AnasayfaSağlıkKalp SağlığıKalp Hastalıkları Nedenleri ve Tedavileri

Kalp Hastalıkları Nedenleri ve Tedavileri

Kalp Hastaliklari Nedenleri ve Tedavileri

Dünya genelinde oldukça sık karşılaşılan Kalp Hastalıkları Nedenleri ve Tedavileri

Dünya genelinde oldukça sık karşılaşılan, vede oldukça günden güne artan bir hastalık haline gelmiştir, kalp hastalığı. Kalp hastalığı son derece ciddiye alınması gereken vede tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Kalp hastalığının nedenlerine ve de tedavisine değiniyoruz bu yazımızda.

Herkese okumalarını tavsiye etmenizi ve bu konuda bilgi sahibi olmalarını öneriniz.

Kalp Hastalıkları Tedavi

Tüm hastalar oksijene bağlanmalıdır ve oksijen saturasyonu, nabız, kan basıncı ve kalp ritmi monitorize edilmelidir. Damar yolu açılmalıdır ve antekübital fossada en az bir tane venflon (12-14) gereklidir.

Hipovolemi

Akut hipovolemide genellikle kanama olan altta yatan neden çözülene kadar sıvı desteği verilebilir. Yoksa kronik sıvı yetersizliği akut böbrek yetersizliği ile birlikte dehidrasyon bulgularıyla kendini gösterir. Özellikle önceden kardiyak problemi olan hastalarda oksijen ve dikkatli sıvı replasmanı gereklidir. Sol ventrikül yetersizliği öyküsü olan hastalarda diüretikler ve ACE inhibitörleri bu problemin yaygın bir sebebidir. Bu ilaçlar stoplanarak hastanın genel durumuna ve CVP’sine göre sıvı replasmanı yapılmalıdır.

Akut ağır sol ventrikül yetersizliği

Kan basıncı muhtemelen tedaviyi belirleyen en önemli özelliktir. Akut pulmoner ödem ve hipotansiyonun bir arada bulunması durumunda inotrop desteği gereklidir. Sistolik basıncı 90 mmHg’den düşük olan hiçbir hastaya diüretikler, nitratlar ve opiatlar verilmemelidir çünkü bu ilaçların ilk etkileri venodilatasyondur. Bu nedenle büyük olasılıkla kardiyak preloadu düşürerek hipotansiyonu alevlendirirler.

Disritmi-taşikardi

Şoktaki veya hayati tehlike taşıyan bir hastada taşidisritmi ihtimali elektriki kardiyoversiyon gerektirir. Bunda başarılı olunamazsa UK ve Avrupa resüsitasyon komitesince ilaçların kullanımı savunulmaktadır. Sinüs taşikardisinin yetmezlikteki ventrikülün işareti olabileceğini unutmayınız. Ancak hastada başlangıçta AF gibi başka bir ritm varsa sempatik etkinin arttırılması yüksek ventrikül cevaplı AF ile sonuçlanabilir. Disritminin mi kalp yetmezliğinin sebebi olduğu, yoksa tam tersi mi olduğuna karar vermek zor olabilir. bu durumda daha önceki EKG’ler çok kıymetlidir. Hiç bilgi yoksa tedavi hekimin kararına (Allah’a J) kalır. Bu durumda şu noktalar yardımcı olabilir:

Ventrikül cevabı 150’den az olan bir SVT’nin yetmezliğe neden olma olasılığı düşüktür.
İskemik kalp hastalığı olan hastada geniş kompleksli taşikardi hemen her zaman ventrikülerdir.

Disritmi-bradikardi

UK ve Avrupa resüsitasyon komitesi kılavuzlarına göre tedavi edilir

Pulmoner emboli nedir ?

Tedavide ilk etapta en  azından oksijenizasyon ve antikoagülan yer almalıdır. Bölüm 10’da ayrıntılı bilgi mevcuttur.

Kalp tamponadı

Klinik olarak bu tanıdan şüphelenilmişse, kalp debisini korumak amacıyla diyastol sonu basıncı ve volümü artırmak için IV sıvı verilmelidir. Bu geçici bir prosedürdür ve ekokardiyografi ve perikardiyosentez için acil kardiyoloji konsültasyonu gereklidir.

