
Longoz. Dünya Savaşı arifesinde yaşanan “İstihbarat savaşları” bağlamında derinliği olan birkaç satır daha.
LONGOZ / 3 D HİTLER YA DA 3 D TAKKELİ FÜHRER VEYAHUT TAKKELİ VURGUNCULAR İÇİN HESAP KAPATMA VAKTİ?!
Longoz?!
“Kendi kendinin efendisi olmayan bir kimse özgür değildir.”
Claudius
——————————————————
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP…
———————————————————–
Dünya Savaşı arifesinde yaşanan “İstihbarat savaşları” bağlamında derinliği olan birkaç satır daha…
——————————————————
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP…
———————————————————–
Eylül’de gel!
Enerji Savaşları!
Post modern savaş!
İsrail & İran savaşı!
Türkiye’de finansal deprem!
Büyük Marmara depremi ve/veya Neo 17 Ağustos süreci
Türk / Kürt iç savaş!
Takunyalı darbe!
“Güçlü Ordu güçlü Türkiye”!
TSK!
Ultra Voltran!
Aysberg
Vs vs vs…
——————————————————
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP…
———————————————————–
Erdoğan’ı kurtarma operasyonu!
https://www.askerhaber.com/haber/1471/erdogan-i-kurtarmak.html
AKP’nin, Öcalan ile görüştüğü ve pazarlık yaptığı ortaya çıktı!
Erdoğan’ın sırtındaki yükü hafifletmek için hemen Kılıçdaroğlu devreye sokuldu.
Şimdi CHP, AKP’den de kirli!
Hain!
Turkuaz!
Karşı devrimci!
Truva atı!
Kılıçdaroğlu, kamuoyu önünde zor duruma düşünce, “O afta Apo yok” diye bir açıklama yapıp, durumu kurtarmaya çalıştı ama o kısmı daha da bir rezalet!
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/15661996.asp?gid=233
Çünkü hukukta kişiye özel af ve/veya uygulama olamayacağı gibi “o hariç” diye de bir şey olmaz!
Olur ise o vakit onun adı hukuk olmaz!
‘Hukuk’un mantığı “eşitlik” ve adalet “esas”tır.
Kılıçdaroğlu’na soracak olursanız, Tayyip Bey legal bir adam.
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/15660882.asp?hid=15662093
Bize soracak olursanız, her ikisi de bu ülke için zararlı ama çok zararlı!
Nokta!
——————————————————
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP…
———————————————————–
Demokrasinin 2000’li yılları!
Etraf, takkeli vurgunculardan geçilmez oldu.
Milyon, milyar dolarlık rüşvetler, yenen kul hakları.
Okur haklı olarak soruyor:
“Bunlardan kim hesap soracak?”
Soru sert ama cevap ironik!
Dünyada çalandan da çalan bir “sistem” var.
İstihbarat servisleri, büyük vurguncuları kendi gizli kasaları olarak görürler.
Almanya çok çalışarak mı kalkındı!?
Naziler, II. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan büyük felaketten, finansal yıkımdan sadece çok çalışarak değil, “çalandan çalarak” yani “çok çalarak” hızla aradaki açığı kapattı.
İngilizler de aynı konuda ustadırlar.
Gizli hesaplar, sadece numaradan ibaret banka kasaları, Yahudi tacirlerin kontrolündedir ama o bankaların gerçek sahibi İngiliz ya da Alman derin devletidir.
İslam coğrafyasını nasıl Batı yönetiyor ve yönlendiriyor ise çalanların parasını da yöneten bir sistem var.
İşi biten vurguncu, filmin sonunda ya trafik kazası ya sağlığına binaen tıbbi operasyon ya da intihar süsü verilmiş suikastlere kurban gidiyor.
“Su testisi su yolunda kırılır” diye boşuna söylememişler.
Sözün özü:
AKP’li büyük vurguncular için küresel aksta hesap kapatma zamanı!
Bu arada, Kaddafi’yi, Alman istihbaratı yönlendirir.
Suudi Arabistan Kralı’nı İngiliz!
Tunus, Alman!
Castro, Rus…
Ladin, Doğu Alman, Rus vb!
AKP & Gülen’e gelince…
Hepsi!
