Trump’tan “KIYAMET” hamlesi ve/veya Şah Mat (Rakip bir taşıyla Şah’ı tehdit eder, Şah da kendini savunamazsa “Mat” olur. Oyun biter)?! Hayrullah Mahmud yazdı.
Trump’tan “KIYAMET” hamlesi ve/veya Şah Mat (Rakip bir taşıyla Şah’ı tehdit eder, Şah da kendini savunamazsa “Mat” olur. Oyun biter)?!
“Satranç akılla oynanır, ellerle değil!”
“Nasıl taktisyen, bir şey yapılması gerektiğinde ne yapması gerektiğini biliyorsa, strateji ustası da bir şey yapılmaması gerektiğinde ne yapmaması gerektiğini bilir.”
“Bir satranç oyunun üç aşaması vardır: Birincisi üstünlüğe sahip olduğunuzu umduğunuz andır; ikincisi üstünlüğe sahip olduğunuzu düşündüğünüz andır ve üçüncüsü, kaybedeceğinizi bildiğiniz andır!”
“Zamanın, kime dost, kime düşman olacağı bilinmez.”
Shakespeare
“Parmak bir şeyi işaret ederken parmağa bakan ahmaktır.”
Fransız atasözü
“Tüm gerçekler üç adımda gelirler: Önce alay edilir. İkinci olarak şiddetle karşı çıkılır. Son olarak, zaten belli olan bir şey denir ve kabul edilir.”
Arthur Schopenhauer
“Senin kendi yolun vardır, benim kendi yolum. Doğru yola, haklı yola, tek yola gelince, öylesi yoktur.”
Friedrich Nietzsche
“Tüm yönetim sorunlarının yüzde 60’ı hatalı iletişimden kaynaklanır!”
Peter Drucker
Düşündüğünüz
Söylemek istediğiniz
Söylediğinizi sandığınız
Söylediğiniz
Karşınızdakinin duymak istediği
Duyduğu
Anlamak istediği
Anladığını sandığı
Anladığı arasında farklar vardır.
Dolayısıyla insanların birbirini yanlış anlaması için en az 9 ihtimal var.
“Zor bir iş, zamanında yapmadığınız kolay işlerin birikmesiyle oluşur.”
Henry Ford
“Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin önemi yoktur.”
P.Drucker
DURUM ANALİZ
Haber şu:
ABD Başkanı Donald Trump, ‘Yakın zamanda Suriye’den çekileceğiz. Biraz da başkaları ilgilensin” açıklamasında bulundu. Trump, “Orada bulunmamızın tek nedeni IŞİD’di. Başka bir nedeni yoktu. Bu hedefe büyük ölçüde ulaştık” dedi. Trump, ABD’nin Ortadoğu’da 7 trilyon dolar harcadığını belirtti. ABD’nin Suriye topraklarında 2000’e yakın askerinin bulunduğu biliniyor.
ABD Başkanı Trump, “Suriye’den çok yakında çıkacağız. Bölgedeki diğer insanlar artık onunla ilgilensinler. ‘Halifelik’ diye adlandırdıkları şeyi yüzde 100 bitireceğiz. DEAŞ’ın elinden hepsini geri alacağız.” dedi.
Yorum şu:
Ülke çok laf’tan battı.
Trump’ın 280 karakter açıklamasına, sayfalar dolusu izahat getirmeye çalışan çok.
Birileri, naçizane bu satır’ların yazar’ına “şair” demeye devam etse de, biz yine de kısa yazalım, öz yazalım, aydın havası olsun.
“Zalim Ni$an” kapsamında, cevap’ı aranması gerekli basit soru: ABD, Suriye’den çekilirse, bundan en çok kimler zarar görür?!
Yani?!
Açıklama’nın bir görünen yüz’ü var, bir de arka yüz’ü?!
Hal böyleyken…
ABD, Suriye’den çekilirse, en çok İsrail zarar görür!
Başka?!
Erdoğan zarar görür!
Başka?!
Mısır, Suudi Arabistan zarar görür.
Başka?!
Putin zarar görür, karizması derin çizik yer!
Başka?!
Avrupa büyük zarar görür!
İran, Rusya, Çin baskısı ve/veya çevrelemesi üzerinden!
