
Psikolog Özden Bayraktar. İngiltere Kadın Platformununun, Ailede anne babanın Korumacı tutumunun nedenleri ve çocuk üzerindeki etkileri konulu Londra Türk Radyosu söyleşisi.
Hukuk Danışmanlığını Alaturka Online İngiltere Temsilcisi Aynur Gökyıldız’ın yaptığı Londra Türk Radyosunda İngiltere Kadın Platformununun toplumu aydınlatmak amacıyla yaptığı söyleşiler devam ediyor.
Özden Bayraktar, Psikolog
Tarih:23 Mayıs, Cuma, 2008
Yer: Londra Türk Radyosu
Konu: Ailede anne-babanın Korumacı tutumunun nedenleri ve çocuk üzerindeki etkileri
Yapımcı-Sunucu: Nilgün Yıldırım
Feedback: Özden Bayraktar ile yaptığımız program şahane oldu. Canlı yayına bağlanan dinleyiciler yayının kısalığından yakındılar ve şahane bir program yapıyorsunuz tebrikler dediler.
Program IKP nin sloganı haline gelen Sezen Aksu’nun Farkındayım şarkısı ile başladı.Her programda ve reklam aralarında bu şarkı ile başlıyoruz çünkü bu şarkının sözlerindeki gibi kadınların kendileri ile ilgili farkındalıklarının gelişmesine yardımcı olmayı hedefliyoruz.
Program her Cuma öğleden sonra 2-3 arası yayınlanıyor ve giderek daha popüler hale geliyor.
Basının da yardımı ile İKP nu duyan dernek ve kuruluş temsilcileri beni arayarak proje hakkında bilgi alıyorlar.
Programa yine bir şiirle başladım: Bekir Coşkun’un sütununda yayınladığı bir şiir:”Kadınlar Gittiğinde”başlıklı şiirde erkeklere mesaj verdim !!! “Madem kadınlar gidince bu kadar kötü oluyor bu erkekler,eee özaman neden yanınızda iken kıymetini bilmiyorsunuz beyler????” dedim….Şiirin son mısrası şöyle diyor:” Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında…Ve bir kadın gittiğinde pek çok “yetim”bırakmıştır arkasında”.
Özden Bayraktar’a sorular
NY: Aile içi iletişimde neden anne çoğu zaman köprü görevi görür?
Neden baba-çocuk diyaloğu kesiktir,kopuktur ya da hiç yok gibidir?
Anne neden ara bulucu veya köprü görevini üstlenir?
OB:Kültürel geçmişimize bakarsanız ataerkil bir toplum düzeni içinde yetişen baba farkında bile olmadan dominant ve uzak kişilik yapısında olabiliyor.
Babanın kendisi için biçtiği rol ne yazık ki mesafeli ve kuralallar yapıcı olmuş oluyor. Babalar kendi rollerini eve para getiren ,aile resiliği yapan,ancak çocuklarının dünyasından uzak kalan kişiler olarak oluşturuyorlar. Bazen bu roller değişebiliyor, kural yapıcı anne de olabiliyor.Klasik tanımlama ile “evin iyi polisi ve kötü polisi”şeklinde tanımlama yapabiliriz.
Bazı ailelerde evin iyi polisi anne,kötü polisi baba olabiliyor.
NY:Aile içinde anne-babanın korumacı tutumlarının nedenleri ve sonuçları nelerdir?
OB: Korumacılık toplumsal olarak en hatalı tutumumuz diyebilirim.Korumacı davranışın en olumsuz sonucu çocuğun kendisine güvensiz hale gelmesidir.Yapılan araştırmalar gösteriyor ki gençlerimizin yaşadığı en büyük problem”özgüven eksikliğidir”.
NY:Korumacı davranış deyimini biraz açabilir misiniz? Örnek verebilir misiniz?
Anne-baba çocğun yerine düşünüyorsa,çocuğun yapmak istediği hobileri “sen onu yapamazsın,sen ancak bunu yapabilirsin” diye engelliyorsa,hatta kenid gençlik döneminde yapmak istediği hobilerini çocuk hiç istek duymadığı halde çocuğuna yaptırmaya çalışıyorsa,çocuğun yerine karar verip hatta en olumsuz korumacılık olarak çocuğun yerine düşünüyorsa işte bütün bunlar korumacı avranışlardır ve çocuğu güvensizliğe iter.
Çocukların ileri yaşlarda kendi kararlarını verememeleri,kendi düşüncelerini ifade edememeleri,arkadaş seçimlerinde bile anne-baba tarafından engellenmeleri çocukta erkenlik dönemlerinde patlamalara yol açabilir.
Çocuk başarısız olacaksa da olsun ama yapmak istediğini önce bir denesin.Yanlış yapmayan çocuk doğruyu öğrenemez.Çocuğunuzu hayat boyu koruyamazsınız.Çocuk kendi eyakları üzerinde durmayı öğrenmelidir.Sürekli olarak çocuğumuza “sen yapamazsın,sen düşünemezsin”şeklinde mesajlar verirsek çocuk”ben zaten yetersizim,hiçbir şeye yaramıyorum “şeklinde duyguya kapılarak,güvensiz yetişir.
Anne-baba olarak çocuktan sürekli başarı bekliyoruz,başarısızlığına da izin vermeliyiz.
NY: ERGENLİK DÖNEMİ— ERGENLİK YAŞI nedir? Bu dönemdeki gençlerde görülen problemlerde ailenin rolü nedir ve önerileriniz neler olabilir?
OB: Ergenlik yaşı:Ön ergenlik yaşı olarak 9-12 ve ergenli yaşı olarak da 12-20 diyebiliriz.