——————————————————
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP…
———————————————————–
Sonsuzluk nöbeti!
https://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=4765196&tarih=2006-07-17
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/15615399.asp?gid=373
(…)
Oyun bozan!
https://www.bmw520d.com/
(…)
Finish! Powerball!
https://www.calgonit.com.tr/all-in-one-dishwasher-detergent.php
(…)
Ufukta, AKP & Gülen iktidarı ile Almanya arasında sorun görünüyor!
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/15656087.asp?yazarid=91
(…)
Laik medyada zaman!
https://www.medyatava.com/haber.asp?id=69724
(…)
——————————————————
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP…
———————————————————–
Hitler’in 3D fotoğrafı?!
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/15656074.asp?yazarid=10&gid=61&hid=15658572
(…)
Çeçenistan’da kanlı Pazar!
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/15663520.asp?gid=200
(…)
İngiltere karıştı!
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/15663851.asp?gid=200
(…)
Alman Savunma Bakanı, Afganistan’da siperde!
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/15664988.asp?gid=200
(…)
Castro: Bin Ladin, ABD için çalışıyor!
https://www.hurriyet.com.tr/planet/15662727.asp?gid=286
(…)
Koşaner’in “Turkuaz darbeci” Erdoğan’dan ilk talebi!:))
(…)
——————————————————
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP…
———————————————————–
Gerçek ortaya çıkmalı!
Bu son Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) olayı ilk değil. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin yaptığı sınavlara özellikle son yıllarda kirli eller giriyor. Sınav sorularını, bakıyorsunuz birileri çalıp kendi camiasının mensuplarına iletiyor. Nitekim önceki yılların “polis” okullarına giriş sınavında da bu yaşandı.
Önce onları anımsatalım:
Gerçi “Polis teşkilatının” Fethullah Gülen Cemaati tarafından ele geçirildiği iddiası en az 15 yıl öncesine kadar gidiyor ama son zamanlarda bunu duymayan kalmadı.
Hatta bir aşamada Fethullah Gülen cemaati adına “Bize yakın insanların polis olma hakkı yok mu?” türü bir de açıklama yapıldı.
Ama soru o değildi. Soru, “Polis teşkilatında başkalarının hakkını yiyerek yani yasa veya ahlakdışı metotlarla gerçekleştirilen bir yapılanma var mı, yok mu?” idi.
Nitekim 13 Eylül 2009’da yapılan Polis Akademisi Meslek Yüksekokulları sınavında adaylara sorulan 120 sorudan 88’inin, Fethullah Gülen cemaatine ait Pendik’teki FEM Dershanesi’ne mensup öğretmenler tarafından belli öğrencilere, “KPSS Deneme Sınavı soruları” numarası altında, önceden verildiği ortaya çıktı. Neticede sınav iptal edildi ve 60 bin kadar öğrenci yeniden sınava sokuldu.
Bu örnek henüz -en azından konuyu izleyenlerin zihninde- taze iken, 10 Temmuz 2010 günü yapılan ve 800 bin kadar adayın katıldığı Kamu Personel Seçme Sınavı’nda da, -bazıları karı koca; bazıları yakın komşu olan- 500 adayın eşi görülmedik bir performansla “en yüksek puan” aldığı ortaya çıktı.
Siz burada “örgütlü bir kopyacılık olayı” olduğunu düşünmez misiniz?
Tam da Hanefi Avcı’nın “Haliç’teki Simonlar” isimli kitabında, “Fethullah Gülen cemaatinin, devletin tüm kurumlarını ele geçirmek için akla gelebilecek her metodu uyguladığını” kamuoyuna duyurduğu günlerde…
Gerçi Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan’ın hiç de kendisini hedef almayan iddialar karşısında önce “Biz kopya yapıldığını gösterecek bir veriye ulaşamadık” demesi, sonra da “Bu meselenin yanıtını verdikten sonra bırakıp ayrılacağım” diye tepki göstermesi “Acaba iddialar temelsiz mi?” kuşkusuna yol açtı.
Ama bizzat Yüksek Öğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan da, “ortada örgütlü bir kopya olduğu” iddiasını ciddiye aldığını söyledi.
Dahası Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bile iddiaları Devlet Denetleme Kurulu’na inceleteceği kamuoyuna yansıdı.
