Zamanın hikayeleri – Dana Point’te huzura ermek
California sen ne güzel bir eyaletsin sen böyle!
Her bir köşesi ayrı bir hikaye için ilham kaynağı olmayı bekliyor. Devamlı bir görsel şenlik, her yeni gün farklı bir tecrübe, yeni insanlar ve hikayeleri, farklı yaşam tarzları, doğal güzelliklerinin hepsinin inanılmaz bir özenle korunma hali, sonradan el emeği göz nuru yapılanların da çarpıcı ihtişamı. Hepsi burada.
Zaman her yerde birçok farklı etkenden ötürü farklı algılanıyor. Burada geçen zamanı anlamaksa mümkün değil. Hızlılıkta rakip tanımıyor! Her yeri görmek, her yeri gezmek isteği ağır geliyor…
Aynı manzaraya ayrı insanlar bakıyor ve manzara karşısında herkes kendi aklında kendine yeni hikayeler yazıyor, insan yaşadığını hissediyor… O hikayelerin güzelliği gözünün gördüğünün etkileyiciliğiyle karışıyor.
Bu da benim gözümden Dana Point’in hikayesi….
Hayat kısacık. Hem de çok. Dünya da çok küçük ama büyük gösteren biziz. Paulo Coelho’nun bir kitabında okumuştum insanlar birbirlerine bir trenin rayları kadar yakın olmalı diye. En yakın olduğu zamanda bile böyle olmalı diye. Biraz mesafe ama daimi yakınlık. Bu tüm insan ilişkilerin aynı güzellikte ve tatta zamana ayak uydurmasının sihiriydi…
Çünkü hayatlarımız da istasyona uğrayan trenler gibi, o kadar gerçek o kadar uzun ama bir o kadar kısa. O trenlerin rayları da o istasyonun vazgeçilmez parçaları ve bir yerde her şeyi…
Hayatta yaşamak için ihtiyaç duyduğumuz şeyler biraz su, biraz yemek, bir ev, bir iki parça giysi en sevdiğimizden. Buna eğer güzel ve kaliteli insan ilişkileri dahil ediyorsak ne ala!
Bunun dışında istediğimiz ama ihtiyaç olarak düşündüğümüz her şey aslında istediğimiz, beklediğimiz şeyler. Olmazsa olmaz diye nitelendirdiğimiz ve olmadığında üzüleceğimizi, sıkılacağımızı düşündüklerimiz…
Biraz sihir katıp işin içine yaşamalı hayatı, istenilen anda huzur bulanabilecek, istendiğinde yalnız kalınabilecek, yalnızlığın bir gerçek değil seçim dolayısıyla lüks olduğu, on yıl sonra hayal edilen güzel bir fotoğrafın içinde olması istenilen insanların o an orada yaşadığı bir yerde.
Zaman bir deniz kıyısına gidip, derin derin nefes alıp, denizin kokusunu içine çekme, ayakları kumlara uzatma, gün doğuşunu izleme zamanı.![]()
İrem Akdere / Orange County
irem@alaturkaonline.com












