ACEM DİLEMMASI / BATI, ATATÜRK TÜRKİYESİ’NİN Mİ YOKSA AKP’NİN Mİ YANINDA YA DA TANRI EVREN İLE KUMAR OYNANMASINA İZİN VERİR Mİ VEYAHUT FETULLAH GÜLEN’İN “ANAVATAN”A DÖNÜŞÜ İLE İLGİLİ GERİ SAYIM BAŞLADI?!
Acem dilemması?!
“Tanrı evrenle kumar oynanmasına izin vermez!”
Albert Einstein
———————-
RAP… RAP… RAP…
———————–
İran’ın “AKP Türkiyesi” üzerinden ABD ile oynadığı “nükleer satranç” ya da “eksen savaşları” veyahut İsrail ile arasındaki “güç dalaşı” bağlamında derinliği olan birkaç izlenim notu yansıtayım…
Bernard Shaw ‘Kara Kız’ adlı eserinde şöyle der:
“Temiz su bulmadan kirli suları atma, şeklindeki Amerikan atasözü, ‘Temiz suyu bulunca da kirli suyu mutlaka at ve ikisinin karışmamasına özellikle dikkat et!’ öğüdü ile tamamlanmadıkça şeytanın ta kendisidir!”
Bu, “Kötü de olsa bir fikrin bulunsun, daha iyisini bulunca da hemen eskisinden kurtul” demektir.
‘Pragmatizm’in temel kuralı budur…
Tirmizi
‘nin kaydettiği “Hadis-i Şerif“te ise Peygamberimiz şöyle buyuruyor:“Dostunu ölçülü sev, günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanına da ölçülü buğz (düşmanlık) et, günün birinde dostun olabilir.”
İslamcı aydın, milli şair Mehmet Akif Ersoy da “Eski, eski olduğu için atılmaz; faydasız olduğu için atılır. Yeni de yeni olduğu için alınmaz, faydalı olduğu için alınır” der.
Bu anlamda, küreden sıcağı sıcağına birkaç enstantane…
———————-
RAP… RAP… RAP…
———————–
Erdoğan’dan “İran” sürprizi!
https://www.milliyet.com.tr/iran-surprizi/dunya/haberdetayarsiv/17.05.2010/1238879/default.htm
(…)
İran, Türkiye ve Brezilya ortak deklarasyonu
https://www.hurriyet.com.tr/planet/14749833.asp?gid=301
(…)
İran-Türkiye-Brezilya Anlaşması’na temkinli yaklaşım
https://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2010/05/100517_iran_deal_reactions.shtml
(…)
Ajanslar: Türkiye ve Brezilya ‘güven boşluğu’nu doldurdu
https://www.hurriyet.com.tr/planet/14748437.asp?gid=286
(…)
İran’daki tarihi anlaşmaya dünyadan ilk tepkiler
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/14751263.asp?gid=200
(…)
ABD:
“İran’la ilgili hala ciddi endişeler taşıyoruz!”
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/14754995.asp?gid=373
(…)
“İran kafaları karıştırdı!”
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/14748832.asp?gid=373
(…)
Erdoğan İran’a böyle rest çekti: “Uçağı İran’a çevirmem!”
(…)
———————-
RAP… RAP… RAP…
———————–
I.ENSTANTANE:
ABD:
“İran’la ilgili hala ciddi endişeler taşıyoruz!”Beyaz Saray, İran’ın takas için uranyumunu göndermesinin “olumlu bir adım” olacağını, ancak ciddi kaygıların hala bulunmaya devam ettiğini bildirdi.
Beyaz Saray Sözcüsü Robert Gibbs, açıklamasında, İran‘ın uranyum takasıyla ilgili olarak Türkiye, İran ve Brezilya arasında sağlanan anlaşmanın, uluslararası toplum tarafından üzerinde düşünülmeden önce, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’na (UAEK) iletilmesi gerektiği belirtildi. Sözcü, ABD ve uluslararası toplumun İran‘ın nükleer arzularıyla ilgili ciddi endişeler taşımaya devam ettiğini kaydetti. İran‘ın uranyum zenginleştirmeye devam etmesinin BM kararlarının ihlalini oluşturduğu ifade edilen açıklamada, ABD‘nin, Tahran’ın uluslararası yükümlüklerini yerine getirmesi gerektiği, aksi takdirde yaptırımlar da dahil bunun sonuçlarıyla yüzleşeceği hususunun net olarak ortaya koyulmasında ortaklarıyla birlikte çalışacağı belirtildi. Açıklamada, ABD‘nin, İran‘ın nükleer programından kaynaklanan soruna diplomatik çözüm bulunmasına olan bağlılığı da dile getirildi. Gibbs, “İran, nükleer programı ile barışçıl amaçlar taşıdığını, uluslararası topluma gösterecek gerekli adımları atmalı” diye konuştu.
