AKP’NİN “ŞAKÜL”ÜNÜ KİM KAYDIRDI
YA DA
AKP, İNGİLİZ AKLINA UYDU “RÜZGAR” EKTİ, ŞİMDİ DE WASHINGTON-KUDÜS EKSENİ ÜZERİNDEN “FIRTINA” BİÇECEK
VEYAHUT
ABD & İSRAİL, HATİP DİCLE ÜZERİNDEN AKP’Yİ, HANGİ “ARKA PLAN” SEBEBİ İLE NEDEN, NİÇİN, NİYE TEHDİT ETTİ?!
Kaht-ı Rical?!
“Rüzgar eken, fırtına biçer!”
İngiliz atasözü
………..
AKP iktidarında matbuat, basın, medya “Rockafeller Medyası”na dönüşmüş olmasına rağmen, Erdoğan hala mutsuz!
Tüm muhalifler ucu açık Ergenekon davasında ya “sanık” ya da “potansiyel sanık” olmasına rağmen canı sıkkın!
Birkaç nokta hariç, devleti tepeden tırnağa ele geçirmelerine rağmen Erdoğan, Gül, Gülen’in canını sıkan “hakikat”ler bağlamında, zaman tünelinden bir fıkra:
12 Eylül 1980 öncesinde, “sağcı”ların kendi aralarında anlattıkları bir fıkra vardı.
Hali vakti yerinde, sofrasında bir tek kuş sütü eksik bir adam varmış.
Buna rağmen mutsuzmuş!
Doktora gidip durumu anlatmış, derdime bir çare demiş!
Doktor da, mutsuz hastasını dinledikten sonra, derin bir iç çekip sormuş:
“Söyleyin bakalım hangi gazeteyi okuyorsunuz?”
Canı sıkkın hasta cevap vermiş:
“Cumhuriyet!”
Doktor bunun üzerine, “Hah şunu en başından söyleseydin ya, gazeteni değiştir o zaman sen de mutlu olursun, hayata daha güzel gözlerle bakarsın” demiş!
Bu bağlamda Erdoğan’a tavsiyem okuduğu gazeteleri değiştirmesi yönünde olacak!
Sabah, Yeni Şafak, Vakit, star, Zaman, Milliyet, stv, atv, vs vs vs…
Neden, niçin, niye?!
Çünkü, AKP’nin “pembe medyası”ndan “iliştirilmiş haber”ler üzerinden “her şey iyi gidiyor” diye kamuoyu oluşturulmaya çalışılsa da, güneş balçıkla sıvanmıyor, sıvanamıyor!
Çünkü; üstü örtülü ve/veya örtülmeye çalışılan “gerçek”ler sümenaltına saklanmak istense de, kürede esen sert rüzgarlar tüm sümenaltlarını havalandırıyor!
Sözün özü:
Boksör fıkrasında olduğu gibi, her şey iyi gidiyor ise AKP muhalifleri bu kadar baskı altında ve parmaklarını kıpırdatamaz halde ise Atatürk Türkiyesi “taraf”larından “Turkuvaz kefen”e dolanmış ise “tek kazanan, AKP’li yandaşlar” ise o halde Erdoğan, Gül, Gülen’i kim dövüyor?!:))
…………..
2010 Şubat ortası…
İsrail / İran savaşı kapıda!
Bu bağlamda dünya ikiye bölündü!
Bir yanda İran’dan yana olanlar var!
Diğer yanda ise İsrail bloğundan yana olanlar!
“Radyoaktif diplomasi” üzerinden saflar netleşiyor, sertleşiyor!
AKP’nin safına gelince…
Erdoğan’ın moralinin bozuk olması boşuna değil!
Nokta!
……………….
Sıcak gündeme dair birkaç soru demeti daha:
AKP devlet mi?!
Hayır!
Sadece bir siyasi parti!
Türk Devleti, din devleti mi?!
Hayır!
Sağcı, solcu, dinci, liberal bir “taraf”ı var mı?!
Hayır!
Anayasa’nın ilk üç artı dördüncü “değiştirilmesi teklif dahi edilemez” hükümleri çok açık!
Hal böyleyken…
Siyasal dinciler “Türban”ı bayrak yapıp, devleti baskı altına almaya çalışıyor!
Siyasal Kürtçüler ise Anayasa’da kurucu olarak yer almak ve federatif bir sistem istiyor!
Sözün özü:
“Demokrasi” çoğunluk tahakkümüne dayanan bir rejim değildir!
Bilakis, içinde karşıtları, azınlık haklarını da koruyan bir rejimdir!
