İstanbul Üniversitesi Mezunları Derneği USA (İUMEZ-USA) tarafından organize edilen anma programına Edward Tashji’nın ailesi ve sevenleri katıldı.
Hayatını Türk-Ermeni dostluğuna adayan ve 6 yıl önce yaşamını yitiren Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu’nun (TADF) Halkla İlişkiler Direktörü Ermeni kökenli Edward Taşçı (Tashji) ölümünün 6’ıncı yılında New York’ta anıldı. İstanbul Üniversitesi Mezunları Derneği USA (İUMEZ-USA) tarafından organize edilen anma programına Edward Tashji’nın ailesi ve sevenleri katıldı. Türkiye Cumhuriyeti New York Başkonsolosu Mehmet Samsar’ın da katılarak bir konuşma yaptığı anma programında Samsar, Edward Taşçı için; ‘ Bir Ermeni olarak kendisi için daha güvenli olan asılsız iddiaların peşine takılmak yerine; ülkemize karşı girişilen karalama kampanyası karşı çıktı. Bu cesur ve onurlu davranışından dolayı ABD’de yaşayan Ermeniler tarafından dışlanmayı ve zaman zaman hakaretlere maruz kalmayı bile göze aldı.’dedi. Edward Taşçı’nın, ‘nefret beslemek yerine, sevgiyi seçtiğini’ vurgulayan Başkonsolos Samsar, ”Barıştan yana oldu, tarihin tahrif edilmesini içine sindiremedi. Gerçekleri olanca açıklığıyla dile getirdi.
Türkler ve Ermenilerin 800 yüzyıl boyunca Anadolu’da birlikte, barış içinde yaşadıklarına değinen Samsar, Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında Anadolu’da yaşayan Türklerle birlikte bütün azınlıkları da etkileyen acı olaylar yaşandığını dile getirdi. Samsar sözleri şöyle devam etti; ”Kimileri bu olayları Türkiye ve Türkler için bir karalama kampanyasına dönüştürmeyi seçti, kimileri de tersini. Bugün milletimizin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğümüz Türk Devleti’ne yürekten bağlı, ülkemizi ve milletimizi daha iyi günlere taşımak için çalışan Ermeni kökenli vatandaşlarımız ve Türkiye ile hem kültürel ve insani bağlarını sürdürmeye gayret gösteren cesur, dirayetli Ermeni dostlarımız bulunmaktadır. Bu dostlarımızdan birisi olan ve gerçekleri her ne pahasına olursa olsun söyleyebilme cesareti gösterebilmiş bu değerli kişiliği saygıyla anıyoruz” diye konuştu. Anma gecesinde Edward Taşçı’nın kaleme aldığı ‘Ermeni İddiaları-Gerçek Anlatılmalıdır’ adli kitabin Türkçe çevirisi de satışa sunulduğu gecede Dünya Türkleri Konseyi Başkanı Ata Erim de, Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) başkanlığı yaptığı donemde, Edward Tasçı ile yasadığı anılarını katılımcılarla paylaştı. Edward Taşçı’nın ‘manevi oğlum’ dediği İbrahim Kurtuluş da, Tasçıya olan sevgisini, Taşçı’nın ABD’de yaşayan Türklere ve Türkiye’ye olan sevgisini anlattı. Kurtuluş, ‘Evi herkese açıktı, burası Türklerin evidir derdi. Bir ise başlamadan önce, besmele çeker, sonra da kendi dininin duasını yapardı. Onu çok özledik’ dedi.
