ABD Deniz Kuvvetleri Harekat Başkanı Oramiral Jonathan Greenert, İran’ın kapatmakla tehdit ettiği Hürmüz Boğazı konusundaki gelişmeler yüzünden ”geceleri uykularının kaçtığını” söyledi.
Greenert, Washington’daki bir düşünce kuruluşunun toplantısında yaptığı açıklamada, ”Eğer bana geceleri uykularımı kaçıran şeyin ne olduğunu sorarsanız, Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’nde meydana gelen gelişmeler” ifadesini kullandı.
İran geçen ay, ABD ve AB’nin İran petrolüne yaptırım uygulaması halinde, dünyanın en büyük transit petrol hatlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı kapatmakla tehdit etmişti.
ABD yönetimi ise İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasına izin vermeyeceğini belirterek, bunun kendileri için bir ”kırmızı çizgi” olduğu açıklamasını yapmıştı.
ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Martin Dempsey, İran’ın böyle bir eylemde bulunmasının ”hoşgörülemez bir hareket” olacağını söyleyerek, ”Evet, Hürmüz Boğazı’nı kapatabilirler ama bunu yaparlarsa harekete geçer ve Boğaz’ı tekrar açarız” demişti.
Oramiral Greenert, Hürmüz Boğazı’nı, kapatılması halinde yeniden açmak için ne gibi adımlar atabileceklerinin detaylarına girmedi, ancak ABD Deniz Kuvvetlerinin bölgeden ”gözünü ayırmayacağını” belirtti.
İran Clinton’ı rahatsız ediyor
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, İran’ın Kum kentinde uranyum zenginleştirme çalışmalarına başlama kararı almasının ”rahatsız edici” olduğunu belirterek, Tahran’ı nükleer programı konusunda Batılı güçlerle ciddi görüşmelere geri dönmeye çağırdı.
Clinton, yayımladığı yazılı açıklamada, ABD’nin İran hükümetinin Kum kentindeki tesiste uranyum zenginleştirme faaliyetlerine başlama kararını kınadığını ve İran’ın bu eyleminin, BM Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Yönetim Kurulu kararları altındaki yükümlülüklerine aykırı düştüğünü kaydetti.
Açıklamasında, ”İran’ın bu adımı, İran rejiminin sorumluluklarını açıkça görmezden geldiğini ve ülkenin giderek artan izolasyonuna kendisinin yol açtığını bir kez daha göstermektedir” ifadesini kullanan Clinton, şöyle devam etti:
”İran’ın bu son eylemini çevreleyen koşullar özellikle rahatsız edici. Bu üretimin hiçbir mantıklı gerekçesi bulunmamaktadır. Bu tür zenginleştirme faaliyetleri, İran’ı silah üretebilecek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum üretme kapasitesine sahip olmaya önemli oranda bir adım daha yaklaştırmaktadır”.
Clinton, İran’ın, tıbbi araştırma reaktörüne yakıt üretmek için uranyum zenginleştirmesi gerektiği yönündeki iddiasının da reddederek, Batılı güçlerin bu tür yakıtı elde etmek için alternatifler önerdiğini, ancak bu önerilerin Tahran tarafından geri çevrildiğini belirtti.
İran’ı uranyum zenginleştirmeye derhal son vermeye ve nükleer programı konusunda P5 1 ülkeleriyle ciddi görüşmelere geri dönmeye çağıran Clinton, kapsamlı ve müzakere edilmiş bir çözümü hedeflediklerini yineledi. (A.A)