İktidarda AKP’nin olması, Türk Devleti’nin “din esası”na dayanan bir devlet olarak, konumlayabileceği anlamına gelmez!
Türkler ile her türlü “Anayasal hakka” sahip Kürtler’in Anayasa’da “kurucu olarak” yer alacağı manasına gelmez!
Demokrasi ile yönetilen Türk Devleti’nin sınırları içinde “Müslüman halkın” çoğunluk olması, devletin din devletine dönüştürülmek istenmesinden bir “araç” olarak kullanılamaz!
Hülasa, Hıristiyan, Yahudi, Ermeni, Süryani, Rum vb kökenli vatandaşlarımız, kendi dini ve/veya etnik kıyafetleri ile kamusal alana girebiliyor mu ki, AKP kendi “turkuvaz türban”ı ile girebilsin! “Başörtüsü” kamusal alanda serbest, yasak olan “Turkuvaz darbe”nin siyasal flaması!
Ezcümle, “Atatürk Türkiyesi”, bu topraklar üzerinde yaşayan “her fani”, “her kavim” için en büyük koruma kalkanı!
Nokta!
…………….
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, “devlet adamı sorumluluğu içinde hareket ediyorum “diyor!
“Kaht-ı rical”!
https://alaturkaonline.com/?p=2236
Buna karşılık AKP Medyası ve Bakan Faruk Çelik ne diyor:
“Genelkurmay Başkanımızın aralıklı olarak ‘Açıklayacağım’, ‘Açıklıyorum’ tarzındaki görüntüsünden, bir aktif aktör olarak görüntüsünden rahatsızlık duyuluyor!”
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/13791164.asp?gid=233
TÜSİAD Başkanı Boyner ne diyor:
“Yakışmıyor!”
https://www.turktime.com/default.asp?page=haber&id=84654
Emekli Koramiral Kıyat ne diyor:
“Ya komutanlar görevimizi yapamıyoruz deyip istifa ederse!”
https://www.turktime.com/haber/Ilginc-Senaryo-Basbug-Komutanlari-Alip-‘Gorevimizi-Yapamiyoruz-Diye-Istifa-Ederse…/84596
Nitekim…
Aynı “Bakan” Çelik, Genelkurmay Başkanı’nın “zamanı gelince açıklarım” dediği bilgi, belgeleri “Başkomutan”, “Cumhurbaşkanı”, “Başbakan” makamındaki “zat”larla paylaştığı hakikatini her nedense “bilmezden, görmezden” gelmeyi tercih ediyor!
Kafa bulandırmaya çalışıyor!
Bakan Çelik’in açılmasında, tüm “belge”ler, “bulgu”lar, “ilişki haritaları”, tüm “arka plan” orta yerdeyken, F tipi bir “cemaat” aracılığı ile Emniyet içine sızmış bir “cunta” üzerinden, TSK’ya karşı yürütülmekte olan “Asimetrik psikolojik harekat”a dair, AKP iktidarının neden şimdiye kadar hiçbir şey yapmadığı sorusunun cevabı yok!
AKP iktidarı’nın Gökçek halkasında yer alan ve “akçeli işler”, “akçeli ilişkileri” nedeni ile dizinin altından “mafya usulü vurulan” bu Çelik “Bakan”ına, Nasreddin Hoca’nın o ünlü fıkrasında olduğu gibi “Hırsızın hiç mi kabahati yok” diye sormak farz oldu!
Öte yandan…
F Tipi Medya’da kopan “Arka plan” paniğine gelince…
Altan kardeşler, TSK’nın elinde neler olduğunu merak ediyor ise “hukuk devleti” kuralları içinde muhataplardan bilgi istemesi gerekmez mi?!
Yani:
Cumhurbaşkanı Gül!
Başbakan Erdoğan!
Milli Savunma Bakanı Gönül!
İçişleri Bakanı Atalay!
Eğer “devlet adamı” iseler, bırakırlar karınlarından konuşmayı, gereği ne ise yaparlar!
F Tipi Medya ve/veya sözde demokrat gazeteci tayfası, AKP iktidarına, neden elde “belge, bilgi” olduğu halde, görevlerini yapmadıkları, sorusunu sorup, “sümenaltları”nı kurcalaması gerekemez mi?!
Nokta!
……………….
Bu arada, gözden kaçan bir diğer husus:
TSK’nın, Özal’ın hakkını Özal’a teslim ettiği!
Anavatan’ın iyiliklerini asla inkar etmediği!
https://www.medya365.com/haber-12214-dp-ye-mesut-yilmaz-uyarisi.html
…………….
