“TAŞERON”LARIN SAVAŞI / PKK “TAŞERON” İSE PKK ÜZERİNDEN İNGİLİZLER TÜRKİYE’YE “HANGİ İSTEK LİSTESİ”Nİ DAYATMAK İSTİYOR YA DA “AKP”, KİMİN TAŞERONU VEYAHUT AKP & GÜLEN İKTİDARI’NIN MEDYA ÜZERİNDEN YÜRÜTTÜKLERİ, “PROFESYONEL ORDUYA GEÇELİM” KAMPANYASININ ARKA PLANI?!“Taşeron”ların savaşı?!
“Para her şeyi yapar’ diyen adam para için her şeyi göze alan adamdır.”
“Hayatın en büyük trajedisi çok çabuk yaşlanmamız ama çok geç akıllanmamızdır.”
Benjamin Franklin
…………………..
Yine bir terör saldırısı!
Yine asker cenazeleri!
Yine aynı nakarat!
AKP & Gülen cenahında esen hava şu:
“Bu orduyla olmuyor, hemen profesyonel orduya geçelim, Jandarma’nın yerine özel harekatçıları gönderelim, asker neden terörle mücadele yapamadığı, başarısız olduğu konusunda doyurucu açıklama yapsın!”
Bu bağlamda sormak farz oldu:
“Başkomutan” ve/veya “Cumhurbaşkanı” ne iş yapar?!
Ne işe yarar?!
Gül, neden Cumhurbaşkanı seçilmek için bu kadar ısrar etti?!
Madem “cebren” ve “hile” ile aynı zamanda MHP’nin katkısı ile “Cumhurbaşkanı” oldu, neden görevinin gereğini yerine getirmiyor?!
Sözün özü:
Genelkurmay’daki komutanlar, madem “terörle mücadele”yi beceremiyor, AKP “devlet” olduğuna göre “dedikodu” yapmayı bırakıp hemen sorumluluğu olan komutanları görevden almalı!
O komutanların yerine “Emniyet” içinden “polis müdürü” (!) atayarak hızla “sorun”u çözmeli!
………………..
Nitekim…
Bu bağlamda bir saptama:
Terör örgütü “taşeron” ise “terörist” de “taşeron şiddet işçisi”dir.
Terör eylemlerinin ardında, bir istihbarat servisi vardır.
Her eylemin alt metninde de, bir mesaj!
PKK’nın artan ve bu yaz daha da artacak eylemlerine “büyük resim”i ıskalamadan bakmak şart!
Erdoğan, “PKK’yı kimlerin taşeron olarak kullandığını biliyoruz”, diyor.
Bir Başbakan böyle konuşuyor ise elinin altında somut belge, bilgi var demektir.
Erdoğan dedikodu yapmayı bırakıp, acilen o “adres”i kamuoyu ile paylaşmalıdır.
Hal böyleyken…
PKK’nın son terör eylemlerinin arka planı!
PKK’yı “taşeron” olarak kullanan İngiliz istihbaratı!
Neden, niçin, niye?!
Elcevap, İngilizler AKP (Gül & Arınç) üzerinden “Neo BOP”u hayata geçirmek istiyor.
Çöken “BOP”u diriltip, 100 yıl önce yarım kalan bir hesabı tamamlamak istiyor.
Aynı zamanda ABD’den Rusya’ya, dünyayı boydan boya sarmalayıp, “yeniden üzerinden güneşin batmadığı imparatorluk hayalleri”ni kuvveden fiile geçirmek için operasyon üstüne operasyon yapıyor.
“Neo BOP” sürecinde plan:
1- TSK, taşeronlaştırılıp, asker profesyonel/lejyoner orduya dönüştürülecek!
2- Genelkurmay, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlacak!
3- Jandarma lağvedilecek, yerini Polis’e devredecek!
4- IISS’te hazırlanan “Yeni Anayasa” taslağı onaylanarak, değiştirilmesi teklif edilemez ilk üç madde değiştirilecek. Böylece, Türkiye, İngiliz Kraliçesi’ne bağlı 17. Bağımsız devletçiklerden (!) biri olacak.
