Silivri’de başlayan “Balyoz davası” ve/veya “Balyoz tiyatrosu” bağlamında derinliği olan birkaç izlenim notu yansıtayım…
…………
“Neler oluyor?”
Olan şu:
AKP seçime gidiyor!
“Balyoz” davası üzerinden seçim kampanyası yapıyor.
Muhtemel seçim tarihi: 12 Haziran 2011!
Olan bu:
2011 genel seçimleri öncesinde; Erdoğan ya da Gül ve/veya Gülen, ezcümle AKP, komutanları hakim önüne çıkardı, yargılıyor.
İliştirilmiş hakimler ve bir kısım medya üzerinden Paşa’ları eziyor.
Linç ediyor.
Aynı zamanda:
ABD’ye dikleniyor!
İsrail’i yerden yere vuruyor.
AB’ye dirsek atıyor.
TÜSİAD’a babalanıyor.
WikiLeaks’te yayınlanan çakma belgeler üzerinden kendini aklıyor.
Kılıçdaroğlu’nun “Turkuaz CHP”si üzerinden, kendini temizliyor.
Bahçeli’nin “Turkuaz MHP”si üzerinden manevra alanı elde ediyor.
Demirel, Çiller, Yılmaz üzerinden “merkez sağ”ın ayağa kalkmasını engelliyor.
Sözün özü:
Sütte leke var, AKP’de yok!
Görünen şu:
AKP, 27 Mayıs 1960 İhtilali’nin, Yassıada’nın intikamını alıyor!
Vs vs vs…
……………..
Kadir Özbek: Alınsınlar demedik!
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/16545559.asp?gid=233
(…)
Çetin Doğan: Şefaat beklemiyorum bizi dinlesinler yeter
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/16545558.asp?gid=233
(…)
Komutanlar hakim önünde!
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/16546751.asp?gid=233
(…)
……………
Balyoz davası bağlamında şu kareleri hayal etmek mümkün!
Bir dönemin anlı şanlı paşaları, AKP’nin son anda davaya iliştirdiği hakimin önünde!
Ceketler ilikli!
Söz alıp kendilerini “yok hükmündeki” bir davada savunmaya çalışıyorlar.
Hakim, “sus, otur yerine” diyor.
Israrcı olan Paşa’yı azarlıyor.
Yetmiyor!
Salondan attırıyor.
Eziyor.
Psikolojik işkence yapıyor.
Olmayan bir şeyin ispatını istiyor!
Bu noktada herkesi üzen durum, bir dönemin anlı şanlı paşalarının içine düştüğü acziyet görüntüsü!
Haklılar!
John Wayne, ABD’nin bir dönem idolü olmuş bir figür.
Kovboy rollerinde oynardı.
https://tr.wikipedia.org/wiki/John_Wayne
Ne zaman ki aspirin reklamına çıktı, inandırıcılığını kaybetti.
Çünkü; Wayne’i seven izleyici, her zorluğun üstünden gelen bir kovboyun aspirin içme ihtimalini satın almadı.
Türkiye’deki durum da benzer bir durum!
Rejimin teminatı olarak görülen, kabul edilen bir ordunun hakim önünde, içinde olmadığı bir şeyin hesabını veriyor olmasını kamuoyu satın almıyor.
“Asker bitmiş” argümanlarının perde arkasında bu psikoloji var.
Kaldı ki, bir dönemin asıp kesen atıp tutan Paşa’sı Çetin Doğan’ın, en ezik ses tonundan “Şefaat beklemiyorum bizi dinlesinler yeter” beyanları da, bu tür duyguları pekiştiriyor.
https://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=200080
Oysa ki, asker, asker gibi yaşar!
Asker gibi konuşur!
Asker gibi kendini savunur!
Asker gibi ölür!
Asker, asker gibi masaya yumruğunu vurur, oyunu bozar, netice alır.
Ağlamaz, ağlatır!
Anlamayana anlatmaz, söyletir.
Sözün özü:
Doğan’ın anlaması gerekli olan husus şu:
O güruhun anlamaya da, dinlemeye de niyeti yok!
Onun için anlatmaya gerek yok!
Anlamak isteyen için fazla söze gerek yok!
Ezcümle, AKP “balyoz davası” üzerinden genel seçim kampanyası yapıyor.
Askeri ezen, diz çöktüren vs vs vs…
……………
Konu neden anlaşılmıyor?!
Cevap basit!
Otuza yakın yazı yazdı, ne yazdığı anlaşılmadı.
Şimdi ekrana çıkıp, kırıtarak, titrek bir ses tonu ile bir şeyler söylemeye çalışıyor ama korkak, ürkek olduğu için ne dediği anlaşılmıyor.
Merak ediyorum, Hürriyet’in Azer Bülbül’ü Sedat Ergin gazetecilik yapmak zorunda mı?!
Diplomatlık özentisi içinde ise bilmeli ki, diplomatlar ondan daha net ve sert konuşuyorlar.