Son olarak Türk Eğitim-Sen isimli sendika Genel Başkanı İsmail Koncuk, soruların ham halinin sınavdan önce Uludağ Üniversitesi mezunu bir adayın e-posta adresine gönderildiğine ilişkin kanıtları ortaya koydu. “Soruların sadece 50-100 kişiye değil binlerce kişiye ulaşmış olacağını” ileri sürdü.
Bu olayın “cemaat” işi olup olmadığını elbet bilmiyoruz. Ama inceleyip gerçeği ortaya çıkarmaya değeceğini söylüyoruz.
Oktay Ekşi, Hürriyet, 29 Ağustos 2010
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/15661840.asp?yazarid=1&gid=61
——————————————————
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP…
———————————————————–
Yoksa hepimiz Haliç’te yaşayan Simonlara mı dönüşüyoruz?
Bence önceleri “Türkiye’nin devlet yapısını” deşifre eden iki milat vardı:
1) Susurluk Kazası, 2) Ergenekon Davası. Artık bunlara bir üçüncüsü eklendi:
Hanefi Avcı’nın kitabı “Haliç’te Yaşayan Simonlar: Dün Devlet-Bugün Cemaat” (Angora Yayınları-2010)
Kim “yok etmek” için ne kadar uğraşırsa uğraşsın, Avcı’nın kitabı ile cin bir kez daha şişeden çıkmıştır, akıl ve vicdanları ikna edecek sonuçlara ulaşmadan cin tekrar şişeye dönmeyecektir.
Hanefi Avcı “Haliç’te Yaşayan Simonlar”ı deşifre etme çabasına giriştiğinde ne kadar farkında idi bilinmez ama ister istemez medyadaki Simonları da ifşa ediyor.
Türk medyasında; kitabı okumadan tahrifat yapan, yalan söyleyen, okuru aldatmaktan zerre kadar utanmayan bir sürü Simon olduğunu gördüğümde mesleğim adına utandım.
588 sayfalık kitapta dehşet iddialar var. Ancak, beni ilgilendirenleri şöyle özetleyebilirim:
1) Avcı iddiaları ile ilgili teker teker İçişleri, Adalet Bakanı, Başbakan Müsteşarı, Başbakan Başdanışmanı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, Özel Mahkeme Başsavcı Vekili ve Emniyet Genel Müdürü’nü bilgilendirdiğini, ilgili makamlara orijinal kopyalarını da yayınladığı resmi dilekçeleri verdiğini söylüyor. 8 ay ses çıkmıyor. (ss. 480-504)
28.01.2010 tarihinde Emniyet Genel Müdürü, İçişleri Bakanlığı’na verdiği dilekçesini geri çekmesini istiyor. (s. 492)
Görüşme ve dilekçe iddiaları doğru ise, bu konuda hiçbir şey yapmayan kişiler suç işlemiş değiller mi? İddialar yalansa bunu da ortaya çıkarmaları gerekmez miydi?
2) Avcı, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı’nda devletin envanterinde gösterilmeyen özel dinleme aletleri olduğunu iddia ediyor. Yukarıda adı geçen yetkililere soruyorum, bu konuda ne yaptınız? (ss. 541-542)
3) Avcı özel şartlarda uygulanan; şahıs ismi ve telefon numarası vermeden, sadece telefon aleti numarası (IMEI) üzerinden İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından bir sürü telefon dinleme izni alındığını 12.01.2010 tarihinde TİB Başkanı’nın Adalet Bakanı’na bizzat bildirdiğini de söylüyor. (s. 492)
Kendisinin nasıl illegal dinlendiğini bütün ayrıntısı ile anlatıyor
Neden Adalet Bakanı bu konuda hiçbir şey yapmadı?
4) Kitabın çeşitli yerlerinde Avcı GSM’lerin sadece devlet tarafından dinlenebildiğini, özel dinlemelerin de zaten % 100 yakalanabileceğini iddia ediyor. Herkesin dinlenme korkusu içinde yaşadığı bir ülkede bugüne dek illegal dinleme yapan kimler yakalandı?
5) Yargı, Emniyet İstihbarat ve KOM’a yerleşip, kanunları hiçe sayarak illegal dinleme yapan, belgelerde tahrifata başvuran aynı cemaate mensup, ve aralarında “hasımlarını” tasfiye etmek için işbirliği yapan kişiler var mı? (s. 435)
Varsa bunları Hükümet neden ortaya çıkarmıyor? Avcı’nın iddia ettiği gibi bu kişiler Hükümet ve devletteki kilit kişileri de dinliyorlar mı?
