HİLAL’İN AĞZI / YENİ MAHALLELİ “EŞEK”LER UÇABİLİR Mİ YA DA MİT, BAYKAL’A YAPTIĞI ŞANTAJI KESMEZ İSE TÜRKİYE’DE NELER YAŞANIR VEYAHUT MİT’E “İDAM FERMANI” KIVAMINDA ALTERNATİF SENARYOLAR?!
Hilal’in ağzı?!
TEMEL FELSEFE: “Azdan az, çoktan çok gider!” Amerikan futbolundan hoşlanana Amerikan futbolu, tamamen fiziksel güce dayalı, göze göz dişe diş kuramı… Avrupa futbolundan hoşlananlara da Avrupa futbolu; tamamen teknik ve hıza dayalı, bacak arası yapmadan tutun da, topu rakibinin boyundan aşırtıp yanından rüzgar gibi geçmeye dayalı incelik kuramı... Bu Türklerin hepsi de vatanın bir çakıl taşı için canını vermeye hazırlar. Yalnız aynı zamanda yaşamın en kutsal değer olduğuna da inanıyorlar. Yasayarak mücadele etmeyi, pisi pisine ölmeye, rakiplerini usta bir satranç oyuncusu titizliği içinde alt etmeye tercih ediyorlar. “Tük’ün Türk’ten başka dostu yoktur” sözüne inanmıyorlar. Her operasyona uygun dışarıdan müttefikler temin ediyorlar. İyi müzakereciler! Kimsenin toprağında gözleri yok… Güçlü, dinamik, Batılı ülkelerle rekabet edebilen, rekabet edebilmek için gerekli alanı yaratmaya çalışan inançlı Türkler bunlar… Modern zamanların tüm enstrümanlarını kullanmalarına rağmen, Ata’dan, dededen kalma yöntemlerden de vazgeçmiyorlar. Hilal tekniği her dönem olduğu gibi bu dönemde de revaçta! O teknik sayesinde Edelman, topuğuna baka baka ABD’nin yolunu tutmak zorunda kaldı. Bilgi toplama ve analiz etme yetenekleri İsrail’in Mossad’ına parmak ısırtacak kadar iyi. Şu anda Ultra Türkler, dünyada bilgiye en hızlı ulaşan, operasyonları aylar öncesinden deşifre edip ona göre pozisyon belirleyen dünyadaki yegane dinamik güç!
https://newsgroups.derkeiler.com/Archive/Soc/soc.culture.turkish/2005-09/msg00777.html
…………
RAP… RAP… RAP…
………..
Ben yürüyorum, onlar yürüyor.
Onlar yürüyor, ben yürüyorum.
Onlar kim mi?
Kim olacak, İzmir Polis’i!
Yürüme alanımın etrafında sıralanmış, sözde gizlenmişler:
“Geliyor, şimdi benim yanımdan geçti!”
İyi de şekerim, geçti de ne yaptı?
Ankara’dan tanıdığımız Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz, İzmir Emniyet Müdürü oldu.
Diyorsa ki, “Biz emir kuluyuz”, benim de ona cevabım:
Vatana ihanet edenlere “emir kulluğu” yapacağına, ak vurguncuların peşine düşsün!
Melih Gökçek onun döneminde palazlandı, “Ercüment benim adamım” diyor.
Sözün özü:
Birincisi; Polis’ten korksaydık ve/veya çekinecek bir şeyimiz olsaydı, hiç bu kadar rahat yazabilir miydik?!
İkincisi, Hayrullah Mahmud’un peşine o kadar adam takmaya gerek yok, açın bir ofis, sizin tesislerden yazsın!
Üçüncüsü, merak ettiğiniz bir şey var ise sorun cevaplayayım, yalnız sizin rütbeniz anlatacaklarımı dinlemeye yeter mi, önce ona karar verin!
Ezcümle, sizlerin Emniyet Teşkilatı olarak önünde ceket iliklediğiniz “milyar dolarlık vurguncular”dan, hesap sormak için geliyoruz, onun için gölge etmeyin, yeter!
Nokta!
…………
RAP… RAP… RAP…
………..
MİT, diyor ki, Fetullah Gülen’i tanımıyoruz!
Nasıl olur, mümkün değil!:))
Hemen tanıştıralım:
Alaeddin Kaya, kimin adamı?!
Elcevap, MİT’in!
Fehmi Koru, kimin adamı?!
Elcevap, MİT’in!
Fatih Çekirge, kimin adamı?!