5- Yargı denetim altına alınacak!
6- Laik, çağdaş, Atatürkçü rejim yıkılıp, yerine İngiliz İslam’ına dayalı bir “devlet yönetim model”i ikame edilecek.
7- AKP “devlet” olacak, İngilizler de AKP üzerinden Türkler’i idere edecek!
Sözün özü:
Bu coğrafyada; ayıdan post, İngilizden dost olmaz!
Matrix!
I. Dünya Savaşı’nın rövanş dalaşı!
Neo Roma’da iç savaş!
…………………..
Ki…
Genelkurmay’ın yaptığı “terör eylemleri artacak” açıklamasının hemen ardından yapılan baskın, yukarıda madde madde sıraladığım amaca hizmet ediyor.
İngilizler ile ortak hareket eden AKP, TSK’yı yıpratma, kamuoyu önünde ağırlığını azaltma ve Jandarma’yı tesfiye edip yerine Polis’i ikame etme “ortak operasyon”u yapıyor.
İngiliz istihbaratına bu “kirli savaş” sürecinde, AKP & Gülen iktidarı ile AKP Özel Örgütü, MİT, F Tipi Örgüt eşlik ediyor.
Haliyle, hiçbir onuru kalmamış sözde medya!
PKK ise “taşeron” olarak sadece operasyonları düzenliyor.
Bu “kirli savaş” sürecinde, PKK’ya “istihbarat”ı ve medya üzerinden “psikolojik harekat desteği”ni ise yukarıda sıraladığım adresler sağlıyor.
Taşeron “PKK”nın Jandarma Karakolları’nı hedef alan “terör eylemleri” üzerinden, İngilizler’in kamuoyuna vermeye çalıştığı mesaj şu:
TSK bitmiş, çürümüş.
Üç beş çapulcu ile mücedele edemez durumda!
Acilen profesyonel orduya geçilmeli!
Terör ile mücadele edemeyen Jandarma, lağvedilip yerini Polis’e, özel harekatçılara bırakmalı!
Sınırları ise profesyonel korumalar, özel güvenlik korumalı!
……………….
Öte yandan…
AKP’nin “İran sözü” verip, “deliğe süpürülmeme” karşılığında iliştirildiği “II. iktidar dönemi”nde:
Abdullah Gül “uzlaşmadan” Çankaya Köşkü’ne çıkartıldı!
Sözde Ergenekon terör örgütü davası üzerinden TSK mensupları, Jandarma, Atatürkçü aydınlar gözaltına alındı.
Yazılan iddianameler ortada!
Balyoz, kafes vs sözde darbe planları da…
PKK’lı itirafçılar, gizli tanık ifadeleri ve telefon dinleme kayıtları üzerinden TSK’ya ve Atatrükçü aydınlara kurulmak istenen “komplo” orta yerde dururken, kim neyin hesabını soruyor, sormak istiyor, anlam vermek mümkün değil!
Hem orduyu savaşamaz duruma getirmek için elinden gelen her şeyi yapacaksın, hem de sanki ortada büyük bir “ihanet/komplo” yokmuş gibi, bir de kalkıp hesap soracaksın!?
O vakit, “Hangi yüzle?” diye sormazlar mı adama!?
Bu anlamda yeri gelmişken birkaç soru:
Terörle mücadele eden komutanları “terörist” diye elinde somut bir belge, bilgi olmadan içeri atan iktidar hangi iktidar?!
“Gatagulli” diye sevimsiz şakalar yapan efendi, hangi efendi?!
PKK hakkında, istihbarat aktaran yerel halktan “haber elemanları”nın ad ve adreslerini Ergenekon iddianamelerinde faş eden iktidar hangi iktidar?!
Barzani’yi MİT Müsteşarı’nın aracı içinde dolaştıran siyasi iktidar ve o iktidarın başı, İran ve Irak’tan PKK bağlamında “anlık istihbarat” gelip gelmediğini, “PKK ile mücadele ediyoruz” adı altında o topraklarda “korunup korunmadığı” sorusunun cevabını da vermeli!?
