankara mecburiyetlerinden kaynaklı çok kolay kanıyor ve de kandırılıyor!

MED & CEZİR

Ve…

Son olarak…

Afrika’da ilkbahar yağışlarıyla göllerdeki sular yükselmeye başlar.

Sular yükselince de karınca yuvalarını basar, balıklar da suyun üzerindeki karıncaları yer…
Yaz gelince hava ısınır, sular buharlaşmaya, göl kurumaya, susuz kalan balıklar da ölmeye başlar.

Ve bu defa da karıncalar gelip balıkları yer.

Bu anlamda bir Kamboçya atasözü şöyle der:

‘Sular yükselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince de karıncalar balıkları.”

Yani?!

Hayat’ta, kim’in kim’i yiyeceğini ‘suyun hareketi, kaldırma kuvveti’ belirler.

Yaşam’da rüzgarlar hiçbir zaman, tek bir kişinin lehine esmez!

Nüans?!

BOP’un final sahnesinde süreç Paris üzerinden yükseliyor.

Soru şu:

Herhangi bir komplo ‘büyük savaş’ı başlatacak kadar yakınlaştırıyor ise çağ’ın ruhu’na hitap eden çözüm nedir, ne değildir?!

3’ncü derecede istihbarat üreten yapı’lar, 2’ci derecede istihbarat üreten (ABD, AB, Rusya vb) gibi yapı’lardan aldıkları akıl ile çok isteseler de, çözüm ve/veya sulh üretebilirler mi?!

Trump, Putin rest’leşmesi arasına sıkışıp kalmış, Esad’dan önce Saddam’ın sonuna koşan Ankara enstantanesi.

Ezcümle:
Elma’nın denenmesi yenmesi ise ikinci ısırık, ABD ve Rusya’dan eş’zamanlı geldi.

Nokta.

10 Nisan 2018
Hayrullah Mahmud

Yorum Yap

Lütfen yorumunuzu girin!
İsminizi Buraya Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

502,356BeğenenlerBeğen
88,676TakipçilerTakip Et
3,552TakipçilerTakip Et
7,662TakipçilerTakip Et
59,000AboneAbone Ol

Kaçırmayın