6) Polis müdürü Emin Arslan’ı, yürüttüğü uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklatan Özel Yetkili Savcı Mehmet Berk hakkında Hanefi Avcı ağır ithamlarda bulunuyor. Berk’in 7 klasör ve 9 parça CD eklerinden oluşan belgeleri imkânsızı başararak birkaç saat içinde okuyup iddianame hazırladığını, hatta Ankara Savcısı’nın 6 şüpheli gösterdiği dosyada şüpheli sayısını 20’nin üzerine çıkardığını iddia ediyor. (s. 449)
Savcı Berk de iddiaları “yalan ve iftira” olarak nitelendiriyor. (Sabah-28.08.10. s. 27)
Kesin birisi yalan söylüyor ama kim?
Berk kendisini büyük töhmet altında bırakan Avcı’yı mahkemeye verecek mi?
Cüneyt Ülsever, Hürriyet, 29 Ağustos 2010
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/15661920.asp?yazarid=3
——————————————————
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP…
———————————————————–
Tel Aviv savaşa mı hazırlanıyor?
İsrail Ordusu, ABD’den 1,5 milyar litre yakıt istedi!
İran ve Lübnan’a karşı sesini giderek yükselten İsrail’in savaşa hazırlandığı iddia edildi. Tel Aviv’in bu ortamda ordusu için ABD’den 2 milyar dolarlık yakıt satın almak istemesi şüpheleri artırıyor.
ABD Savunma ve Güvenlik İşbirliği Dairesi’nin ABD Kongresi’ne gönderdiği bilgiye göre İsrail, Washington’a, 1 milyar litre “JP-8” tipi jet yakıtı, 380 milyon litre motorin ve 227 milyon litre kurşunsuz motorin satın almak üzere başvurdu. ABD Dışişleri Bakanlığı, kara ve hava kuvvetlerinde kullanmak üzere bu yakıtı istediğini belirten Tel Aviv’in talebini değerlendiriyor. İlk raporda yakıtın bölgedeki güç dengelerini değiştirmeyeceği belirtildi.
Dört saat içinde
İsrail basını, İran’a hava saldırısı planlarını masada tutan Tel Aviv’in bir yandan da Suriye’deki Hizbullah cephaneliklerine saldırmayı planladığını öne sürdü. Lübnan basınında yer alan haberlere göreyse ABD, Beyrut’a şu uyarıyı yaptı: “Sınırda geçen ay meydana gelen çatışmanın bir benzeri tekrarlanırsa, İsrail ordusu sizin orduyu dört saat içinde tamamen imha edebilir.”
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/15661491.asp
——————————————————
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP…
———————————————————–
İran bankaları varlıklarını Avrupa’dan çekiyor
İran Merkez Bankası Başkanı Mahmut Bahmani, İran bankalarının, Avrupa’daki bankalarda bulunan varlıklarını, nükleer faaliyetleri nedeniyle uluslararası çevrede oluşan tepki sonrasında geri aldığını açıkladı. Bahmanı, “Merkez Bankası, Avrupa’daki bankalarda bulunan tüm varlıkları transfer etti. Şimdilik, Avrupa Birliği (AB) bankaları, İran bankalarına ait varlıkların aktarılmasında herhangi bir engel oluşturmadı” ifadesini kullandı. Varlıkların toplam büyüklüğüne ilişkin bilgi vermeyen Bahmani, “Bu olayların yaşanacağını 6 ay öncesinden tahmin ettiğimiz için, vatandaşlarımızı zor durumda bırakacak herhangi bir durum ile karşılaşmadık” dedi.
Enerjiyi hedef aldılar
Başta AB ve ABD olmak üzere pek çok ülkenin İran’ın nükleer programına karşı çıkarken, aralarında Mellat, Melli, Saderat ve Export Development Bank of Iran gibi bankaların, ülkenin nükleer faaliyetlere finansal destek verdiği gerekçesiyle hedef alındığı öne sürüldü. AB’nin, İran’ın enerji sektörüne ekipman, teknoloji ve teknik destek sağlanmasına kısıtlama getirerek, ülkenin rafineri, dogal gaz ve petrol keşfi ile üretimi konusunda da geriye gitmesini sağladığı kaydedildi.
