AnasayfaAlaturka OnlineJandarma'yı Tasfiye Operasyonu?!

Jandarma’yı Tasfiye Operasyonu?!

JANDARMA’YI TASFİYE OPERASYONU / CAN ATAKLI DEDİ Kİ, “BİRİ ÇIKIP CEVAP VERSİN” YA DA O “BİR”LERDEN “BİR”İ DE DEDİ Kİ, “ÖNCE İKTİDAR İHANETİN HESABINI VERSİN” VEYAHUT AKP, “MİT & PKK & F TİPİ ÖRGÜT & KUŞATILMIŞ MEDYA” ÜZERİNDEN “TSK’YI İTİBARSIZLAŞTIRMA, JANDARMA’YI TASFİYE OPERASYONU YAPIYOR”?!
Kamu Güvenliği Müsteşarı Muammer Güler:
İstihbaratı tek havuzda toplayacağız!

Herkes elindeki bilgiyi gönderecek!
Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı (KGM) Muammer Güler, terörü sonlandırmak için bütün kurumların işbirliği içinde görev yapması gerektiğini belirterek, “Mesleki taassuba izin vermeyeceğiz. Herkes elindeki istihbaratı buraya gönderecek” dedi.
 
 

Yaklaşık sekiz yıl İstanbul Valiliği yaptıktan sonra KGM Müsteşarlığı’na getirilen Güler, “İç
işleri Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Binası’nı, KGM için geçen yıl kiralamıştı. Binanın sadece üç katı düzenlenebildi. Yedi katta ise inşaat sürüyor. Binadaki eksiklikleri tamamladıktan sonra süratle yeni kadromuzu atamaya başlayacağız” dedi. Güler, Türkiye’nin çok uzun yıllardır terörle mücadele ettiğini belirterek, bunun sonlandırılması için tüm kurumların işbirliği içinde görev yapması gerektiğini savundu. Vali Güler, şunları söyledi:
İstihbarat havuzu olacağız
“Müsteşarlık, terörle mücadele için toplanan istihbaratı tek bir havuzda toplayacak. Bir nevi istihbarat havuzu oluşturacağız. Genelkurmay
, MİT, Jandarma, Emniyet, Sahil Güvenlik tüm istihbaratı buraya gönderecek. Merkezde sosyologlar, psikologlar ile istihbarat ve terör uzmanları görev yapacak. Mesleki taassup içine girilmesine izin vermeyeceğiz. Türkiye’yi terör belasından kurtarmak istiyorsak, tüm kurumların koordinasyon içinde çalışması gerekiyor. Son yapılan güvenlik zirvesinde Sayın Başbakanımız, müsteşarlığımızın ne kadar önemli olduğuna bir kez daha dikkat çekti.
Taktik ve stratejik istihbarat
İki türlü istihbarat var. Taktik ve stratejik istihbarat. Belki operasyonel olan taktiksel istihbarat bize gelmez. Ama stratejik istihbarat mutlaka bizde toplanacak, değerlendirilecek, ona göre operasyonel birimler yönlendirilecek. Şu anda kadromuz 94 kişi. Ama kadroyu genişletme imkanımız var. Dışardan sözleşmeli personel alacağız. Kadrosu başka kurumlarda olup da bizde görev yapacak isimler olacak. Tahminim, kadromuz 200’ler civarında olacak.”https://www.hurriyet.com.tr/gundem/15047827.asp
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx


 
JANDARMA’YI TASFİYE OPERASYONU / CAN ATAKLI DEDİ Kİ, “BİRİ ÇIKIP CEVAP VERSİN” YA DA O “BİR”LERDEN “BİR”İ DE DEDİ Kİ, “ÖNCE İKTİDAR İHANETİN HESABINI VERSİN” VEYAHUT AKP, “MİT & PKK & F TİPİ ÖRGÜT & KUŞATILMIŞ MEDYA” ÜZERİNDEN “TSK’YI İTİBARSIZLAŞTIRMA, JANDARMA’YI TASFİYE OPERASYONU YAPIYOR”?!
Jandarma’yı Tasfiye Operasyonu?!
 
