
Derbi sonrası olaylar yine futbolun önüne geçti. İki tarafında anlamsız tutumları, sürü psikolojisi ile hareket eden seyircilerin kontrol altına alınamaması, bizi bir kez daha dünyaya rezil etti.
SÜPER REZALET
Bu görüntü futbolda Avrupa veya Dünya Şampiyonaları düzenleme ihtimallerimizi başka baharlara bırakıyor. Bu meseleyi uzatmadan, polisi seyirciye hedef gösterip sorumluluktan sıyrılma çabasındaki FB yöneticileri ve kupa diye ısrar edip seyircilerin gıpta damarlarına basan GS yöneticilerini Süper Finali “Süper Rezalete” dönüştürdükleri için kınıyarak kapatıyorum.
Gelelim derbide oynanan futbola…
Maç öncesi takımların nasıl oynamaları gerektiğini yazmıştım. Bu öngörülerime Aykut Kocaman’ın uyduğu gözüktü. Cristian, Selçuk ve Emre ile orta saha hakimiyetini tamamen ele geçiren FB. Galatasaray’ın temposuz FB’nin ekmeğine yağ süren oyun anlayışı maçı son dakikaya kadar götürdü. Fatih Terim’in ciddi oyun şablon hatası yaptığını düşünüyorum. Eğer 0-0 korumaya yönelik oyun anlayışı içerisinde olacak ve takımı geriye yaşlıyacaksan zon defans yapmak zorundasın. Ancak bu sistemde 2 forvetle oynamak takımı bir kişi eksik bırakır. Nitekim Necati’nin verimsizliği de bu sebepten kaynaklanıyordu. Aydın’ı oyuna alana kadar GS bir kişi eksik zon defans yapmak zorunda kaldı. Buda riskli oyunun riskini daha da artırdı. Hiçbir topa ayağını sokmayıp sıfır katkılı oynayan Reira’yı da sahada tutmak ayrı bir hataydı bence.
Eğer FB’li oyuncular 65. dakikaya kadar korudukları sakinliklerini maçın sonuna kadar koruyabilseydi gol bulmaları içten bile değildi. Dia’nın amatörce atılmasından sonra özellikle Semih’in oyunu germesi FB’yi tamamen oyun disiplininden çıkarıp GS’ya avntajlı bir ortam oluşturdu. Gergin ortam deplasman takımına yaradı ve GS 18. Şampiyonluğuna kavuşmuş oldu. Bana göre doğruları Aykut Kocaman, yanlışları Fatih Terim yaptı ama kazanan Fatih Terim oldu.
GS’ı tebrik ederken özellikle Aykut Kocaman ve oyuncuların göstermiş oldukları onurlu gayretleri sebebiyle tebrik ediyorum.
Ercan Özdemir / Los Angeles
