Trabzonspor gezegenlikten çıkartılan Plüton gibi yalnızlığa doğru sürüklenmektedir. Ercüment Yılmaz yazdı “Sapan Etkisi”
Trabzonspor Kulübü kurulduğu 1967 yılından günümüze kadar, 15 farklı başkan tarafından idare edilmiş ve bu başkanların oluşturdukları yönetimlerin yörüngelerinin etkisi altında kalarak mevcut konumuna ulaşmıştır.
İnsanoğlu ise 1900’lü yılların başlarında ilk motorlu uçağı uçuran Wright Kardeşler ve 1961 gibi anlamlı bir yılda uzaya çıkan ilk astronot Yuri Gagarin’den bugünlere değin havacılık ve uzay çalışmalarında önemli mesafeler kat etmiştir. Güneş sistemimizde yer alan gezegenleri ve gök cisimlerini incelemek amacıyla fırlatılan çeşitli uzay araçları kütle çekimsel bir güç yardımıyla hedeflerine ulaşmaktadırlar. Uzay aracının zaman ve yakıttan tasarruf etmesini sağlayan bu etki, kütle çekimi uygulayan gök cisminin uzay aracını çekmesiyle gerçekleşmektedir. Yine 1961 gibi anlamlı bir yılda üç cisim problemi üzerinde çalışan Michael Minovitch tarafından önerilen bu teknik “Sapan Etkisi” olarak tanımlanmaktadır.
5 Eylül 1977 tarihinde fırlatılan Güneş sistemi ve ötesi uzay sondası Voyager 1, Jüpiter ve Satürn gezegenlerine gerçekleştirdiği ziyaretler sonrasında görevini Sapan Etkisi yardımıyla kazandığı yön ve ivmeden yararlanarak sürdürmektedir. 20 Ağustos 1977 tarihinde fırlatılan Voyager 2 ise aynı etkiden faydalanarak gerçekleştirdiği Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün ziyaretlerinin ardından Güneş sistemi ve ötesine doğru yaptığı yolculuğa Voyager 1’in ardından gecikmeli olarak devam etmektedir.
Plüton’dan Dünyamıza gönderdiği fotoğraflar ve bilgilerle son haftalarda adından sıkça söz ettiren “New Horizon (Yeni Ufuklar)” uzay aracı Jüpiter’in yanından geçerken Sapan Etkisinin oldukça faydasını görmüştür. Plüton ve uydularını inceleyecek olan uzay aracı Plüton’un uzağındaki 1000’den fazla gezegenimsi buzul cismin toplaştığı Kuiper Kuşağı’na doğru yolculuğuna yine Plüton’un Sapan Etkisinden faydalanarak devam edecektir.
***
26 Mayıs 2013 tarihinde gerçekleştirilen kongrede başkan olarak seçilen İbrahim Hacıosmanoğlu yönetimi Trabzonspor’u “Yeni Ufuklara” taşımak iddiasıyla yolculuğuna başlamıştır.
Başkan, komutası altına aldığı Trabzonspor’u GÜNEŞ sisteminin dışına doğru devam etmekte olan yolculuğunun ilk günlerinde 1,8 milyon dolarlık tazminatla sonuçlanacak ani bir manevra ile Tolunay Kafkas’ın yörüngesinden çıkartmış ve Mustafa Reşit Akçay’ın yörüngesine sokmuştur. Öze dönüş parolasıyla yola çıkılan ilk sezonun sonlarına doğru yaşanan hayal kırıklığının neticesinde takım Hami Mandıralı yörüngesine ötelenmiştir. Bir sonraki sezon, başka galakside Dünya Kupası peşinde koşan Vahid Halilhodzic uzun uğraşlar sonucunda Trabzonspor’u yörüngesine kabul etmiştir. Çok geçmeden yine gerekli ivmeyi yakalayamadığı için olsa gerek takım Halilhodzic yörüngesinden 1,6 milyon avroluk tazminat sonucunda Ersun Yanal yörüngesine aktarılarak yolculuğuna devam ettirilmiştir. Ve son olarak Ersun Yanal’a ödenen 450 bin avroluk tazminatın ardından yeni yörünge merkezi “Eğer bir yere gitmek istemezsem orası da Trabzon” sözlerinin sahibi Şota Arveladze olmuştur.
26 Mayıs 2013 tarihinden bu güne kadar 2 sportif direktör, 1 CEO, 2 alt yapı sorumlusu, 12 yönetici ve sayısız futbolcu eskiten bu yolculuk, an itibariyle son sportif direktör Süleyman Hurma’nın “Trabzonspor’un menfaatlerini düşünerek” gerçekleştirdiği KIVRAK manevralar sonucunda rotasından iyice çıkmıştır.
Görünen odur ki, Trabzonspor bu idare anlayışı ile Türkiye ve Dünya futbol arenasındaki saygın konumundan giderek uzaklaştırılmaktadır. Kulüp, gezegenlikten çıkartılan Plüton gibi yalnızlığa doğru sürüklenmektedir. Bu anlayışın sürmesi halinde Trabzonspor, Plüton’un ötesinde gezegenimsi cisimler barındıran Kuiper Kuşağı gibi bir alana doğu itilmek, iyiden iyiye gözden düşmek, değersizleştirilmek ve yalnızlaştırılmak tehlikesi ile karşı karşıyadır.
