AnasayfaAlaturka OnlineTerör "Vize"si?!

Terör “Vize”si?!

TERÖR “VİZE”Sİ / AB’DEN, AKP’YE “VİZE” UYARISI YA DA AB’DEN, “TÜRKİYE, BATI’YI HEDEF ALAN ÖRGÜTLER İÇİN ‘TERÖR ÜSSÜ’ OLMA YOLUNDA” UYARISI VEYAHUT AKP İKTİDARINDA TÜRKİYE, BATI İÇİN GÜVENLİ TOPRAKLAR OLMAKTAN ÇIKIYOR?!

Terör “Vize”si?!

“AB’den AKP’ye vize uyarısı” ya da Türkiye Batı’yı hedef alan örgütler için “terör üssü oluyor” veyahut AKP iktidarında Türkiye, Batı için bundan böyle “güvenli topraklar” olmayacak!!

https://www.milliyet.com.tr/ab-den-vize-uyarisi/dunya/haberdetay/13.05.2010/1237217/default.htm

(…)

Çin’den kriz sinyali!

https://www.hurriyet.com.tr/ekonet/14713485.asp?gid=303

(…)

…………………..


 
“ARJANTİN BİFTEĞİ” / “AKP ÖZEL ÖRGÜTÜ” MİT’E “MÜSTEŞAR” ATADI YA DA “KAOS” DERİNLEŞİYOR, TÜRKİYE ADIM ADIM KANLI BİR İÇ SAVAŞ ORTAMINA DOĞRU SÜRÜKLENİYOR VEYAHUT SESAR DİYOR Kİ; “TÜRKİYE IRAKLAŞTIRILIYOR, ERDOĞAN SADDAMLAŞTIRILIYOR”?!

 
AKP’den Arjantin bifteği?!

“Dinler ateşböcekleri gibidir: Parlayabilmek için karanlığa gereksinim duyarlar. Tüm dinlerin koşulu yaygın olan belirli bir derecede cehalettir. Ki sadece bu havada yaşayabilirler ancak!”

Arthur Schopenhauer

————

RAP… RAP.. RAP…

————

Sıcak gündemden birkaç satırbaşı:

(…)

Abdullah Gül, Anayasa değişikliği paketini onayladı!

https://www.milliyet.com.tr/adim-adim-referanduma/siyaset/haberdetay/13.05.2010/1237230/default.htm

(..)

Çiçek, referandum Temmuz’da!

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/14712997.asp?gid=373

(…)

CHP, Anayasa Mahkemesi’ne gideceğini açıkladı!

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/14706171.asp?gid=373

(…)

Yüksek Yargı üyeleri tedirgin!

https://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=287801

(…)

Rusya ile dev anlaşma!

https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/14708995.asp?gid=254

(…)

İsrail’den AKP’ye, Rusya tepkisi!

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/14711473.asp?gid=200

(…)

ABD’den “Balyoz” raporu: Belgelerin sahte olması muhtemel, yargıda kullanılması sakıncalı!

https://www.gercekgundem.com/?p=277542

(…)

————

RAP… RAP.. RAP…

————

Devlet katında büyük bir ayrışma var:

“Erdoğan”cılar bir yanda!

“Gül”cüler diğer tarafta!

Gülen Cemaati ise iki cami arasında beynamaz!

“Üç artı bir” ya da 28 Şubatçı kadro, Gül’ün yanında!

İran, Rusya, Çin vb devletler ise Erdoğan’ın!

Sözün özü:

Allah’a şükür ki, Türkiye’de yaşanan “iç savaş” hala kansız!

Ne var ki, AKP’nin içinde yaşanan sert iktidar mücadelesi ya da “iç savaş”ta her an için kan dökülme tehlikesi var!

Nokta!

————

RAP… RAP.. RAP…

————

Başka zaman olsa, MİT’in yönlendirdiği kalem, internet siteleri ya da e-mail zincirlerinde şu basit haber eşlemeleri yapılırdı:

(…)

MİT’in yeni patronu “Astsubay” kökenli Hakan Fidan oldu!


https://www.nethaber.com/Haber/142236/MITin-yeni-patronu-belli-oldu
 
https://www.milliyet.com.tr/2005/07/20/siyaset/siy02.html
(…)

II. Dağlıca felaketini MİT önledi!

https://www.ensonhaber.com/ikinci-daglica-felaketini-mit-onledi.html

(…)

Baykal’a CD’li ve silahlı komplo!

https://www.haberturk.com/gundem/haber/514624-sonuna-kadar-baykalin-yanindayim

(…)

Baykal: Taze iki haftalık bir komplo!

