Bu seferki durak Orange County. LA’in arka bahçesi, ama en güzel bahçesi. Geçtiğimiz haftaki çekimlerimiz için Laguna Beach’teydik.
İlk defa 2007 ‘de gitmiştim Laguna Beach’e. İlk görüşte aşktı benimkisi. Fotoğrafını çektiğim palmiyeler uzun süre bilgisayarımın masaüstünde kaldı. Hem sevdiğimden, hem özlediğimden, hem gitmek istediğimden.
Amerika’ya son gelişimde Laguna Beach’e ilk defa gittiğimde çok duygulanmıştım. Bu ufak kasabaya 10 mil ötede yaşamak bir hayaldi, ve o hayal gerçek olmuştu. Peki Laguna Beach nasıl bir yer? Neler var? Neden bu kadar özel ve güzel? Eksi 10 anons çekimimiz boyunca çektiğim fotoğraflarla bir California rüzgarına kapılalım… Kahvemizi alalım, onu içerken bir yandan Diana Krall dinleyelim bir de hayal edelim, Dünya küçük , zaman kısa, gezecek görecek yer, yapılacak şey çok… Nihayetinde mutlu bir hayat değil mi amacımız? Neden bir palmiye resminden yola çıkıp kendimize yeni hayaller edinip onun peşine düşmeyelim ki?
2007 yılında Laguna Beach’e ilk geldiğimde, burada evlenen bir çifte rastlamıştım. Dünyadaki en romantik beach sıralamasında ilk 10 da yer alsa şaşırmayacağım Pasifik kıyısının bu güzel sahilinde, gün batımında palmiyeler altında çekilen fotoğraflarının çirkin olması mümkün mü hiç?
Laguna Beach sanatın göbeğinde, dört bir yanı galerilerle,müzelerle çevrili. California’nın Pasific Coast Highway’inde Newport Beach’i takip ederek palmiyeleriyle ve okyanus manzarasıyla karşılıyor bizi.
Bu sakin ve hayat dolu sahil kasabasında her sene çeşitli sanat festivalleri düzenleniyor. Burada yaşayan insanlar için sanat hayatın önemli bir parçası. Evleri, restoranları, cafeleri, butik otelleri, mobilya mağazaları hep kumsalın, okyanusun etkileriyle şekillenmiş. Bu yaşam tarzını kimi zaman mimari dokuda, kimi zaman açıkhava jazz konselerinde görmek mümkün. Sanat sokakta, her yerde… Öyle ki bazen anlamakta güçlük bile çekiyor insan.
Bir de parkları var Laguna Beach’in… Tepede böyle… Hani tam okyanus kıyısında olandan… Rengarenk çiçekler var, heykeller var. Kitabını alan bir banka oturup keyif yapıyor, arkadaşlarıyla buluşan tepedeki deniz ürünleri restoranında yemeğini yiyor, yürüyüşe çıkan köpeğini de yanına alıyor, sörf tahtasını alan da kumsala iniyor.
Biz de kameramızı aldık, gittik anonsumuzu çekmeye.
Laguna Beach’te ne yapmalı? Bol bol fotoğraf çekmeli, okyanusun soğuk soğuk sularında yüzmeli, sörf yapmalı. Jazz konserlerine gitmeli, sanat müzelerini gezmeli, sahilde voleybol oynamalı, yoga yapmalı, mobilya dükkanlarından bej rengi, açık mavi tonlarda resim çerçeveleri, deniz kokulu mumlar almalı…
Günün derdinden, sıkıntısından uzaklaşmalı… Biraz dinlenmeli, biraz rüzgarı dinlemeli… Huzuru bulana kadar da beklemeli, gün batımını gün doğumunu izlemeli….
İrem Akdere / Los Angeles
irem@alaturkaonline.com

















