40 bin square fit üzerine kurulu merkezde neredeyse yok yok. 600 kişinin yemekli toplantı yapacağı bir salon, bin 500 kişilik yemek hazırlayabilecek bir mutfak, futbol, basketbol ve voleybol sahası, bovling salonu, masa tenisi odası, 40 kişilik kafeterya, 5 sınıf, bir bilgisayar odası ve 200 araçlık otopark kültür merkezinin teknik imkanları arasında.
Otomobil endüstrisinin kalbi sayılan Detroit, son yıllarda hep olumsuz haberlerle gündeme geliyor. Birbiri ardına kapanan firmalar, sürekli düşen emlak fiyatları Detroit’ten basına yansıyan olumsuz haberlerden sadece birkaçı. Bu kadar olumsuzluk içinde pek farkedilmese de sıradışı, yüzgüldüren işlere imza atılıyor. Balkan Amerikan Kültür Merkezi bu yüz güldüren işlerden sadece biri. İki yıl önce Federation of Balkan American Associations (FEBA) öncülüğünde kurulan kültür merkezi, Balkan kökenli Amerikalıları Detroit’te aynı çatı altında buluşturuyor. Geçtiğimiz hafta iki gün boyunca takip ettiğimiz kültür merkezi faaliyetleri ülke çapında bir çok etnik guruba örnek olacak nitelikte. Halk oyunu kurslarından, futbol turnuvalarına kadar onlarca etkinlikle tam bir cazibe merkezi haline gelen BACM, adı savaşlarla anılan Balkan çoğrafyasındaki dostluğu Michigan’da kurmuş.
Boşnak, Arnavut ve Türk toplumu mensuplarının yoğun olarak kullandığı merkezde ilk dikkatimizi çeken yaşları 5 ile 16 arasındaki 70 kişiden oluşan halay ekibi oldu. Salonu dolduran anneler, çocuklarının danslarını ilgiyle izlerken babalar ise hemen yan odada kıran kırana masa tenisi maçı yapıyordu.
Azra Hrnjic, 1995’te Bosna savaşı nedeniyle Detroit’e yerleşen ve şu an iki çocuğu ile kültür merkezinin müdavimlerinden. Çocuklarının Boşnak kültürü yanında başka kültürleri de öğrenmesini istediğini anlatarak söze başlayan Azra hanım, ‘‘Balkanlarda yaşanan bir din problemi değil. Bugüne kadar yaşananlar hep bir politikanın ürünüydü. Bugün burada dini ve diline bakmaksızın hepimiz bir aradayız. Kültür merkezini ikinci evimiz olarak görüyoruz. Birbirimizi daha iyi anlamamız için bu tarz merkezlere daha çok ihtiyaçımız var. ’’ diye konuşuyor. Her haftasonu çocuklarıyla merkeze geldiğini anlatan Azra hanım, kültür merkezinde tam bir aile ortamının olduğunu anlatıyor. Alkollü herhangi bir içeceğin olmaması ve çocuklar için birçok sportif aktiviteye imkan sağlanmasının merkezi daha da çazip hale getirdiğini de sözlerine ekliyor.
FEBA’nın girişimiyle 2009’da açılan merkezin son iki yıldır her aşamasında bulunan iki isim bulunuyor. Balkan Amerikan Kültür Merkezi başkanı Taulant Kadiu ve kordinatör Sami Koçak. Aslen Arnavut olan başkan Taulant bey, üniversiteyi ODTÜ’de okumuş, kordinatör Sami bey ise Bosna’da öğretmen olarak çalışmış. Merkezin açıldığı günden buyana çok mesafe aldıklarını anlatan başkan Kadiu, ‘ Kültür merkezimiz 300 km hız yapabilecek bir yarış arabası gibi. Şuan sadece 100 km hızla gidiyoruz. Gerçek hızımıza ulaşmak için biraz daha zamana ihtiyacımız var.’’ diyor.
40 bin square fit üzerine kurulu merkezde neredeyse yok yok. 600 kişinin yemekli toplantı yapacağı bir salon, bin 500 kişilik yemek hazırlayabilecek bir mutfak, futbol, basketbol ve voleybol sahası, bovling salonu, masa tenisi odası, 40 kişilik kafeterya, 5 sınıf, bir bilgisayar odası ve 200 araçlık otopark kültür merkezinin teknik imkanları arasında.
Kordinatör Sami Koçak’a göre; Michigan’daki Balkan kökenli Amerikalıların oranı yüzbinler düzeyinde. Böyle bir ortamda kültür merkezinin çok önemli bir misyon yüklendiği kaydeden Koçak, ‘‘Merkezimin kapısı herkese açık. Haftasonu sınfılarımızda özellikle çocuklarımız için anadil, tarih, kültür dersleri organize ediyoruz. Gençlerimiz için sayısız seminerler düzenledik: İyi bir üniversiteye girmek için ne yapılması gerekir, sivil toplumun önemini nedir gibi. Yetişkinleri yerel yetkililerle biraraya getiriyoruz. Her Balkan ülkesi için ayrı kültür, edebiyat akşamları düzenliyoruz. Balkan-Amerikan Kültür Merkezi’nin boş bir günü yok.’’ diye konuştu.
MEHMET DEMIRCI, MICHIGAN / ZAMAN



