BÜYÜK KURTARICI / KEMAL DERVİŞ’TEN SONRA “MERKEZ SOL”UN “YENİ BÜYÜK KURTARICI”SI KEMAL KILIÇDAROĞLU YA DA 3 KASIM 2002 SEÇİMLERİ ÖNCESİNDE BAHÇELİ’Yİ DE, SAHTE ANKETLER ÜZERİNDEN “SANDIKTAN BİRİNCİ PARTİ ÇIKACAKSIN” DİYE KANDIRIP, “ERKEN SEÇİM”E GİTMEYE İKNA ETMİŞLERDİ VEYAHUT MERKEZ SAĞDA CİNDORUK GİDİYOR, YILMAZ KOPUYOR, “ERDOĞAN PERDE ARKALI” LEYDİ’NİN TAKUNYA SESLERİ “DP”Yİ ÇINLATIYOR?!Büyük kurtarıcı?!
“Büyük sıçrayışı gerçekleştirmek isteyen, birkaç adım geriye gitmek zorundadır. Bugün yarına dünle beslenerek yol alır.”
Bertolt Brecht
——————
RAP… RAP… RAP…
———————-
İktidarda kimin olduğu kadar, “medya”yı kim ya da kimlerin yönlendirdiği sorusunun cevabı da önemli!
Neden?!
Niçin?!
Niye?!
Çünkü, “Merkez Medya“da ne zaman “Büyük Kurtarıcı Geldi” kampanyası başlasa, gelişmeleri irkilerek izlerim.
Aklıma o an, Kemal Derviş gelir.
Derviş’in “merkez medya”da “büyük kurtarıcı” olarak pompalandığı günleri bir hatırlayın, sonra da Derviş üzerinden Türkiye’ye giyidirilmek istenen “deli gömleği” ve arkasından iktidara iliştirilen AKP’yi!
Ki aynı Derviş, daha sonra CHP çatısı altında, Erdoğan’a ekonomide danışmanlık yapmaya devam etti.
Şimdi de, Kemal Kılıçdaroğlu’nun adının üzerinden “merkez medya”da benzer bir kampanya düzenleniyor!
“İşte CHP’yi kurtaracak adam“, “Adayım demesi bile CHP’nin oylarını fırlattı” vs diye medya üzernden yaygara kopartılmak isteniyor.
Neden?!
Niçin?!
Niye?!
Elcevap; “Turkuaz Referandum” eşiği ortada, geçilmeyi bekliyor!
——————
RAP… RAP… RAP…
———————-
Nitekim…
Hayatımın hiçbir döneminde CHP’li olmadığım gibi, Baykalcı falan da değilim!
Ne var ki, medyadaki CHP’lilerin, düne kadar ağızlarından Baykal’ı düşürmeyenler kalemlerin yazdıkları yazıları gördükçe şaşmamak, ayıplamamak, oynanan kirli oyuna çomak sokmamak elde değil!
Yeri gelmişken MİT’in yönlendirdiği solcu kalemlere şu hususu önemle hatırlatmak isterim; MİT’i AKP yönlendiriyor.
Yazarken iki defa kontrol ederek yazın, sonra çizin!
Bu bağlamda birkaç satır daha yazalım…
Hatırlayınız, kış başında “Domuz Gribi” yaygarası kopartılmıştı.
Aynı “medya”, “Domuz gribinden öleceğiz hemen aşı olun” kampanyası falan da yapmıştı.
Her gece ekranlarda domuz gribinden ölen insanların listesi de açıklanıyordu.
Sonra ne oldu, bu işin koca bir balon, yalan olduğu ortaya çıktı!
Peki aynı medyada, domuz gribini yalan olduğu ortaya çıktıktan sonra, domuz gribinden öldüğü iddia edilen insanların gerçekte hangi sebepten öldükleri açıklandı mı?!
Hayır!
Ya da “Neden, niçin”e dair aynı medyada herhangi bir “soruşturmacı gazetecilik” ürünü habere rastladınız mı?!
