Yazmayı çok sevdim ben kendimi bildim bileli.
Küçükken minik defterlerime yazardım ve saklardım yazdıklarımı. Üniversiteye başladığımda bir defter aldım kendime, kalın kapaklı, ciltli bir defter. Rengarenk kalemler de aldım. Başladım yazmaya… Bazen keyifli bir günümü anlattım bazen bir sıkıntımı. Bu farklı zaman,mod ve farklı renklerdeki yazıların arasına Nazım Hikmet, Can Yücel gibi birçok usta kalemlerin şiirlerini, yazılarını da ekledim. Bir köşe yazısını oturdum yazdım mesela tekrar, okudukça aldığım keyfi yazarken de aldım. Bu defter benim dünyam oldu adeta, ama günlük gibi değil ya da makalelerin, şiirlerin toplandığı genel itibariyle güzel ama bana ait olmayan bir defter de değil. Benimdi, elim gözüm kadar gerçek ve bir o kadar benim. Kalın ciltli olsun istedim, yıllarca aynı kalsın, hiç bozulmasın diye. Defterimin adını da aldığım gün koydum, sanki gördüğüm an adını biliyormuşum gibiydi, hemen de benimsedim: Torun Defteri.
İstedimki ben anlatayım kendimi. Bir anlam bütünlüğü, sanatsal bir yapısı olsun gibi dertlerim hiç olmadı. Cümle düşüklüklerini, kötü kalemle yazılmış olmasını, şeklini semalını hiç düşünmedim, dert etmedim kendime. Ama çok özendim, en içten en samimi haliyle benim dünyam o defterin içinde saklıydı. İstedimki kalsın hep böyle, yıllar sonra bir gün çocuklarım, torunlarım olduğunda açıp okusunlar, mutlularsa daha da çok mutlu olsunlar, suratları aşıksa herhangi bir nedenden ötürü üzülmesinler, çünkü hayat güzel… Defterimi yaza yaza bitirmiştim bir buçuk yılda, hala saklıyorum ve bir ömür saklayacağım.
Yıllar geçti, hala bir yazma açlığı içimde. Hayallerim yön verdi yazdığım şeylere, bazen bir kitap arkasına, bazen bir word dosyasına anlattım aklımdan geçenleri, yaşadıklarımı, öğrendiklerimi, öğrenmek istediklerimi, hatalarımı, çıkardığım dersleri. Şimdiyse, yeni durağım Alaturka Online . Hayallerim hayatıma değer kattı ve daha gerçekleştirmeden başladı hep sevinci, heyecanı. İstemekle başlıyor her şey ve ne istediğini iyi bilmek,hayal her neyse gerçekleştirince mutlu olacağına inanmak gerekiyor. Ben çok şanslıyım ki Canım Ailem benim en büyük hayal destekçim. Onlar iyi ki varlar!
Eksi 10 işe hayal bile edemediğim bir hayaldi. Nasıl başladığının hikayesini de anlatacağım sonra. Ama bundan çok önce bu haftaki keyifli çekimimizden bahsetmeli. TRT demiş katalog yapacağız, Ekşi 10 ‘a haber uçurmuşlar, demişler sunucularınızın imaj fotoğraflarını istiyoruz. Hemen hızlı bir organizasyon, mekan zaman hemen seçildi, belirlendi. Hemen ertesi gününde herkes hazırlandı ve Newport Beach’te buluştuk. California’da yılın 360 günü güneşli geçer, 5 i geçmez. o 5′inden biri çekim günümüze denk geldi. Yağmur, fırtına… Aman Tanrım! Çekim yapmamız şart! Birkaç saat içinde tamamlanması şart! Türkiye’ye gönderilmesi şart. Bakın sonunda bulduğumuz çekim mekanımıza…
İrem Akdere / Los Angeles
irem@alaturkaonline.com


