Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu’nun (United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization-UNESCO) iyi niyet elçilerinden olan Zülfü Livaneli, Türkiye’ye son yıllarda yoğun ilgi olduğunu ifade etti.
UNESCO tarafından ‘Kültürler arası Yakınlaşma Yılı’ ile ‘Barış Kültürü On Yılı’nın sona ermesi nedeniyle New York’ta düzenlenen Yüksek Panele katılan Livaneli, katıldığı toplantıda Türkiye ve İstanbul’a yönelik yoğun ilgi ile karşılaştığını dile getirdi. Sanatçı ve eski milletvekili olan Livaneli, BM Genel Merkezi’nde sabah yapılan kapalı oturumda Türkiye modelinden söz ettiğini aktardı. Livaneli şöyle konuştu; ‘‘Ben kapalı oturumda Türkiye modelinden söz ettim. Bu gelişimde herkesin Türkiye, İstanbul konusunda büyük merakının olduğu, hayranlıkla sözettiği ve gelmek istedikleri bir ülke haline geldiğimizi gördüm. Bu çok sevindirici.’’
Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanılan ayaklanmaların Türkiye’nin demokratik yapısının önemini birkez daha gözler önüne serdiğine dikkat çeken Livaneli, ‘‘Bu olaylara bakarak en iyi modelin Türkiye olduğunu bahsettim. Türkiye’nin de bunu demokrasisinin laikliğe borçlu olduğunu anlattım’’ dedi.
LİVANELİ, ”İSLAM DEMOKRASİ İLE ÇELİŞMEZ”
İslam’ın demokrasi ile çelişmediğini toplantıda dile getirdiğini ifade eden Livaneli şunları kaydetti; ‘‘Din özgürlüğü elbette gereklidir ancak din bir ideoloji olarak vatandaşların bir kısmı tarafından diğerlerine karşı kullanılırsa bunun çok acı tecrübeleri yaşandı tarihte. O neden ile Türkiye’nin laik bir demokrasiye sahip olması büyük bir avantajdır.’’
Kendisinin bir hayali olduğunu aktaran Livaneli bunun da Atatürk’ün ifade ettiği ‘İnsanoğlunun medeniyeti tekdir ama bunun kolları vardır’ sözünün BM Genel Kurulu’na yazılması olduğunu kaydetti. Livaneli, ‘‘Bu söz maalesef Genel Kurul’a yazılmadı ancak ben bu toplantıda dile getirdim ve böylece de kayıt altına girdi’’ ifadelerini kullandı.
BM Genel Sekreteri Ban’ın da katıldığı toplantıda Yunanistan ile Türkiye arasında soğuk rüzgarların estiği dönemde kendisinin ve ‘arkadaşım’ dediği Yunanlı sanatçı Misis Teodorakis ile gerçekleştirdikleri konserlerden söz eden Livaneli, sanatın milletler arasında barışın kurulmasında temel yapıcı etkenlerden birisi olduğunu ifade etti.
LİVANELİ KİTABINI BAN Kİ-MOON’A HEDİYE ETTİ
BM daveti ile geldiği New York’ta katıldığı toplantı sonrası Türk gazetecilerine açıklamada bulunan Livaneli ayrıca Kore diline çevrilen Osmanlı tarihi ile ilgili ‘Engereğin Gözü’ romanını da BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’a hediye etti. Kore’de kitabının çok sevildiğini ve 2 veya 3 baskı yaptığını anlatan Livaneli, Genel Sekreterin kitabının okuyup okumayacağı sorusuna, ‘‘Korece bir kitap, okur herhalde’’ diye cevap verdi.
UNESCO’nun Yüksek Panel toplantısına BM Genel Sekreteri’nin yanı sıra UNESCO Direktörü Irina Bokova, bu kuruluşun iyi niyet elçilerinden olan Suudi Türki Al Faisal Al Suad, Kjell Magne Bondevik, Nobel ödüllü Prof. Dr. Günter Blobel, Portekiz eski Cumhurbaşkanı ve Mdeniyetler İttifakı projesinin başkanı Jorge Sampaıo ile Hollywood’un tanınan aktör ve yönetmenlerinden Forest Whitaker katıldı.
Yüksek Panel Ban Ki-moon’un açılış konuşmasıyla başlarken Whitaker’ın Afrika’daki çocuk askerler sinevizyonunun ardından yaptığı duygulu konuşma dikkat çekti. Whitaker, Afrika’daki asker çocukların varlığının dünya ve insanlık için bir sorun olduğunu belirterek, bu meseleninin çözümünün yalnızca BM, UNESCO gibi kuruluşlara değil tüm bireylere düştüğünü kaydetti. Her bir sorumlu davranışın asker çocuklardan birinin hayatını kurtarabileceğine işaret eden Whitaker, her bir bireyin bu konuda ellinden gelenleri yapmasını istedi.
UNESCO Direktörü Bokova da dünya genelinde yapılan yardımların ancak yüzde 2’inin eğitime yönlendirildiğini dile getirerek, özellikle fakir ve göçmenlerin yaşadığı bölgelerde çocukların okullara gidemediğini söyledi.
SEZAI KALAYCI, NEW YORK / ZAMAN