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/14754995.asp?gid=373
———————-
RAP… RAP… RAP…
———————–
II.ENSTANTANE:
“İran-Türkiye-Brezilya Anlaşması’na temkinli yaklaşım!”
Birleşmiş Milletler ve Rusya, anlaşmanın ümit verici olduğunu bildirdi.
Ancak Rusya Federasyonu Başkanı Dimitri Medvedev, anlaşmanın uluslararası toplumu tatmin etmeyebileceğini söyledi. Dimitri Medvedev, İran’ın uranyum zenginleştirmeyi sürdürmeye yönelik planlarının, uluslararası toplumu hala kaygılandırdığını vurguladı.
Amerika Birleşik Devletleri’nden de bu yönde bir açıklama geldi.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, anlaşmanın uluslararası toplum tarafından gerektiği gibi değerlendirilebilmesi için, İran’ın planları hakkında Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nu planları hakkında net ve inandırıcı bir şekilde bilgilendirmesi gerektiği bildirildi.
Fransa Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Bernard Valero da, son anlaşma konusunda gerekli değerlendirmeyi önce Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun yapması gerektiğini söylemişti.
Almanya hükümeti, İran ve kurum arasında bir anlaşmaya varılmasının yerini hiç bir şeyin alamayacağını savunmuştu.
İngiltere Dışişleri Bakan Yardımcısı Alistair Burt de, İran’ın faaliyetlerinin -özellikle de uranyumunu yüzde 20 düzeyine dek zenginleştirmeye başlama kararının- kaygıyarattığı uyarısında bulunmuştu.
Tahran Yönetimi, Türkiye ve Brezilya’yla yürüttüğü müzakereler sonrası, uranyumunu yurt dışında zenginleştirmeyi kabul etmişti.
İran Dışişleri Bakanlığı, düşük düzeyde zenginleştirilmiş 1200 kg uranyumun, araştırma reaktörlerindeki kullanılabilecek nükleer yakıt karşılığında, Türkiye’ye gönderileceğini açıklamıştı.
Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise Türkiye ve Brezilya’nın teminatındaki anlaşma ışığında İran’a yeni yaptırım uygulamaya gerek olmadığını belirtti.
İran bir ay içinde sevke hazır
Tahran’da varılan anlaşmanın, ilk defa geçen yıl gündeme gelen ve Birleşmiş Milletler tarafından İran’a daha önce önerilen bir anlaşmayla paralel olabileceği belirtiliyor.
ANLAŞMANIN ŞARTLARI
1- İran bir hafta içinde UAEK’ya bilgi verecek
2- Viyana Grubu’nca onaylanırsa 1.200 kg düşük düzeyde zenginleştirilmiş uranyum Türkiye’ye nakledilecek
3- Bu malzeme Türkiye’de kaldığı süre içinde İran’ın malı olmaya devam edecek
4- Tahran ve UAEK güvenliği denetlemek üzere gözlemci gönderilebilecek
5- Viyana Grubu 1 yıl içinde İran’a 120 kg nükleer yakıt sunacak
6- İran, Türkiye’den uranyumu hızla ve koşulsuz olarak iade etmesini isteyebilecek
Anlaşmaya göre ABD, Rusya, Fransa ve Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’ndan oluşan Viyana Grubu anlaşmaya onay verirse, İran uranyumu 1 ay içinde sevketmeye hazır.
Yüzde 3,5 oranındaki uranyumun saklanması karşılığında ise yüzde 20 düzeyine dek zenginleştirilmiş uranyumun bir yıl içinde İran’a ulaştırılması isteniyor.
Bu oran yine silah yapımı için gereken zenginleştirme düzeyinin altında, ama enerji üretimi ve araştırma reaktörleri için yeterli.
Tahran’daki muhabirimiz Jon Leyne, anlaşmanın Türkiye’ye götürülecek uranyumun daha sonra yeni yakıt yapımında mı kullanılacağına yoksa sadece stok olarak mı tutulacağına açıklık getirmediğini söylüyor.
Batılı bir diplomat da, İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum miktarının 2.000 kiloyu bulduğuna inanıldığını dolayısıyla, 1.200 kilo Türkiye’ye aktarılsa bile ülkenin elinde yüklü miktarda malzeme kalacağını savundu.
