Kaybettikten sonra kıymet verdiklerimiz,
Yokluklarında birçoğumuzu düşündürürler.
Eserleriyle, esprileriyle, anlattıkları hikâyeleriyle, sevgileriyle…
Nadiren de olsa, kaybetmeden önce kıymet verdiklerimizin ise;
Mümkün olduğunca varlıklarının keyfine varmak isteriz.
Etrafında olmaktan mutluluk duyar, anlattıkları hikâyeler hiç bitmesin isteriz.
Her biri, bir hayat dersidir.
Azmin, çalışmanın, dostluğun, sevmenin, değerlerini korumanın, kendin olmanın anlamı ve örneğidirler.
2008 senesinde bir kültür sanat etkinliği vasıtası ile gittiğim Ören’de değerli yazar Demirtaş Ceyhun ve Arif Keskiner ile tanıştım.
Demirtaş Ceyhun; 50 kuşağının en iyi öykücülerinden, çok değerli bir insan (geçen yıl Temmuz ayında maalesef kaybettik).
Eserleri ve kim olduğu anlatmakla bitmez.
Arif Keskiner ise; pek çoğunuzun bildiği “Selvi Boylum Al Yazmalım” filminin yapımcısı, gazeteci, yönetmen.
Tanıştıktan sonra, sohbetlerini kaçırmak istemediğim için, her fırsatta sofralarına dâhil olduğum bu iki değerli insanın anekdotları, keşke kaydetseydim ya da not alsaydım diye, daha sonra çok hayıflanacağınız türden.
Arif Bey’in Yeşilçam’dan, çok sayıda sanatçı çevresinden anlattığı hikâyeler bazen bizi gülmekten yerlere yatırıyor, bazen de gözlerimizi yaşartıyordu.
Toplumsal gerçekliklerin, eski dostlukların muhteşem anekdotlarla anlatıldığı bir akşamdı.
Anılardan bir tanesi de Yaşar Kemal ile ilgiliydi. (belki de birkaç tanesi)
Aynı masada onunla aynı dönemi paylaşmış insanlardan ortak anılarını dinliyordum.
75 yıllık zamanda öykü, roman, çocuk romanı, çeviri, röportaj, deneme türlerinde seksene yakın yapıtı yayınlanan, yurt dışında da neredeyse bir o kadar ödül kazanan, Türkçeyi dünyanın bütün kütüphanelerine sokan bir adamın, Yaşar Kemal’in hikâyelerini…
Ne büyük şanstı benim için.
O akşam bir taraftan Yaşar Kemal için “ hayattayken değeri bilinenlerden” diye içimden geçirdiğimi hatırlıyorum. (geç de olsa)
Nefesimi tutarak dinlediğim hikâyeleri bana tekrar hatırlatan “Al Gözüm Seyreyle” sergisi oldu.
Yapı Kredi Sermer Çifter Salonunda Yaşar Kemal fotoğraf ve anı sergisi.
Bu sefer Yaşar Kemal’i; başka bir dostunun çekmiş olduğu fotoğraflardan, onunla aynı dönemleri paylaşmış belgeselci, gazeteci ve yazar, Güneş Karabuda’nın gözünden seyretmiş oldum.
Tam 54 yıldır çektiği fotoğraflarla dostluklarını sergiliyor Güneş Karabuda.
Yaşar Kemal’in İstanbul, Paris, Adana gibi farklı şehirlerde, kimi zaman tek, kimi zaman Abidin Dino, Sabahattin Eyuboğlu, Cengiz Aytmatov, Thilda ve sanatçı dostlarıyla çekilmiş fotoğrafları…
Yaşar Kemal’in kendi metinlerinin de olduğu bu serginin anlamı, onun ve o fotoğraf karelerinde bulunanlar için çok büyüktür eminim.
50 yıldır İsveç’te yaşayan Karabuda “Yaşar Kemal’i yıllar yılı izlemek, Yaşar’ın bana verdiği en büyük zenginliktir” demiş.
GERÇEK BİR DOSTUN ARMAĞINI DA BÖYLE OLABİLİRDİ ANCAK.
Sergi 17 Ekim’e kadar devam ediyor.
Sevgilerimle
Olcay M. Gardner
alaturkaonline.com

