
Gizem’li sır?! Hayrullah Mahmud yazdı. Görünen o ki, o sır’ra günümüz dünya’sında vakıf olan bir avuç insan!
Gizem’li sır?!
Otto von Bismarck’ın deyişiyle söyleyecek olursak, “Savaş bilimi pek az kişi tarafından bilinen gizemli bir sır’dır.”
Görünen o ki, o sır’ra günümüz dünya’sında vakıf olan bir avuç insan!
Bu çerçeve’de cevap’ını arayan basit soru:
“Suriye ateş’i” Türkiye’yi yakar mı?!
Dolar, Euro’nun ateş’ine bakılacak olursa, ilk elden cep’leri yaktığı aşikar.
Kemal Derviş’in Türkiye’ye “Kurtarıcı” olarak gönderildiği günkü tablo’nun neredeyse 2 buçuk katı.
Sıfır atmak’la, ekonominin ne kadar düzeldiği ortada.
Bu çerçeve’de bir başka soru:
Derinleşen kaos ortamında Türkiye nereye koşuyor?!
CUMHURİYET ATEŞ’i
Nitekim…
Bu sorunun tıpkısının aynısı, 2007 öncesinde sorulmuş ve AB fonlarından akıtılan su ile “Cumhuriyet Mitingleri” düzenlenmişti.
Başrolde Jandarma eski kumandanı Şener Eruygur, medya patronu Tuncay Özkan, yanında da Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Tansel Çölaşan.
AB’den Hilmi Özkök’ün kontrol’ünde Şener Eruygur ve/veya MİT’in frankofon yorgun yüzleri.
3 Y’den mülhem ‘bond çanta’nın içindeki para’da kimlerin parmak iz var ise hepsi süreç’te kurşun asker.
Derken, değişen konjonktür’e binaen, Silivri kumpas’ı.
“İstihbarat Savaşları” çerçevesi’nde, Türkiye sahnesinde su o kadar çok bulandırıldı ki, at izi it izine ve/veya it izi çakal (kurt’a kıyamam) izine karıştı.
BOP’un final’inde, Çevik Bir, Hilmi Özkök’ün postacısı!
GÖRÜNTÜLÜ MESAJ
Ki…
‘Görüntülü Mesaj’da şöyle bir sahne var:
Gazeteci, sivil asker güvenlik bürokratlarının olduğu yuvarlak masa toplantısında diyor ki:
Hepimiz Mustafa Kemal’iz!
Hepimiz İsmet İnönü’yüz!
Hepimiz Kazım Karabekir’iz!
Hepimiz Fevzi Çakmak’ız!
J2’nin başı dikkatle dinlerken, derin istihbarat’ın toplantıya katılan namlı stratejist’i diyor ki,
“Bu söylenenlere diyecek bir şey yok, yalnız ben sayın gazeteciye katılmıyorum, katılmadığım kısımlarını size özel olarak anlatırım.”
Toplantı burada bitiyor, herkes dağılıyor.
Naçizane katkı not’u:
Hepimiz Mustafa Kemal’iz, 2007’nin hikayesi!
Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşları 1. Dünya Savaşı’nın muzaffer kahramanları.
2007 sonrasındaki tablo’ya bakılacak olursa, muzaffer kumandan Hilmi Özkök.
Nazi’lerin, Derin Almanlar’ın, Derin MİT’in Türkiye’deki 1 numarası.
KİM’İN ÖZEL’İ
Nüans?
!
2007 sonrasında ne yaşandığı ortada!
Ne kadar Atatürkçü var ise Silivri giyotin’inden geçirildi.
2010’da, Silivri kordüğümü devam ederken, MİT’in, Gülen’in, Gül’ün, Erdoğan’ın ortak operasyon’u ile Necdet Özel, Genelkurmay Başkanı yapıldı.
15 Temmuz’da, Necdet Özel’in atadığı Gülen’ciler darbe (!) yaptı,
FETÖ’cü diye birçok isim içeri toplandı ama şimdiye kadar ne Erdoğan ne Gül ne MİT ne de Özel “15 Temmuz kötü istihbari şakası” çerçevesi’nde hesap vermiş değil!
Uzun laf’ın hülasası:
Cevabı aranan soru şu; “İsrail / İran makas’ından hangi kapı’yı sonuna kadar zorlayarak çıkmak istersiniz?!”
Hilmi Özkök, BOP’un final sahnesinde Urla’da ve de 28 Şubat’ın yorgun paşaları, maşaları, derin istihbarat üzerinden heybe’sinde.
Zekeriya Öz gibi süreç’e iliştirilen Necdet Özel ise Gülen, Gül, Akşener, Kılıçdaroğlu, Bahçeli, özet’le Erdoğan’ı tasfiye etmesi için hazırlanan kamp’ın başında!