Ergenlik döneminde genç kendisi ve ailsi ile sürekli gerginlik içinde olup çeşitli içsel patlamalar yaşar.Kişiliğini aramaktadır ve ailesi ,çevresi ve en önemlisi kendisi ile çeşitli uyumsuzlukları bir arada yaşar.En çok anne ile vakit geçiren gencin davranışlarını anne kişisel almamalıdır,bu gencin içindeki patlamalar normaldir,yaşının icabıdır.Fiziksel değişimine ,bir de duygusal ve zihinsel değişimler de eklenince genç kimlik arayışında olduğundan içindeki patlamaları dışarı yansıtır.İçine kapanabilir,arkadaşları iel daha çok vakit geçirir,yüzü bütün gülmeyen genç arkadaşları gelince sürkeli neşeli bir ahavaya girer.
Korumacı tutumdaki ailesi ile gencin arası açılmaya başlar.Bu durumda aillere özellikle annelere çok görevler düşmektedir.
Annenin ergenin sosyal kimliğindeki rolü çok büyüktür.Bastırılmış kimliğini yaşayamamış gençlerde Depresyon vakaları görülür.Depresyonun ileri safhalarında ne yazık ki intiharı düşünenler ve bunu gerçekleştiren gençler de vardır.Bu gençleri anlamaya çalışalım,onlarla konuşalım,özellikle anneler lütfen çocuklarınızın patlamalarını kişisel algılamayın,onlara yaklaşın,arkadaş çevrelerini uzaktan takip edin,gençlerin kışlıklerini değil,davranışlarını eleştirin.
(Ailesi ile arasındaki iletişimin kopuk olduğunu ve anlaşılamadığını düşünen gençlere yayın sırasında seslendik ve Özden Bayraktar’a ait olan telefon numarasını ve email adresini verdik) .(Haber gazetesine de ulaşabilirler,IKP’ye de)
NY: Görücü usulü evlendirmeler de çocuğa bir türlü “sen evleneceğin kişiyi bile seçemezsin,onu da sana ben seçerim”şeklindeki bir korumacı tavır değil midir?
OB: Kesinlikle korumacı tavırdır.Bu durumda çocuğun duygularını bile kontrol ediyor ailesi,yani genç için düşünüp,onun yerine karar veriyor,hatta en önemli kararlarda bile kendi seçimine bırakılmıyor ki bu ilerde çok büyük patlamalara sebep olabiliyor.
NY:Ailelere ne gibi önerilerde bulunabilirz?
OB: Öncelikle
*Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin,onu KOŞULSUZ SEVİN.
*Çocuğunuzun davranışlarını eleştirin,kişiliğini değil.
*Çocuk ailenin aynasıdır,sismograf gibidir(deprem ölçen alet),evdeki huzursuzluğu çocuktan gizleyemezsiniz,o her şeyi hisseder.Bu huzursezuluk ,geçimsizlik,evdeki problemlerin tümü çocuğa aynen yansır,ondan da okuluna yanışr.İyi bir öğretmen çocuktaki dalgınlığı,derslerindeki düşüşü hemen farkeder ve önce anne ile temasa geçer.Çocuğa huzurlu bir ortam yaratın.
*Aile çocuğa açık olmalıdır.
*Gençlerin toplumda sağlıklı bireyler olmaları için özellikle anneler çocuklarını koşulsuz sevsin,onları olduğu gibi kabul etsin.
*Annelere çok büyük görevler düşmektesir.Özellikle ergenin içindeki patlamaları anlayışla karşılasın.Bunu bastırısanız çocuk evden soğur,uzaklaşır,ve kabul gördüğü,onaylandığı ortamlara girer.Olmadık çevrelerde arkadaşlıklar kurar,uyuşturucu,alkol,vs gibi kötü alışkanlıklar edinir.
*Çocuğunuzla konuşun ancak asla sorgulamayın.
*Dolaylı/uzaktan kontrol edin,nerelere girip çıkıyor,kimlerle arkadaşlık ediyor?bunlar çok önemli ve vakit erken iken bir çok felaketi önlemiş olursunuz.
*Çocumuza sormluluk verelim.Onun yerine düşünüp,onun yerine kararlar vermekten vazgeçelim.Bu tür korumacı davranışlar çocuğun kendine güvenini yitirmesine neden olur.
*Onun yerine düşünüp kararlar verdiğimiz ve seçimlerini kendisine yaptırmayıp biz yaptığımız sürece yaşam boyu “koltuk değneği”ne ihtiyaç hisseder.
****İYİ ÇOCUK NASIL OLMALI diye sorulduğunda annelerin yüzde 60’i “UYSAL ÇOCUK” diye yanıtlıyor.Ancak ergenlik döneminde yaşaması gereken patlalamaları yaşayamayan çocuk ilerki dönemlerde yaşıyor.
*Çocuğumuzun yapamaz diye düşündüğümüz becerileri aslında çok iyi yaoabıleceğini unutmayalım.Denemesine izin verelim.
*Çocuğumuzun topluma uyumlu birey olabilmesi için annelerin özellike bu ülkenin dilini iyi derecede öğrenmesi şarttır.Çocuğun hangi çevrelerle görüştüğünü,arkadaşları ile iletişimini dil bimeyen bir anne yeterince takip edemez.

HAFTAYA : Londra Konsolosluğu Çalışma Ataşesi Ayşegül Yeşildağlar
KONU : Kadınların İngiltere’de ve Türkiye’de Yaşlılık ve emeklilik durumları, hakları, tek ebeveyn olan kadınların hakları