…………..
Neo BOP?!
https://askerhaber.com/kose-yazisi/164/neo-bop.html
https://askerhaber.com/kose-yazisi/162/durum-analiz.html
(…)
Jandarma’yı tasfiye operasyonu?!
https://askerhaber.com/kose-yazisi/162/durum-analiz.html
(…)
Med-Cezir?!
https://alaturkaonline.com/?p=3718
(…)
…………………
PKK, “taşeron” bir örgüt ise…
“Taşeron örgüt”ün mesajı, isteği olmaz!
Ortada dolaşan, dolaştırılan “Apo’ya özgürlük, devlet kurma” vs istekler, kullanılan “taşeron” yapının ağzına, kullanan yapı tarafından çalınmak istenen bir parmak “bal”dan başka bir şey değildir.
Netice:
İngilizler, kullandıkları “AKP” ve “PKK”nın son terör eylemleri üzerinden TSK’ya şu alt mesajı geçiyor:
Atatürk Türkiyesi’ni yıkıp yerine İngiliz Kraliyet Akademisi’ne bağlı olan yenisini kuracağız.
Turkuaz Türkiye!
Turkuaz Demokrasi!
Turkuaz Anayasa!
F Tipi devlet!
Erdoğan BİP’in Neo Halifesi!
Önümüze engel olarak çıkmaya devam ettiğiniz sürece bu gerilim devam edecek!
Sözün özü:
AKP’nin II. iktidar döneminde yaşananlara toptan bakılmadığı sürece, “neyin neden yapıldığı”nı doğru anlamak mümkün değil!
Ergenekon davası ile başlatılan süreç, PKK saldırıları ile devam ediyor.
Bu saldırılarda, İngiliz İstihbaratı aktif olarak rol alıyor.
Özetle, “taşeron”un isteği, amacı olmaz, olamaz. Olsa bile ciddiye alan olmaz! PKK’yı taşeron olarak kullanan İngilizler’in “millet ordu” TSK’dan, Türk Milleti’nden ne istediği de ortada!
Bu isteğe yüz yıl önce ne cevap verdi isek şimdi yine aynı noktadayız.
Onun için İngilizler’in AKP & PKK aracılığı ile yolladığı mesaja, cevap vermeyi zul adlederiz.
Hülasa, “PKK” için hem “taşeron örgüt” deyip, ardından da “bu sorun askeri çözümle değil, siyasi çözümle çözülür” diyenler “bilinç yarılması” yaşıyor. Karşınızda PKK yok, İngilizler var. PKK üzerinden ne istedikleri ortada!
Ezcümle, AKP’nin mecburiyetleri Türk Milleti’nin mecburiyetleri yapılmak isteniyor! Bu isteklere katılmak da, göz yummak da, seyirci kalmak da mümkün değil. Ne var ki, AKP iktidarında Türkiye adım adım “iç savaş”a sürüklenmeye devam ediyor!
………………………
Ve…
Son olarak…
Bu vatan adına “şehid”lik mertebesine ulaşan Mehmedçiklerimizin aziz hatıraları önünde saygı ile eğiliyorum.
Allah rahmet eylesin.
Millet olarak başımız sağolsun.
Kanları yerde kalmayacak, gizli/açık sorulması gerekli tüm hesaplar sorulacak.
Nokta.
Not
: 28 Şubat’ın Paşası “Çetin Doğan” kitap yazacağını açıklamış. Kendisinden, Fatih Çekirge ile ilgili dostluklarına da yazacağı kitapta “özel” bir bölüm ayırmasını rica ediyorum. Bu arada, bizlere, birçok Ergenekon sanığına AKP iktidarında kapalı olan gazete sayfaları, ekranlar, Çetin Doğan’a sonuna kadar açıktı! Anlaşılan o ki, AKP “28 Şubatçılar”a “pozitif ayrımcılık” yapmaya devam ediyor. Ne de olsa AKP, 28 Şubat ürünü bir siyasi parti!Sevgiler
21 Haziran 2010
Hayrullah Mahmud Özgür