Anlaşılmadı daha açık yazalım:
ABD içinde köşeye sıkıştırılmak istenen Trump, Suriye üzerinden Yahudi sermaye’ye ölümcül bir mesaj geçiyor.
Yani?!
Yek adım geri atmanın maliyeti’ni, Avrupa’ya, küre’deki Yahudi sermayedar’lara hesaplamaları için makul süre tanıyor.
Demem o ki:
Trump’ın açıklasını düz okuyacak olursak:
“İran ricası!” ve/veya “Harita’daki el!”
Yani?!
Siyasal kürtler’in odak’ında (Neo Saddam) Erdoğan var.
Bölgede oluşan boşluktan kaynaklı, eli silahlı kürtleri, Ankara’nın üzerine sürecekler.
Başka?!
Suriye üzerinde oluşan boşluktan kaynaklı, İran nüfuz alanını daha da genişletmek isteyecek, bu da Stratfor senaryo’ya göre Türkiye ile İran’ın savaş’ması demek.
Başka?!
ABD’nin çekilmesi bölgede İsrail’i köşeye sıkıştıracak, bu da Rusya’nın İran’a doğru kaymasına sebep olacak, bu da “nükleer harp” demek.
Yani?!
Mısır’da yeni’den seçilen Sisi, Suudi Arabistan veliaht prensi’ne satılan silahlar, katar vb.
Verilen mesaj çok açık:
“ABD, Suriye’den çekilir ise bugünleri çok ararsınız!”
Yani?!
“Güvenliğinizi sağlamak ve/veya sınırlarınızı ya da nüfuz alanınızı korumak için savaşmak zorunda kalabilirsiniz!”
Nüans?!
Medya üzerinden estirilmeye çalışıldığı gibi ortada bir sulh matematiği de yok!
Kıyamet’in kapısı biraz daha (çokça) aralanıyor.
Mesaj’ları doğru okumak elzem.
Serdar Denktaş, KKTC’de yayın yapan bir kanal’a verdiği söyleşide, şu nokta’nın altını çizmişti:
“Güvenlik masrafımız yok, bu çok önemli bir kalem!”
Türkiye’nin ada’dan çekilmesi Kıbrıslı Türkler için ne manaya geliyor ise ABD’nin Suriye’den çekilmesi de, İran’ın tehdit ettiği yapı’lar için benzer içerik ve/veya anlam taşıyor.
Hasılı:
Savaş hiç bu kadar yakın olmamıştı!
“Bu adamı deliğe süpürmeyin, İran’la savaş’ta kullanın!”
Nüans?!
İngiltere başta olmak üzere Batı’nın casus’lar savaşı kapsamında, Rusya’ya sert tavır alması, soğuk savaş’a akan süreç’i hızlandırması…
ABD’nin geri adım atıp, Suriye’deki bataklığa Fransa’nın delege edilmesi…
Ankara’yı köşeye sıkıştıran bir başka açmaz!
Soru:
“Batı’nın Rusya ile yaşadığı kriz bizi ilgilendirmez” diyen Ankara, bu yeni süreç’te de aynı argümanı tekrar edebilecek durum’da mı?!
Yani?!
Putin ABD karşıtlığı üzerinden yeniden seçildi, ne var ki Erdoğan için benzer şartlar mümkün değil!
Nüans?!
Trump, 7 trilyon’luk harcama kapsamında tahsilat peşinde!
Yani?!
Diyor ki, “Masrafı biz yaptık, işin kaymağını Rusya, İran, Çin, Ak Parti, Erdoğan vb yedi! Güvenlik isteyen pamuk elleri cep’e atmalı ki, kaybedilenler için geri alınma imkanı
doğsun!”
(Özet’le: Kazananlar kaybetmek istemez! Rusya da, İran da, Çin de, 2007 sonrasında yek kazanan! Ak Milyar Dolarlık sermaye de! Büyük pazarlık başladı diye bakmak mümkün! Güvenlik eder’i nedir ne değildir?!)
Eşzamanlı köşeye sıkışan İsrail’e, küre’deki Yahudi’lere, Paris’teki bakış açısını değiştir, alt mesaj’ı geçiyor.
Paris eşittir ;İzmir, İstanbul diye bakmak mümkün.
Yani?!