Elcevap, MİT’in!
Yavuz Onursal, kimin adamı?!
Elcevap, MİT’in!
Fatih Karaca, kimin adamı?!
Elcevap, MİT’in!
Sözün özü:
Bu sadece Fetullah Gülen zincirinin bir tanesi…
Siz unuttuk deyin, hemen biz size hatırlatalım!
…………
RAP… RAP… RAP…
………..
Perde arkasında MİT’in olduğu “kağıt parçası”, Vakit’ten bir haber:
Hilmi Özkök, benim prensiplerime aykırı, dava açmam demiş!
Bu yeni bir şey mi?!
Hayır!
Özkök, orada ne diyor, “Sizin yaptığınız yayınlara katılıyorum” mu diyor?!
Hayır!
O halde ne diyor?
Şunu diyor:
“Vakit’in yaptığı yayınların perde arkasında yerli&yabancı içiçe geçmiş bir istihbarat teşkilatı olduğunu bilecek kadar kıdem ve tecrübe sahibi bir komutanım. Ben eğer Vakit’ten hesap soracak isem Mahkeme’de sormam! Yüksek siyaset liginde bu işlerin hesabı nasıl soruluyor ise öyle sorarım. Nokta!”
Okuduklarını anlamaktan aciz bir güruh da “idam fermanları”nı başlığa çıkarmış, cellatlarının arkasına sığınıyor.
Gel de gülme!
…………
RAP… RAP… RAP…
………..
“Yüksek siyaset”!
Ya da şimdi gelelim, işin matematik boyutuna…
Gül, Ayasaya değişikliğini onayladı diyelim!
Baykal da şantaja boyun eğdi, geri adım attı!
Anayasa değişikliği paketi resmen yürürlüğe girdi!
Yüksek Yargı da düştü, AKP’li oldu!
Peki bu durumda ne olur?
a- TSK, AKP’ye muhtıra verir!
b- AKP hakkında kapatma davası açılır!
c- AKP Özel Örgütü, Yüksek Yargı üyelerini hedef alan suikastler düzenler!
d- Türkiye karışır!
e- İhtilal olur!
…………
RAP… RAP… RAP…
………..
Bu noktadan devamla, iç & dış boyut:
AKP, ekseni İran’a kaydırır.
Rusya ile ilişkileri sıkılaştırır, ABD’den uzaklaşır, NATO ile araya mesafe koyar.
PKK şehir merkezlerinde terör eylemlerine başlar!
ABD, Rus doğalgaz boru hattı üzerine C4 paketleri bırakır!
Rusya AKP & Gülen Cemaati ile arasına mesafe koyar!
İran derin devleti oluşan baskıdan kurtulmak için, Ahmedinecad’ı vurur, krizi sonlandırır.
Batı, finansal kriz ile parasını Türkiye’den çeker, çöken esnafın ardından “Borsa” da çöker!
Art arda gelen şehid cenazelerinin peşinden, devletten umudunu yitirmiş vatanına yürekten bağlı Türk vatandaşları, PKK’yla kendi imkanları ile mücadele etmeye başlar! Türkiye’de iç savaş!
Sokaklar işsiz ve terör mağduru, öfkeli milyonlar ile dolar!
AKP & Gülen Cemaati, iki arada bir derede kalır.
Asker, hükümete muhtıra verir, sahaya iner, adam adama markaja başlar!
İktidar uyarılara kulak asmaz ise ‘üç artı bir’in de iteklemesi ile Türkiye’de ihtilal olur!
…………
RAP… RAP… RAP…
………..
İsrail, AKP’nin eksen kaydırmasından rahatsız olur!
ABD, İngiltere, Fransa, AB, NATO üzerinden AKP’ye operasyon yapar.
İsrail, Konya sahilinden Türkiye’ye, MOSSAD’ın bir operasyon timini sızdırır.
Devlet, yolu boşaltır, sınırlarımızdan içeri giren bu timi görmezden gelir.
MOSSAD, AKP’yi hedef alan operasyonlara başlar.
MOSSAD’ın ilk hedefindeki isim, Melih Gökçek!
Neden?!
Verilen onca desteğe rağmen, İsrail’i yeterince koruyamadığı için!
…………
RAP… RAP… RAP…
………..
2010 realitesinde:
İsrail için “TSK”, Atatürk Türkiyesi olmazsa olmaz!
ABD için de öyle!
AB için de!
Enerji boru hatlarının güvenliği açısından Rusya ve İran için de!