****
Trabzonspor’un 1967 yılından beri, özellikle futbol arenasında sürdürmekte olduğu yolculuğunda sayısız şampiyonluk ve başarı durakları bulunmaktadır. Her ne kadar şehir takımı hüviyetinde olsa da bütün Türkiye’ye mal olmuş olan Trabzonspor’u en iyi ifade eden sözcükler rahmetli Kazım Koyuncu’nun ağzından şöyle dökülmüştür.
Trabzonspor’u tutmak sadece o yörenin çocuğu olmakla açıklanabilecek milliyetçi bir davranış değildir. Benim için Trabzonspor, en güçlülere karşı koyan ve herkesi yenen hayali kahramandı. Öyle bir kahramandı ki statükoyu bile devirmişti.
Evet, Trabzonspor kazandığı başarıların ötesinde en güçlülere karşı koyan, statükoyu bile deviren, Onur’lu mücadeleyi benimseyen bir kulüp olarak tarihe geçmiştir. Trabzonspor sadece Trabzonlulara ait bir kulüp de değildir. Trabzonspor, “Temiz futbol” için memleketi Malatya’dan 950 kilometre yürüyerek Trabzon’a ulaşan değerli insan Yunus Metin’in de kulübüdür. Trabzonspor, aslen Adanalı olan, 2013-2014 yılları arasında Trabzon/Maçka kaymakamlığı yapmış olup an itibariyle Ürgüp kaymakamlığı görevini sürdüren, bugün bile Ürgüp sokaklarında sırtında Trabzonspor forması ile gururla dolaşıp Trabzonspor sevdasını her mecrada dile getiren Sn. Alper Balcı’nın da kulübüdür. Trabzonspor, yıllar önce taksisine binerek tanışma fırsatı bulduğum, fanatik derecesinde Trabzonsporlu olan Antalyalı Hüseyin abimizin de kulübüdür.
Kısacası Trabzonspor, saydığım örneklerdeki gibi Trabzonlu olmayıp Trabzonspor’a gönülden bağlanan nice insanların da kulübüdür
Ne yazık ki son dönemde cereyan eden hadiseler kulübe olan inancın ve sempatinin azalmasına sebep olacak düzeye gelmiştir. Trabzonspor, 2009-2010 sezonun son maçında Onur Kıvrak’ın Fenerbahçe’ye karşı yaptığı kurtarışlarla Fenerbahçe’nin şampiyonluğu Bursaspor’a kaptırmasında önemli bir etken olduğu dönemin sonucunda başladığına inandığım, 2010-2011 sezonunda dünyanın gözü önüne serilen malum sürecin arkasından patlak veren hadiselerin sonucunda ağır yaralar almıştı. Yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen Trabzonspor’a gönül verenlerin düşüncelerinde, yaraları saracak, şampiyonluk yolunda duruşundan ödün vermeden mücadeleye yılmadan devam edecek yeni bir yönetim anlayışı ile kulübün ayağa kalkacağına olan inanç hâkimdi
Hayal edilenin aksine, her geçen gün ayrı bir gücün etkisinde yön değiştiren, hatalı yönetimsel kararlar ve eylemler sonucunda tribünlerin takıma küstüğü, başarıdan uzak, ağır borç yükü altına girmiş bir kulüp görüntüsü veren Trabzonspor karşımızda durmakta.
Bugünlerin başlangıcını hazırlayan son genel kurulda sorumluktan kaçınan Trabzonspor’un önde gelenleri, delegeyi çok az tanıdığı adaylar arasında tercih yapmak zorunda bırakmışlardır. O günkü seçimin sonucunda ortaya çıkan tablonun sorumlusu sadece bugünkü yönetim değil, elini taşın altına koymayan, birlik olmayan, menfaat gütmeksizin güçlerini birleştirmeyen, Trabzonspor delegesi olsun veya olmasın Trabzonspor’a gönül veren her bir bireydir.
Trabzonspor’un ayağa kalkması için yıldız transferlere değil, ehil ellere ihtiyaç vardır. Trabzonspor’u ehil ellere teslim edecek veya yönlendirecek kitle delege olsun veya olmasın Trabzonspor’a gönül vermiş her bir bireydir.
***
Yazımın başlarında bahsini ettiğim Voyager uzay araçları Voyager Altın Plakları olarak adlandırılan gramofon kayıtları da taşımaktadırlar. Plakta, dünya dışı akıllı yaşam formlarının ya da gelecekteki insanların bulması niyetiyle dünyadaki hayatın ve kültürlerin çeşitliliğini gösteren seçilmiş sesler ve görüntüler bulunmaktadır. Voyager-1 40.000 yıl sonra Zürafa takımyıldızındaki 17.6 ışık yılı uzakta bulunan AC+79 3888 yıldızına ulaşacaktır. (Kaynak Vikipedi)
Plakta yer alan 55 dildeki sesli dileklerden bir tanesi de Türkçe olarak seslendirilen bir mesajı içermektedir.
***
Sözlerimi, mevcut idare altında yaşanan onca olumsuzluğa ve yanlışa organize bir şekilde tepki koyamayıp, Onur Kıvrak’a yapılan davranışın sonucunda uyanarak topluca isyan eden benim gibi Trabzonspor taraftarlarına bir mesajla tamamlamak istiyorum
Voyager Altın Plak’ta yer alan o meşhur Türkçe mesajdaki gibi,
Sayın Türkçe bilen arkadaşlarımız, sabah şerifleriniz hayrolsun.
Ercüment Yılmaz