Yüzde 27’si AB’den
İran’ın enerji sektörüne yatırım yapmak isteyen yatırımcıların da engellenidiği belirten Bahmani, “İran’ın bu sorunlarla baş edebilmesi için ithalatı durdurması gerekiyor. Çünkü bunlar, İran’ın bankacılık, finansal sistemini ve enerji sektörüne darbe indirmek istiyorlar” ifadesini kullanmıştı. İran 2009 yılında AB’den 11.4 milyar Euro’luk ithalat gerçekleştirdi. Bunun da İran’ın ithalatının yüzde 27’sine denk geldiği kaydedildi.
https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/15661227.asp?gid=254
——————————————————
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP…
———————————————————–
İran “soykırım” dedi!
9 Kasım 1914… İran’da, önceleri organize olmuş olan Ermeni çeteleri, daha Rus kuvvetleri İran sınırındayken onları çağırıp öncülük etmeye başladılar ve onların ilk kuvvetlerini Hakkâri’nin Dir İlçesi’ne soktular. Rus kuvvetleri bu ilçeyi işgal ederken Ermeni çeteleri, yollarda rastladıkları Kürtleri ve çocukları öldürdüler. 400’den fazla Kürt kadınının ırzına geçtiler. Yaşlı kadınları katlettiller. Yahudilerin oturdukları evleri yağma edip kadın ve kızların ırzına geçtiler.
(Le Dossier arménien, Kâmuran Gürün, TTK, 1983 Ankara)
Halûk TARCAN
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/15661925.asp?yazarid=42&gid=61
——————————————————
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP…
———————————————————–
Küresel Simonlar, Ankara ve Haliç’teki Simonlar
Emniyet Müdürü Hanefi AVCI,yazdığı kitap ve yaptığı açıklamaları ile Fetullahçı yapılanmadan bahsedince ortalık ayağa kalktı.
Ne garip değil mi ?
Sanki ilk defa duyuluyormuş gibi tüm yetkililer sözüm ona şaşırıyor.
Bugüne kadar hiç farkında değillermiş gibi de pişkinlikle inceleme başlatacaklarını ifade ediyorlar.
Kiminle ve hangi seviyeden kim hakkında başlatacaklar acaba …
Yıllardır süregelen Fetullahçı yapılanma söylemleri ve izlenimleri bilinmeyen bir konu olmamakla birlikte, görevdeki bir Emniyet Müdürü tarafından dile getirilmesi elbette çok anlamlı ve dikkate alınacak ciddi bir durumdur.
Eğer İstihbarat birikimli bir Emniyet Müdürü bunları biliyor ve açıklıyorsa Devlet’in hafızasında da kendisini hedef alan bu tür faaliyetler hakkında yasal ve meşru bir sorumluluk olarak çok daha fazla bilgi bulunması gerekmektedir.
Umarım, olması gereken bu hafızayı birileri silmemiş, kayba uğratmamış ya da daha ötesi söylenen hareket hedefine ulaşıp hafızayı tümden ele geçirmemiştir.
Vatandaş olarak gerçekten sormak ve anlamak istiyorum.
Bu ülkede, her alanda yıllardır Fetullahçı bir hareket ve yapılanmadan bahsedildiğini bilmeyeniniz var mı idi ?
Devlet adamlarının ziyaret ettiği,açılışını bile yaptığı sözüm ona örnek gözüken bazı okullarla Hoca Efendi eğitim alanında söz sahibi olmadı mı ?
Basın, sağlık, sanayi ve ticaret alanında durum farklı mı ?
Esnaf, ticaret adamı ve sanayicinin büyük kısmı sıkıntı çekerken cemaat-siyaset dayanışması içerisinde olanların yarattığı gücün farkında değil misiniz?
Fetullah’ın, din adamından öte bir misyonu olduğunu Papa da mı anlatamadı sizlere ?
Cumhuriyet’i, onun kuruluş felsefesini, Atatürk’ü ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıpratmakla görevli bir kısım görsel ve yazılı basında yazılanlara, konuşulanlara ve özellikle konuşan uşaklara baktığınızda kim adına yıllardır nasıl bir psikolojik savaş yaptıklarını ve uzun soluklu, sinsice bir darbe hareketi yürüttüklerini anlamak mümkün değil mi ?
