Pandora’nın Kutusu, Los Angeles Yolları. Mahmut Ekenel yazdı.
Pandora’nın Kutusu, Los Angeles Yolları
Ne kadar gürültülü bir şehir bu Los Angeles diye düşündüm bu sabah uyandığımda. Artık trafik gürültüsü bana ninni gibi geliyordu ama ara sıra evimin üzerinde dönüp dolaşan helikopter gürültüleri çekilmez olmaya başlamıştı. Derin bir “ah” çektim içimden; neden iki büyük çevreyolunun kesiştiği bir yerde apartman dairesi kiraladın diye sordum kendi kendime. Ama sebeb de o değil miydi? Çevreyollarına yakın olmak, arkadaşlarına yön tarif ettiğinde adresi iki kelimeyle geçiştirmek. Nerden bilebilirdim ki her sabah trafik durumunu vermek için bütün haber kanallarının bir helikopter kaldıracağını. Yıllarca yaşadığım ortabatı Amerika’da trafik mi vardı ki? Her sabah televizyon kanallarını dolaşıp yol ve trafik durumunu almadım ki hiç. Sadece her onbeş dakikada bir verilen hava durumu ilgimi çekerdi; ne de olsa ortabatı Amerika’nın havasına güven olmazdı, her an bir fırtına, her an bir hortum çıkabilirdi. Aynen Los Angeles’ın trafiğine güven olmadığı gibi.
Beni New York metrosunda evine giderken arayan arkadaşıma özendim bugün; ne güzel olurdu bir metro olsaydı şu şehirde. Ya da daha doğrusu, olan metrocuk doğru dürüst birşey olsaydı. Ama Los Angeles bir New York değil ki. Uçsuz bucaksız bir memleket. Nerde başladığı, nerde bittiği belli değil. Herhalde güneyde San Diego, kuzeyde ise Santa Barbara desek yanlış olmaz. Çok uzaklara gittim diye mi düşünüyorsunuz? Siz hiç hafta içi 101-kuzey çevreyolunu alıp Santa Barbara’ya gittiniz mi? Ya da 5-güney çevreyolunu alıp San Diego’ya? Gördünüz mü trafiği? İş yerinizdeki arkadaşlarınızla konuştunuz mu hiç? Kaç tanesi Valencia ya da Oceanside’dan ise gelip gidiyor. Zaten gerçekten Los Angeles’ta yaşıyorsanız sormazsınız bile böyle bir soruyu.
Kanal 5’ten alıyorum her sabah trafik durumunu ise gitmeden önce. Hani şu New York’tan transfer ettiğimiz sarışın bayandan. Bugün bir misafiri vardı helikopterde: belediye başkanı Antonio Villaraigosa. İlgimi çekiyor çalışmaları, özellikle halka çok yakın olması. Bir espiri yaptı bugün helikopterde: “405-kuzey çok yoğun, siz en iyisi toplu taşımayı kullanın”. Güzel sözler sayın başkan ama benim evimden işime gitmek için çevreyolunu alsam onbeş dakika sürüyor; sizin bahsettiğiniz toplu taşımayı kullanırsam da en az bir saat. Benim toplu taşımayı kullanmam için daha geçerli bir sebeb bulmanız gerekecek.
Siz hiç “Amerika’nın elektirikli otobüs skandalı” diye bir şey duydunuz mu? Hiçbir zaman ispat edilemedi. Ama işin ilginç yanı, gerçek olduğuna dair delil çok fazla. İddia edilen skandal General Motor (GM) şirketi tarafından sinsice ve dahice tasarlanmış bir planla ilgili. 1935 yılında çıkan bir kanun toplu taşıma araçlarının özel şirketlerce satın alınabileceğine karar verir. GM gizlice farklı isimlerde şirketler kurup bütün ülke çapında elektirikli otobüsleri satın alır ve onları petrol ile çalışan otobüslere dönüştürür. Los Angeles’ta nasibini alır bu plandan; örneğin Santa Monika caddesi boyunca çalışan elektirikli otobüsler 1945 yılında trafikten ansızın kaybolurlar. 1963 yılı geldiğinde ise Los Angeles’ta çalışan hiçbir elektirikli otobüs kalmaz. 1976 yılında Los Angeles ilçesinin Ulaştırma Dairesi metro çalışmaları için ilk başvuruyu yapar. Malesef bilinmeyen(!) sebeblerin engellemeleri yüzünden metro için ilk kazı ancak 1985 yılında başlayabilir. İlk metro seferi de 1988 yılında başlar. Tekrar malesef, aynı ismi belli olmayan sebebler, Los Angeles şehrinin uçsuz bucaksız çevreyolları ile kaplanması ile ilgili izinlerin kolayca alınması için dört elle yardıma koşarlar. Bugün Los Angeles büyük alanı içinde 23 adet çevreyolu bulunmaktadır. Bütün şehir örümcek ağı gibi çevreyolları ile örülmüş durumdadır.
Ne demek istediğimi anladınız mı? Los angeles’ın yol sistemi pandora’nın kutusuna benziyor; sakin açmaya kalkmayın, sadece kullanın, ve sabır etmesini öğrenin, ve yine de bu şehri sevin, çünkü ben sevdim.
Mahmut Ekenel