“Ayakkabılarım olmadığı için üzülürdüm, ta ki sokakta ayakları olmayan adamı görene kadar.”
Honoré de Balzac
 
——————
RAP… RAP… RAP…

————————


 


Cevabı aranan güncel soru şu:


“Artan terör eylemlerinin ardında kim var?!”
Elcevap:
 


MI6 var!
AKP var!
MİT var!

AKP Özel Örgütü var!

Taşeron olarak “PKK” var!

Neden?!

Birkaç satırla söyleyecek olursak:


AKP & Gülen iktidarı, “MİT” üzerinden “TSK’yı itibarsızlaştırma”, “Jandarma’yı tasfiye operasyonu” yapıyor!
Niçin?!
 


Rejimi dönüştürebilmesi için önünde son iki kale ya da engel kaldı!
Bunlardan biri TSK!
Yurt içinde geniş örgütlenme ağı ile Jandarma!

Diğeri ise Yüksek Yargı!

Medya düşeli uzun zaman oldu!

Niye?!


Bu son iki kale de düştükten sonra, AKP’nin önünde hiçbir engel kalmayacak!
Mahir Kaynak dış güçler diye hedef saptırmaya çalışsa da, hain içimizde!
Yeni Mahalle’de!

Sözün özü:
AKP & Gülen iktidarı, “MİT” üzerinden “TSK’yı itibarsızlaştırma”, “Jandarma’yı tasfiye operasyonu” yapıyor!
Nokta!
 


 
——————
RAP… RAP… RAP…

————————


 


Bu anlamda birkaç enstantane:
Öncelikle…

Can Ataklı:


Yeter artık, biri çıkıp cevap versin!Herkese soruyorum: Sizin yüreğiniz acımıyor mu? Sizin vicdanınız sızlamıyor mu? Olanları sizin aklınız alıyor mu?
Artık neredeyse saat başı Güneydoğu’dan ya da yurdun herhangi bir yerinden “
ş
ehit haberi almak” sıradan olay haline geldi.
“Keşif gezisine çıkan askeri time ateş açıldı, 2 şehit üç yaralı.”
“Teröristler askeri birliğe roket attı, 6 şehit.”

“Balkonda oturan subay eşi roketle öldürüldü.”

“Mayına basan 2 asker şehit, 5 yaralı.”

“Askeri karakola ateş açıldı, 3 asker şehit.”

Ey generaller, komutanlar; ne oluyor, nedir bu? Bir ordu bu kadar şehit verir mi? Verse bile buna sebep olanlardan birini bile yakalamaz mı? Ya da yakalayamayan hesabını vermez mi?

Ne oldu İskenderun saldırısı? 6 askerimizi şehit edenler ellerini kollarını sallaya sallaya çekip gittiler. Ne bir iz, ne bir delil… Oysa o saldırı bir yıl önce ihbar edilmiş. Krokiler, fotoğraflar bulunmuş.

Bu nasıl istihbarattır, bu nasıl önlem almaktır?

Nerede o mayınları döşeyenler, uzaktan patlatanlar?

Nerede o askerlerimizi keklik gibi vuran keskin nişancılar?

Birini bile bulamıyor musunuz?

Güneydoğu’da “operasyonları önlemek ve canlı kalkan olmak amacıyla” dağlara gitmeye çalışanlar var. Ne oluyor o dağlarda? Gerçekten operasyon mu yapılıyor, teröristler yakalanıyor ya da etkisiz hale mi getiriliyor?

Yoksa milletin ödediği vergilerle aldığınız silahları dağa taşa sıkıp kahramanlık destanları mı yazıyorsunuz anılarınıza?

Sonra bir bakıyoruz, Genelkurmay Başkanı gözleri yaşlı, duygusal mesajlar vererek subay eşinin cenazesinde saf tutuyor.

Yanında ise eski bir Genelkurmay Başkanı. O eski Genelkurmay Başkanı ki, şimdikinin bütün arkadaşlarının gözaltına alınmasına, tutuklanmasına neden olmuş.

Allah aşkına durdurun bu saldırıları. Artık şehit haberi almak istemiyoruz.

