Şu kendini beğenme furyasında herkes bir eleştirmen, herkes bir yıldız.
Her şeyi yapabileceğimizi, her zaman haklı olduğumuzu sanıyoruz. Ama ya kitleler haksızsa? Ya herkesin her konuda konuşmaması daha iyiyse? İşi uzmanına bıraksak onların belki de bizden farklı düşündüğünü göreceğiz.
Nitekim bazı restoran ve kafeler çok şey isteyen müşterilere hayır diyebiliyor. Paket kahve servisine hayır, diyet içeceğe hayır, kızarmış ekmeğe hayır.
New York’taki Momofuku restoranlarının sahibi olan ve yemeklerde herhangi bir değişikliği veya vejetaryen seçenekleri reddeden David Chang, “İnsanlar her restoranın herkes için olması gerektiğini varsayıyor” diyor. “Ama herkese uyan bir menü yapmaktansa bir de bizim yapmak istediğimize uygun bir menü olsun.”
New York’taki Zucco: Le Frenc Diner restoranında ketçap ve Budweiser birası yasak. Spotted Pig’de burgerler ya rokfor peynirli ya da peynirsiz. Chicago’da Graham Elliot, sandviç ve kahve dükkânında kafeinsiz kahve satmıyor.
Bu ilkeli şefler müşterilerinin değil, kendi bildiklerini okuyor. Fakat belki de zaten müşterilerin biraz âdâp öğrenmesi gerekiyor. İngiliz Kraliyet Balesi kitlelere açılmaya karar verdiğinde o kitleler yanlarında bira ve peynirli cipsle gelmişlerdi.
Haziran’da Doğu Londra’daki O2 Arena’da düzenlenen “Romeo ve Jüliyet” performansına her kesimden gelişigüzel giyinmiş, cipslerini avuçlayan, biralarını yudumlayan 10 bin izleyici katıldı. Balenin üst perdeden seçkin imajını değiştirmeyi amaçlayan etkinlikte izleyicilerin bir kısmı o havaya ve zarafete ters düşüyordu.
Dans başladığında birçoklarının yerine oturmadığını, hatta son sahne bitmeden çıkışa koşturanların olduğunu aktaran Anja Tita, “Gösteri sırasında patlamış mısır yenmesinden hoşlanmıyorum” diyordu. Artık böyle şeyler belki balede görülmüyor ama teknoloji dünyasına elit bir havanın sindiği kesin.
Birçok şirket, kitleleri uzak tutmak için etraflarına dijital bir ayrıcalık duvarı örüyor ve yeni hizmetlerini denemek konusunda bilgi almak için kapılarını küçük bir azınlığa açıyor. Girişimciler bu yolla ilk kullanıcıları kendilerine bağlamayı ve ardından genel kullanıcıları çekmeyi umuyor.
Nitekim Google+ Temmuz’da sosyal ağının ilk çıkışıyla ilgili sorunları çözmeye çalışırken erişimi sınırlamıştı. Avrupalı müzik hizmeti Spotify da ABD pazarına girerken ücretsiz versiyonunu sadece davet edilenlere açtı. Teknoloji danışmanı Susan Etlinger, sanal âlemde hızla yayılabilen olumsuz söylentilerin iyi çıkış yapabilecek yeni bir şirkete zarar verebildiğini belirtiyor.
Etlinger, “yüksek beklentilerin sonradan ters tepme” tehlikesine dikkat çekiyor. Moda blogları ve tasarım “reality show”ları çağında herkes desinatörlüğe soyunabiliyor. Bunun için tek gereken şey internet ve sipariş vermek için kredi kartı.
Bir muhabirimiz PickYourPerfectPairBras. com, MakeYourOwnJeans.com ve MilkandHoneyShoes.com adlı üç siteyi denedi ama tasarımları eleştiriye değer bile değildi. Kot pantolonunun kumaşı ince ve fazla sıkıydı, ayakkabıları dardı ve derisi esnek değildi, seksi parlak pembe renkli ve puanlı sutyeni üstüne uymadı.
Muhabirimiz de kalitenin ve deneyimli tezgahtarların olduğu dükkânlardan şaşmamamızı öğütledi. Chang’ın da dediği gibi, “Müşteri her zaman haklı değildir.” (The NewYork Times)