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/14678573.asp?gid=373

(…)

Bu bağlamda Baykal ne diyor:

“Bu komplo bugünkü siyasi konjonktürün eseridir, yıllardır bekletilen bir kaset yoktur. Bir kaset ele geçirilmiş değildir. Bir komplo imal edilmiştir, taze, iki haftalık bir komplo vardır. Bu komplonun hedefi bir kişi değildir, onun çok ötesinde

CHP‘nin neredeyse tek başına yürüttüğü, Cumhuriyete, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne sahip çıkan sivil darbeye, sivil dikta rejimlerine karşı vermekte karşı vermekte olduğu mücadelesidir. Bu komplo CHP‘nin Anayasa ve rejim kavgası vermekte olduğu bu son iki hafta içinde düzenlenmiş ve piyasaya sürülmüştür. Komplo tezgahı malzemeleriyle çekimleriyle günceldir, tazedir. Meskene tecavüz ve ileri teknoloji kullanımı yoluyla tezgahlanan, bu komplonun iktidar gücü ve olanakları seferber edilmeden, bir muhalefet partisi genel başkanına karşı bu kadar fütursuzca icra edilebilmesi mümkün değildir. Ana muhalefet liderinin hukukuna, ahlakına tecavüz eden, bu kadar kaba bir komplo tezgahının iktidar zirvesinin bilgisi ve onayı olmadan son iki hafta içinde hazırlanıp piyasaya sürülmesi söz konusu bile olamaz. Olay sonrasında sergilenen sözde iyi niyetli, hakşinas olmaya çalışan yapay tavırlar, üzüntü beyanları perde arkasındaki tezgahın suçluluğunu örtbas etmeye yetmez.”

Baykal’ın Fetullah Gülen ile ilgili sözleri:

“Ana muhalefet liderine yönelik bu kadar kaba kanunsuzluk, bu kadar kaba ahlaksızlık, bugünlerin ortamında iktidarın bilgisi ve onayı olmadan gerçekleştirilemez, piyasaya sürülemez. Komployu ayıplar gibi yapanlar, aslında bizzat ayıbı işleyenlerdir. Bu çerçevede başka bir sorumlu arayışına çıkacaklara yardımcı olmak üzere, ABD’den, Pennsylvania’dan aldığım üzüntü ve destek mesajlarının samimiyetine inandığımı da belirtmek isterim.”

Bu bağlamda “Vaziyet analiz”:

Baykal, yıllardır iyi ilişkiler içinde olduğu ve yükselmesine katkıda bulunan MİT’ten gelen bir gizli/açık saldırının hedefi olmaktan dolayı bir hayli kırgın, kızgın!

Bu “komplo”nun hazırlayıcıları olarak da, MİT’in yeni patronunu işaret ediyor!

Hakan Fidan!

Hakan Fidan kim?!

AKP Özel Örgütü’nün üyesi!

Erdoğan’ın nükleer “şerpa”sı!

MİT’çiler düne kadar, “AKP bizim kontrolümüz altında” diyordu, bugün ise “AKP Özel Örgütü” MİT’i resmen “esir/rehin” almışa benziyor.

F Tipi yapı ise AKP Özel Örgütü’nden farklı olarak, tamamen Gülen Cemaati’ne bağlı polis ve/veya istihbaratçılardan oluşuyor!

“AKP Özel Örgütü” ise direkt Erdoğan’a bağlı, Zapsu’nun kurduğu emekli ya da görevdeki asker, polis, MİT görevlilerinden oluşuyor.

Diyebilirsiniz ki, bunu neden ilk günden yazmadın?

Elcevap, kim ne kadar saçmalayacak, neyi ne kadar yazacak, deşifre edecek görmek istedik!

Baykal’a “CD’li komplo” operasyonunda, Serencebey çıkışlı “Oda Tv” bir parça gerçek adresi işaret etmeye kalkıştı, AKP Özel Örgütü’nün atadığı Fidan izin vermedi!

Hemen Yalçın Küçük üzerinden izler köreltilip, yeniden F Tipi olağan şüpheli olarak “odak”a oturtulmak istendi.

https://www.odatv.com/n.php?n=gulen-cemaati-kaset-komplosunun-disinda-mi-1105101200

Hülasa, Baykal’a “CD’li komplo” operasyonunun perde arkasında AKP Özel Örgütü’nün MİT’in içine iliştirdiği Hakan Fidan ve adamları var!