Ama beceremiyorsunuz, başaramıyorsunuz.

İstifayı basıp çekip gitmeyi de mi düşünmüyorsunuz?
https://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=yeter-artik-biri-cikip-cevap-versin&tarih=16.06.2010&Newsid=311421&Categoryid=4&wid=142


 
——————
RAP… RAP… RAP…

————————


BAŞBAKAN NE ZAMAN EFELENSE YA DA “BİZİM İÇİN ŞU AN EN BÜYÜK TEHDİT; JANDARMA”
 
RECEP TAYYIP ERDOĞAN ne zaman efelense yeni bir mizansenle karşı karşıya olduğumuzu düşünür ve izlemeye başlarız.

Çünkü birileri yeni “siyasi skeç”te RECEP TAYYIP ERDOĞAN’ın nasıl davranması, konuşması ve efelenmesi gerektiğini elifi elifine (Bu deyim İslam’ı hatırlattığı için RECEP TAYYIP ERDOĞAN’ı rahatsız edebilir.) anlatmışlardır.

Nitekim Şemdinli’deki provakasyon / ihanetin gizli hedefleri bu bağlamda açığa çıkmaya başladı. Bunlara geçmeden önce biraz gerilere, 2003’e gidip AKP Genel Merkezi’ndeki bir toplantıya kulak verelim.

MYK Toplantısı öncesi başkan ve dört yardımcısı sohbet-toplantı yapıyorlar.

RECEP TAYYIP ERDOĞAN söz askerden açılınca “Şu anda en büyük sorunumuz jandarma. Bize bir darbe gelirse jandarmadan gelir.” diyerek AKP’nin yoğunlaşacağı bir adres veriyor.

Jandarma İstihbarat’ın gücü ve AKP’nin zaafları bu toplantıda uzun uzun konuşuluyor. Bu toplantı bittikten sonra bazı genel başkan yardımcıları “jandarma tehlikesi”ni daha da netleştirme yönünde çalışmalar yapıyor.
AKP’yi gerçekten de bu süreçte en çok zorlayan merkez Jandarma oluyor. JİT’in gayri milli oluşumlara ve Türkiye’nin genel çıkarlarına, bürokrasideki işbirlikçi uzantılara kadar geniş bir yelpazeyi içeren derinlikli ve etkili çalışması AKP Genel Merkezi’nin en öncelikli konusu haline geliyor.
AKP, 2004 YAŞ’ında Jandarma Genel Komutanlığı’ndaki değişimden sonra rahat bir nefes alıyor. Yeni süreç AKP’nin istediği gibi gelişiyor. Jandarma (AKP’nin ifadesine göre) ıslah ediliyor.
 


Her şeye rağmen ve hala JİT şu anda da AKP, AKP Hükümeti ve Türkiye’nin düşmanları için en öncelikli tehditlerden biri olarak algılanıyor. MİT gibi, Emniyet İstihbarat gibi ve diğer spesifik unsurlar gibi.
AKP Hükümeti’nin başının içeride ve dışarıda her sıkışmasında sokağa dökülen Kürtler’i kimin sokağa döktüğünü bilmek ve ortaya çıkarmak devletin öncelikli görevlerinden biri olmalıdır. Tıpkı AKP’nin ampulünü aydınlatan enerjinin nereden geldiğini öğrenmek gibi.
Türkiye Devleti İçinde Bir “Truva Atı”; “AKP ve Hükümeti”

Türkiye’nin dönüşümünün planını yapanlar ve kitabını yazanlar AKP Hükümeti ile birlikte en kritik noktaları ele geçirme yolunda hayli adım attılar. Nerede milli bir direnç noktası varsa, neresi Türk Devleti’ni ayakta tutuyorsa; AKP Hükümeti’nin jeneratörleri oralara hücum ettirdiler AKP Hükümeti’ni.

AİHM’nin başörtüsü ile ilgili kararı AKP’nin ardındaki gayri milli ve yabancı akıl hocalarını harekete geçirdi.

AİHM’nin kararı AKP Hükümeti için en az hasarla nasıl atlatılabilir?