Tetkikler

Bu aşamada şu tetkikler gereklidir:

Anemiyi ekarte etmek için tam kan sayımı (sol venrtikül yetersizliğini alevlendirir).
Özellikle vazodilatör, diüretik ve inotrop tedavisinin başında idrar ve elektrolitler.
Kalp enzimleri
Arter kan gazı
12 kutuplu EKG
Portable göğüs röntgenogram

Dikkat: Hasta hala solunum sıkıntısında ve sebep hala belirsiz ise tekrar A, B, C değerlendirilmesi yapılmalıdır. Hpovolemi solunum yetersizliğinin önemli bir sebebidir, unutmayınız!

Hastanın durumu stabilize edildikten sonra ikincil değerlendirmeye geçilebilir.

Özet

İlk değerlendirmede ani ölüm riski taşıyan problemler:

Airway                    obstrüksiyon
Breathing                 akut ağır astım, KOAH akut alevlenmesi, pulmoner ödem, tansiyon pnömotoraks
Circulation              şok

Koroner Arter Hastalıkları

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de görülme sıklığı açısından ilk sırada yer alıyor.

Nasıl oluşuyor?
Normalde kalbin üç damar sistemi bulunuyor. Bu damar sistemlerinin iç yüzeyleri yıllar içinde yüksek kolesterol, yüksek kan basıncı ya da sigaradan dolayı zarar görüyor ve değişik derecede darlıklar meydana geliyor. Darlık derecelerinin yüzde 70’in üzerine çıkmasıyla göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çene ağrısı şeklinde belirtiler ortaya çıkıyor. Bunlarla birlikte ön tanı için efor testi ya da ekokardiyografi gibi teşhis yöntemlerinin uygulandığı bu hastalığa, koroner anjiyografiyle kesin tanı konuluyor ve tedavi seçeneği belirleniyor.

Tedavi yöntemleri
Koroner arter hastalığı tanısı konan hastalar için 3 tedavi yöntemi kullanılıyor:

1. İlaç tedavisi
Koroner damar sisteminde kalp krizi riski doğuracak kadar ciddi bir darlık bulunmayan ya da damar yapısı çok kötü olup ameliyata elverişli olmayan hastalarda tıbbi tedaviler uygulanıyor. Bu tedavi grubu içinde aspirin bulunuyor, ayrıca hastanın tansiyon ve kolesterol ilaçları düzenleniyor.

2. Koroner anjiyoplasti ve stent uygulamaları
Kalp damarlarındaki darlıkların cerrahi olmayan bir yol ile açılması (balonla damar açılması) işlemine koroner anjiyoplasti adı veriliyor. Kasık atardamarından girilerek, kılavuz tel aracılığıyla darlığın olduğu bölgeye kaydırılan ve dışarıdan basınçla şişirilen balonun yardımıyla tıkalı damar açılıyor. Bazı durumlarda ise, bu balon üzerine önceden yerleştirilmiş bir metal kafes (stent) damar içinde kalıcı olarak bırakılarak, damarın yeniden daralma ihtimali azaltılıyor.

3. Bypass cerrahisi
Tıkalı olan damarın sağlıklı bir damarla değiştirilmesine bypass deniyor. Bypass yapmak için kullanılacak olan damar (greft); göğüs, kol ya da bacaktan alınarak tıkalı koroner artere bağlanıyor.

Kalp Kapağı Hastalıkları

Nasıl oluşuyor?
Bu hastalıklar doğumsal nedenlere bağlı olabileceği gibi, çocuklukta geçirilen romatizmal hastalıklara, yaşlılığa bağlı kireçlenmeye, çeşitli enfeksiyonlara, kapağın dejenerasyonuna bağlı olarak da görülebiliyor. Geçmiş yıllarda romatizmal kalp hastalıklarına bağlı kalp kapakçığı hastalığı ilk sırada görülürken, ateşli romatizma için etkili antibiyotik kullanımının artması sayesinde bu nedene bağlı kalp kapağı hastalığı artık daha az görülüyor.