Paris’te “eksen”, İran’dan İsrail’e doğru ince’den ayar’lanıyor (fine tuning) ve/veya daha açık deyişle; Türkiye’de radikal laik bahar rüzgarları.
Meteo: 28 Şubat.
Çanlar Erdoğan için çalıyor!
Ezcümle:
Trump’ı, Hitler gibi Neo Gehlen ekip’inin vitrin yüz’ü diye okuyacak olursanız, final hamlesi kapsamında “Şah Mat” diye bakmak mümkün.
Radikal sol’cular ya da radikal sağ’cılar ve/veya radikal dinci’ler “ABD kaybetti” diye çığlık atsa da, bakış açısı farkı?!
ABD, Suriye’den çekilirse, “Kıyamet” ve/veya dinler, mezhepler ya da eksen savaş’ları.
Nüans?!
Trump yek adım geri attı, ortalık toz duman!
Ex’cümle:
“İsrail güven’de değil!”
Mesaj bu!
Enerji bazlı dünyalar savaş’ında, enerji akışkanlığı ve/veya boru hatları’nın güvenlik’i güvence altına alınmış ise so what?!
Yani?!
Eksen’i kaydıran Ankara!
Yani?!
Erdoğan operasyon’u 3, 2, 1…
Yani?!
28 Şubat +.
Nokta.
…
NEDİR NE DEĞİLDİR
Arap baharı, dün gibi.
Baş’ını Davutoğlu, Fidan ekip’inin çektiği yangın!
Soru:
BOP’ta AB ne mana’ya geliyor?!
El cevap: Neo Sevr.
AB, Türkiye’nin üyeliğini 10 temel şarta bağlayacak.
1- Türkiye, Fırat’ın doğusunda bir Kürdistan Devleti’nin varlığını kesin olarak kabul edecek.
2- Hatay’ın, Adana’nın ve Mersin’in self-determinasyon haklarını tanıyacak.
3- Rum Patriği’nin Ekümenikliği’ni tanıyacak.
4- Ermeni soykırımını ve mağdur Ermeniler’e ya da Ermenistan’a tazminat ödemesini kabul edecek.
5- Laiklikte ısrarcı olmayacak. Eğer bir din adamı kalkar da Halifelik ilan ederse müdahale etmeyecek.
6- Türkiye’nin belediyeler tarafından yönetilmesi yönündeki tüm yasal hazırlıkları yapacak.
7- Tapu kadastro kanunu yeniden düzenlenecek.
8- İslam baskı altına alınacak.
9- Türklük baskı altında tutulacak.
10- Anayasa, Fedaralizme açık hale getirelecek.
F- AB üyeliği ile Türk sisteminin çözülmesi sağlanacak. Türk Devleti’nin Atatürkçülük, üniter devlet, üniter millet gibi kavramları terketmesi için zorlanacak.
G- AB, Türkiye ile Ortadoğu ve Kafkaslara yönelik operasyon için çalışmayacak.
H- AB anlaşmayı bozarsa, ABD, Almanya’nın Doğu Anadolu, Fransa’nın Güney Anadolu’daki çıkar bölgelerini tanımayacak.
I- Rusya ve Türkiye’deki Avrasyacılık akımı “İsrail, Türkiye, Rusya” ekseni üzerine oturtularak İsrail tarafından kontrol edilecek.
Demem o ki:
BOP’ta AB demek, Neo Sevr demek!
Davutoğlu’nun baş’ını çektiği “AB süreci”, büyük ermeni kürt devleti değirmen’ine su taşımak ile eş’mana!
Demem şu ki:
Çetele’si ortada!
Liste’ye göre, Ankara Neo Sevr’in neresi’nde!?
Hasılı:
Tarih’ten bu anlamda yek pasaj:
Bu savaş hikayesinin daha da çok desteklenmesi için de öncesinde Truva’ya bir ajan sokmaya karar vermişlerdir. Bu adam, Truvalılar’a yanlış bilgi vererek ve Yunanlılar’ın istedikleri hikayeyi Truva’da anlatacak olan Sinon adında bir istihbaratçı idi. Hatta Truva İstihbarat Servisi’nden olan rahip Laocoon ve kahin Cassandra da, Sinon’un yalan söylediğini belirtseler de devasa heykelin Kale’den içeri girmesine engel olamadılar. Truva’nın bu dahi istihbarat ve askeri taktik ile yağmalandığı belirtilmektedir.