Bu süreçte bir taşla kaç kuş vurulabilir?
Aranan unsur Şemdinli’de bulundu. JİT’in bir timinin yürütttüğü çalışma (“Bu timin faaliyette olduğunu kimler bilebilir?” sorusu en önemli sorudur!) provoke edildi, JİT’in sahadaki elemanlarını gafil avlayacak (İnsider sadece borsa olmaz!) operasyonu planlayarak PKK’nın Şemdinli’deki güçlerine istihbarat sızdırıldı.
Bu istihbarat sızdırılması, PKK’nın Şemdinli’de örgütlenmelerini sağladı. JİT’in sahadaki elemanlarına bilgi sızdırılınca bildiğimiz olaylar gelişti.
İşte RECEP TAYYIP ERDOĞAN’yi efelendiren, bu plandan önceden haberdar olmasıdır..!

Şemdinli Olayları ile hedeflenenler artık daha nettir!

Bunlar;
Ø
  AKP için gündem AİHM’nden kopartılarak teröre kaydırılmıştır.

Ø
   JİT’i tasfiye etmek mümkün olmasa bile, pasifize edecek zemin oluşturulmuştur.
 

Önce bazı sorular…
AKP’nin perde arkası tarafından, JİT en üst düzeyde aşağılanmış ve satışa getirilmiştir.
·  Şemdinli’deki hadisede Jandarma Genel Komutanı’nın suskunluğu sorgulanmalıdır. Acaba Şemdinli’deki “insider” en üst organdan mı kaynaklanmıştır?

·
 RECEP TAYYIP ERDOĞAN “Bu işin sorumluları her kim olursa olsun cezalandırılacaktır!” derken kime güvenmektedir? Bu ceza, “JİT”in işlevsiz kalması” mıdır?

·
  Türkiye’yi kapkaç ülkesi haline getiren adi suçlulara karşı gürleyemeyen ve hatta en yakınları bu çetelerin hedefi haline gelen Başbakan RECEP TAYYIP ERDOĞAN, Şemdinli’deki hadisede “gürleme” enerjisini (!) nereden almaktadır?

·
 Türkiye “suçistan” haline gelirken susanlar, “hiyerarşik yapı”dan dolayı birden savunmasız hale gelenlere karşı RECEP TAYYİP ERDOĞAN’nın yaptığı çıkışı ne kadar dikkate alır?

·
 Yani AİHM’nin kararı ile Türkiye’nin dönüşümünü planlayanlar ve bunu AKP ile uygulayanlar bir karar vermişlerdir ve bunu uygulamaya çalışmaktadırlar.
 

Bu kararda;
–  AKP Türkiye’yi yeterince tahrip edememiştir, bir müddet daha yaşatılmalıdır.
–  AKP’nin yaşamasının önündeki engeller kaldırılmalıdır. Bu engellerden birisi JİT’tir.
–  Askeriye’deki kontrol (AKP taraftarlığı en üst düzeye çıkarılmışken, yani bazı paşalar çeşitli yollarla elde edilmişken, – Biz demiyoruz, AKP’liler böyle diyor -) ordunun, devletin ve milletin bekasına yönelik fonksiyonu sıfırlanmalıdır.

–  Türkiye savunmasız bırakılmıştır. AKP Hükümeti gibi bir “truva atı” varken maksimum zarar verilerek Türkiye çökertilmelidir.

–  Türk Askeri kışlanın dehlizlerine tıkılmalı ve Türkiye’nin “iç edilişine” seyirci hale getirilmelidir.

–  Bazı paşalar elde edilmişken Atatürkçülük de bir an evvel bitirilmelidir.

RECEP TAYYIP ERDOĞAN’ı efelendiren işte bu plandır! AKP Hükümeti ve başbakanı, Türkiye’nin en önemli yapıtaşlarından birine aldığı insider ile balyoz vurmaktadır!

RECEP TAYYIP ERDOĞAN ve hükümeti “truva atı”nın tüm özelliklerini taşımakta ve balyozu sadece JİT’e değil, MİT’e, Emniyet’e, istihbarata ve milletin kafasına vurmaktadır. Daha doğrusu vurdurulmaktadır.