Bu tablo karşısında AKP ne olmuş oluyor:
“Toksik varlık”!
Küresel aksta, köşeye sıkışmış, yolun sonuna gelmiş bir AKP & Gülen Cemaati realitesi var!
Putin’in deyişi ile “Bunlar siyaseten meczup, hiçbir şeyden anlamıyorlar. Anlamadıkları için de neyi aldıklarını, neyi sattıklarını bilmiyorlar!”
Bu bakımdan devleti ortadan kaldırınca ya da yıkınca, AKP kurtulmuyor!
Bilakis, Atatürk Türkiyesi, doğanın iletişim dili matematiğe göre, Batı’nın da mecburiyetlerinden kaynaklanan nedenlerden ötürü yine ayakta kalıyor ama AKP küresel aksta hurdaya dönüyor!
Veyahut şöyle söyleyelim:
Batı, “Atatürk Türkiyesi olmaz ise ne olur?”, sorusunun uygulamalı cevabını, 22 Temmuz 2007 seçimleri sonrasında “bizzat” deneme yanılma metodu ile yaşayarak öğrendi!
Demem o deme değil, şu deme:
MİT, büyük satranç tahtasında AKP’ye “Deniz Baykal” üzerinden yanlış hamle yaptırdı.
Baykal’ın Anayasa Mahkemesi’ne gitmesini önlemek, AKP’nin bir hamle sonra TSK’dan “muhtıra” yemesi demek!
Netice alınamaz ise “ihtilal” sebebi şartların oluşması demek!
MİT’in klavuzluğu, klavuzluk değil!
Sözün özü:
Belden aşağı CD’ler üzerinden girdiğiniz yol ortada!
Bu yolun sonu ya iç savaşa ya da önce “muhtıra” sonra “ihtilal”e çıkıyor.
Nokta!
…………
RAP… RAP… RAP…
………..
Ve…
Son olarak…
Hikaye bu ya…
“Kartal” ile MİT’çi “Eşek” aynı uçakta uçuyorlarmış.
Kartal, havada hizmet kalitesini test etmek istemiş ve birkaç defa çağrı düğmesine basmış, bunun üzerine hostes gitmiş gelmiş.
“Neden” basıyorsunuz diye sorunca da, “Hiç ibnelik olsun” diye cevap vermiş.
Bu cevap üzerinden de uçuş ekibinin sinirlerini test etmek istemiş.
Eşek dayanamamış, bu defa o da Kartal’a özenip, çağrı düğmesi ile oynamaya başlamış.
Hostes, “Buyrun ne istemiştiniz” diye sorunca, “Hiçbir şey istemiyorum, ben de ibnelik olsun diye düğmeye bastım” cevabını verince, hostes gidip durumu pilota anlatmış.
Kaptan Pilot, “Durum anlaşılmıştır, atın hemen o ikisini aşağıya” demiş.
Kartal önemsememiş, “Bırakın ben kendim atlarım” demiş ve iki kanat çırpıp, uçağın yüksekliğinin de üstüne çıkmış.
Eşek’e gelince o hızla aşağı doğru düşmeye başlamış.
Bunu gören Kartal, hemen yanına yaklaşıp sormuş:
“Eşek kardeş, sen ne diye düğmeye bastın?”
Eşek, “hiç” demiş, “sana özendim, yaptım!”
Kartal bunun üzerine şöyle demiş:
“Eşek kardeş madem uçmasını bilmiyorsun, ne diye ibnelik yapıyorsun!”
Sözün özü:
Baykal’a şantajı kesin, rahat bırakın!
Türkiye’yi iç savaş ortamına sürükleyen operasyonlardan uzak durun!
“Yok biz laftan anlamayız” diyorsanız, sorun değil, o vakit şu basit soruya cevap verin:
“Eşekler uçabilir mi?!” ya da o eşeklerin Yeni Mahalle’de ikamet ediyor olması herhangi bir şeyi değiştirir mi?!
Şimdilik kaydıyla hepsi ve daha ötesi budur!
Nokta!
…………
RAP… RAP… RAP…
………..
Neo 27 Nisan Süreci”!..
Ultra Türkler
ANKA!
Kanarya!
Encümen-i Daniş!
Aslanlar!
TÜSİAD!
NATO!
TOBB!
Üç artı bir!
ABD!
İsrail!
İngiltere!
Fransa!
AB!
Almanya!
NATO!
…………
RAP… RAP… RAP…
………..
Sevgiler
10 Mayıs 2010
Hayrullah Mahmud Özgür