Mehmet Ağar’ın yakın dostu yeni merkez medya patron’u Erdoğan Demirören’in katar’ında Necdet Özel familya var.
HANGİ ALMAN
Demem o ki:
Su özenle bulandırılsa da, ‘büyük resim’de 1. Dünya Savaşı’nın rövanş’ı var.
Almanlar, yeni emperyal vizyon.
2007 öncesinde, büyük savaş’ı kazandılar.
Neo Nazi’leri, küre’yi saran istihbarat ağı olarak kabul edecek olursak, Putin de, Trump da, Erdoğan da aynı linki’n vitrin yüz’leri.
Diğer yüz’de AB var.
Neo II. Dünya Savaşı saflaşması kapsamında, derin Almanlar yani Nazi’ler Londra üzerinden İngilizce konuşuyor.
Demem şu ki:
İnşaat işi yapan yeni zenginlerimiz anlasın diye daha açık yazalım:
28 Şubat kurmacası üzerinden hırpalanmak mı istersiniz yoksa Mesut Yılmaz üzerinden kazanımlarınızı korumak mı?!
Hilmi Özkök, BOP’un final’inde hem 28 Şubatçılar’ın hem de AB’cilerin Türkiye’deki patron’u.
Tuncay Özkan, ex Şener Eruygur vb isimler üzerinden çevrilen dümen’in neticesi dün gibi taze.
Çürük, hurda malzemeden sağlam inşaat çıksaydı, Silivri süreç’i yaşanmazdı.
İKİZ SATRANÇ TAHTASI
Zihinler karışmasın diye söylüyorum:
2007 öncesinde birileri “Bana bırak, bize bırak” dediği için Silivri mayın’ı görülmedi.
İkiz satranç tahtası’nda oynayan sadece Putin değil!
BOP’un final’inde naçizane Milyon’da 1’ler de eşzamanlı hamle yapıyor.
Satranç Tahtası’nın yek’inde Erdoğan (sahte) vezir.
Diğer tahtada Hilmi Özkök.
Detay hamleler ile kimsenin zihnini yormayalım.
Soru basit:
Alman (ABD) Hilmi Özkök mü İngiliz Necdet Özel mi?!
2018 real politik’indeki ayrışma ve/veya çarpışma bu iki isim üzerinden yapılıyor.
Perdesi aralanan süreç’te, AB’den Hilmi Özkök’ün askerleri ile Acem Bazran’dan Necdet Özel’in askerleri yarışıyor.
Necdet Özel’in kitap’ını yazdığımız gibi ihtiyaç hasıl olur ise kötü istihbari şakalar yapan Hilmi Özkök’ün kitap’ını da yazarız.
Ne Alman, ne İngiliz, ne Fransız ve hatta paranoyaklar için açık seçik yazalım ne Yahudi, ne Acem, ne ABD, ne Rus, ne de uzaylı sevdalısıyız!
TANGO
Ve…
Son olarak…
1 Dünya Savaşı’nın kafa yapısı ile post modern harp’te saf’laşan, “yönlendiren devlet” mavrası adı altında, İngiliz’in kucağından kalkıp Alman’ın kucağına devlet’i oturtmaya çalışanlar ile aramızda fark var.
Belki, MİT’in dahi istihbaratçıları da bir gün bu farkı anlar.
Bu sebep’ten kucak dansı değil tango!
Almanlar kazandığına göre, Türkiye’nin borç’u “fiktif” diye bakmak mümkün!
Velev ki, değil!
“Allah’la, Atatürk’le aldatanlar” diye başlayıp, sonra da Alman’la aldatanları ebediyet’e yolcu etmek de mümkün!
Konjonktür her yön’e, her şey’e müsait.
Kaldı ki, Alman naturası gereği almayı sever, borç da olsa faiz’siz bir şey verir mi?!
BOP’ta yağmalanan Türkiye taşınmazlarından hangi devlet ne kadar kaldırmış?!
220 milyar dolar’la başlayan borç, nasıl olmuş da üç katına tırmanmış!?
Ekonomi her şeyi belirler ise enerji bazlı güvenlik arayışları kapsamında, 2001’i aratmayan “devalüasyon & neo anadolu ateş’i” sarmal ortada.
Almanlar, İngilizce konuşuyor olsa da BOP’un final dil’i Türkçe!
Halay değil, “Medeniyet Tango‘su”.
Aynı su’da iki defa yıkanılmaz.
Görmek isteyenler için “sır’rın sırrı” ortada.
Nokta.
12 Nisan 2018
Hayrullah Mahmud