Yani?!
Sadece ter akıtmak yetmez, her daim neyi neden yaptığını bilmek elzem.
Ezcümle:
Görüldüğü gibi “open book” da olsa süreç, ezber’den kaynaklı kordüğüm!
“Biz ne diyoruz, onlar ne anlıyor”!
Nüans?!
AB de çift vites’li.
Güvenlik açığı üretenlerin ne işi var, Neo Nuh’un gemisinde!
1 şey değişmeden hiçbir şey değişmez.
Nokta.
DURUM
Kitabın adı: SATRANÇ
Yazarı: Stefan Zweig
Remzi Kitabevi
I. Basım: Nisan 2015
7, 50 TL
80 sayfa
(…)
İnsan olmanın, direnişin öyküsü…
New York’tan yola çıkıp Buenos Aires’e giden yolcu gemisindeki varlıklı bir işadamı, aynı gemide bulunan dünya satranç şampiyonunu bir oyuna davet eder. Şampiyon, bir amatör tarafından kendisine yapılan bu daveti küçümsese de, kendisiyle oynanacak her oyunun bir bedeli olduğunu ve bu bedeli ödeyen herkesi memnuniyetle yeneceğini söyleyerek kabul eder.
Satranç masasının çevresi meraklılarla dolmuştur. İşadamı bu satranç üstadının karşısında önceleri bocalar. Ama daha sonra meraklı kalabalığın arasından biri alçak bir sesle, yapması gereken doğru hamleleri ona fısıldamaya başlar.
Sesin sahibi, söylediğine göre yirmi yıldır satranç oynamamıştır. Ama kimsenin tanımadığı bu adam, her nasılsa bir satranç dehasıdır.
(…)
Sayfa 10:
On dört hamle sonra jandarma, üstelik hiçbir yanlış hamle yapmadığı halde oyunu kaybetmişti. İkinci oyun da aynı şekilde sonuçlandı.
Sayfa 13:
Komposizyon: Oynayan kişinin çözmesi için, satranç tahtasına çeşitli konumlarda yerleştirilen taşlarla kurgulanmış olan problem.
Sayfa 17:
“Kralların Oyunu”
Sayfa 18:
Kombinasyon: Zekice bir araya getirilmiş ve genel olarak oyuncu lehine sonuç veren hamle dizileri
Fizyonomi: Yüz hatları ve yüz ifadesinden, insanın karakter ve kişilik özelliklerinin anlaşılması.
Sayfa 20:
Ben kelimenin tam anlamıyla satrancı “oynarım”; diğerleri, gerçek satranç oyuncuları ise oyunda “çalışırlar”.
Sayfa 22:
“Üstat hamlenizi pek beğenmedi galiba” dedim.
“Ne üstadı?”
Sayfa 26:
Mat: Rakip bir taşıyla Şah’ı tehdit eder, Şah da kendini savunamazsa Mat olur. Oyun biter.
Sayfa 29:
“Siz ne tavsiye edersiniz?” diye fısıldadı aklı karışmış bir şekilde.
“Ben olsam hemen ilerletmezdim. Önce bir kaçınma hamlesi yapardım! Her şeyden önce şahı g8’den h7’ye alarak onu tehlikeden uzaklaştırırdım.”
Sayfa 30:
Ne dediğini anlamadık. Bize göre Çince konuşuyor olabilirdi.
Sayfa 31:
“Oyalama taktiği! İyi fikir! Ama tuzağa düşmeyin! Onu değiş tokuşa, karşılıklı taş almaya zorlayın. Ardından beraberliği alabiliriz ve onu kimse kurtaramaz.”
Sayfa 35:
“Çünkü” diye sürdürdü sözlerini, “Doğrusu bir satranç oyununu tüm kurallarıyla oynayabilir miyim, gerçekten bilmiyorum. Lütfen bana inanın…”
Sayfa 39:
… ama en nihayet en başarılı diplomatlar ve askerler bile Hitler’in sinsi tuzaklarına düşmediler mi?
Sayfa 53:
ya da teknik tabiriyle “körleme” oynayabilir duruma gelmiştim…
Sayfa 60:
Rok: Şah ve Kale’nin belirli bir şekilde yerlerinin değiştirildiği hamle.
