Türkiye’de ilk kez , Nusr-ET Steakhouse The American Academy of Hospitality Sciences tarafından “5 Star Diamond Award” ödülünü aldı.
4 yılda Türkiye’nin gözde restoranları arasına adını yazdırmayı başaran Nusr-ET, Amerika’da lüks seyahat kavramının sembolü olan “5 Star Diamond Award” ödülü aldı. Patron Nusret Gökçe, “Bu Cumhuriyet tarihinde bir ilk” dedi
Nusr-ET Steakhose bir ilke imza attı
2015’te 5’inci yılını dolduracak olan Nusr-ET bir ilke imza attı. Bugüne kadar Türkiye’den kimsenin alamadığı, “lüks seyahat” kavramının en prestijli ödülü olarak bilinen “5 Star Diamond Award” ödülüne layık görüldü. Et severler için pek çok özgün seçenek yaratan, kısa süre içinde steakhouse kültürüne yeni bir yorum getiren Nusr-ET Steakhouse, Türkiye’de ilk kez The American Academy of Hospitality Sciences tarafından “Fine dining&chef” olarak ödüllendirildi. Adour Alain Ducasse, Jean Georges, Le Bernardin, Mercer Kitchen, David Burke Kitchen ve Cafe Milano Washington gibi dünyaca bilinen restoranlara verilen, sektörün en prestijli ödüllerinden olan “5 Star Diamond” ödülüyle başarısını uluslararası arenada da kanıtlamış olan Nusr-ET‘in sahibi Nusret Gökçe‘yle başarı yolculuğunu konuştuk.
Ödülü ne zaman aldınız?
20 gün oldu. Türkiye Cumhuriyeti’nde bugüne kadar kimse bu ödülü alamamış. Zaten almak istesen de vermezler. İmzalayanlar dünyanın en ünlü şefleri.
Jüri ürünlerinizi denedi mi?
Gelip yemişler, benim haberim yok. Başkanı da gelmiş. Ödülü veren kişi de test etmiş. Ondan da haberim yok. Ben adamı ödül törenine geldiğinde hatırladım.
Bazı ödülleri parayı bastırıp alıyorsun. Bu ödülün parayla ilgisi var mı?
Bizim şu ödülü alalım diye bir derdimiz yok. Zaten ne İngilizce bilirim ne kimseyi tanırım. Adamları bulmak, gidip ödül almak gibi bir durum söz konusu değil. Kendiliğinden oluşan bir şey.
Eskisi gibi heyecanlı mısınız bu işte? Sizi artık yabancılar da tanıyor…
Heyecanımız aynı, ilk günkü gibi… Farklı sunumlar yapıyoruz. İnsanların sıkılmayacağı şeyler sunarak lezzetimize lezzet katıyoruz. İnsanların beklentileri farklılaşıyor. ‘Et suşi’ yaptık, müthiş oldu. En son yaptığımız taş devrini herkes beğeniyor. Artık Türkiye’ye iş amaçlı ya da gezmeye gelen birçok yabancı için mutlaka görülmesi gereken bir yer olduk. Hatta otellerine uğramadan buraya geliyorlar.
Ününüz yurtdışına da taştı yani…
Evet. Üç ay önce Brezilya‘ya gittik. Gidip değişik şeyleri görecek, oradan da Arjantin‘e geçerek neler yapabiliyorlar diye bakacağız. Otelin üst katındayız, bardan bir şeyler alacağız. 15-20 kişilik yabancı misafir grubu var. Bayan ağırlıklı grup, beni orada tanıdı. ‘Nusret senin burada ne işin var’ dediler. İstanbul’da gelip, burada yemişler, beni çok iyi tanıyorlar. Aynı şekilde Paris‘te de böyle bir olay yaşadım. Bir restoranda yemek yedik, içeriye biri girdi beni tanıdı. Milano‘da ise hatırımı soran bir İtalyan‘a rastlayınca çok şaşırdım.
Nusr-ET’lere yabancı misafir ilgisi nasıl?
Türkiye’nin bilinen iki markası var, biri Türk Hava Yolları, diğeri Nusr-ET. Arap misafirimiz çok. Bazen bizim Türkler rahatsız oluyor çok yabancı var diye. Bir de Türk restoranı deyince, kebapçı geliyor hep akla. Oysa bizimki Amerikan, Arjantin, Türk karışımı. Arjantin’in ve Amerika’nın kendine has tarzı var, biz hepsini damak tadımıza uyarlayarak, hem herkesin hem de Türkler‘in seveceği şekilde tasarlayarak sunuyoruz.
En sevdiğiniz günün pazartesi olduğunu söylüyorsunuz. Neden?
