Yolun sonu

Yolun sonu. Atilla Aybalık yazdı.

Yolun sonu

Arabasını kırmızı ışık nedeniyle durdurmuştu.

Yaklaşık iki dakika sürecek bu durmayı fırsat bilerek  yarım asıra dayanmış hayatını şöyle bir gözden geçirmek istemişti.

Heyy gidi günler heyy diye içinden geçirdi. Neler, neler yaşamıştı. İyi, güzel, kötü ve çirkin günler..Hepsinin de anısı vardı belleğinde. Hele bazıları silinemiyecek kadar iz bırakmıştı hafızasında.

Aşk ilişkileri..

İş ilişkileri..

Yediği kazıklar..

Ya attığı kazıklar? Yediği kazıkların yanında çok küçük kalıyorlardı. Onların lafı bile olmazdı.

Hepsi bir film şeridi gibi geçiyordu göz perdesinden…

***

Arkadaki arabanın korna sesiyle irkildi. Yeşil ışık yanmıştı. Gaz pedalına bastı. Arkasındaki korna çalan araba kendisini sollarken, sürücüsünün bir bayan olduğunu fark etti.

Ona el sallamak istemiş ama onun kendisine bakmadığını görünce bundan vazgeçmişti..

Varsın olsun diye içinden söylendi. Hoşgörüsünü üst seviyede tutmaya çalışıyordu. Aksama daha çok vardı ama bugün sanki trafiğe bir haller olmuştu. Adını koyamadığı bir haller.

Hemen hemen hergün bu yollardan geçiyordu.

Ama nedense bugün herşey farklı gözüküyordu gözüne.

Tabelalar farklıydı.

Koşuşturan insanlar farklıydı.

Arabalar farklıydı.

Yoksa herşey aynıydı da kendisi mı farklılaşmıştı, bunu anlamaya çalıştı.

Dikiz aynasından yüzüne baktı.

Surataynı surattı

Kaş, göz, burun ve kulak da yerli yerinde duruyordu.

Ama ağız yapısının değişmiş olduğunu farketti.

Gülümsemeye çalıştı, gülümseyemedi.

Bir daha denedi.

Maalesef, gülümseyemiyordu.

Ağız yapısı gülümsemekten ziyade hüzünlenmiş bir görüntü veriyordu.

Evet, gülümsemesini kaybetmişti.

Oysa gülümsemek, her sabah gülümseyerek yataktan kalkmak, gülümseyerek işe gitmek, gülümseyerek arkadaşları ile konuşmak ve gülümseyerek eve dönmek onun için çok önemliydi.

***

Trafik yine kilitlenmişti. Saatine baktı. Radyosunun kanalını değiştirdi. Tesadüf bu ki radyoda, Sezen Aksu’nun “Gülümse” isimli şarkısı çalıyordu.

Şarkıya eşlik etmek istedi ama başaramadı.

Beyni, gülümse komutunu ağzına gönderiyor ama ağzı bir türlü gülümseme moduna giremiyordu.

Birşeyler yanlış gidiyordu bugün kendince..Trafiği kilitliyen nedene lanet okudu.

Bugün yol bitmek bilmiyordu. “Ömür biter, yol bitmez” sözünü unutmuş gözüküyordu.

Sıkıntıdan, sağındaki, solundaki, önündeki ve arkasındaki arabaları incelemeye başlamıştı.

Sağındaki arabada; Genç bir anne arka koltukta, bebeğini emzirmeye çalışıyordu.

Solundaki arabada; Orta yaşlı, esmer adam yanındaki delikanlıya hararet ile birşeyler anlatıyordu.

Arkasındaki arabayı ise dikiz aynasından dikizliyordu. Direksiyondaki bayan, makyajını tazeliyor, yanındaki erkek ise cep telefonu ile konuşuyordu.

Önündeki arabada ise, arka koltukta outran iki erkeğin enselerini görüyordu.

Bir de, arka pencereye eğreti yazıldığı belli olan yazıyı :

“Yolun sonu”

Yazı içini burkmuştu.

“Ne o yolun sonuna gelmişiz de haberimiz mi olmadı” diye konuştu kendisiyle.

Karışık korna sesleri ile bir kez daha irkildi.

Yol açılmıştı.

“Yolun sonu” yazısı içini burkmuş ama yolun açılması ile keyfi yerine gelmişti.

Artık gülümsüyordu.

Yorum Yap

Lütfen yorumunuzu girin!
İsminizi Buraya Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

502,217BeğenenlerBeğen
88,839TakipçilerTakip Et
3,552TakipçilerTakip Et
7,662TakipçilerTakip Et
58,900AboneAbone Ol

Kaçırmayın