Sayfa 67:
… çünkü oynamış olduğum yüzlerce belki de binlerce oyunun, bir düş satrancı, bir hezeyan satrancı olmadığına, ateşler içinde oynayan ve tıpkı bir rüyadaki gibi kopuk kopuk hatırlanan türden bir oyun değil de, gerçek satranç olduğuna dair kuşkularım giderek daha çok artıyor.
Sayfa 68:
“Kralların Oyunu”nun meraklısı iki gemi subayının da, karşılaşmayı izlemek için özel izin alarak katılmasıyla grubumuz genişlemişti.
Sayfa 77:
“Şah! Şah mat!”
(…)
“Üzgünüm ama ben bir mat göremiyorum. Siz beyefendilerin şahımın mat olduğunu düşünen var mı?”
Sayfa 78:
Remember! Hatırla
…
VAZİYET
Bu çerçeve’de, 6 Mayıs 2015 tarihli yazıdan birkaç satır:
Soru şu:
“Kennedy neden öldü, öldürüldü?!”
Elcevap:
Başkan Kennedy, kendisini Beyaz Saray’a ulaştıran “Kaptanlar ve Krallar” koalisyonuna ihanet ettiği için öldürüldüğü öne sürülür.
Kennedy’nin, kendisini destekleyen petrolcülere “ilave vergi yükü” getirdiği için petrolcülerin merkezi Dallas’ta vurulduğu iddia edilir.
Hatta, baba Kennedy’nin, bu “infaz”dan önceden haberdar olduğu ve karşı çıkmadığı söylenir.
“Çankaya Savaşları” bağlamında, “Kıyamet öncesi” cevabı aranması gerekli soru şu:
AKP’den hangi isim ve/veya isimler, kendilerine 22 Temmuz 2007 seçimleri öncesinde “Deliğe süpürülmeme, İran operasyonunda kullanılma” sözü karşılığında “Kaptanlar ve Krallar Koalisyonu”nun desteği ile yeniden iktidara iliştirildiler?!
Bu isimlerden hangisi ve/veya hangileri, “Derin Aralık” ve/veya küresel aksta yaşanan “Derin yarılma” ya da “İran operasyonu” öncesinde, “Kaptanlar ve Krallar Koalisyonu”na “verdikleri sözü tutmama ihtimali”ne binaen adları “suikast listesi”nin en tepesinde bekletiliyor?!
Sözün özü:
Tik Tak!
Tik Tak!
Netice:
AKP, Ak Parti’ye karşı ve/veya Erdoğan’a, Gül’enden Erbakan operasyonu!
Bir başka soru şu:
Roma’da oynanan iktidar satranç’ında Brütüs, Sezar’ın öldürürken aynı zamanda kendi ip’ini nasıl çekti?!
Elcevap:
Suikastten sonra Brutus bir ikilem arasında kaldı, eğer Caesar tiran ilan edilirse yaptığı hiçbir şey geçerli sayılmayacak aynı şekilde kendi senatörlüğü de düşecekti. Karşı tarafta ise eğer Caesar tiran ilan edilemezse, kendisi ve arkadaşları katil ilan edilecek, ancak kendilerine genel bir af çıkarıldığı takdirde kurtulabileceklerdi. Brutus Caesar’ı tiran olarak ilan edemedi ve Roma’yı terk etmek zorunda kaldı.
MÖ 43’te, Octavian, Roma senatosunun konsolu olduktan sonra Caesar’a suikast düzenleyenlerin hepsinin Roma’nın düşmanı olduğunu ilan etti.
Brutus toplam 17 bin lejyonu ile Roma üzerine yürümeye başladı. Octavian ve Marcus Antonius toplam 19 bin lejyonla ona müdahele etti ve savaş sonunda Brutus kaybetti.
Savaş sonrası elinde kalan 4 bin lejyonla yakındaki dağlara saklandı. Onu takip eden Marcus Antonius tarafından yakalanacağını fark ettiği zaman intihar ederek kendini öldürdü.
Ezcümle:
Bugün aslında dündü.
Büyük Satranç Tahtası’nda ölümcül hamle.
Leb.
Nokta.
30 Mart 2018
Hayrullah Mahmud
