İYİ Parti’den Berat Albayrak’a çağrı! “O zaman iktidarda MHP vardı”
BAKAN ALBAYRAK, CARİ AÇIK NASIL HESAPLANIR KONUSUNDA PROBLEM YAŞIYOR
Geçen hafta Karadeniz’de 320 milyar küplük doğalgaz rezervi bulunduğu açıklandı. Doğal olarak bu rezervin bulunması hepimizi sevindirdi. Ancak hükümet bunun üzerinde abartılı ve doğru olmayan değerlendirmeler yaptılar. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın ALBAYRAK, bu doğalgazın Türkiye’nin cari işlemler açığını kapatacağını hatta cari işlemler fazlası verileceğini ifade etti. Devlet yönetiminde bulunanların vatandaşa doğru bilgi verme sorumluluğunun olması gerekir. Bulunan gaz tek başına cari işlemler açığını kapatacak boyutta değildir. Öyle görünüyor ki Sayın Bakan’ın cari açık nasıl hesaplanır konusunda problem yaşadığı anlaşılmaktadır.
Türkiye’nin yıllık cari işlemler açığı ortalama 40 milyar dolar civarında seyretmektedir. Bu yıl 7. Ay itibariyle cari açık 20 milyar doları bulmuştur. Bulunan gazın ekonomik değeri ortalama 32 milyar dolardır. Türkiye’nin doğalgaz tüketimi ise yıllık 50 milyar metreküptür. Bulunan gaz rezervi Türkiye’nin ancak 6 yıllık ihtiyacını karşılayabilecektir. Gazın tüketime hazır hale getirilmesine kadarki maliyeti de düşülürse gazın 6 yıl süresince cari açığa olumlu katkısı yıllık 4.5 milyar dolar olmaktadır. Diğer bir deyimle cari açığa katkısı 6 yıl süresince cari açığın % 10 u kadar olabilecektir. Bunun dışındaki söylemler yanlıştır ve abartılıdır.
Bu tavsiyelerimiz dinlenir ve uygulanırsa, cari işlemler açığı ortadan kalkabilir. Ancak hükümet bu tedbirlerin tam tersini uygulamaktadır. Örnek olarak, daha birkaç gün önce Venezuella’dan gümrüksüz peynir ithalatına izin verildi. Bu uygulama bir peynir cenneti olan ülkemizde Türk çiftçisine ve üreticisine ihanettir. Sonuç olarak doğalgaz tek başına cari açığımıza çözüm değildir. Çözüm, tavsiyelerimiz doğrultusunda tedbirler geliştirmektir.
Ekonomide alınan yanlış kararlar krizin derinleşmesine sebep olmaktadır. T.C. Merkez Bankası politika faizinin 8.25’e kadar düşürülmesi ve negatif reel faiz oluşması dolarizasyona ve kur artışına sebep olmuştur. Emisyonunun kontrolsüz olarak arttırılması ve bankalara aktif rasyosu yoluyla baskı uygulayarak kredi genişlemesi yaptırılması bu paraların dövize ve altına kaymasına sebep olmuş, hem de bankaların aktif kalitesini düşürmüştür.
Bankaların batık kredileri hızla artmaktadır. Bankalar bu kredileri bilanço makyajları ile gizlemeye çalışmaktadırlar. Bugün bankalardaki sorunlu kredilerin toplam kredilere oranı % 25 e yaklaşmıştır. Kamunun gereksiz harcamaları ve vergi tahsilatındaki düşüş bütçe açığını adeta patlatmıştır. 2020 bütçe açığı hedefi 139 milyar lira iken 7. Ayda bütçe açığı 140 milyar liraya ulaşmıştır. Hazinenin nakit açığı ve kamu borçlanması ise sürekli artmaktadır.
Dün hazine ve Maliye Bakanı Sayın Albayrak, bir tweet atmış, aynen şunları söylemiştir. “2002 yılında her 100 TL verginin sadece 14.3 lirası vatandaşlarımıza hizmet için harcanırken, artık toplanan her 100 TL verginin 85.2 lirası sağlık, eğitim ve altyapı başta olmak üzere toplumun refahı için kullanılıyor. Faiz ekonomisinden hizmet ekonomisine geçiş budur” Sayın Albayrak, günü kurtarmak için 2001 kriz verilerine sarılmaktadır. Ancak Sayın Albayrak’a şunu hatırlatırım ki 2002 yi yalan yanlış rakamlarla eleştirirken o dönemin iktidar ortağının bugün sizin ittifak ortağınız MHP olduğunu unuttunuz sanırım.
Gelelim rakamlara; 2002 yılında faiz harcaması 51. 8 milyar TL iken 2019 da faiz harcamaları % 93 artarak 99.9 milyar liraya yükselmiştir. 2020 yılında ise Ocak – Temmuz faiz ödemeleri 79.4 milyar TL olmuştur. Diğer bir deyimle 2019 da günlük faiz ödememiz 273 milyon lira olmuştur. 2020 yılında ise faiz ödemeleri günlük 380 milyon liraya yükselmiştir. Yani sayın bakanın rakamları doğru değildir. Sayın Bakanın vatandaş dediği acaba milyar dolarları aktardığınız beş yandaş müteahhit midir?
BAKAN ALBAYRAK, ÜLKE EKONOMİSİNE DAHA FAZLA ZARAR VERMEDEN GÖREVİ BIRAKMALIDIR
Sayın Bakan siz yetkisiz ve sorumsuz bir kişi değilsiniz. Ülkenin Hazinesi ve Maliyesi size emanet edilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanının damadı olmanız, gerçek dışı rakamlarla halkımızı aldatmaya ve ittifak ortağınız MHP’yi itham etme hakkı vermez. Size tavsiyem ülke ekonomisine daha fazla zarar vermeden bu görevi bırakmanızdır.
