AnasayfaAlaturka OnlineABD Medeniyeti ve Biz Göçmenler

ABD Medeniyeti ve Biz Göçmenler

ABD Medeniyeti ve Biz Göçmenler. Mahmut Ekenel yazdı.

ABD Medeniyeti ve Biz Göçmenler

Los Angeles’ın Santa Monica sahilinde gezerken, bir yandan yüzüme renk veren güneşin tadını çıkartıyor, bir yanda da Samual Huntington’ın “Medeniyetler Çatışması” adli kitabındaki tezleri doğrulayacak ipuçlarını arıyordum.

“Medeniyet, memleketleri imar ederek, insanları sosyal, ekonomik, kültürel ve ahlaki yönden refah ve huzura kavuşturmaktır” diyordu baktığım bir sözlük. Dolayısıyla dünyada tek bir medeniyetin olması düşünülemezdi. Medeniyet kavramı toplumdan topluma değişirdi; hedef bir olsa bile: mutluluğa ve feraha doğru yolculuk. Hedef aynıysa neden çatışırdı medeniyetler? Akraba oldukları bilinen ama ayrı medeniyetleri temsil eden Çinliler ile Japonlar neden kavga etmişlerdi? Neden Mısır medeniyetinin 12. Kleopatra’sı, Roma imparatoru Gaius Julius Sezar’a aşık olmuştu? Sebebi medeniyetlerini kurtarmak için değil miydi? Medeniyetini kurtarmak; ya kavgayla, ya da aşık olarak. Keşke hep aşık olarak korusak medeniyetlerimizi.

Biz Los Angeles’a dönelim. Son yapılan araştırmalarda büyük Los Angeles alanında yaşıyan “Caucasian” denen Beyaz Amerikalıların oranı, diğer ırktan gelen Amerikalılar karşısında yüzde ellilere gerilemiş olduğu belirtildiğine göre, geride kalanlar kimler acaba? Elbette tahmin ettiğiniz gibi büyük çoğunluğunu Latin Amerikalılar ve Asyalılar oluşturuyor. Eskiden sadece ucuz işçi olarak çalışan bu göçmenler, artık siyasette de yerlerini almaya başlamışlar. Bunun en son örneği şüphesiz Los Angeles belediye başkanı Antonio Villaraigosa. Los Angeles’ın 1872’den bu yana seçilmiş ilk Latin Amerika kökenli belediye başkanı. 2001 yılında kılpayı kaybetmiş seçimleri; yılmamış ve 2005 yılında kazanmış başkanlığı. Latin Amerikalı kökeni ile gurur duyuyor ve bunu her fırsatta dile getiriyor. Bir Hollywood yıldızı olduğu için seçimleri kazandığı iddia edilse de, bizim gibi göçmen biri olan Arnold Schwarzenegger’in vali olarak Kaliforniya halkı tarafından kabul edilmesi ve 2006 Kasım ayında seçimleri tekrar kazanması, Kaliforniya’nın medeniyetlerin buluştuğu bir yer olduğuna bir işaret değil mi? Her ne kadar valimiz İngilizce’yi diğer göçmenler gibi aksanlı konuşuyor olsa da, ve beyaz Amerikalılar aksanıyla alay etseler de, tekrar seçerek destek vermişlerdi. Eğer göçmen birinin ABD başkanı olmasına karşı kanun olmasa, herhalde başkalığa bile aday olacak cesarette valimiz.

2006 yılında en iyi Oscar filmi ödülü kazanan “Crash” isimli filmi izlediniz mi? Hani Los Angeles’ta çekilen ve Sandra Bulllock’ın rol altığı etnik ayrımcılığı ve önyargıyı anlatan film. Herhalde Los Angeles bir filmle bundan daha güzel anlatılamaz diye düşünmüştüm ilk izlediğimde, ve ikinci ve üçüncü izleyişimde. Beyazın siyaha, siyahın beyaza, müslüman İranlı’nın Meksikalı’ya, Meksikalı’nın Asyalı’ya ön yargısı ne de güzel anlatılmıştı.

Bay Huntington’ın kitabından birkaç bilgi aktarayım. 1994 yılında yapılan bir araştırmada ABD’de göçmenlerin nüfusa oranının 1970 yılına göre iki misli artmış olduğu görülmüş. Aynı araştırma, Kaliforniya’nın yüzde 25’inin ve New York’un yüzde 16’sinin göçmenlerden oluştuğunu göstermiş. 1950 yılında göçmenlerin yüzde 65’i Avrupa’lı olduğu halde, 1990’lerde göçmenlerin yüzde 35’i Asya’dan, yüzde 45’i Latin Amerika’dan ve sadece yüzde 15’i Avrupa’dan gelmiş. İşin ilginç yanı ise, Beyaz Amerikan nüfusu çok üretken olmazken, göçmenler çocuk doğum oranında Beyaz Amerikalıları üçe katlamışlar. Bu yüzden Beyaz Amerikalılar dışardan gelecek tank ve tüfekli saldırılar sebebiyle refah ve huzur dolu medeniyetlerini kaybetme korkusundan ziyade, başka ülkeden gelip başka dilleri konuşan ve hatta başka tanrıya tapan, farklı kültürlere sahip insanların ülkeyi işgal edip, kendilerini işlerinden ve evlerinden edeceklerinden korkar olmuşlar. 1990 yılında yapılan bir araştımada Amerikalıların yüzde 60’inin göçmenliğe karşı sert tedbirlerin alınmasını istedikleri ortaya çıkmış. Bu rakam 1965’de sadece yüzde 30’muş. Hatta 1994 yılında Kaliforniya valisi Pete Wilson, kanunsuz göçmenlere eğitim ve sağlık hızletlerinin verilmesi yasaklayan kanunu bile çıkarmış bu sebebten dolayı. (Kaynak: Samuel P. Huntington, The Clash of Civilizations and the Remaking of World Order, 1996).
Amerika’da yaşıyan biz Türkler de beyaz Amerikalıların korktuğu göçmenlerden değil miyiz? Farklı bir dil konuşuyoruz ve farklı bir kültürden geliyoruz. Ama en azından Amerikan kültürüne ve yaşam tarzına, memleketleri Amerika’ya nerdeyse yürüme mesafesinde olan Meksikalılar’dan ve uyum sağlamakta direnen Çinliler’den çok daha iyi uyum sağladığımız tartışılmaz. Her ne kadar Bay Huntington, medeniyet farklılıkları siyasi, ideolojik ve rejim farklılıklarına göre daha köklüdür dese de, ve her ne kadar beyaz Amerikalıların tutumları bunu desteklermiş gibi görünse de, ben bir medeniyetler çatışmasını ABD’de görmüyorum. ABD medeniyeti üniter bir toplumdan ziyade, barış ve dayanışma içinde bir arada yaşayan çoğulcu bir medeniyetler topluluğuna daha çok benziyor.

Umarım böyle devam eder.

Mahmut Ekenel

1 YORUM

Yorum Yap

Lütfen yorumunuzu girin!
İsminizi Buraya Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

502,278BeğenenlerBeğen
88,788TakipçilerTakip Et
3,552TakipçilerTakip Et
7,662TakipçilerTakip Et
58,900AboneAbone Ol

Kaçırmayın