AnasayfaAlaturka Online'Suriye Tango'su ve/veya '4 Nisan enstantanesi'ne "İkiz atış"?!

‘Suriye Tango’su ve/veya ‘4 Nisan enstantanesi’ne “İkiz atış”?!

Suriye Tangosu - Hayrullah Mahmud

‘Suriye Tango’su ve/veya ‘4 Nisan enstantanesi’ne “İkiz atış”?! Hayrullah Mahmud yazdı.  Trump’ın, iki adım ileri bir adım geri “Tango adımları” ile raks’ettiği “Suriye politikası”..

‘Suriye Tango’su ve/veya ‘4 Nisan enstantanesi’ne “İkiz atış”?!

Soru:
ABD Başkanı Trump’ın, iki adım ileri bir adım geri “Tango adımları” ile raks’ettiği “Suriye politikası” iddia edildiği gibi başarısız kabul edilebilir mi?!

El cevap:
Nereden, hangi pencereden baktığınızla alakalı!

ABD’nin, BOP’un final sahnesinde “Süper Güç” olmadığı göz’önüne alınacak olursa, “alt mesaj”ları dikkat’le okumak elzem.

Şöyle ki:
Trump özetle diyor ki; “Suriye’de bizi yok sayarak, hiçbir süreç’i inşa edemezsiniz!”
Görüldüğü üzere ABD’nin yok sayıldığı “kum’dan kale”lerin hepsi yerle yeksan.

GÜVENLİK FATURASI

Nitekim…

1 Mart Tezkeresi sonrasında Irak’ta tökez’lenmiş, “Güç”ü örselenmiş ABD; BOP’un final sahnesinde, “oyun kurma (HAF)” inisiyatif’ini elinden kaçırmış olsa da, Trump’ın tivit’lerinden de anlaşıldığı üzere “Yıkma, yüksek tahrip etme güç’ü” hala yerli yerinde!

Yani?!

Dünya Trump’ın çıkışlarını ciddi’ye aldığına göre, tablo ortada.

“Yeni Düzen”i inşa ettiğini ve/veya “Yeni oyun’u biz kuruyoruz” diyenlerin önüne, Trump’ın tivitır mesaj’ları üzerinden konulan bir fatura var.

BOP’ta; Avrupa içinde yaşanan derin yarılma’ya binaen “trilyon dolarlık masraf”ı yapan, küre’nin dörtbir yanında post modern harp’te dayak yiyen atlantik’ötesindeki adres, Trump’ın ağzı ile “Kazananlar” için ‘güvenlik maliyeti’ni hatırlatıyor.

Yani?!

Neo II. Dünya Savaşı’nda “Neo Führer Trump” ise müziği çalan kim ya da Neo Gehlen”in koltuğunda kim var!?

Asıl soru bu!

Erdoğan’ın, Putin ile Ruhani’nin ellerini tutarak Suriye üst başlığı bağlamında verdiği “poz”a, Trump’ın verdiği cevap ortalığı alt üst etti ise nüans’ların hayat memat önem kazandığı bir başka süreç’in içinden geçiyoruz, diye de bakmak mümkün.

Kaldı ki, “Zarrab davası” eksen’i kaydıran Ankara’yı sıkıştıran bir başka etken, aynen yükselen döviz kuru gibi.

Trump, “Esad’ı vururum” dediği anda Erdoğan, ABD’ye, İsrail’e doğru dümen’i kaydırdı ise öncesinde Rus Dışişleri Bakanı “Zeytin Dalı bitti, orayı Esad’a devret çık” dedi ise “denge siyaseti” bağlamında ‘oynak döviz kuru’nu aratmayan konjonktür, yol’un sonu’na işaret ediyor.

Putin, dağılan SSCB içinden geliyor, Erdoğan gibi iki ayak’ı da su’yun içinde değil, her iki ayak’ı da yere basıyor.

DEMOKRAT’LAR DA AYAK’TA

Ki…

ABD Senato Dışişleri Komisyonu’nun “Demokrat üyesi” Bob Menendez’in, Trump’ın yeni Dışişleri Bakanı Pompeo’ya gösterip, “Bu fotoğraf 4 Nisan’da çekildi. Bu fotoğrafta yanlış olanın ne olduğunu bana söyleyebilir misiniz?” sorusu, iç / dış medya’da genişçe yer buldu.
Demokrat Senatör’ün kastettiği enstantane’de, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin var.

