Kılıç Dansı. Olcay Muslu Gardner yazdı.
Kılıç Dansı
Kılıç Dansları; Yunanistan, Orta Doğu, Pakistan, Hindistan, Çin, Kore, İskoçya ve Japonya’da savaş taklidi ya da solo olarak yapılan farklı geleneklerin göstergesi olan danslardır. En yaygın olarak görülen ülkeler; Türkiye, Pakistan, Hindistan, İran’dır. Bu dansların her biri birbirinden farklı tarihi geçmişe, sosyo-kültürel özelliklere ve geleneklere sahiptirler.
İSKOÇYA KILIÇ DANSI
Dövüş tekniklerini ve cesur hareketleri gerektiren kılıç dansı İskoçya’da çok yaygın bir dans çeşididir.1440’lı yıllarda ortaya çıkmıştır. Günümüzde şenliklerde yapılmaya devam eden bu dansın, 1633’te Charles I, 1617’de James IV’ ün önünde akrobatik hareketler eşliğinde yapıldığı söylenmektedir. Kısa Kılıç Dansı olan “Highland” günümüzde hala yapılmaktadır.

JAPONYA KILIÇ DANSI
Japonya Kılıç Dansı “Kenshibu”; Shigin’in ( geleneksel japon şarkısı) kılıçla ya da yelpaze ile yapılan resital dansıdır. Kenshibuda’nın pek çok seviyesi bulunmaktadır. Bu danslar Nara ve Herian ( 710–1191) zamanında var olmuştur. Modern Kenbu’dan daha farklı bir çeşittir. Modern Kenbu 1874’te ortaya çıkmış bir kılıç dansıdır. Kenbu dansı için; Samuray gibi yapılı bir bedene, güçlü bir ruha ve karaktere sahip olmak gerekir. Bu dansı yapabilmek için Iaido tekniği bilmek gerekir. Formlar; erkekçe ve güçlü olduğu kadar geleneksel Japon dansları kadar da zariftir. Kenbu Japonya’da günümüzde de yapılmaya devam etmektedir.

TÜRKİYE KILIÇ-KALKAN DANSI
Kılıç Kalkan oyunları yurdumuzun hemen hemen her yöresinde müziksiz oynanan savaş ve cengâverlik oyunudur. 1326’da Osmanlının başkenti Bursa’da doğan bu oyun; Cumhuriyet döneminden sonra artık Bursa ilinin geleneksel oyunu haline gelmiştir. Bir savaş gösterisi niteliği taşımakla birlikte, medreselerde spor maksatlı yapıldığı bilinir. İkili ve grup halinde cenk sembolü olarak oynanan oyun; yiğitliği, becerikliliği ve barışı simgeler. Ritmini kılıç-kalkanın birbirine vuruşlarından çıkan seslerden almaktadır.

ÇİN KILIÇ DANSI
Hang Dynasty zamanından beri Kılıç daha çok danstta kullanılan bir araç olmuştur. Çin’in en çok bilinen dans çeşididir. Bu danstta tek bıçak, çift tarafı bıçak ya da hançer tarzı kılıç kullanılmaktadır. Tek elle kullanılan Kılıcın genellikle bir metreye yakın püskülü vardır ve performansa renk katar. Çin Kılıç dansı; klasik dans repertuarlarında yer almaktadır. Bu danstta rakibe meydan okuyan çok farklı çeşitte hareket formları bulunmaktadır. En ünlü kılıç dansçısı efsanevi güzel GONGSUN’ dur.

KORE KILIÇ DANSI
1500 yıl öncesine dayanan Kore Kılıç Dansı; iki şekilde adlandırılır. Geom-mu (Kılıç Dansı) ve Hwangchang-mu. Hwangchang-mu eski bir efsaneden gelmektedir. Geom-mu ülkedeki bölgeler değişip geliştikçe zaman içinde farklılaşmıştır. Geom-mu Kılıç Dansı gerek sunumu ve kılıcın kullanımı gerekse dansın ritmik özelliği açısından saray dansı karakteristik özelliğini korumuştur.

AFGANİSTAN-PAKİSTAN KHATTAK DANSI
Bu dans çok hızlı bir ritmik yapıya sahip bir dövüş sanatıdır. Profesyonel dansçılarca yapılan bu dans Afganistan ve Pakistan’daki Pashtun’un Khattak kabilesine aittir. Genellikle Hindistan’ın geleneksel dansı olan Kathak dansı ile karıştırılır fakat bu dansın yapısı çok farklıdır. Sopa, boru, zurna, davul gibi enstrümanların kullanıldığı temposuz müzik özelliğine sahip çok hızlı bir danstır. Kılıç ya da mendillerin savrulmasıyla ve akrobatik hareketlerin kullanılmasıyla çok sayıda dansçı ile birlikte yapılan bu dansın 3 çeşidi vardır. Shahdola, Bhongrha ve Bulbullah. Bu dansların orijini eski Yunan’a kadar uzanır.

İNGİLTERE KILIÇ DANSI
Hilt & Point, Longsword ve Rapper Sword dans formları ile oynanan bu kılıç dansları İngiltere’nin Morris dansıyla yakından bağlantılıdır. Dansçıların zincir halinde birbirlerine bağlandıkları bu danslarda akrobatik hareketler de kullanılmaktadır. Bölgesine göre değişen ritmik yapısı vardır. Hilt & Point kılıç dansı; Longsword ve Rapper Sword dans formlarının temelidir. Günümüzde yapılan İngiltere kılıç dansları; takımların düzenledikleri turnuvalarda, festivallerde ve geleneksel günlerde yapılmaktadır.