Anlaşmanın imzalanması, Birleşmiş Güvenlik Konseyi bünyesinde İran’a karşı dördüncü bir yaptırım paketi getirilmesi konusunda görüşmelerin sürdüğü bir döneme rastlıyor.
Fransa’nın Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, yaptırımlar konusundaki temaslarda ilerleme kaydettiklerini açıklamıştı.
———————-
RAP… RAP… RAP…
———————–
III.ENSTANTANE:
“İran kafaları karıştırdı!”
Tahran’daki tarihi anlaşmanın imzalanmasının ardından IRNA
haber ajansına konuşan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ramin Mehmanparast, Tahran’ın uranyumunu yüzde 20 oranına yükseltmeye yönelik çalışmalarını sürdüreceğini söyledi. Mehmanparast, “Tabii ki yüzde 20 oranında zenginleştirme faaliyetlerimiz kendi topraklarımız üzerinde devam edecek” diye konuştu. İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi de Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, uranyumun yüzde 20 oranında zenginleştirilmesi dahil, uranyum zenginleştirme faaliyetlerine devam edeceklerini söyledi. Salihi, İran, Türkiye ve Brezilya arasında imzalanan uranyum takasına ilişkin anlaşmayla uranyum zenginleştirme faaliyetleri arasında bir bağlantı olmadığını sözlerine ekledi. İran, Şubat ayında düşük orandaki uranyumunu yüzde 20 oranına yükseltmeye yönelik çalışmarını başlatmış ve uluslararası kamuoyunun sert tepkilerine neden olmuştu. İran‘daki uranyum zenginleştirme oranı, nükleer silah yapmak için gerekli olan yüzde 90’dan fazla zenginleştirmenin çok altında olsa da, başta ABD olmak üzere Batılı devletler Tahran’ın zenginleştirme faaliyetlerinin daha yüksek oranda uranyum zenginleştirme yönünde bir adım olabileceğini ileri sürüyor. ABD ve müttefikleri İran‘ın hedefinin nükleer silah üretmek olduğunu söylüyor, Tahran ise çalışmalarını barışçıl amaçlarla sürdürdüğünü belirtiyor.https://www.hurriyet.com.tr/dunya/14748832.asp?gid=373
———————-
RAP… RAP… RAP…
———————–
IV.ENSTANTANE:
Erdoğan İran’a böyle rest çekti: “Uçağı İran’a çevirmem!”
İran’ın metinde belirlenmiş zaman konusunu yeniden müzakere etmek istemeleri üzerine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, mevcut metni savunarak, “Zaman belirlenmezse buradan sonuç çıkmaz” dediği öğrenildi. Brezilya’nın da bunu desteklemesi üzerine İran’ın 7 gün içinde Uluslararası Atom Enerjisi Kurumuna yazılı olarak bildirmesi maddesinin, anlaşma metnine konduğu öğrenildi. Alınan bilgiye göre Başbakan Erdoğan, dün Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile İran ve Brezilya Dışişleri bakanlarının yaptığı üçlü toplantıyla ilgili olarak, direkt bir hat kurularak sürekli bilgilendirildi. Başbakan Erdoğan, İzmir’de olduğu sırada kritik bir eşiğe gelindiği, kendisine bildirildi. Başbakan Erdoğan’ın da “Türkiye’nin teklifinin kabul edilmediği takdirde, uçağı Tahran’a çevirmeyeceğini” ifade ettiği öğrenildi. 18 saat süren görüşmelerin ardından takasın Türkiye’de gerçekleştirileceğinin Erdoğan’a iletilmesi üzerine Başbakan Erdoğan, Tahran’a gitmeyi kabul etti. Bu sabah gerçekleştirilen zirvede, devlet ve hükümet başkanları görüşmesinde, takas işleminin ne zaman gerçekleştirileceği aşamasında, İran’ın metinde belirlenmiş zaman konusunu yeniden müzakere etmek istemeleri üzerine Erdoğan’ın mevcut metni savunarak, “Zaman belirlenmezse buradan sonuç çıkmaz” dediği, Brezilya’nın da bunu desteklemesi üzerine, İran’ın bir hafta içerisinde Uluslararası Atom Enerjisi Kurumuna yazılı bildirimde bulunacağı maddesinin anlaşmaya konulduğu öğrenildi.———————-
RAP… RAP… RAP…
———————–
V.ENSTANTANE:
EL PAIS: Takas gerçekleşmezse Türkiye’nin uranyumu iade edeceği garantisi veriliyor
İran, Brezilya ve Türkiye, İran’ın atom programına ilişkin krizi çözmeyi amaçlayan bir nükleer yakıt takası anlaşmasını imzaladı. Detaylar henüz bilinmiyor ancak uzlaşı, geçen Ekim ayında uluslar arası toplumun Cenevre’de önerdiğine benziyor gibi ancak takasın Türkiye’de yapılacağı ve bu ülkenin takasın gerçekleşmemesi halinde İran’ın az zenginleştirilmiş uranyumu iade edeceği garantisini içeriyor.