Taşçı’nın kitabını İngilizce’den Türkçe’ye çeviren gazeteci-yazar Ayşe Göktürk Tunceroğlu da konuşmasında, ‘Taşçı, açık hava toplantılarında elinde Türk Bayrağı ile hazır olurdu. Kitabi, kendisi hasta yatağında iken piyasaya çıktı. Kitabi çevirmem istendiğinde, bu çeviri isini bütün ömrünü Türk toplumuna hizmet etmek için harcamış Edward Bey’e bir vefa borcu, Türk toplumuna karşı da bir görev bilip memnuniyetle yerine getirmeye çalıştım.’dedi. Tunceroğlu, konuşmasında kitabın, Taşçı’nın yaşamı, anıları ve Ermeni iddialarına karşı mücadelesi ve Türklerle tanışması gibi konuların islendiğini anlattı. Kendisi de Ermeni asıllı olan, Edward Taşçı’nın eşi Mary Taşçı da, konuşmasına, “Türk yurttaşları, kardeşlerim, çocuklarım, merhabalar” diyerek başladı. Katılımcıların yaşlı gözlerle dinlediği Mary Taşçı; ‘O bizi cennetten yüzünde bir gülümseme ile izliyor.” diyerek, anma toplantısını düzenleyenlere teşekkür etti. Eşi’nin sürekli olarak taşıdığı Türk Bayrağı’nı eline alarak konuşmasını sürdüren Mary Taşçı, ”Türklük mirasınızla şimdi ve her zaman gurur duyun. Yaşasın Türk milleti, yaşasın Türkiye. Ne mutlu Türk’ün diyene” diyerek bitirdiği konuşması katılımcılardan yoğun alkış aldı. New York Başkonsolosu Samsar, Mary Taşçı’ya, gecenin anısına bir plaket hediye etti.
EDWARD TAŞÇI KİMDİR?
2005’te vefat edene kadar 20 yıl boyunca New York merkezli Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu’nun (TADF) Halkla İlişkiler Direktörlüğü’nü gönüllü olarak yapan Edward Taşçı, Osmanlı Ermenisi bir anne-babanın oğlu olarak Amerika’da dünyaya geldi. Bütün yaşamı Amerika’da geçmesine rağmen kendi gayretleriyle 50 yaşından sonra Türkçe öğrenen Taşçı, ”vatanım” dediği Türkiye ve Türk kültürü sevgisiyle tanınıyor.Başta Ermeni lobileri olmak üzere, ABD’de Türkiye’yi karalamaya çalışan tüm gruplara karşı hep Türk tezlerini savunan Taşçı, özel hayatının her kesimine de Türkiye ve Türklük sevgisinin izlerini taşımakla biliniyordu. Otomobilinin plakasını bile ”Vatan” olarak seçen Taşçı, sürekli olarak ay-yıldız kolye takıyordu. Her yıl hiç aksatmaksızın New York’ta yapılan Türk yürüyüşüne katılarak, büyük bir Türk Bayrağı taşıyan Taşçı, mektuplarını, üzerinde ”Bana Türk dostu derler” yazısı bulunan bir mühürle imzalıyordu.
New York’un Queens semtinde bulunan evini, Topkapı Sarayı’nın minyatürü şeklinde inşa eden Taşçı, bu evi yine Osmanlı esintileri taşıyan sayısız eşyayla süslemişti. Taşçı, paha biçilmez Türk sanat eserleri koleksiyonlarının yanı sıra geniş bir Türkçe taş plak koleksiyonuna sahip bulunuyordu.
Hayatı boyunca Ermeni iddialarına karşı, bu iddialara destek veren Amerikalı politikacı, bilim adamı, şirket, medya organı, öğretmen ve din adamlarına binlerce mektup yazan Taşçı, 1960’lardan bu yana New York’ta ve Washington’da görev yapan tüm Türk diplomatları tarafından saygı gösterilen bir isim haline gelmişti.
Gerçek bir Türk dostu olan Taşçı, son olarak, ”Bana Türk Dostu Derler-Ermeni İddiaları, Gerçek Söylenmeli” (I Am Called A Friend Of Turks – The Truth Must Be Told ) adlı, Ermeni soykırım iddialarına cevap teşkil eden bir kitap yazmıştı.
TÜRK MEZARLIĞINDA TOPRAĞA VERİLDİ
İki böbreği de çalışmadığı için 2005 yılında Long Island Jewish Medical Center’da kaldırılan Edward Taşçı, New York ve çevresinde bulunan Türkler tarafından sürekli olarak ziyaret edilmişti. Hastanede yaklaşık 3 ay kaldıktan sonra fenalaşarak komaya giren Taşçı, 22 Haziran 2005 günü 72 yaşında hayata veda etmişti. Edward Taşçı, Eşi Mary Taşçı’ya olan vasiyeti nedeniyle New Jersey’deki Karaçay Türklerine ait mezarlığa defnedilmişti.
MEHMET DEMIRCI, NEW YORK / Zaman



