11 Eylül saldırılarının baş kahramanı olarak tanınan ve hafta başında düzenlenen askeri baskın ile Pakistan’da öldürülen Üsame bin Ladin’in ölüsü bile Amerikan siyasetinde tartışmalara neden oluyor. El-Kaide terör örgütünün başı olan bin Ladin’in ölü fotoğraflarını gördüğünü iddia eden 3 Cumhuriyetçi senatör, daha sonra sözlerinden çark etti. Senatörler, gördükleri fotoğrafın fotomontaj olduğunu bildirdi.
Amerikan Merkezi Haber alma Teşkilatı (CIA) Başkanı Leon Panetta’nın bin Ladin’in ceset fotoğrafının kimseye gösterilmediği açıklaması üzerine Senato’nun İstihbarat Komisyonu Başkanı Dianne Feinstein’da aynı yönde bir açıklama yaptı. Feinstein, bin Ladin’in ceset fotoğrafını hiçbir senatöre gösterilmediğini söyledi.

Daha önce bin Ladin’in ölü fotoğraflarını gördüklerini iddia eden Cumhuriyet Partili Senatörler Scott Brown, Saxby Chambliss ile Kelly Ayotte, bu iddialarını yalanlamak zorunda kaldılar. 3 senatörde gördükleri fotoğrafın fotomontaj olduğunu ileri sürerek, Başkan Barack Obama’nın sözlerine hak verdiklerini açıkladı.
Başkan Obama, bin Ladin’in ölü fotoğraflarının yayınlanmasına izin vermeyeceği zira bunun Amerika’ya karşı nefreti körükleyebileceği ve dünya genelinde görev yapan ABD yurttaşlarının da can güvenliğini tehlikeye atacağını ileri sürmüştü. Daha önce Başkan Obama’nın fotoğrafları yayınlanmasına izin vermemesini eleştiren Senatör Chambliss, gördüğü fotoğraflardan sonra, Beyaz Saray’ın kararının doğru olduğunu ifade etti. Senatör Chambliss, daha önce yaptığı açıklamada, gördüğü fotoğrafların kesinlikle bin Ladin’e ait olduğunu ileri sürmüştü. Senatör Ayotte de, bin Ladin’in öldürülmüş olduğu fotoğrafları gördüğünü iddia etmiş, hatta diğer mevkidaşlarına da elektronik ortamda bunları gösterdiğini söylemişti. Ancak Ayotte’nin ofisinden daha sonra yapılan açıklamada Senatör’ün fotoğrafların gerçek olup olmadığı konusunda kesin bir kanıda bulunmadığını ileri sürüldü.
Siyasi uzmanlar, 3 senatörün de aynı şekilde yanılmış olmalarının pek mümkün olmayacağını savunurken, bu kişilerin ne gibi gerekçeler kendilerine ifade edilip söylediklerini inkar etme gibi bir durumla kaldıklarını soruyor.
SEZAI KALAYCI, NEW YORK /Zaman