———————-
RAP… RAP… RAP…
———————–
Barbaros’un “Aslan”ları Adriyatik’te!
https://askerhaber.com/haber/472/barbaros-un-torunlari-adriyatik-te.html
(…)
Beşiktaş’taki Barbaros Hayreddin Paşa İskelesi alev alev yandı ya da “Barbaros’un “torunları”na “alevli” mesaj!
(…)
———————-
RAP… RAP… RAP…
———————–
“Sarıkız”dan ilk petrol Erdoğan’a gönderildi!
https://www.guncel-haber.com/6276874/haber_ilk_petrol_ba%C5%9Fbakan_a_g%C3%B6nderil/
(…)
Orgeneral Başbuğ’dan Çanakkale’ye sürpriz ziyaret!
https://www.cnnturk.com/2010/turkiye/05/16/basbugdan.canakkaleye.surpriz.ziyaret/576440.0/index.html
(…)
Yunanistan’a hangi tavizleri verdik?!
https://www.odatv.com/n.php?n=yunanistana-hangi-tavizleri-verdik-1605101200
(…)
Pembe dizi; “100 soruda Gülen hareketi” ya da “CIA, Fetullah Gülen’i Türkiye’ye göndermek için geri sayımı başlattı!”
https://www.superpoligon.com/haber/17247
———————-
RAP… RAP… RAP…
———————–
“Toplu Durum Analiz”!
Milliyet’in yazdığına göre “Dünyayı Kurtaran Adam” Erdoğan, önce İran’a posta koymuş, daha sonra da ”
İran”ı anlaşmaya ikna ederek “Dünya“yı kurtarmış!
Öncesinde Hamas, Yasin El Kadı, Ömer El Beşir vb…
Sözde demokratik açılımlar vs…
Ne var ki, “tablo” ortada!
Görünen köy klavuz istemiyor!
Nitekim…
Her ne kadar İran, dünya kamuoyu önünde “zaman kazanmak” için manevra yapmış olsa da…
AKP’liler, sadece içte (!) değil, dışta da büyük sorunları, kördüğümleri (!) çözen bir “güç” olduklarını bir kez daha sahip oldukları “medyatik ilişki ağı” üzerinden kamuoyuna pompaladılar!
https://www.odatv.com/n.php?n=peki-davutoglunu-kim-secti-1705101200
Bu anlamda yapılan yorumların hepsi “erken” ve “yanlış” yorum”!
Fransızlar’ın deyişi ile “Bla bla bon” yani boş sözler!..
Diyebilirsiniz ki, “Perde arkasında İsrail ile danışıklı dövüş yapan”, “perde önünde ise İran ile yanyana poz veren” ve küresel aksta “toksik varlık”a dönüşen AKP’nin “uranyum kördüğümü”nün çözümündeki başarısı nerede?!
Elcevap; “Hiçbir yerde”!
Görüldüğü üzere yapılan anlaşmadan ne Batı memnun ne de İran!
Neden, niçin, niye?!
Çünkü “Batı”, İran’a ve İran ile kol kola girmiş, her geçen gün radikalleşmekte olan AKP’ye güvenmiyor!
Süper NATO; İran’ın zaman kazanmak için manevra yaptığını, İsrail’le ilgili gizli bir takvimi olduğunu teyid edilmiş “istihbari doneler” üzerinden ortaya koyuyor!
AKP “medyatik kabadayılıklar” üzerinden, kendi tabanına “güç” pompalamaya çalışsa da “realite” bu!
Yani AKP’de varolduğu zannedilen “güç”, Ahmedinecad’daki gibi “reel” bir güç değil, “sanal”!
İran, “nükleer soğuk savaş” üzerinden başta İsrail, ABD olmak üzere dünyaya, bu coğrafyanın şimdiki ve gelecekteki patronu benim” mesajı vermeye çalışmıyor, veriyor!
AKP’nin “power/güç”ünün de Ahmedinecad’ınki gibi “reel” olabilmesi için, Türkiye’deki “karşı devrim süreci”ni tamamlaması, TSK’yı ve Yüksek Yargı’yı yıkması şart!
Batı’nın görüp, geri adım attığı tablo işte bu tablo!