ROMANYA KILIÇ DANSI
Romanya’nın “Calusari” adındaki Kılıç Dansı İngiliz Morris dansına çok benzeyen halk dansıdır. Hıristiyanlıktan önce bereket ritüellerinden türemiştir. Hangi bölgede yapılıyor ise; oraya şans, sağlık, bolluk getireceğine inanılmaktadır. Romanya’nın en popüler halk oyunlarındandır.

KUZEY AFRİKA -TUNUS KILIÇ DANSI
Özellikle Büyük Sahra’daki Bedevi dansçılar; eşlerinin onurlarını başlarında taşıdıklarını göstermek adına bu dansı yaparlardı. Bazı kabileler kılıçlarını şans getirmesi için yanlarından hiç ayırmazlardı. Arapça “Raks al Saif” olan kılıç dansı geleneksel inanca göre kadının kılıcı başının üstünde taşımasıyla eşinin onurunu baş tacı yaptığını göstermekteydi.

HİNDİSTAN KILIÇ DANSI
Hindistan’ın bir bölgesi olan Kumaon’un “Choliya” adındaki kılıç dansı; uzun dövüş sanatı geleneği ve evlilik törenlerinin güvenliğini sağlamak üzere başlamıştır. Bu dans aynı zamanda uğur, şans olarak görülürdü.10.y.y.’da evlilik törenlerinin bir parçası haline gelen kılıç dansı ile kötü ruhların muhafızlığının yapıldığına inanılmaktaydı. Ayrıca kadınların başlarının üstünde ve ağızlarında taşıyarak ellerinde zillerle müzik eşliğinde yaptıkları danslar da çok yaygın olarak görülür.
Gerek teoride, gerek uygulamada sosyal sınıflar arasında büyük hareketlilikler vardır. Birçok toplumda, sınıf üyeliğinin emik olarak kazanıldığı, atfedilmiş bir statü olmadığı kabul edilir. Sosyal sınıf farklılıkları hanedanlık sisteminden bu yana değişik şekillerde kendini göstermektedir (verilen unvanlarla). Pierre Bourdiev sosyal farklılıkların çoğu zaman ekonomik eşitsizlikle bağlantılı olduğunu belirtmektedir.
Kılıcın tarih içerisindeki varoluş aşamasından gelişimine ve kullanış amaçlarının uğradığı değişime kadar her bir durum bu teoriyi onaylamaktadır. Sosyal sistemlerin birbirleriyle etkileşimlerine verilebilecek en iyi örnek; Çin’de icat edilen kılıcın zamanla Japonya kılıç yapımındaki etkisine büyüklüğüdür. Üretim ve teknolojik açıdan toplumların gösterdiği gelişmeler göz önüne alınacak olursa sert iklime sahip ülke sakinlerinin daha yaratıcı ve keskin zekâya sahip oldukları antropologlarca saptanmaktadır (Montesquieu). Uzmanların araştırmalarına göre güneş ve sıcak hava insanların entelektüel faaliyetlerini azaltan bir etken olarak görülmüştür. Bu bilgiye göre bir değerlendirme yapacak olursak; ilk buluşların yapıldığı ülkeler genellikle soğuk iklime sahiptirler. Fakat mukayeseli bir bakış açısından bakıldığında tek bir nedensel etkenin dünyadaki temel kültürel çeşitliliği açıklayabileceği pek de mümkün değildir.
Ritüeller ise; varoluşsal türde olan sorunlar ile ilgilidir. Bunlar doğumun gizemi, ya da ölüm korkusu veya sadece yaşamın nihai anlamı ile ilgili olanlardır. Çözülmeleri zorunlu değilse eğer; bunlar oyun haline sokulur ve anlamlandırılır. Kuzey Afrika, Romanya, Hindistan, Pakistan, Afganistan gibi ülkelerde ritüeller ön plandadır. Kılıç danslarının da ritüel bağlamda uygulanması, bu toplumlara ait insanların, toplum ve onun içindeki rolleri üzerinde düşünmelerini sağlamaktadır. Çünkü bu toplumlarda ritüeller; sosyal realitenin muhtelif katmanlarının bir sentezi olarak görülmektedir. Ritüellerin merkezinde sembollerin kullanımı yer alır ve bu sadece hangi sembollerin değil, ayrıca onların karşılıklı ilişkisini ve anlamlarını da içerir. Hindistan’da Kılıç; kadınların baş üstünde taşıdıkları eşlerinin onurlarını temsil eder. Japonya Samuray Kılıcı, erkeklerin sosyal statülerini gösteren bir durumu simgeler. İskoçya’da gücün, İngiltere’de soyluluğun, Türkiye’de kahramanlığın bir sembolüdür.
Sonuç olarak; Kılıç danslarının en çok görüldüğü ülkeler çıkış noktalarını varoluşsal nedenlerden almaktadırlar. Kılıç ilk olarak bir savaş unsuru olarak kullanılmış daha sonraları ise ritüel sembolü olarak devam etmiştir. Sanatın doğduğu ve tüm toplumlarca önemli hale geldiği dönemlerde kılıçta uygulanan artistik formlar ve estetik oluşumlar, yerini oyunlara, halk ve sahne gösterilerine bırakmıştır. Bu danslardaki farklılıklar; ülkelerin coğrafi özellikleri, sosyal ve kültürel değerleri, ekosistemleri ve ekonomik güçleri ile doğru orantılıdır. Fakat küresel semboller ve küreselleşmiş bilgi (kılıç dansları), yerel bir bakış noktasıyla yorumlanır ve o bakış noktasının da şekillenmesine katkıda bulunur. Kılıç Dansları gibi diğer pek çok olgu; belli bir yerde konumlanamamaları anlamında küreseldirler. Her zaman yerel olarak algılanıp yorumlanmaları bakımından da yereldirler.
Sevgiler
Olcay M. Gardner
