AnasayfaAlaturka OnlineÇankaya’da Sonbahar?!

Çankaya’da Sonbahar?!

ÇANKAYA’DA SONBAHAR /
 
HANGİ HACI
 
YA DA
 
İNGİLİZ ARKA PLANLI “SİVİL DARBECİ” AKP, İNGİLİZ ARKA PLANLI KENAN EVREN’DEN HESAP SORABİLİR Mİ
 
VEYAHUT
 
MİT, PKK ÜZERİNDEN AKP MUHALİFLERİNE SUİKAST YAPMAYA HAZIRLANIYOR; HEDEFTEKİ İSİM UĞUR DÜNDAR, 28 ŞUBAT’IN AĞIRLIK YAPAN PAŞALARI, MAŞALARI, ÇEKİRGE VS VS VS?!
 

Çankaya’da Sonbahar?!

 

“Kendi kendinin efendisi olmayan bir kimse özgür değildir.”

Claudius

 

 

————-

RAP… RAP… RAP…

———————————

 

 

Kitabın adı: “Hacı”!

Yazarı: Cüneyt Ülsever

Yayın Tarihi: 2003 OM Yayınevi, 2004 Everest.

 

 

————-

RAP… RAP… RAP…

———————————

 

 

26 Ağustos 1997…

Saat 02.23…

Yer Kayseri…
Tüm Kayseri’nin “Hacı” diye tanıdığı Hayrullah Gesili’ye evinde, gecenin kör karanlığında çalan telefondan, kardeşinin bir çifte cinayetin sanığı olarak tutuklandığı bildiriliyordu.
Ankara’ya doğru arabayla yol alırken, Hacı geçmişine doğru bir yolculuğa da başlamıştı.
Cinayet Masası başkomiserlerinden Yağız Balcı, maktullerin Savunma Bakanı ve Türkiye’de devlet ihalelerine giren büyük yabancı şirketlerin danışmanlığını yapan, “Yüzde 10 Sevil” diye tanınan Sevil Ötüşken olması nedeniyle olayın daha “derin”lerde yatan “neden”lerle açıklanabileceğini anlamıştı.
Hacı, medyaya kalsa, sadece göğsüne kadar inen gri-beyaz sakalları nedeniyle tutuklanabilecek bir şeriatçıydı.
Gazeteler hiç gecikmeden “siyasi cinayet”, “Yeşil sermaye Ankara’da hesap veriyor”, “28 Şubat’tan alınan intikam” gibi manşetler atmışlardı. Yağız Balcı denklemin bilinmeyenlerine adım adım yaklaşırken, “olmuş gibi gözüken”lerin ardındaki gerçeklerin bile, gerektiğinde nasıl değişikliğe uğrayabileceğini görecekti.
(446 Sayfa)

https://www.ilknokta.com/urun/69167/Haci.html

 

 

————-

RAP… RAP… RAP…

———————————

 

 

TSK & Pentagon arası ilişkiler mükemmel ya da AKP & ABD arası ilişkiler berbat!

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/15357722.asp?gid=233

(…)

ABD istihbarattaki “kaos”a son vermek için “ultra” boyuta geçiyor!

https://www.milliyet.com.tr/top-secret-amerika/dunya/haberdetay/20.07.2010/1265752/default.htm

(…)

Almanya’dan İHH’ya ya da AKP’ye yasak!

https://www.haber50.com/282982_Almanya%60dan-IHH%60-ya-Yasak.html

(…)

İngiliz Bakan: Çarşaf Özgürlüktür!

https://www.ntvmsnbc.com/id/25115873/

(…)

“İran, Türkiye ve Brezilya aşağılandı!”

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/15365742.asp?gid=373

(…)

 

 

————-

RAP… RAP… RAP…

———————————

 

 

Tarih: 20 Temmuz 2010

İktidarda ise 28 Şubat Süreci’nin ürünü AKP & Gülen “sivil dikta rejimi” var.

Hal böyleyken…

“Yandaş medya”nın manşetleri, “Çakma telefon kayıtları”ndan geçilmiyor.

