
Dünyanın En Başarılı Üniversitesi. Mahmut Ekenel yazdı.
Dünyanın En Başarılı Üniversitesi
Eğer siz ABD devletinin araştırma-geliştirme kaynaklarının büyük kısmını dağıtmakla görevli olan National Science Foundation (NSF) yöneticilerinden biri olsaydınız, ve birgün beş milyon dolara malettiğiniz tsunami araştırma havuzunu habersiz ziyaret ettiğinizde öğrencilerin havuzda sörf yapmakta olduğunu görseydiniz, tepkiniz ne olurdu?
Sizin tepkiniz ne olurdu bilmiyorum ama, bu olayı anlatan NSF yöneticisi kahkahalarla gülüyordu “araştırma fonları” adli seminerini verirken.
“Nasıl kızabilirdim” diyordu anlattığı hatırasından sonra. “Çok kısa bir sürede dünyanın en büyük teknik dergilerinde birçoğu ödül almış onlarca teknik yayın yapmayı başarmıştı bu çocuklar, yanımda mayom olsa bende katılırdım onlara” diye eklemeyi unutmadan.
National Science Foundation (NSF), 2000 yılında deprem araştırmaları için 82 milyon dolar araştırma-geliştirme kaynağı vereceğini duyurdu. Bu kaynağın 52 milyon dolarını ABD içindeki çeşitli üniversitelere deprem araştırma laboratuvarı kurmak için kullanılacağını ilan etti.
Geri kalan 30 milyon dolarla da bu bilginin diğer ABD üniversiteleriyle paylaşımı için network oluşturulacağını açıkladı. Büyük bir rekabetin sonucunda en büyük pay Cornell Üniversitesi, California Üniversitesi-Berkeley, USC ve UCLA gibi ülkenin tanınmış üniversiteleri arasında paylaşıldıysa da, Oregan State Üniversitesi en büyük Tsunami laboratuvarını kurma hakkını kazandı.
Proje kapsamında İnşaat Mühendisliği bünyesine büyük bir laboratuvar inşaa edildi. Bu proje süresince onlarca yüksek öğrenim öğrencisi master ve doktora programları boyunca araştırma yaptı, harcırak aldı. Benim doktora eğitimim boyunca çalıştığım proje de Federal Karayolları Müdürlüğü tarafından desteklenmişti.
Çalıştığım araştırma merkezi beş yıllık bir araştırma için 12 milyon dolar kaynak almış, bu kaynak sayesinde ben dahil onlarca arkadaşım hem araştırma yapmış, hem de aylık harcırak almıştı. Bu verdiğim örnekler aslında devede kulak kalıyor, ABD devleti araştırma ve geliştirme için milyar dolarlar harcamaktan hiç çekinmiyor.

Akademi ile ilgili alan herkes eminim duymuştur. Sanghay’daki Jiao Tong Üniversitesi tarafından hazırlanan dünyanın en iyi 500 üniversitesi sıralamasının içinde sadece bir Türk üniversitesi 424. sırada yer aldı 2010 yılında (İstanbul Üniversitesi; https://www.arwu.org/ARWU2010.jsp). İşte size ülkelerin araştırma geliştirmeye ayırdıkları kaynaklardan ve sıralamada ilk 100 içine soktukları üniversite sayısından birkaç örnek:
| Ülke | Araştırma geliştirmeye ayrılan kaynak (milyar dolar) | İlk 100 içindeki üniversite sayısı |
| ABD | 330 | 54 |
| AB üye ülkeleri toplam | 230 | 32 |
| Japonya | 130 | 6 |
| Türkiye | 2 | – |
Türkiye’nin ayırdığı kaynak malesef kıyaslanamayacak kadar küçük. Hatta nüfusu Türkiye’nin 15’te biri olan Finlandiya geçen yıl 7.5 milyar dolar harcamış araştırma ve geliştirmeye ve ilk 100’de 1 üniversitesi var. Kendi alanımdaki Türk araştırmacıların yayınlarını yakından takip edebiliyorum. Türk araştırmacıların imkan verildiği zaman neler yapabileceklerini iyi biliyorum. Demek ki ülkemizdeki en büyük ihtiyaç akademisyenlerimize kaynak, imkan ve akademik özgürlük vermek. Yani üniversite profesörlerini bir lise öğretmenine dönüştürmeden araştırma yapmalarını kolaylaştırmak. İnanıyorum ki maddi ve akademik özgürlüğe kavuşmuş Türk akademisyenleri kendi üniversitelerini dünyanın ilk 500 değil, 100 üniversitesi içine sokmakta çok zorlanmayacaklardır.
Mahmut Ekenel / Los Angeles