Tedavi yöntemleri
Koroner arter hastalığı olan hastalarda bu rahatsızlığa ek olarak, mitral kapağı besleyen damarların yeterince kan alamaması sonucu bu kapaklarda da yetersizlik oluşabiliyor. Genellikle koroner bypass ameliyatıyla beraber kapaklara da müdahale etmek gerekiyor. İkinci olarak görülen dejeneratif kapak hastalıkları ise, yaşlanmayla birlikte fonksiyonların bozulmasıyla meydana geliyor. Başlayan bu dejenerasyona bağlı olarak da yetersizlik veya kapak darlıkları oluşuyor. Dejeneratif kapak rahatsızlığında bu kapağın tamiri, birinci tedavi seçeneği oluyor. Ancak kapak rahatsızlıkları genelde yaşlı kişilerde meydana geldiği için bu hastalara ‘bioprotez’ adı verilen yapay kalp kapakları takılıyor. Aynı zamanda mekanik kapaklar da tercih edilebiliyor. Aort darlıklarında ileri yaşta olduğu için açık ameliyat yapılamayan hastalarda TAVİ denilen kasık arterinden girilerek kapak takılabiliyor.

Aort Anevrizması

Nasıl oluşuyor?
Aort atardamarının duvar yapısında meydana gelen bozulma sonucu, bu atardamar çapının normalin iki katına yükselmesine aort anevrizması adı veriliyor. Yani aort atardamarının balonlaşması anlamına geliyor. Balonlaşma, üç kısma ayrılan aort atardamarının hangi bölümünde olduysa o bölümün adını alıyor.

Tedavi yöntemleri
Aort anevrizmalarında 5-6 yıl öncesine dek, sadece açık cerrahi ameliyatlarıyla yapay damarların uygulandığı klasik tedavi yöntemleri kullanılıyordu. Günümüzde bu tedaviyle birlikte endovasküler yöntemle anevrizma onarımı da sıklıkla tercih ediliyor. Endovasküler tedavide, anevrizmanın olduğu aort bölgesi, kasıktan uzatılan bir kateterle ilerletilen stentle tamir ediliyor. Bu yöntem açık cerrahiye göre; daha küçük kesilerin olması, daha az kanama gerçekleşmesi, daha çabuk iyileşme süresi gibi üstünlükler taşıyor. Ancak endovasküler yöntem her hastaya uygun olmayabiliyor. Anevrizmanın endovasküler yöntemle tedavi edilebilmesi için, hastanın damar yapısının uygun olması gerekiyor. Uygun olmayan hastalarda açık cerrahi yöntem kullanılıyor.

Ritim Bozuklukları: Aritmi

Nasıl oluşuyor?
Aritmi, kalbin atım hızıyla ilgili bozukluk anlamına geliyor. Sağlıklı kişilerde, dinlenme anında kalp, dakikada 60-100 vuruş olarak çalışırken, aritmi hastalığı taşıyanlarda düzensiz (hızlı, yavaş ya da duraklayarak) çalışıyor. Kalp hastalığı olanların yanı sıra sağlıklı kişilerde de görülen aritmi, çarpıntı yapabildiği gibi bayılmaya kadar varan bir seyir izleyebiliyor.

Tedavi yöntemleri
Aritminin tipine göre ritim düzenleyici ilaçlar kullanılabiliyor. Bunun yanı sıra aritmiye neden olan başka bir hastalığın olup olmadığı araştırılıyor. Eğer sebep başka bir hastalıksa bu durumda öncelikle o hastalığın tedavisi yapılıyor. İlaçla tedavinin yeterli olmadığı durumlarda invaziv kardiyolojik girişimler ya da cerrahi yöntemler kullanılabiliyor.

Çocukların kalbine dikkat! Konjenital Kalp Rahatsızlıkları

Konjenital kalp rahatsızlıkları doğumsal kalp rahatsızlıkları olarak değerlendiriliyor. Doğuştan gelen kalp anomalileri arasında kalpte delik, damar veya kapakçıklarda darlık ya da bozukluklar bulunuyor. Bu hastalıkların tedavisi, rahatsızlığın özelliğine göre planlanıyor ve cerrahi yöntemler pediatrik kalp cerrahisi ekibi tarafından yapılıyor.

Yorum Yap

Lütfen yorumunuzu girin!
İsminizi Buraya Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

502,334BeğenenlerBeğen
88,762TakipçilerTakip Et
3,552TakipçilerTakip Et
7,662TakipçilerTakip Et
59,000AboneAbone Ol

Kaçırmayın