“Suriye” konulu bir toplantı sonrası birlikte çektirdikleri Erdoğan’ın iki lider’i kendi eli ile birbirine bağladığı fotoğraf kastediliyor.

Pompeo’nun, eskilerin deyişi ile “tecahül-ü arifane” yani “bildiğini bilmezden gelerek” verdiği “Senatör, bana yardım etmeniz gerekecek. Bu fotoğrafı ya da buna benzeyen bir fotoğrafı daha önce gördüm” cevap üzerine, Demokrat Senatör şu sözleri söylüyor:

“Yanlış olan şey, ABD orada değil. Yanlış olan, İran; Rusya ve Türkiye ki sözde bizim NATO müttefikimiz, yaptırım kurallarına aykırı olarak, Rusya’dan S-400 füzeleri alan Türkiye. Bizim müttefikimiz olan Türkiye, İŞİD’i yenmek için sırtımızı dayadığımız Kürtler’e saldıran Türkiye. Bu üç lider Suriye’nin geleceğini konuşmak için görüşüyor ancak fotoğrafta ABD yok. Bu görüşmenin Suriye’nin geleceğini nasıl etkileyebileceğini biliyor musunuz?”

Yani?!

Eski CIA Başkanı soru’ya cevap vermeyip, soru’yu soran’a bırakarak, Ankara’ya yeni süreç hakkında çok net mesaj geçiyor:

“Ankara’dan rahatsız olan sadece Cumhuriyetçiler değil, Demokratlar da kayan eksen’den rahatsız, ciddi endişe içinde.”

İKİZ DART TAHTASI

Ancak…

Erdoğan ekrandan “nutuk” çekerken, dış’arıda Trump, “Tivitır bombardımanı” üzerinden bölge ülkelerinden “güvenlik vergi”si topluyor.

Putin, ABD ile atışarak hem kendi ülkesi içinde hem de bölgede yerini sağlamlaştırırken, “İran’la savaş” kapsamında ciddi bir mesafe daha alınmış oluyor.

İkinci Dünya Savaş’ını aratmayan bir saflaşma, cepheleşme var, Suriye coğrafyası üzerinde.
İngiliz ve Almanlar, Suriye üzerinden saflaşıp, ayrışıyor.

Türkiye ise bu iki cephe’nin tam orta yerinde, “Acem Dart Tahtası”nın hemen yanında, ikiz dart tahtası görünümünde!

Kaldı ki, iç’te de “28 Şubat Dolmabahçe Mutabakatı”nı aratmayan gelişmeler yaşanıyor.
CHP, İyi Parti, SP, Erdoğan’a karşı kurulan koalisyon üzerinden saflaşıyor.

MHP tabanı ciddi sıkıntılı.

Son gelişme; HDP de, bu cephe’nin bir başka rengi olarak koalisyon’daki yerini alıyor.
HDP’nin varlığı MHP’yi yerinde ne kadar tutar?!

Yani?!

Ankara’nın ikircikli duruş’u, hem iç’te hem de dış’ta Türkiye’yi sıkıştırıyor, Erbakan’ın, Ecevit’in gidiş’ini aratmayan süreç’leri ayak’landırıyor.

ŞEYTAN’I GIDIKLAMAK

Ve…

Son olarak…

Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç’lar elde etmek mümkün değil ise Kıyamet’e akan süreç’te; Trump’ın “Suriye siyaseti” için başarısız demek, ne mümkün!?

Kazanan’lara, “Kaybetmek istemiyorsanız masa’da ABD’ye de yer açın” diyor.

İsrail’i arkalayıp, bölgedeki ülkelerden “güvenlik vergisi” topluyor, silah satıyor.

Milyar dolarlık yahudi işadamlarının önüne konulan “varlık vergisi” algısı ortada.

İran’ı çevreleyip, “Acem Harp” sözü’nü veren Zapsu ve arka planında duran sermaye’yi silkeliyor.

Kaldı ki, Bush’un atadığı yeni şahin kadro’nun “İran senaryosu” da hazır ve hatta yürürlükte.

Soru:
Ankara yeni süreç’e ne kadar hazır?!