Üstüne üstlük ne dedikleri de anlaşılıyor.
Ergin, hibrit bir tip!
Gazeteci ile diplomat arasına sıkışmış bir yazıcı!
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16545500.asp?yazarid=308&gid=61
…………………
“Kazan Kazan” bağlamında “Balyoz davası”na bakacak olursak:
AKP, adım adım karşı devrim, turkuaz darbe yapıyor!
Atatürk Türkiyesi’ni ortadan kaldırmak için emin adımlarla ilerliyor.
2011’de sandıktan yeniden çıkmayı garantiliyor.
Tersten bakılacak olursa:
Türkiye’de, askeri bir darbe için şartlar oluşuyor!
28 Şubat sürecinin bir ürünü olan “AKP” bağlamında iktidar “parantezi”nin kapatılması ile ilgili uygun konjonktür ve şartlar oluşuyor!
……………….
Bu bağlamda cevabı aranması gerekli doğru soru şu olmalı:
Ergenekon davasında öne sürülen gerekçeler doğru değil ise ki değil, o zaman ne olacak?!
“Balyoz davası” büyük bir kurmaca ise ki öyle, bu işin sonu nerede, nasıl biter?!
……………..
Günün yazısı:
Mustafa Balbay: Her canlı interneti tadacaktır!
https://www.cumhuriyet.com.tr/?im=em&em=cu/cumhuriyet/w/c01.html
………………
Bu bağlamda dünya ordularına kısaca göz atacak olursak…
Post modern zamanlarda, klasik ordu tanımı değişti.
Silahlar da öyle!
Kompakt, vurucu, bilgiye hakim olan önde!
Vaziyet:
Almanlar’ın orduları yok!
Haliyle, AB’nin de yok!
İngilizler’in ordusu çözülmüş durumda! Laubali, asker tanımında çok uzak erler, Osmanlı coğrafyasına giremiyor, girse de dolaşamıyor!
Fransızlar, etkinliklerini kaybetti, küçülmeye çalışıyor.
Ruslar’ın orduları yok!
ABD, Afganistan, Irak’ta bozguna uğradı! İşkence kareleri ve başıbozuk paralı askerler üzerinden karizmayı derinden çizdirdi. Hava, deniz gücü ile ayakta durmaya çalışıyor.
İsrail ordusu sürekli savaş halinde! Bilinen ordu tanımından çok uzak!
Sözün özü:
TSK’ya yapılan asimetrik harekatın perde arkasında bu çözülmüşlük, çökmüşlük var.
AKP’yi kullanan taşeron eller, dünyanın en iyi ordusunu çözmeye yıkmaya çalışıyor.
“Allah Allah” diye vatanı için ölüme giden ve şehid olmayı en yüce mertebe olarak gören bir orduyu kimse yıkamaz!
Kaldı ki, TSK da kendini çağın ruhuna hitap edecek şekilde yeniledi!
Nokta!
…………….
Yalçın Doğan diyor ki:
“Çiller sürprizi yok!”
Yani merkez sağın başına Çiller’in geçmesi hayal!
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16545269.asp?yazarid=91
Çiller kim?!
Erdoğan’ın ‘merkez sağ’ı dağıtması için kullandığı isim!
Dosyası, AKP Özel Örgütü’nün elinde!
Güneydoğu’daki faili meçhul ya da siyasal kürt operasyonunda temizlik talimatını veren isim!
Erdoğan o dosyasının işleme konulmasına izin vermeyen isim!
Peki izin vermeyip ne yapıyor?!
Ne yapacak, MİT üzerinden şantaj yapıp, kukla gibi oynatıyor!
Yalçın Doğan diyor ki, Çiller’in yerine düşünülen isim TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu!
Hisarcıklıoğlu kim?!
https://www.odatv.com/n.php?n=dpnin-basina-kim-geliyor-1612101200
Abdullah Gül’ün tayfasından!
Ankara’daki beşli çetenin en belirgin yüzü!
Hisarcıklıoğlu, merkez sağ’ı toplayabilir mi?!
Güldürmeyin adamı!
Demirel dururken, Yılmaz atak yapmak için ışık beklerken, bu lakırdılar da nereden çıkıyor kuzum?!
“Cambaza bak” demeye ne gerek var!
Tablo ortada!
………………..
Ertuğrul Özkök’ün kafası yine karışmış!
”Apo ile devlet katında kim görüşüyor”, diye soruyor!
Genelkurmay’dan arayıp, “TSK görüşmüyor” demişler, ikna olmamış.
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16545497.asp?yazarid=10
Devleti tanımayınca, ordu nasıl çalışır bilmeyince böyle aval aval bakar kalırsın!
“O halde kim görüşüyor?”
Özkök, bu sorunun cevabını neden Başkomutan Gül’e sormuyor!
Ordu’da yazılı emir olmadan kimse bir şey yapmaz!
Başkomutan Gül, yazılı talimat verdi ise muhakkak o görevi birileri yerine getiriyordur, değil mi?!