Bir kısım sözde gazeteciler ise bu kayıtları doğru kabul edip ekrandan “bühtan”da bulunmaya devam ediyor.

Bu bağlamda, 2003 yılında Cüneyt Ülsever imzası ile yayınlanan “Hacı” isimli kitabın 426’ncı sayfasından “O kafa”lara cevap olabilecek bir pasaj yansıtayım…

Şerif Albay bir an duraksadı:

“Nasıl yaparsın?” diye sordu.

Emniyet İstihbarat’ta görevli, MI5’te eğitim almış, teknik konularda uzman polis memuru “komplo” için cevap verdi:

“Onun kayıtlı sesini, benim bir banda önceden yaptığım konuşmaya monte edersem, benim konuşmam tamamen onun sesinden nakledilir hale gelir. Bu tekniği İstihbarat’ta kontr-espiyonaj’da öğrendim.”

Şekerim, dikkatinizi çekerim, bu satırlar Cüneyt Ülsever’in 2003’te yayınlanan bir romanında geçiyor.

Yani, “çakma konuşma kaydı düzenleme” işi medya için yeni bir buluş, konu, muhabbet değil!

 

 

————-

RAP… RAP… RAP…

———————————

 

 

Başbuğ: Soruşturun!

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/15357727.asp?gid=233

(…)

Heron suçlamasına içerden yanıt: “O teğmen uçakta o yarbay Napoli’deydi!”

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/15357720.asp?gid=233&srid=4079&oid=5&l=1

(…)

PKK 3 keskin nişancı (!) kiraladı ya da Fidan müsteşarlığındaki MİT, AKP muhalifi gazetecilere ve 28 Şubat’ın ağırlık yapan paşalarına suikast yapmaya hazırlanıyor!

https://www.haberturk.com/yasam/haber/533672-pkk-3-sirp-sniper-kiraladi

(…)

Gazeteciyi delik deşik ettiler!

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/15357634.asp?gid=200

(…)

 

 

————-

RAP… RAP… RAP…

———————————

 

 

Nitekim…

Cüneyt Ülsever’in kitabında, 2003 yılından bugünlere gönderme “raslantılar” var.

Şöyle ki:

Romanın kahramanı “Hacı” anonim bir karakter.

Fetullah Gülen’in manevi kişiliğinde “cemaat”in iş görme şekli anlatılıyor.

Kardeşi Faruk Gesili ise “Melih Gökçek”, Cüneyd Zapsu konumunda!

Leydi ise CNR Fuarcılık’tan Ceyda Erem kimliğinde!

Apachi helikopter ihalesi bağlamında silüeti ortada dolaştırılan general ise Çevik Bir’e çok  benziyor.

Kitapta özetle, 28 Şubat süreci sonrasında Ankara’da yaşanan milyar dolarlık bir askeri helikopter ihalesi ve savunma bakanı, cemaatten karanlık işler yapan bir adam ve iş takipçisi bir kadın arasında yaşanan aşk üçgeni anlatılıyor.

Aynı zamanda Polis, helikopter ihalesi ile iç içe geçmiş bakan cinayeti üzerinden ordu, emniyet ve polis içinde büyük bir soruşturma başlatıyor.

Daha sonra operasyona uğrayacak, JİTEM ve Özel Harp Dairesi’nin adı kitapta özenle çiziliyor.

Ergenekon davasına benzeyen süreç, kitapta Asenacılar olarak anlatılmış.

(Sayfa 456)

Apachi ihalesine katılan devletler:

Bir yanda ABD-İsrail birlikteliği var.

Diğer yanda ise Alman şirket!

350 yeni helikopter, 335 helikopter elden geçirilecek.

Bu ihale sürecinde 15 yılda kullanılacak, 1 buçuk milyar dolarlık bir komisyondan yani rüşvetten bahsediliyor.

Kitabın başından sonuna kadar kahramanımız temiz, dürüst, İngiliz Polisi içinde eğitim almış Fetullahçı polisler!