Nokta!

————

RAP… RAP.. RAP…

————

Echelon Conspiracy!

https://www.kanald.com.tr/Sinema/SinemaDetay.aspx?FilmID=265

(…)

Pelikan Dosyası!

https://tr.wikipedia.org/wiki/Pelikan_Dosyas%C4%B1

(…)

Komplo Teorisi!

https://www.portaliman.com/forum/komplo-teorisi-filmini-izle-29-mart-tnt-t70254.html?s=348b09ca31897c8c74dc57de5e6c65a0&p=392154

————

RAP… RAP.. RAP…

————

Bu bağlamda nitelikli bir okurumuz soruyor:

Baykal, Gülen Cemaati’ni taşıyabilir mi?!

CHP, Kemal Derviş gibi bir ismi taşıdıktan sonra, Gülen’i, Sarıgül’ü de hayli hayli taşır!:))

Öte yandan…

“AKP Özel Örgütü”, AKP Medyası ve F Tipi medya üzerinden “Baykal’a CD’li komplo operasyonu”nu, Ergenekon, CHP içi muhalefet ya da “derin devlet”in üzerine yıkmak istiyor.

Aylardır çalışanlarına doğru düzgün maaş ödeyemeyen Akşam gazetesi yönetmeni İsmail Küçükkaya dahi aynı şeyleri papağan gibi tekrarlıyor.

Fehmi Koru ise komik olmaktan öte, zavallı bir profil çiziyor!

Tam anlamı ile “şişman kedi” olmuş, hem yazı, hem düşün hem de hareket kabiliyetini kaybetmiş bir halde köşesinde zırvalıyor.

Baykal ne diyor, “iki haftalık kayıt onlar ve birçok görüntünün bir araya getirilip üst üste bindirilmesinden oluşuyor”.

Bir medya ve onun yazar çizer tayfası bu kadar mı çöker, çürür!

Pes!

————

RAP… RAP.. RAP…

————

Bir başka okurumuz gaza gelmiş bir havada, ortama da gaz vermeye çalışır bir üslup içinde diyor ki:

“Iyi guzel de, herseyimizi 3+1 belirleyecekse biz niye avazimiz cikincaya kadar bagirip duruyoruz ki…yok mu yerel guc odaklari tum bu yasananlari kontrol edecek..Darbe ortamlari bile 3+1 tarafindan olusturulup , TSK’ya hadi kocum goreve deniyorsa biz niye yasiyoruz ki..biz neyin mucadelesini veriyoruz ki..Kuresel gucler hersey dusunup uyguluyorsa, F-tipi + AKP tasfiye edilecekmis yada edilmeyecekmis ne anlami var…Madem bu yapilar tasfiye edilecekse, bu firsata cevrilip kontroller yerel guclere gecmeli..Gecis doneminde TSK basrol oynamali..tabii biz kendi kendimize gelin guvey oluyoruz da, TSK’nin boyle bir bakis acisi var mi yok mu onuda bilmiyoruz…yoksa bir donem Laik kesim, bir donem libos anlayislar, bir donem seriatci anlayislar, bir donem ayrilikci anlayislar…nereye kadar???????”

Elcevap, çayın taşı ile çayın kuşunu vurmak varken, bu kadar heyecan niye? Türkiye’de demokrasi yok mu, demokrasi üzerinden oyun oynanmıyor mu? Küresel aksta AKP’nin mecburiyetlerinden kaynaklanan büyük bir kaos yaşanmıyor mu?! Batı, Atatürkçü, laik, çağdaş Türkiye’nin üyelerini, aydınlarını satıp, AKP & Gülen Cemaati ile iş tutmanın faturasını yaşayarak ya da deneme yanılma yöntemi ile öğrenmedi mi?! Bazen hiçbir şey yapmamak, yapmaktan daha evladır! AKP, şimdiye kadar ne yapmak istedi ise yaptı, karışan oldu mu, hayır! Aradan geçen süre içinde elinden tüm “mazeret”leri alınmadı mı?! Dış güçler konusuna gelince, ben rüzgarları anlatıyorum. Batı ile Doğu arasında sıkışıp kalmış, kurnaz politikacı kafası ile işgörmeye çalışan AKP’ye “alternatif final eskizleri”nden enstantaneler sunuyorum. Kaldı ki, II. İddianame’de, “askeri darbe hazırlığı” yapmaktan yargılanıyorum. Görüldüğü üzere, darbenin hazırlığını yapan ben, biz değiliz, AKP & Gülen Cemaati’nin ta kendisi! TSK’ya gelince, Başbuğ açıkladı, demokrasiye bağlıyız diye… AKP bağlı değil ise bu da onların sorunu! Çünkü AKP’nin “askeri bir darbe” üzerinden tasfiye edilmesi, ciddi bir çözüm alternatifi olarak “üç artı bir”in masasının üzerinde duruyor. Aylardır burada yazmıyor muyum, “Yargıya gidin aklanın, dokunulmazlık zırhının ardına saklanmayın, baskı rejimi kurmayın, komplolardan medet ummayın, çıraklığını yapmadığınız bir işin ustalığına soyundunuz, süreç bumerang etkisi yapacak” diye…