Rahmi Turan: “Yeni bir Kurtuluş Savaşı!”
https://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=13784021&yazarid=228&tarih=2010-02-14
(…)
Ömer Taşpınar: “AKP’nin, ABD ile yaklaşan sınavları!”
https://www.sabah.com.tr/Yazarlar/taspinar/2010/02/15/abd_ile_yaklasan_sinavlar
(…)
Hürriyet: “Radyoaktif diplomasi”!
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/13791125.asp?gid=200
(…)
Afganistan’da “Müşterek” operasyonu!
https://www.sabah.com.tr/Dunya/2010/02/15/afganistanda_musterek_operasyonu
(…)
Erdoğan’dan İsrail’e “fosfor”lu çıkış!
https://haber.ekolay.net/Haber/64/686873/erdogandan+gazze+cikisi+ey+insanlik+neredesin.aspx
(…)
Savaş tehlikesi!
https://www.milliyet.com.tr/savas-tehlikesi-/dunya/haberdetay/10.02.2010/1197090/default.htm?ver=99
(…)
Rusya: “En büyük tehdit NATO!”
https://www.turktime.com/default.asp?page=haber&id=83885
(…)
Dünyada İran alarmı!
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/13731939.asp?top=1
(…)
ABD Dışişleri: “Ankara Büyükelçimiz iç siyasete girmemeliydi!”
https://www.ntvmsnbc.com/id/25054292/
(…)
İlber Ortaylı: “Açılım edikleri boş laftır, TSK darbe yapabilir!”
https://www.nethaber.com/Toplum/132794/Ilber-Ortayli-dinleyenlerini-sasirtti-ACILIM-DEDIKLERI-BOS
(…)
ABD Savunma Bakanı Gates: “Türkiye kendine has çok özel bir ülkedir!”
https://www.porttakal.com/haber-turkiye-kendine-has-cok-ozel-bir-ulkedir-659002.html
(…)
İkinci Montrö krizi!
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/13713256.asp?gid=229
(…)
İkinci Münih çıkışı!
https://www.sabah.com.tr/Dunya/2010/02/07/2nci_munih_cikisi
(…)
Soner Yalçın: İngiliz oyunu ya da “Mehmed Akif’i şaşırtacak benzerlik”!
https://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=13713058&yazarid=218
(…)
AKP iktidarında, “Gazetecilere 5 bin soruşturma!”
(…)
Fikret Bila: “Başbuğ’un püskürtme hamlesi!”
(…)
“Trafik Terörü”nde 10 yılda 90 bin ölü, 1,5 milyon yaralı!
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/13784065.asp?gid=229
(…)
……..…………..
Bir başka sıcak gündem:
Hatip Dicle’nin “İçişleri Bakanı Atalay, ‘hakimler ayarlandı’ dedi”!
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/13784071.asp?gid=233
Ardından kıyamet koptu!
Sonrasında Atalay dahil, taraflar yalanlama sırasına girdi!
Oysa ki, Dicle’nin söyledikleri doğru!
Başbuğ’un ABD / İsrail eksenini arkalayan sert çıkışının hemen ardından “Arka plan”da ABD, İsrail’in olduğu PKK & Öcalan, Hatip Dicle üzerinden AKP’yi tehdit etti:
“Ya dediklerimizi yaparsınız ya da tüm perde arkası pazarlıkları faş ederiz diye!”
“Bakmak ve görmek!” iki farklı eylem olsa gerek!
Nokta!
………………..
Ve…
Son olarak…
“AKP iktidarı”nın “Demokrasi”yi bir “araç” olarak kullandığı bir konjonktürde…
TSK “Demokrasi”ye, Anayasa’ya, evrensel hukuka bağlı bir duruş sergiliyor!
Bu bağlamda güncel soru şu:
“Pozisyon çok, gol neden yok!”:))
Küresel askta, büyük bir “finansal tsunami”nin göbeğinde, İsrail / İran arasında “eksen savaşları”nın yapıldığı bir ortamda…
“Londra ekseni”nden (The Economist) AKP’ye bakılınca, “Türkiye’de darbe ortamının kalmadığı görüldüğü” yazılıp, çiziliyor!
https://yenisafak.com.tr/Gundem/?t=12.02.2010&i=241234
Ne var ki, küredeki tek eksen, Atatürk Türkiyesi’ne “Turkuvaz kefen” giydirmek isteyen “Londra ekseni” değil!
Bu bağlamda, cevabı aranması gerekli basit soru şu olmalı:
“Washinton/Kudüs ekseninden AKP Türkiyesi’ne bakınca, yakın geleceğe dair ne ya da gözüküyor?!”:))
Nokta!
Sevgiler
16 Şubat 2010
Hayrullah Mahmud Özgür

