Hollywood’un en ünlü oyuncularından birisi iken filminde yahudileri eleştirdiği için adeta sinema endüstrisi tarafından aforoz edildi.
Bir film çekti hayatı değişti. Hoollywood’un en ünlü oyuncularından birisi iken filminde yahudileri eleştirdiği için adeta sinema endüstrisi tarafından aforoz edildi.
“İsrail’in başladığı yerde basın özgürlüğü biter.” Yeni Akit Yazarı Yener Dönmez, medyadan örneklerle İsrail’i eleştirmeye kalkanların nasıl hışımı uğradığını anlattı.
İşte ünlü gazetecilerden ünlü sinema oyuncularına kadar aforoz edilenler
Helen Thomas Olayı:
Beyaz Saray’ın en kıdemli muhabiri olan Helen Thomas’ın, İsrail’in Gazze’ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine yaptığı baskının ardından bu ülkeyi eleştirmesi, işinden olmasına neden oldu.
89 yaşındaki Thomas video görüntüsünde bu eleştiriyi yaptıktan sonra, İsrail’de yaşayan Yahudilerin Filistinlilere ait olan toprakları boşaltmalarını ve geldikleri ülkelere dönmelerini istiyordu.
Çok tecrübeli bir isim olan Tomas, Başkan Kennedy döneminden beri Beyaz Saray muhabiriydi. Her zaman en öne oturur, ilerlemiş yaşına rağmen en etkili soruları sorardı.
Rick Sanchez Olayı:
CNN sunucusu Sanchez, kendisiyle alay eden komedyen Stewart’ı “bağnaz” diye niteleyip tüm medyayı onun gibi Yahudilerin yönettiğini söyleyince işinden kovuldu.
CNN sunucusu ve programcısı Rick Sanchez, liberal siyasi esprileriyle tanınan Jon Stewart için “bağnaz” ve “önyargılı” deyip, komedyenin Yahudi asıllı olmasından hareketle Yahudilerin CNN dahil tüm büyük medya organlarını yönettiğini söyleyince işinden atıldı. Küba Devrimi’nde ABD’ye kaçan bir ailenin çocuğu olan Sanchez, 2004’ten beri CNN’de gündüz kuşağında program yapıyordu.
Program sunucusu Dominick, Yahudi asıllı Stewart’ın azınlığın sıkıntılarını anlayabileceği itirazında bulununca bir kahkaha atan Sanchez, “Şaka mı yapıyorsunuz? CNN’i yöneten herkes Stewart gibi. Diğer büyük kanalların yöneticileri de Stewart gibi insanlar. ABD’deki Yahudilerin ezilmiş bir azınlık olduğunu iddia etmek saçmalık” cevabını verdi. Akşam sunuculuğunu yürüten Sanchez’i ertesi gün programına çıkarmayan CNN, kanalla ilişiğinin kesildiğini duyurdu.
Mel Gibson Olayı:
Dünyaca ünlü aktör Mel Gibson, Hazreti İsa’nın son günlerini anlatan 2004’te yönettiği Tutku/The passion of Christ filmi ile Yahudi düşmanlığı yapmakla suçlandı. Geçtiğimiz günlerde Malibu kentinde alkollü araba sürerken yakalanması ve sorguda sarfettiği, “Dünyadaki bütün savaşların nedeni Yahudilerdir!” cümlesi de, üzerinin çizilmesine yetti. Arkasından yaptırımları da geldi.
Disney film şirketi Mel Gibson’la çekmeyi planladığı “Soykırım” adlı filmin kontratını iptal etti. İnternet sitelerinde anti-Mel Gibson kampanyaları gırla gitti. Gişe rekortmeni, son dönemin en başarılı oyuncularından olan üst düzey yetenekli Gibson, Holywood’ın dışlanmış aktörü oldu ve mesleği adeta bitirildi.
Marlon Brando Olayı:
Gibson ile benzer bir akıbeti paylaşan diğer bir beyazperde starıysa, The Godfather (Baba) ile şöhretinin doruğuna çıkan Marlon Brando olmuştu. 1995’te CNN’in ünlü talk showcusu Larry King’e konuk olan Brando, “Hollywood’un sahipleri Yahudi. Bu konuda insanlar hassas olmalı; çünkü Yahudiler herkesi sömürüyor ve Hollywood’da yükselmek için Yahudi olmanız gerekiyor” deyince, bir zamanların “dahi” aktörü, kariyerinin sonlarına doğru “çılgın ve çirkin şişman” diye yaftalandı ve dışlandı.
Stephen Walt Olayı:
London Rewiev of Books adlı dergide “İsrail ve ABD dış politikası” adlı bir makale yayınlayan ve “ABD’yi Yahudiler yönetiyor” diyerek eleştiri oklarını üzerine çeken Harvard Üniversitesi siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler profesörü Stephen Walt, ABD Kongresi’nde de ele alındı. Eş zamanlı olarak medya bombardımanı başladı. Yoğun tepkilerle karşılaşan Profesör Walt, Harvard’daki görevinden ayrılacağını açıklamak zorunda kaldı.