Sözün özü; işte buna “kontrollü kaos teorisi” deniliyor! Yaşanacakları önceden öngörüp ya da süreci deşifre edip, kontrol altında tutma süreci! Akılla masaya vurmak, basınç altında sakin kalmak, böyle bir şey işte! “Yok ben bir şeyler yapacağım, yeter” diyen var ise elini tutan mı var, buyursun önden yürüsün! Gaza gelmeyiz, gaz vermeye çalışanı da dinlemeyiz, gaza gelene de kişisel teşebbüs özgürlüğü içinde “lütfen siz önden buyurun” deriz!

Nokta!

————

RAP… RAP.. RAP…

————

TÜRKİYE’Yİ “IRAK”LAŞTIRILMA, ERDOĞAN’I “SADDAM”LAŞTIRMA OPERASYONU!

1994 Yılı’ndan bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ve ilçe belediyelerinin tüm imar uygulamalarının teftiş ve yargı sürecine açılmasının zorunluluğu var. RTE’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçildiği günden bu yana derlediği sempatinin sebebinin, İstanbul’u çok iyi yönetmesinin olmadığı; İstanbul’un bugünkü halinden rahatça görülebiliyor. O halde RTE’yi meşrulaştıran ve onu “Başbakanlık”a kadar taşıyan yürüyen bandın analizi gerekiyor. RTE’den İstanbul’daki görevi esnasında talebi olup da boş dönen kaç tane oligark ya da büyük işadamı ve grup var? Yani RTE’den projesi geçmeyen “büyük” adam var mı? RTE’yi sevimli hale getiren, “büyük” adamların ve yabancıların her istediğine “Evet!” demesi, bazı “Evet!”leri de “Hayır!” kılıfı altından –halkçı imajı vermek için- söylenmesi midir? RTE’yi sevimli hale getiren ve Başbakanlık’a taşıyan yürüyen bantta herkes “Seç beğen al!” oyununa katıldı ve “herkesin alacağını aldığı bir sistem”in kurulması sağlandı. Acaba RTE’yi sempatik hale getiren bu verimlilik mi? Mesela İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki yolsuzluk soruşturmasına katılan devlet görevlilerinden bir kısım, Acaristanbul’un sahiplerinin misafiri oldu mu? Bu misafirlikten sonra RTE’nin kara dosyaları “ak”landı mı? RTE’nin yolsuzluklarının araştırıldığı bu süreçte hangi devlet görevlileri tamamen duygusal ya da tamamen bölgesel ya da tamamen dinsel ya da tamamen ekipsel gerekçelerle kara dosyaları akladı? Evet RTE’nin bilinçaltı ve AKP’nin en etkili isminin de olmadığını söylediği bizim de var olduğundan emin olduğumuz devlet; kime ve kimlere, nereye ve nerelere, uzanırsa uzansın tüm yolsuzlukların, hırsızlıkların, usulsüzlüklerin, himayelerin, peşkeşlerin ve kirli ilişkilerin hesabını sormalıdır! Devlet varsa “kanunu” çalıştırmalı, “otorite”yi tesis etmeli ve milletine güvende olduğunu, endişe etmemesi gerektiğini net bir şekilde göstermelidir! Hiçbir yolsuzluk “zamanaşımı”, “hukukun yetersizliği” mazeretleri ile kapatılmamalıdır! Devlet bugün bunu yapamaz ise Türkiye Iraklaştırılacak, RTE de Saddamlaştırılacaktır! RTE Saddam, Türkiye Irak olmadan demokrasi ve devletin bekası için gereken yapılmalıdır! “Tayyip’in İstanbulu”nun meyvelerinden biri “Acaristan”dır! Türkiye’nin eliti, bu yolda “mağdur” olmanın şeref getireceğini bilmeli ve devlete teslim olmalıdır! Aksi taktirde Türkiye’yi birilerinin Iraklaştırmasının çok yakında olduğunun altını çizelim!