Ürdün’deki kadar haysiyetli olamayanlar

Ürdün’deki patlamalardan sonra istifa edenlerin listesini, ibret almaları için Türkiye’dekilerin önüne koymak gerekir.

Hep küçümsediğimiz Ürdün’ün, bu küçük ülkenin istifa ile yücelen ve aczini itiraf ederek ehliyetini ispat eden müstafileri; bizimkiler için örnek olamaz doğal olarak…

Peki o zaman şu soruları ümitsizce hep beraber soralım;
· Siz Genelkurmay Başkanı olsanız, bu sırada askerinizin başına en yakın ve en büyük müttefikinizin askerleri çuval geçirirse ve siz bu durumda birşey yapamıyorsanız, ve hatta mevkidaşlarınıza ulaşamıyorsanız ne yaparsınız?


·
 Siz başına çuval geçirilen ülkenin başbakanı olsanız ve olay sırasında halk arasında ego tatmini ile meşgul olurken ülkenizin prestiji, bölgede ve paktı’nın içinde bitirilirken siz ABD’nin başkan yardımcısına bile ulaşamıyorsanız başbakanlık koltuğunda hala oturabilir misiniz?

·
 Siz askerinin başına çuval geçirilen bir ülkenin dış işleri bakanı olarak aynı başbakanımız gibi halk arasında ego tatmini yaparken ülkenizi uluslararası arenada ABD’nin Irak’taki bir birliği mesabesine düşürülürken ve siz ABD Dışişleri Başkan Yardımcısı’na ulaşamıyorsanız hala, koltukta oturur musunuz?

·


 Askerinizin başına çuval geçirilen bir ülkenin savunma bakanı bu olay esnasında ABD’deki mevkidaşına ulaşamazsa hala koltuğunda oturur mu? 
·  “Askerinin başına çuval geçirilen bir ordunun başındakiler istifa etmiyorsa sizce bu ülkeyi yönetenler için onur mu, koltuk mu önemlidir?” diye soru sorulsa, cevabınız ne olur?

·
 Acaba Türk Milleti onursuızluğu, yolsuzluğu, hırsızlığı ve asayişsizliği kurumsallaştırmış bir başbakanı hakediyor mu?

·
 Acaba Türk Milleti, ülkesinin uluslararası arenada lobi şirketleri vasıtası ile birşeyler yapan bir Türkiye imajına seyirci olan ve pazarlamacılığını ilan eden bir başbakanı hakediyor mu?

·
 Acaba Türk Milleti PKK’nın mayınlarına karşı aczini kameralar önünde itiraf eden bir komuta kademesini hakediyor mu?

·
 Acaba Türk Milleti, gözünü boyama işlevi üstlenen ve özelleştirme maması ve Maliye memurları ile korkutulan, bu yüzden hükümete yağcılık yapan medyayı hak ediyor mu?
 

Bu soruların cevabından sonra hala yerinizde oturabiliyor ve “Ben onurlu bir insanım!” diyebiliyorsanız ve diyebiliyorsak sorun büyük demektir!
En önemli soru ise Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’e!
Sayın Genelkurmay Başkanı Özkök,
Bu sorulardan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sabrını sizin gibi bazı paşalar mı, yoksa SESAR gibi bazı internet siteleri mi test ediyor dersiniz?

Saygılar

SESAR

16 Kasım 2005
 
——————
RAP… RAP… RAP…

————————


Jandarma Görevi Polise Devrediyor
!

Belediyeye Yeni Bağlanan Mahalle, Köy ve Beldelerde Hazırlanan Protokol Gereği Jandarma Sorumluluğunu Polise Devretmeye Hazırlanıyor.
Jandarma Görevi Polise Devrediyor Belediyeye Yeni Bağlanan Mahalle, Köy ve Beldelerde Hazırlanan Protokol Gereği Jandarma Sorumluluğunu Polise Devretmeye Hazırlanıyor.