İkisi farklı şeyle rmi?!
Evet!
Gül, TSK’nın reddettiği, iliştirilmiş İngiliz armalı Turkuaz devrimci, Atatürk Türkiyesi’ni ortadan kaldırmaya çalışan bir Cumhurbaşkanı!
Vs vs vs…
……………….
Vakti zamanında Yaşar Büyükanıt, “Filistinleşme süreci” diye bir deyimden bahsetmişti.
PKK’nın, BDP’nin, Öcalan’ın, Karayılan’ın, Demirtaş’ın yaptığı da bu!
Siyasal Kürtler atakta!
Şimdi de “iki dil”i hayata geçirdiler.
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/16545562.asp?gid=233
Ayrışmakta, devlet kurmakta kararlılar!
O vakit Akşam’ın yayınladığı “ayrışma raporu”na kim ne diye karşı çıktı, anlam vermek mümkün değil!
https://www.aksam.com.tr/komsu-olurum-ama-evlenmem–3134h.html
Yoksa, askerin uyanmasından mı korkuyorlar!
Asker uyumuyor ki, her şeyin farkında!
Gözlüyor, izliyor, not ediyor!
PKK ile Gülen Cemaati’nin yan yana gelmesinden elde edilmek istenen sinerji de ortada!
Fetullah Gülen yaşıyor ise avukatı “iki dille” ilgili düşüncesi nedir açıklar mı?!
Ya da otonomi?!
Sözün özü:
Operasyonu İngilizler yapıyor.
Siyasal Kürtler’e tavsiyem, ilerde canlarının çok acımasını istemiyor iseler, İngilizlere uşaklık etmekten vazgeçsinler.
PKK, Londra’yı patlatsın, ondan sonra faturayı bir kez daha gözden geçiririz.
Önce Londra’da eylemler başlasın!
Bumerang etkisi…
…………..
Bazı okurlarım sitem etmiş, Cüneyt Ülsever’le ilgili satırlarım için…
Olabilir.
Herkes memnun, mutlu edecek değiliz.
Ülsever kim?!
Küresel aksta İngiliz, MİT, (zaman zaman Alman) arka planlı!
Liberal!
Romantik demokrat!
MİT’in gayrı resmi yayın organı Oda Tv’nin Hürriyet şubesi!
Yani sahipsiz değil!
Benim söylediğim ortada!
Kaldı ki, kendisi (MİT) Vatan üzerinden, 10 yıl sonra Genelkurmay Başkanı olacak subayların eşlerinin başı türbanlı olacak diye, vakti zamanında orduya sahip çıkmışlığı da var.
Ne var ki, o gaza gelen olmadı, gazı alındı operasyonun!
Ki, TSK’nın başına atanacak komutanın eşinin başının nasıl olacağını merak eden MİT’in başına şimdi AKP, Erdoğan tarafından bir Fidan atandı.
Fidan’ın eşinin başı açık mı kapalı mı?!
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16545495.asp?yazarid=3&gid=61
Sözün özü:
Okumakta sakınca yok!
Yeter ki, post modern savaş ortamında, istihbarat savaşlarının göbeğinde, “kim kimdir”i bil ya da, arka planları doğru oku veyahut hangi yazar nereden besleniyor, hangi sudan içiyor vs’leri sıkı takip et, hiçbir sorun olmaz!
Şu durumda biliyoruz ki, laik rejimin teminatı Cüneyt Ülsever!
MİT!
Gerçek liberaller!
Ama onların ellerinde güç olmadığı için karşı devrim süreci ile ilgili çok konuşuyorlar ama bir şey yapamıyorlar!
Vs vs vs…
……………….
Günün yazısı Ahmet Hakan’dan!
Kirlenmek güzeldir Egemen Bağış!
Fehmi Koru nasıl kurtulur?
Gülerce gazeteci mi, Gülen’in sözcüsü mü?
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16545264.asp?yazarid=131
Vs vs vs…
…………….
Günün sözü:
“Zenginim diye gerinme bir kıvılcım yeter, güzelim diye sevinme bir sivilce yeter, iktidarım diye babalanma bir fiskemiz yeter, ki onun da zamanı var!”
Sadece ter akıtmak yetmez, neyi neden yaptığını bileceksin!
Nokta!
……………
Günün sorusu:
İçişleri Bakanı Atalay, Hanefi Avcı’nın Emniyet içindeki İmam yapılanmasıyla ilgili iddialarını neden araştırmamış, medya önünde üstüne bastıra bastıra neden kamuoyunu aydınlatmamış?!
https://www.turktime.com/default.asp?page=haber&id=117017
……………..
Ve…
Son olarak…
“Bir gram bal elde etmek için bir çuval keçi boynuzu çiğnemeye gerek var” diyorsanız, “Balyoz duruşması” başladı.
Vs vs vs…
Sevgiler
16 Aralık 2010
Hayrullah Mahmud Özgür