Ezcümle:
“Şeytan taşlayarak” şeytan’ı def’etmek mümkün olsaydı, başta Suud olmak üzere, Türkiye dahil, müslüman coğrafya ve/veya tapografya’yı BOP götürüyor olmazdı!

BOP’ta ‘Şeytan’ı gıdıklayanlar için kıl’dan ince kılıç’tan keskin’ce “Sırat Köprüsü”.

Nokta.

Suriye krizinde kim hangi pozisyonu aldı

Faruk Can

Suriye’nin başkenti Şam yakınlarındaki Doğu Guta’da geçtiğimiz hafta meydana gelen kimyasal saldırı sonrası bölgede sular hızla ısındı.

Rusya destekli Şam yönetimi ve Moskova kimyasal saldırıyı ısrarla kendilerinin yapmadığını belirtse de başta ABD olmak üzere batılı ülkeler bu konuda ikna olmuş değil.

Suriye ve dolaylı olarak Rusya’ya yönelik tehditler konusunda ABD başı çekerken diğer ülkeler de yavaş yavaş pozisyonlarını belli etmeye başladı.

Peki Suriye konusunda ülkeler hangi pozisyonu aldı:

ABD: Başkan Donald Trump sosyal medya üzerinden Suriye’ye füze saldırısı yapılacağını açık bir şekilde ilan etti. Fakat daha sonra saldırının zamanlaması ile ilgili bir takvim vermediğini açıkladı. Ulusal Güvenlik Konseyi’nin yaptığı toplantıdan da Suriye ile ilgili net bir karar çıkmadı.

Fransa: Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, askeri operasyonun gündemde olduğunu söyledi. Beşşar Esad rejimi tarafından kimyasal silahların, en azından klorinin kullanıldığına dair kanıtları olduğunu belirten Macron “bugün istediği her şeyi yapabileceğini düşünen rejimlerin uluslararası hukuku ihlal etmesine izin veremeyiz” şeklinde açıklama yaptı

Almanya: Başbakan Angela Merkel, “Almanya Suriye’de herhangi bir askeri harekata katılmayacak ancak kimyasal silahların kullanılmasının kabul edilemez olduğunun gösterilmesi adına yapılan her şeyi görüyor ve destekliyoruz” dedi.

İngiltere: Bakanlar kurulu Suriye’deki kimyasal saldırıdan yüksek ihtimalle Şam rejiminin sorumlu olduğu ve hareket geçilmesi gerektiği konusunda anlaştı. Fakat şu aşamada askeri harekatla ilgili bir karar alınmadığı açıklandı.

İtalya: Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada İtalya’nın Suriye’de yapılacak herhangi bir saldırıda doğrudan rol almayacağı ama müttefiklerine lojistik destek sağlayacağı bildirildi.

Rusya: Kremlin ABD ve müttefiklerinin (Fransa, Almanya, İngiltere) Suriye’ye yönelik bir operasyon yapmadan önce sonuçlarını ciddi olarak değerlendirmelerini istedi. Rus Dışişleri Bakanlığı sözcüsü de ülkesinin herhangi bir füze saldırısı durumunda sahadaki vatandaşlarını koruyacağını söyledi.

İran: Tahran yönetimi ABD önderliğinde yürütülecek olası bir saldırıda Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ı destekleyeceklerini net bir şekilde ifade etti.

Suriye: Kimyasal saldırı suçlamalarını reddeden Şam yönetimi uzmanlar tarafından gerekli incelemelerin yapılmasının gecikmesinden batılı ülkelerin sorumlu olduğunu açıkladı.

Türkiye: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Suriye’deki güçlerin bilek güreşi savaşına çevirmesinden son derece rahatsız olduklarını belirtti. Erdoğan Suriye’deki herkes için güvenlik sağlanana kadar orada olacaklarını ve IŞİD’le ile samimi tek mücadeleyi Türkiye’nin yürüttüğünü vurguladı.

13 Nisan 2018
Hayrullah Mahmud

Yorum Yap

Lütfen yorumunuzu girin!
İsminizi Buraya Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

501,519BeğenenlerBeğen
92,129TakipçilerTakip Et
3,552TakipçilerTakip Et
7,662TakipçilerTakip Et
58,900AboneAbone Ol

Kaçırmayın