Bütün mutlu sonlar, mutlu son başlangıçları hepsi yemekte biter. Bütün işadamları, yabancı kaliteli müşteriler pazartesi günü geliyor. Böylece haftaya onlar da bizde iyi başlıyoruz. Bu yüzden.
RUS NOVİKOV’DAN TEKLİF ALDIM
Yabancı yatırımcılar arasından Nusr-ET’i yurtdışında açmak isteyenler var mı?
Çok var… Geçen gün Rus Novikov Restoran Grubu’nun sahibi Arkady Novikov geldi. 200 restoranı var. Restorana geldiğinde tesadüfen burada olan Ruslar onu tanıdı. Tanıdığı başka yabancı misafirlerimiz de vardı. Novikov yemekten sonra bana, “Servisiyle lezzetiyle dünyada yediğim en güzel et” dedi. Bulunduğu masa 2 kilo et yedi. Sonra, “Beni ara birlikte proje yapalım” diyerek telefonunu verdi. Ancak aramadım. Çünkü ben burada Dream çatısı altında Ferit Şahenk‘le çalışmaktan çok memnunum. Ferit Bey‘in müthiş bir vizyonu var, inanılmaz iyi bir işadamı.
MÜŞTERİMİZİN % 80’İ YABANCI
Yurtdışında çok yeri geziyorsunuz, yeme içmede neredeyiz?
Türkiye’de dışarıda yeme-içme oranı yüzde 10′larda. Artık insanlarda zaman problemi var. Herkes çalışıyor, eve gidip de yemek hazırlamak için zamanları yok. O yüzden yeme içmenin önü çok açık. Alınan restoranların servis kalitesine, sunumlarına, yerlerine, gelen markalara bakıyorsun, gelecek olan bir sürü marka var. Bu da Türkiye’deki yeme içme sektörünün önemini gösteriyor.
Ekonominin geldiği noktayı nasıl görüyorsun?
Herkes çok mutlu. Gelen müşteri sayısından, yabancı sayısından Türkiye’de bir yatırım olduğunu, paranın döndüğünü açık ve net görüyoruz. Müşterilerimizin yüzde 80’i yabancı, işadamı ve yatırımcılar. İş anlaşmalarının finali kesin bizde yapılıyor.
FİYATIMIZ ÇOK YÜKSEK DEĞİL
“Nusret kazık, pahalı, hesap geçiriyor” görüşünü nasıl yeneceksin, nedir bu işin aslı?
Her şeyin bir hak edişi var. İnsanların bakışı farklı ama buraya geldiklerinde yediklerinin kalitesi olsun, ödedikleri hesap olsun standart. Yurtdışında kişi başı 100 euro ödüyor. Yurtdışında insanlar şarap, patates tabağı, peynir tabağı alıyorlar oysa. Bizim burada verdiklerimiz çok farklı. Kaliteli sunumla, kaliteli ürün ve yemek verdiğimiz için bu paralar çok değil.
SIRADA DUBAİ VE LONDRA VAR
Dubai’deki restoranınız nasıl olacak?
Nusr-ET‘i ilk önce Dubai, sonra Londra, ardından da New York‘ta açacağız. Buradan Dubai‘ye 15 kişi götürüyoruz. Açılışta ilk iki üç ay sürekli gidip geleceğim. Orayı yönetecek iyi bir şef alıyoruz. Buradan götüreceğimiz kasap ve salondaki görevlilerin hepsi İngilizce biliyor.
Dubai’de et kalitesi iyi mi?
Çok iyi… Buradan da takviye yapacağız. Hem de orada ithalat serbest olduğu için Kobe, Brezilya ve Arjantin‘den ürün getirme şansımız var. Sunum da Nusr-ET‘in aynısı olacak. İstanbul’da et sıkıntısı var. Ben sabah altıda kalkıp etçileri dolaşıyorum, et seçiyorum, birebir her şeyle ilgileniyoruz. Orada da aynı şekilde olacak.
Peki bu restoranın dünyada şansı ne?
Dubai‘de Four Seosons Hotel‘in altında açıyoruz. Orada her şey kendini gösterecek. Benim hayalim her zaman Amerika’ydı aslında. Orada inanılmaz başarılı olacağıma inanıyorum. Amerika‘ya direkt Nusr-ET olarak gittiğim zaman farklı olacaktı. Burada marka değerini yükselterek daha farklı olacak. Aldığımız ödülle gittiğimizde herkes bizi daha iyi tanımış olacak. Kafasında soru işareti olmadan gelecek. Zuma kendini ispatlamış, kanıtlamış bir restoran. İki ay sonra Madison Avenue 39‘da açılıyor. ( Sinan Özedincik / SABAH)