Kitabın sonuna doğru, Türk Devleti içine sızmış Alman derin devletinin, Türk askeri istihbaratının da desteği ile nasıl çökertildiği anlatılıyor.

Faruk Gesili (Melih Gökçek) ise olay deşifre olunca, Alman İstihbaratı’nın Türkiye’deki adamı olduğunu, onlar adına ihalelere girdiğini itiraf edip, Almanlar’ın ordu, MİT, Polis, Medya, İşdünyası’ndaki ayaklarını deşifre ediyor.

Askeri İstihbarat’taki Albay’ın kontrespiyonaj teklifini kabul edip, işlediği bakan cinayetinden dolayı hapis yatmaktan kurtuluyor; ki savunma bakanı aynı zamanda bu iş için Almanlardan açıktan rüşvet alıp, buna rağmen verdiği sözü başbakanın araya girmesi üzerine tutamıyor, öldürülüyor.

Sözün özü:

Şimdi diyebilirsiniz ki, bunca satırı ne diye yazdın?

1-Hacı kitabını ilk çıktığında okumuştum, aradan uzun zaman geçti. Kitaptaki birçok olayın benzeri de yaşandı, televizyona filmi de bir yönü ile çekildi ama hiç kimse Ergenekon üzerinden kitaptan alıntı yapmadı! Yeri geldi, benzerliklere dikkat çekelim dedim. Rastlantının fazlası kasta girer!

2- Ergenekon operasyonunda İngilizler, “ulusalcıların, Atatürkçülerin, laik çağdaş yaşam” diyenlerin arka planlarından çekilip, dincilerin, irticacıların arka planına doğru sert bir geçiş yaptı! Yaşanan komplo CD, çakma ses kayıtlarının perde arkasında MI6 ile Emniyet ve MİT’in kurduğu karanlık bir tezgah var.

 

 

————-

RAP… RAP… RAP…

———————————

 

 

Bu bağlamda, yeri gelmişken, “Hacı” isimli kitabın girişinden, SESAR Başkanı İsmail Yıldız’ın çok sevdiği Asaf Halet Çelebi’nin “Cüneyd” başlıklı şiirini bir kez de ben, buradan tekrarlamış olayım:

bakanlar bana
gövdemi görürler
ben başka yerdeyim
gömenler beni
gövdemi gömerler
ben başka yerdeyim
aç cübbeni cüneyd
ne görüyorsun
görünmeyeni
cüneyd nerede
cüneyd ne oldu
sana bana olan
ona da oldu
kendi cübbesi altında
cüneyd yok oldu

 

 

————-

RAP… RAP… RAP…

———————————

 

 

Öte yandan…

Medyada gündem:

“12 Eylül Referandumu!”

Hülasa:

AKP demokrasi havarisi kesilmiş!

Gören de, milletvekili dokunulmazlıkları kaldırıp, seçim barajını yüzde 7 ya da yüzde 5’e düşürüp halka oylatıyor zannedebilir!

Ne büyük palavra!

Bazı meslektaşlarımız, eski tanıdıklarımız ise utanmadan, yüzleri kızarmadan “AKP, 12 Eylül’den hesap soruyor” diye yazmakta bir sakınca görmüyor.

Oysa ki, onların atladıkları bir diğer nokta da şu:

AKP, Cumhurbaşkanlığı seçiminde nasıl hukuk ihlalleri yapıyor ise şimdi de bir benzerini tekrarlıyor.

AB müktesebatına göre aynı anda birçok yasa maddesinin halka sorulması yani “referandum”a götürülmesi mümkün olmasa da, AKP “biz yaptık oldu” mantığı içinde hareket etmeye devam ediyor.

Bu bağlamda durum analiz:

12 Eylül Anayasası’nın arkasındaki güç, Kenan Evren’in yüksek siyaset ligindeki arka planı İngiliz!

AKP, İngiliz perde arkalı bir ankesörlü telefon!

Gül, İngiliz arka planlı bir Cumhurbaşkanı!

