
Dünyanın bir ucu ve Biz Türkler. İşte size dünyanın bir ucundan Türk manzaraları. Mahmut Ekenel yazdı.
Dünyanın bir ucu ve Biz Türkler
Hem Sonbahar güneşinin renk verdiği ağaç yapraklarının bazen sıcak, bazen soğuk esen bir rüzgarla yollara savrulmasına tatlı bir hüzünle bakıyor, hem de sahibi Türk olan bir lokantayı arıyordum Pittsburgh şehir merkezinde. Aslında her gittiğim şehirde Türk lokantası arama huyum yoktur. Ama bu sefer tavsiye üzerine gidiyordum. Amerikalı bir bayan meslektaşım çok memnun kalmış, her tanıdığına tavsiye ediyordu. Bayan meslektaşım üniversite okurken Türk arkadaşlarından bizim yemek isimlerini öğrenmiş, yemeklerin Türkçe isimlerini kullanarak sipariş verdiği için bizim Türk aşçı çok sevinmiş, her yemekten birer kaşık fazla koymuş. Meslektaşım da çok mutlu olmuş. Konferans salonundaki herkese “Siz hiç Türk yemeklerinin tadına baktınız mı?” diye sorup durdu bütün gün.
Her harfi farklı bir rekte olan İstanbul yazılı bayrak rengi tişört giymiş bir bayan merhaba dedi güler yüzüyle lokantaya girer girmez. Türk olduğumu söylemedim, ama eminim kan çekmiştir. Çok güzeldi yemekler; Türk aşçımız da çok sempatik. Sırada beklerken bir Amerikalı kısır yemeğine “tabouli” deyince bizim aşcı hemen ona kısır kelimesini öğretiverdi. Kısır ile tabouli’nin farklı malzemelerden yapıldığını anlattıktan sonra elbette; sadece Türkçe öğretmek için değil.
Hoşuma gitmişti bizim aşcının tavrı. Ertesi gün aldım götürdüm oraya üç Amerikalı arkadaşımı. Bu sefer tanıttım kendimi Türk olarak. Bizim aşcı çok memnun oldu. Tabağımızı ağzına kadar doldurdu. Çok teşekkür ederek ayrıldık lokantadan. Arkadaşlarım biraz daha fazla bahşiş bırakmak için döndüler yarı yoldan. Bir arkadaşım yaşadığı şehre döner dönmez Türk lokantası arayacağım dedi mutluluktan.

Dönüş yolunda bir müddet önceki Puerto Rico gezim geldi aklıma. Puerto Rico’da gezerken bir Türk lokantası çıkmıştı karşıma. Harika demiştim. Tam da Puerto Rico mutfağından sıkılmaya başlamıştım. Ne güzel gider bir döner şimdi. İki Türk açmışlardı lokantayı. Beklediğimin aksine hiç hoş karşılanmamıştım.
Hatta “Puerto Rico’yu nasıl buldunuz“ soruma, “haritaya baktık” diye verilen cevap sinirimi bozmaya yetmişti. Tam anlamıyla “biz sizlerden kaçmıştık, burda da mı buldunuz bizi” tavrıydı bu. Sesimi çıkarmamıştım; yemeğimi paketletip hemen ayrılmıştım. Bir gün sonra bir dükkanda hediyelik eşya alırken onları çok iyi tanıyan biriyle tanışmıştım. Meğer bizim Türk lokantacıların başından geçmeyen kalmamış. Geziye gelen ya da turistlik gemilerde çalışan Türklerin bazıları rahatsızlık vermişler. Borç almış ödememişler, bedava yemek ve kalacak yer istemişler, daha neler neler.
İşte size dünyanın bir ucundan Türk manzaraları. Bana bu iki ayrı duyguyu yaşatan insanlar benim memleketimin vatandaşları. Her ülkenin insanı böyle mi yoksa biz mi farklıyız bilmiyorum. Ama ne olursa olsun ben memleketimin insanını seviyorum.
Mahmut Ekenel


Her gittigin yer hakkinda gayet samimi ve faydali bilgiler yaziyorsun, eline saglik. Ozellikle de Guney Kaliforniya yazilarini aksatmazsin umarim, haberleri senden aliyoruz (bir dahaki LA ziyaretimde haberdar etmeye calisacagim). Herhalde artik Pittsburgh yolu gorundugunde de lokantanin adresi icin seni ararim:)