Hayır!
Sözün özü:
Olmayan bir hastalıktan doktorlar hastaların öldüğünü açıklıyor ya da açıklamak zorunda kalıyor ise önce siyasi iktidara bakacaksınız!
Daha sonra da AKP iktidarında, AKP Özel Örgütü’nün operasyon üssüne dönüşen MİT’e!
Nokta!
——————
RAP… RAP… RAP…
———————-
Sav’dan Kılçdaroğlu’na sürpriz desteğin sırrı!
https://www.turktime.com/default.asp?page=haber&id=95128
(…)
Merkez sağ koridorlarında, “Lady’nin takunya sesleri”!
(…)
Muharrem Sarıkaya: Erdoğan tetikledi
https://www.haberturk.com/yazarlar/515910-chpde-38-yil-sonra-yeniden
(…)
Baykal aday değilim, gün birlik günüdür!
(…)
A&G anketi: Kılıçdaroğlu başkanlığında CHP yüzde 32
https://www.milliyet.com.tr/secilmeden-fark-yapti/siyaset/haberdetay/19.05.2010/1239846/default.htm
(…)
Semih İdiz: Ankara’nın İran sıkıntısı şimdi başlıyor?
(…)
Baykal, kutlu doğum haftasında konuştu!
(…)
Güngör Uras: Borsa şirketlerinin karlarında yüzde 110 artış var!
(…)
Yılmaz Özdil: Satıyorum saaattttt..
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/14769241.asp?yazarid=249&gid=61.
(…)
Hakim Üçok: Aramayan numara aramış gibi gösteriyor ya da MİT fırçası!
https://www.milliyet.com.tr/aramayan-aramis-gibi-gosteriliyor/guncel/haberdetay/19.05.2010/1239800/default.htm
(…)
——————
RAP… RAP… RAP…
———————-
Şimdi gelelim “büyük anket palavraları”na…
Ne zaman böylesi bir ortamda “çakma anket”ler yayınlanmaya başlasa, aklıma 3 Kasım 2002 seçimleri öncesinde Bahçeli’ye yapılan “janjanlı operasyon” gelir.
Bahçeli de o çok güvenilir anket rakamlarını ciddiye alıp, sandıktan birinci parti çıkacağı umudu ile ülkeyi bir anda seçime götürmüş, sonra da barajın altında kalıp, sandığa gömülmüştü.
Ardından istifa edeceğini açıklamış, sonra vazgeçmiş, peşinden de Gül’ü Çankaya’ya çıkartarak hem demokrasiye (!) hem de derinleşen kaos ortamına hizmet etmişti.
Demem o deme değil, şu deme:
Piyasada iş yapan ne kadar anketçi var ise hepsi ya direkt AKP’den nemalanarak geçiniyor ya da perde arkasında AKP’nin olduğu şirketlerden beslenerek arştırma yapıyor!
Çünkü, para AKP’de!
Operasyonları yapan da Erdoğan!
Medya da onun elinde oyuncağa dönüşmüş durumda!
Hal böyleyken…
Adil Gür, sıcağı sıcağına yaptığı araştırmada diyormuş ki, “Adı bile sıçrattı, Kılıçdaroğlu’lu CHP’nin oy oranı yüzde 32!”
Neye göre?!
Medya üzerinden yapılan yayınlara göre!
Peki aynı araştırmacı sorsun bakalım halka, “Erdoğan gibi yolsuzluğa bulaşmış bir siyasi partinin genel başkanına neden oy veriyorsunuz?” diye, netice ne çıkacak.
Neyse demem o deme değil, şu deme:
Kılıçdaroğlu iddia ediyor ki, “Ben Porsche motoruyum, partiyi uçururum!”
Ama bilmiyor ki, kendisini genel başkanlığa getirme operasyonu yapan Önder Sav’un kasası “Murat 124” kasası!
Bu durumda ne olacak?!