Bugüne kadar olanlar oldu da bundan sonra ne olabilir diye düşünürsek; sanırım zaten gergin olan ortam karşılıklı iki noktadan biraz daha gerilmeye ve sular da biraz daha fazla bulandırılmaya çalışılacaktır.
Ortadoğu’da istenmeyen kontrol dışı ilişkilerin ve bozulan dengelerin “Hoca Efendi”’nin ve stratejik patronların hoşuna gitmediği artık ortadadır. Mavi Marmara gemisi olayı ve Gazze’ye yardım şekli konusunda, Hoca ve ortaklarının yaklaşımı bu hoşnutsuzluğu açıkça ortaya koymaktadır.
İşin bir de Ergenekon boyutu var ki uzayan giden, bir türlü sonuç alınamayan sözüm ona incir çekirdeğini de doldurmayan bu davanın kamuoyu üzerindeki olumsuz etkileri her geçen gün artmakta ve hükümet açısından da daha yıpratıcı ve suçlayıcı olmaktadır.
Ulusalcı ve Milliyetçi duruş gösterenler ile Silahlı Kuvvetler açısından amacına ulaşan iktidar ve güç odakları Silivri, Metris ve Beşiktaş üçgeninde yarattıkları bunca mağduriyetten sonra bu olumsuz durumu bir an önce birilerinin üzerine yıkarak kenara çekilmek ve işin içerisinden de kolayca sıyrılmak istemektedirler.
Kısacası sadece bu iki mesele açısından baktığımızda bile; bu ülkede tarikat ve cemaat alt yapısı üzerinden Büyük Orta Doğu projesinin amacına uygun bir şekilde güç odağı yaratmış olanlarla onların eseri olarak güç odağı haline gelenler arasındaki uyumlu çalışma süreci artık bir sapma ve ayrışma noktasına gelmiş bulunmaktadır.
Ya da her iki taraf da birbirini kullanarak amacına ulaştığını düşündüğü için diğer tarafı bir an önce saf dışı bırakmak istemektedir.
Kendisini tanıdığım ve güvendiğim Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın her zaman olduğu gibi bu kitabı da bildiği doğruları dile getirmek adına samimi bir yaklaşımla yazdığına inanıyorum.
Ancak içerisinde bulunduğumuz gergin ve çok kutuplu ortamı dikkate alarak; yıllardır konuşulan, hissedilen ve Devletçe de bilinmesi gereken Fetullahçı yapılanmanın bir anda tüm dikkatleri çekecek bir şekilde gündeme gelişini bir de bu küresel sapma ve ayrışma açısından da değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum.
Son söz olarak;
Ne maksatla ve nasıl olursa olsun kurşun, silahtan çıkarak yeni bir sürece girilmiş ve Fetullahçıları sorgulayacak yeni bir sayfa da açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter ve laik yapısını yıkmak üzere Ilımlı İslam safsatası ile bu ülkede ümmetçi bir güç yaratanlar ve onların sayelerinde güç haline gelmiş olan din taciri sahte demokratların hesaplaşması düşünülenden çok daha zor olacağa benzemektedir.
Bakalım “Haliç’te Yaşayan Simonlar” kitabı daha çok hangi gücün işine yarayacak ve özellikle Ankara’daki Simonlar bundan nasıl etkilenecektir.
Bekleyeceğiz ve göreceğiz.
Ali İhsan Gürcihan – Açık İstihbarat
https://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=9069
——————————————————
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
RAP… RAP… RAP…
———————————————————–
Ve..
Son olarak…
“Longoz”!
Rumca’dan Türkçe’ye intikal eden bir kelime.
“Deniz veya ırmaklarda birdenbire derinleşen yer” anlamına geliyor.
AKP ve AKP ile birlikte yürüyenler için küresel aksta, derinlik zamanı!
Su bir anda derinleşebilir!
Çanlar kimin için çalıyor dersiniz!?
https://askerhaber.com/kose-yazisi/266/iii-dunya-savasi-nasil-onlenir.html
Nokta!
Sevgiler
29 Ağustos 2010
Hayrulah Mahmud Özgür
