Önemli günleri kutlamayı çok severim..Yaş günleri, yıl dönümleri, bayramlar ve Yeni Yıl!
Bu sene garip bir şey oldu ama…Yeni Yil Günü’nü unuttum, yani günleri karıştırdım J
Doğrusu Amerika’lıların bu Christmas Gece’si – Christmas Gün’ü, Yeni Yıl Gece’si – Yeni Yıl Gün’ü kavramları kafamı karıştırdı sonunda! Türkiye’de böyle bir şey yoktur ya…Biz sadece Aralık 31’e Yeni Yıl Gece’si Kutlaması deriz, hepsi bu! Sonrası da artık bitmiştir zaten, yani Yeni Yıl’a girmişizdir. Çok fazla kavram olunca, kavram karmaşası oluyor işte böyleJ
Neyse bu yüzden ve belki de bilmediğim başka sebeplerden dolayı unuttuğum Yeni Yil Gece’sinin imdadına, çok güzel bir İtalyan Restaurant’ında çalışan bir arkadaşım yetişti. Son dakika onu arayıp, bana hiç olmazsa barda bir yer ayırabilir misin diye yalvardım. Ama saolsun, o bize bir masa bile rezerve etmeyi başardı. İşte böylece Yeni Yil’ı evde geçirme fobimden kurtulmuş oldum. Nedense önemli günlerde eğer özel bir şey yapmazsam, sanki ondan sonraki günleri hep evde ve yalnız geçirecekmişim endişesi vardır bende. Sanırım ne kadar büyük bir “Social Butterfly” ve “yalnızlık korkusu” olan biri olduğumu anlamışsınızdır buraya kadar yazdıklarımdan.
Yalnızlık, garip bir duygu! Seveni vardır elbet, ama o “ben” değilim! Ben hep kalabalıkların içinde olmalıyım. İnsanları duymali -dinlemeli, onlarla gülmeli-ağlamalı, onlardan öğrenmeliyim. Ancak bu şekilde besleniyorum. Ancak öyle şarki yazabiliyor, yazı yazabiliyorum.Yani benim Hayat Mazotu’m “insanlar”! Bir tek “yazarken” yalnız olmayı severim ben, geri kalan zamanlarda ise hep insanların içinde, hep bir şeyler yaparken…Yoksa sanki hayatın tadı tam çıkmıyormuş gibime geliyor. Sanki hayat ellerimden kayıp gidiyor da ben hayat’a dokunamıyorum gibi…
Neyse ki İtalyan’lar bizim gibi sıcak insanlar. Daha ikinci kez gittiğim bu restaurant’da kapıdan girerken gelip sarılarak karşıladı sahipleri beni. Yemekleri ve Kiwi Martini’si inanılmaz lezzetli!
Melrose’un doğusunda, harika bir restaurant! Elle hazırlanmış makarna’larına doyum olmuyor!
Saat 12’de elimizde şampanyalar ile Yeni Yıl’a girerken, bir kez daha, pek çoğunu tanımasam da etrafımın insanlar ile çevrili olmasından çok büyük mutluluk duydumJ Artık önümüzdeki senenin de böyle geçeceğinden emindim! Yani bir şekilde garantiye almış oldum evde kutlamayarakJ Yeni Yıl’a nasıl girersen, gerisi de öyle gelir derler, değil mi?
Eğer siz de benim gibi yalnızlıktan hoşlanmayanladansanız, 2009’da etrafınızın sevdiğiniz insanlarla çevrili olması dileğiyleJ
P.S. Bu arada ilgilenenler icin, Italyan Resaurant’inin adi: Osteria La Buca – www.osterialabuca.com