Kılıçdaroğlu gaza basmaya çalışınca partinin her yerinden ses gelmeyecek mi?!
Ya da şöyle soralım:
Önder Sav değil miydi, genel yerel seçimler öncesinde Hz. Muhammed’e küfreden, “İslam”ın kutsalları ile dalga geçen?!
Önder Sav değil miydi, Vakit’te telefon konuşma kayıtları yayınlanan, “Yes / No” operasyonuna uğrayan!
Sözün özü:
Bu noktada cevabı aranması gerekli soru şu olmalı:
AKP, “Radikal Laik” Önder Sav üzerinden hem medyada hem de referandum sahasında CHP’yi vurmaya başladığında, oylar kanatlanır mı yoksa çakılır mı?!
Adil Gür bir de böyle sorsun bakalım, netice ne çıkacak!
Onun için diyeceğim şudur:
AKP, “milyar dolarlık vergi borcu” ile “kucağa” aldığı “medya”nın manşetleri üzerinden “Neo Kemal Derviş” üretmeye çalışıyor.
Parasını AKP’nin ödediği “anketler” üzerinden kamuoyu yönlendirilmeye çalışılıyor.
Ve/veya AKP, CHP’de iç operasyon yapıyor!
Nokta!
——————
RAP… RAP… RAP…
———————-
Ve…
Son olarak…
CHP’nin iç işi CHP’yi bağlar!
AKP’nin “Turkuaz Darbe” süreci bağlamında CHP de düşerse, sadece düşmüş olur!
Varolduğunu iddia ettikleri “Tarihsel misyonları” böylece son bulmuş olur.
Baykal’a gelince…
“Neden net olarak böyle bir ilişki yoktur” demiyor, yalanlamıyor, diyenler var.
Düşüncem odur ki, daha önce de yazdığım gibi Baykal daha uzağa sıçramak için bir adım geri attı, öncelikle “Komplo CD”nin teknik ve istihbari incelemesinin bitmesini bekliyor.
Bu arada partinin içini gözlüyor, notlar alıyor.
“Küçük resim”e değil, “büyük resim”e odaklandığını zannediyorum.
Kılıçdaroğlu’na gelince…
Genel başkanlık için çok acele etti, “büyük resim”i ıskaladı, kazanırken kaybetti.
Şimdi “büyük satranç tahtası”nda “sahte vezir” pozisyonunda!
Aynı zamanda Brütüs!
Farkında olmadığı, CHP içindeki gerçek mücadele Baykal ile Sav arasında yapılıyor!
Kılıçdaroğlu ise Sav’ın piyonu!
Sözün özü:
Bundan birkaç ay önce burada yazmıştık:
“Büyük bir siyasi ve medya operasyonu geliyor!”
Geldi!
Habertürk’ün düşen “fiyat”ı ile süreç başladı!
Ertuğrul Özkök gitti!
Peşinden “Komplo CD” operasyonu üzeerinden Baykal gitti!
Şimdilerde DP karışık!
Cindoruk’u göndermeye hazırlanıyorlar!
“Erdoğan perde arkalı”, Leydi’nin “takunya sesleri” DP’nin içini çınlatıyor!
Yılmaz, mutsuz, umutsuz, DP’den ayrılma hazırlığı içinde!
AKP “Anayasa değişikliği referandumu” ile karşı devrim sürecini tamamlamaya hazırlanıyor!
Fetullah Gülen ise ABD’den Türkiye’ye dönmek için gün sayıyor!
Hülasa, biten bir şey yok!
Ezcümle, ABD’nin yeni İran takvimi ile her şey yeni başlıyor!
——————
RAP… RAP… RAP…
———————-
Sevgiler
19 Mayıs 2010
Hayrullah Mahmud Özgür

HAYRULLAH MAHMUD ÖZGÜR`ün güncel analiz ve degerlendirmelerini bekliyoruz. Siteden ayrildi mi? Tskler