AKP’nin yeni Anayasa taslağı da İngiliz IISS imzalı!

Yani, AKP kim ki, Kenan Evren’den hesap soracak!?

Fıkra gibi oldu, o noktadan devamla:

Velev ki, zamanı aşımı yok diyelim, İngiliz arka planlı sivil darbeci AKP, Gül, Gülen, Erdoğan, İngiliz arka planlı darbeci Evren’den hesap sorabilir mi?!

Güldürmeyin adamı!?

İngiliz Büyükelçisi’nin işi ne, bunları idare etmek, kafa kafaya tokuşmalarını önlemek değil mi?!

 

 

————-

RAP… RAP… RAP…

———————————

 

 

Yavuz Donat: Evren’den yeni Anayasa yorumu ya da İngiliz arka planlı komşuların yaz sohbeti!

https://www.sabah.com.tr/Yazarlar/donat/2010/07/20/roportaj_degil_komsu_sohbeti

(…)

28 Şubat’ın 1 numaralı tanığı mı yoksa sanığı mı veyahut Fatih Çekirge nerede?!

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/15357726.asp?gid=233

(…)

AKP, Mahmur’dan gelenleri neden dağa geri gönderdi ya da AKP’den PKK’ya referandum açılımı: Siz şimdi dağa gidin, önce biz devleti yıkalım sonra nasılsa Kürdistan için geri gelirsiniz!

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/15357719.asp?gid=233

(…)

Yunanlı Amiral: Türklerin yaptığı öneri insani bir jestti!

https://www.birincikuvvet.com/Dunya/225429-Turklerin_yaptigi_oneri_insani_bir_jestti.html

(…)

 

 

————-

RAP… RAP… RAP…

———————————

 

 

Ve…

Son olarak…

2010 güz vakti, derinleşen “kaos”un takvimi:

Bir yanda AKP muhaliflerinin üzerine giden Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz var.

Diğer yanda ise Cemaatlerin üzerine giden Erzincan Savcısı İlhan Cihaner!

Görünen o ki, 13 Eylül sabahı her şey ters yüz olacak.

Yani, F Tipi kapılar yürümekte olan bir dava kapsamında çalınacak!

Bu bağlamda, Cüneyt Ülsever’in “Hacı” romanına bakacak olursak, o kitap Fetullahçılar açısından mutlu sonla bitiyordu.

Fetullahçı Polisler, İngilizler adına, TSK içindeki hem Asenacıları hem de devlet içindeki Alman uzantılarını temizleyip, hasta yatağında olan Hayrullah Gesili’ye müjdeli haberi veriyorlardı.

Ne var ki, adı üstünde bir yönü ile isabet kaydetmiş olsa da, Ülsever’inki bir roman!

Görünen o ki, AKP & Gülen iktidarında, “ultra voltran”ın kılıcını bir kez daha kınından çekmeye hazırlandığı bir konjonktürde, “çakma hacı”ları iyi bir son beklemiyor.

Hedefteki ülke İran ve onunla bağlantılı adreslerin olduğu bir ortamda, “Kontrollü kaos süreci”nin alt metninin oluşmasına katkıda bulunanlar, muhakkak “otoriteden izin almadan Atatürk Türkiyesi’ni yıkmak için operasyon yapan”lar için orijinal bir final düşünmüşlerdir değil mi?!

Sözün özü:

2010 “güz” keskin virajı, kimilerine göre bir son, kimilerine göreyse yeni bir dönemin başlangıcı olacak!

Ezcümle, bu yıl “Çankaya savaşları” bağlamında “Sonbahar” çok sancılı geçecek!

 

Sevgiler

20 Temmuz 2010

Hayrullah Mahmud Özgür

Yorum Yap

Lütfen yorumunuzu girin!
İsminizi Buraya Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

500,845BeğenenlerBeğen
93,931TakipçilerTakip Et
3,552TakipçilerTakip Et
7,662TakipçilerTakip Et
58,900AboneAbone Ol

Kaçırmayın