Saygılar

SESAR (6 Aralık 2006)

————

RAP… RAP.. RAP…

————

Ve…

Son olarak…

Bu anlamda birkaç satır daha…

AKP, Atatürk Türkiyesi’ni yıkmak istiyor!

Fetullah Gülen, Atatürk Türkiyesi’ni yıkmak istiyor!

“AKP Özel Örgütü” ve/veya “F Tipi İstihbarat Örgütü”, Atatürkçü aydınları, adeta “Arjantin bifteği”nde kullanılacak sığır vb gibi ya Ergenekon davası üzerinden Silivri’de sol yanına yatırmak istiyor ya da “Komplo CD”leri üzerinden sindirmek, sokağa çıkamaz hale getirmeyi hedefliyor.

Zengin sofraların en gözde yemekleri arasında yer alan, “Arjantin bifteği”nde kullanılan etin hazırlanışı hem vicdan sızlatan türden hem de çok zahmetli!

https://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:fNyXn9_Na_gJ:hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx%3Fid%3D267259%26yazarid%3D123+arjantin+bifte%C4%9Fi&cd=8&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

Şöyle ki:

Uzunca bir zaman et dinlendiriliyor.

Yalnız bir farkla, kesildikten sonra değil, hayvan canlı iken bu dinlendirme işlemi yapılıyor!

“Arjantin bifteği”nde kullanılacak “et” için, “sığır” benzeri hayvanlar, doğduğu an itibariyle ayaklarından bağlanıp, vücudunun sol yanına yatırılıyor.
Et yenilebilecek kıvama gelinceye kadar da ayakları bağlı halde, hep aynı yöne yatırılarak büyütülüyor.

Kas sinir yapmasın, eti sertleşmesin diye, hayvanın ayakları asla çözülmüyor ve yürümesine izin verilmiyor.

Kesim zamanı geldikten sonra “biftek” olarak hazırlanan ve canlı iken dinlendirilmiş et, pişirildikten sonra “helva” kıvamında servis ediliyor.

Arjantin bifteği“nde kullanılan et o kadar yumuşaktır ki, ister kaşıkla, isterseniz de bıçak kullanmadan çatalla yemek mümkün!

AKP & Gülen iktidarı’nın, “Atatürk Türkiyesi”ni ve “Atatürkçü aydınları” getirmek istediği kıvam işte bu “Arjantin bifteği” kıvamı!

“Kassız et”!

“Atatürkçü Aydınlar” rejim yıkılana, dönüşene kadar, sorgusuz sualsiz içerde yatsınlar, bizler de rejimi rahatça dönüştürebilelim, havasındalar!

Bu kafanın neresinde insanlık, neresinde hukuk, neresinde vicdan var!

Son olarak, AKP Özel Örgütü, “Arjantin bifteği” kıvamında bir “istihbarat teşkilatı” elde etmek için, MİT’i de ayaklarından bağlayıp, sol yanına yatırdı.

Kesim için bekletiyor!:))

Sözün özü:

MİT de düştü!

Ya da “AKP Özel Örgütü” MİT’e “Fidan” ekti, o “Fidan”ın ilk mahsülü de “Baykal’a CD’li komplo operasyonu” oldu!

Veyahut, “F Tipi İstihbarat Örgütü” kızağa alındı, eksen değiştirme sürecindeki AKP iktidarında “Türkiye’nin Iraklaştırılma, Erdoğan’ın Saddam’laştırılma” operasyonunda “MİT taşeron istihbarat örgütü” olarak kullanılmak isteniyor!

Nokta!

Sevgiler

13 Mayıs 2010

Hayrullah Mahmud Özgür

Yorum Yap

Lütfen yorumunuzu girin!
İsminizi Buraya Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

502,188BeğenenlerBeğen
88,889TakipçilerTakip Et
3,552TakipçilerTakip Et
7,662TakipçilerTakip Et
58,900AboneAbone Ol

Kaçırmayın