https://www.haberler.com/jandarma-gorevi-polise-devrediyor-haberi/


 
——————
RAP… RAP… RAP…

————————
 


AKP’NİN PLANI:
GÜVENLİK 3’E BÖLÜNECEK




Parti kurmayları, ‘askeri vesayet’ tartışmalarına neden olan, TSK’nin İç Hizmet Kanunu’nda ‘sivilleşmeyi’ getirecek düzenlemeyi, Anayasa değişikliği paketine eklemeyi tartışıyor. Anayasa’da yapılacak değişiklikle TSK’nin görevi ‘dışarıya karşı ülkeyi savunmak’ olarak tanımlanacak.
Habertürk’ten Hasan Öymez’in haberine göre AK Parti kurmayları’nın tartıştığı Anayasa’nın 117. maddesi, aynı zamanda Genelkurmay Başkanı’nın kime bağlı çalışacağını da düzenliyor. Jandarma için Fransa’da olduğu gibi ‘military police’ modeli getirilecek. Bu düzenlemeyi Anayasa paketine alıp almamak için son kararı Erdoğan verecek. Darbelere yasal gerekçe oluşturduğu öne sürülen TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35’inci maddesinin yeniden düzenlenmesi ve “iç güvenlik” sisteminin İçişleri Bakanlığı’na aktarılması için radikal düzenlemeler yapılacak.
Anayasa değişikliği ile böylesi bir görev tanımına gidildikten sonra, güvenlik, ‘iç güvenlik’, ‘dış güvenlik’ ve ‘sınır polisi’ olmak üzere 3’e ayrılacak.Türk Silahlı Kuvvetleri sadece dış güvenlikten sorumlu olacak. Sınırların korunması da özel eğitimli sivil personelden oluşan Sınır Polisi’ne devredilecek. Bu yeni teşkilat, 50 bin personelden oluşacak. AB’ye uyum yasaları çerçevesinde Sınır Polisi uygulaması için bu yıl içinde TBMM’ye yasa tasarısı sunulacak.
JANDARMA’NIN SEVK VE İDARESİ İÇİŞLERİ’NDEN YAPILACAK
– İçişleri’ne “kağıt üstünde” bağlı olan Jandarma Genel Komutanlığı idari açıdan da İçişleri Bakanlığı’nın kontrolüne geçecek. Jandarma Genel Komutanlığı, kurumu lağvedilecek.
– Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nın güçlendirilecek ya da yeni bir Müsteşarlık ihdas edilecek. Operasyonel Jandarma birlikleri Kara Kuvvetleri’ne devredilecek.

– Jandarma bünyesinde er ve kısa dönem asker görevlendirilmesine de bu süre içinde son verilecek.
https://www.haberpan.com/genelkurmay-savunmaya-jandarma-icislerine-baglanacak-haberi/


 
——————
RAP… RAP… RAP…

————————

Ve…

Son olarak…
Can Ataklı sordu, biz cevap verdik.
Şimdi Ataklı’ya düşen görev, bu yazıda yer alan iddiaları köşesinden AKP iktidarına sormak!
 

Yeri gelmişken bir not:

star’dayken, “Atatürk” için “Artık sana ihtiyaç kalmadı” diye başlık atıp, tam sayfa yorum haber hazırlatan, karşı çıkmam üzerine Cem Uzan’a telefon açıp danışan, Uzan’ın da karşı çıkması üzerine sayfayı yıkıp, yerine başka haber çalışmak zorunda kalan Ataklı’ya sormak farz oldu:

Uzan Grubu operasyona uğrarken, “Atatürk’e ihtiyaç kalmadı”ğı manşetini atman için sana o gün kim ya da kimlerin akıl verdiğini hatırlıyor musun?!

İşte o gün o aklı veren isimler, bugün de yine kafanı karıştırıp, “karşı devrim” sürecinde seni kullanmaya devam ediyor.

Tablo ortada!

Nokta!

Sevgiler

17 Haziran 2010

Hayrullah Mahmud Özgür

Yorum Yap

Lütfen yorumunuzu girin!
İsminizi Buraya Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

502,318BeğenenlerBeğen
88,782TakipçilerTakip Et
3,552TakipçilerTakip Et
7,662TakipçilerTakip Et
58,900AboneAbone Ol

Kaçırmayın