Çünkü, AKP üzerinden “İslam coğrafyasının patronluğu”na soyunanlar, 2010’un ikinci çeyreğinde ciddi güvenlik problemi yaşıyor!
“Net tablo” bu iken, sormak farz oldu:
İran bağlamında, çözülen bir sorun ya da İran’ın attığı bir geri adım veyahut Erdoğan’ın somut bir başarısı var mı?!
Hayır, yok!
Ya da İsrail, bu “anlaşma”dan sonra kendini güvende hissediyor mu?!
Hayır!
Veyahut, Batı çökerken, AKP, İran, Rusya arasında kurulan “ittifak”, kim ya da kimleri tehdit ediyor ve/veya bu kaotik süreçte “tehdit altında olan” sadece Atatürk Türkiyesi mi yoksa İsrail başta olmak üzere, ABD, AB vb “odak”lar da hem “güvenlik” hem de “ekonomik çıkarlar”ı üzerinden tehdit altında mı?!
Evet, tehdit altında!
Hülasa, Türkiye’de, AKP iktidarında “enerji bağımlılığı” ve/veya “enerji bazlı operasyon” üzerinden “Rusya”, “İran”, “Çin”in özgül ağırlığı artarken, Batı düşüşte!
Ezcümle, Batı, 2009 Aralık’ından bu yana, Anıtkabir’de, Atatürk Türkiyesi’ne bağlılıklarını sunmak ile meşgul!
Nokta!
———————-
RAP… RAP… RAP…
———————–
Ve…
Son olarak…
Görüldüğü üzere, Atatürk Türkiyesi’ni yıkmak isteyen ABD, AB, İsrail değil, AKP & Gülen Cemaati’nin ta kendisi!
Doğanın “iletişim dili matematik” böyle diyor!
2010’un ikinci çeyreğinde, Batı ile Atatürk Türkiyesi arasında çok “farklı rüzgarlar” esiyor.
Batı’nın, “at gözlüğü” ile koşturulan “AKP” üzerinden Türkiye’de satın aldığı pozisyon, Atatürk Türkiyesi’ni yıkmak isteyen bir güruha destek vermek mi yoksa “gizli gündem”i olan bir güruhu milyonların önünde “sözde demokratik açılımlar” ve/veya “Neo Sevr planları” üzerinden teste tabi tutulmasına katkıda bulunarak (ertesi gün), önceki hatasına binaen kendisini affettirmek olabilir mi?!
Bir de hadiseye bu açıdan bakmak lazım gelmez mi?!
Ki, Bernard Shaw ‘Kara Kız’ adlı eserinde ne diyor:
“Temiz su bulmadan kirli suları atma, şeklindeki Amerikan atasözü, ‘Temiz suyu bulunca da kirli suyu mutlaka at ve ikisinin karışmamasına özellikle dikkat et!’ öğüdü ile tamamlanmadıkça şeytanın ta kendisidir!”
Bu bağlamda Peygamberimiz ne diyor:
“Dostunu ölçülü sev, günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanına da ölçülü buğz (düşmanlık) et, günün birinde dostun olabilir.”
Sözün özü:
Devir, “beyinlerdeki kirli su”ları dökme devri!
Devir, beyinlerde “yeni” bir “dosya” açma devri!
Çünkü, Batı, AKP’nin değil, Atatürk Türkiyesi’nin safında!
Tersten, AKP’yi deliğe yaklaştıran operasyonlar yapıyor!
Neden, niçin, niye?!
Çünkü; BOP operasyonu sırasında, Neo Con’ların AKP & Gülen iktidarı ile “arka kapı diplomasisi” üzerinden inşa etmeye çalıştıkları “yeni dünya düzeni” sırasında görüldü ki, “yüzük taşı” konumundaki Türkiye ve/veya kürenin “kilit taşı” Anadolu düşer ise Batı da düşer!
“Domino etkisi”…
Temeline, AKP & Fetullah Gülen Cemaati eli ile “dinamit koymaya çalıştıkları” Atatürk Türkiyesi havaya uçar ve/veya yıkılır ise Batı da bu coğrafayada havaya uçar, kendi topraklarında huzur içinde yaşayamaz!
Bunu kim söylüyor?!
Doğanın “iletişim dili” olan ultra “matematik”!
O yüzden “ılımlı islam procesi” çöktü, turkuaz “yeşil kuşak”ın yerini ise “Haki Yeşil“i olanı aldı!
Nokta!
———————-
RAP… RAP… RAP…
———————–
Sevgiler
18 Mayıs 2010
Hayrullah Mahmud Özgür
