
Kurtarıcı Arama, Kurtuluşun Parçası Ol! Adnan Sungur yazdı.İnsan kendi gücünün farkına varamazsa ciğeri beş para etmeyen güçlerin oyuncağı olmaktan kurtulamaz.
Kurtarıcı Arama, Kurtuluşun Parçası Ol!
Tam 34 yıldır gazetecilik yapıyorum ve bu süreç içinde de genellikle Trabzonspor yönetimlerini sert eleştirdim. Taraftar farklı bakar, ben çok farklı bakarım.
Birçok gazeteci de benim gibi olayları yorumlamaz, ya da yorumlamaktan kaçınır. Birçoğunun ekonomik kaygıları, Trabzonspor’un gerçekleri üzerine doğru yorum yapmaktan kaçınmalarına neden olur.
Benim ise bugüne kadar Trabzonspor’da ne bir başkan, ne bir yönetici, ne bir teknik direktör, ne bir futbolcu, ne personel, ne de taraftar gruplarından nemalanma ya da çıkar temin etme çabam olmadı.
Bilir misiniz, Trabzonspor ile uzak yakın bağlantılı hiç kimseden kendi çıkarıma dönük bir tek talebim bile olmamıştır. Bırakın önemli bir çıkar temin etmeyi, daha bir tek forma, şort, konç, ya da yakınlarım için misafir bileti talep etmemişimdir.
Maçlara özel davet edildiğimde bile gitmemişimdir. Yemek davetlerini geri çevirmiş, seyahat taleplerine teşekkür etmişimdir. Bu nedenle de benim için yanlış yapan kim olursa olsun, yazamayacağım tek bir birey bile yoktur.
Bunun altını çizdikten sonra asıl soruna geleyim isterseniz.
Buradan en son Ahmet Ağaoğlu’nun Trabzonspor tarihindeki rolü ve yaptıklarıyla ilgili bir paylaşımda bulundum. Tanıdığım kadarıyla da kendime göre kişilik analizinde de bulundum. Bu noktada birçok kişi de, “İyi de kardeşim, senin adayın kim?” şeklinde bir soruyla karşılaştım. Bu soruyla daha önce de birçok kez karşılaşmıştım.
Bir kere şunu ifade edeyim ki Ahmet Ağaoğlu düşmanı değilim. Geçmiş yıllarda yönetimlerde bulunan isimler arasında en yakın olduğum kişilerden biriydi. Ancak kendi hatasından kaynaklanan tehdit edildiği için Trabzon’dan kaçtığı ve dönüp arkasına bakmadığı, bunun sonucu olarak Trabzonspor’u yüzüstü bıraktığı süreç benim açımdan kırılma noktasıdır.
Bakın Trabzonspor’a başkan olacak kişi tehditlerden korkup kaçacak ve kulübü yüz üstü bırakacak kişi olmamalı…
Trabzonspor’un canına okuyacak eylemlere imza atanlar değil, bu kulüp için canını ortaya koyabileceklerdir benim tercihim…
Ahmet Ağaoğlu bu kez gerçekten aday olur ve seçilirse, kulübün gerçeklerine uygun hareket eder, kurtuluşu yolunda gövdesini taşın altına koyarsa en büyük destekçisi olurum.
Ancak benim çözümüm başkadır. Bugün değil, her zaman da aynı çözümü öneririm.
Bir büyük kurum merkezden yönetilir. Hele Trabzonspor gibi, Trabzon kentinde doğup, büyüyen, Türkiye’de büyük bir futbol devrimine imza atmış, bunu da merkezinden yönetilerek elde etmiş bir kulübün yine bu kentte ikamet eden aklı başında bir isim tarafından yönetilmesini isterdim.
Aklı başında derken, Trabzonspor gerçeklerini bilen, bu kulübü kendi kimliğiyle ayağa kaldırmak isteyen, İstanbul kulüplerini taklit etmeyecek, tarihine, vizyonuna, misyonuna uygun politikalarla yönetmeyi ilke edinen, yine bu noktada asla taviz vermeyen, liderlik sorunu yaşamayan, icazet almayan, siyasete teslim olmayan ama ondan gerektiği gibi yararlanma becerisi gösterecek bir başkan istiyordum.
Bu başkanın yönetme yeteneği olan, üretken, yaratıcı, zeki insanlardan kurulu, toplumsal tabanı bulunan yönetim kurulu üyeleriyle birlikte desteklenmesi gerektiğinin altını çizmek isterim. Bu kulübü kendi varoluş felsefesini ilke edinmiş ve bu ilkeleri santim santim hayata geçirmek isteyen bir yönetim modeli istiyorum. Yine de şunu biliyorum ki becerikli, yetenekli, üretken bir yönetim kurulu da yeterli değildir.
Bu yönetim topluma kendini inandırmalı, gerçekten kulüp çıkarlarını, her türlü çıkarının üzerinde tuttuğunu göstermeli…
Trabzonspor’un birilerine peşkeş çekilmeye çalışılan, nemalanma aracı kurum olmaktan çıkaracağını kanıtlayan bir yönetim olmalı…
Ve böyle bir yönetim kurulunun tüm Trabzonspor taraftarlarının her türlü desteğini de arkasına alması şarttır. Yani en küçük taraftarından, en büyük gücüne kadar Trabzonsporlu olduğunu söyleyenler, bir kurtarıcı arama yerine, kurtarıcının aslında kendileri olduğunu bilmesi şarttır.
Yani birçok insanın ifadesiyle 5-6 milyon kişiden oluşan Trabzonspor taraftar kitlesinin her bireyi kulübün kurtuluşu için çarenin kendisi olduğunu bilmesi halinde sorun kendiliğinden çözülür. Eğer bu 6 milyon insan Trabzonspor’un kurtuluşu için elinden gelebilen ne varsa ortaya koymazsa, sonra da yönetimi gerçekçi bir şekilde denetleyip, birilerinin çıkar aracı haline dönüşmesinin önüne geçmek için toplumsal muhalefetini yapamazsa mevcut enkazın ortadan kalkması mümkün değildir.
Bir kez daha söylüyorum…
Bordo-Mavi renklerin yeniden görkemli gürlere ulaşması için tüm taraftar kitlesiyle bir dayanışma, yardımlaşma ve paylaşma duygusuyla hareket etmesi şarttır.
Bu açıdan kimse kurtarıcı aramasın…
Kurtarıcının kendisi olduğunu bilsin…
Sakın unutmayın; İnsan kendi gücünün farkına varamazsa ciğeri beş para etmeyen güçlerin oyuncağı olmaktan kurtulamaz. Bu nedenle her birimiz önce kendi gücümüzün farkına varacağız ve Trabzonspor’a güç vereceğiz. Aksi takdirde yeni hayal kırıklıkları bizi bekliyor unutmayın…
Altını çizmek isterim ki bu noktada sorumluluk sadece bu kulübe yönetici olacaklarda değil, küçük de olsa bir gücü olmasına karşın bunu Trabzonspor’un kurtuluşu yolunda esirgeyenlerin olacaktır.
Yeniden tarihi kimliğine ulaşmış, dayanışma, yardımlaşma ve devrim ruhunu iliklerine kadar hisseden, bunu tüm rakiplerine hissettiren ve örnek olan bir Trabzonspor’u inşa etme dileğiyle.
Adnan Sungur
